17 Ağustos 1960 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 19

17 Ağustos 1960 tarihli Akis Dergisi Sayfa 19
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

kitlerin sahipleri aleyhinde ver yan- sın ediyor, onların hepsini "C.H.P. i iyeti suçlandırıyordu. .H.P. yi tahrip kime fay- da verecekti? Bilâkis, eski partinin ve onun büyük şöhretli liderinin mev- cudiyeti siyasi hayatta istikran sağ- lıyor, rm için teminat vazifesi gö- rüyor Bu İddet ve şiddete rağmen haf- tanın başında, sükünetle düşünebilen C.H.P. ileri gelenleri tenkitlerden ço- gunun haklı Ki dayandığını ve eski partinin bilhassa aydın çevrele- ri tatmin edecek bir. faaliyet göster- mediğini kabul ettiler, kolları sıvadı- lar. Evet, doğruydu. Partisiz ve po- litikasız demokratik rejim kurma he- vesinde bulunanlar kendilerine hedef olar i almışlardı ve onu bu maksatla kötülüyorlardı. Ancak on- ların yanında eski partinin kendisini yeni şartlara samimiyetle uydurma- sı taraftarları da mevcuttu ve onların tatmini gerekiyordu. Zira o gibilerin tenkitlerinde haklı bir nok- ta vardı ve 28 Nisan ile 27 Mayıs ara- sında C.H.P. nin kâfi derecede dina- mik ir ee şikâyet eden- ler, 27 May sonra bir ara bazı elemeli. “kendi aralarında ba- kanlık taksimine ( giriştiğini bilenler seslerini sebepsiz yükseltmiyorlardı. Nitekim büyük C.H.P. li kütleler de bu gibi şikâyetlerin haklı taraflarını ee ve çâreyi Kurultayda bul- dular a Dananın kuyruğu Hakikaten bu haftanın başında C.H. P. nin ilk fırsatta Kurultayım top- laması ve iktidar kendisine teveccüh ettiğinde hangi ekiple memleketi ida- re edeceğini belli etmesi ei inanıl- maz derecede taraftar topladı. Büyük şehirlerden küçük kasabalara, her yerde bir Kurultayın süratle toplan- masının faydaları belirtiliyordu. Bu lüzumu idrak edenler arasında, haf- tanın başında Genel Merkez de vardı. Merkez idare Kurulunun bir çok ba- şarısız üyesinin Kurultayca değişti- rileceğinde zerrece şüphe yoktu. Eski Sekreterle belirli ve az sayıdaki ta- raftarlarının hummalı Ga AR de biliniyordu. Buna ri rultay üzumu bütün teşkilâtta öylesine kök saldı ki Genel Merkez buna taraftar olmamaya imkân görmedi. Zaten, es- ki Genel Sekreterden yana bir endi- şe bahis mevzuu değildi. Zira D.P. ile savaş yıllarında dahi ölçüsüz hare- e bütün prestijini yemiş bulu- nan ve bütün kozu "Ama hizmet et- ti l ibaret kalan Kasım Gülek el- bet bir iktidar partisi için Ak- ein karşısında pek tüy siklet görü- nüyo en, "çevirmekte ol- duğa manevralar fazla tesir bırakmı- yor, arabalarının ipini o yıldıza bağ- AKİS, 17 AĞUSTOS 1960 layanlar yaya kalacağa benziyordu. Genel Merkez bu haftanın başın- da Kurultaya en ziyade kuvvetle git- menin yolunu fikri çalışmada gördü. Madem ki umum! efkâr eski partiden hakikaten bir şeyler bekliyordu, o hâlde eski partinin şöyle bir silkin- mesi lâzımdı. Elbette ki plâtonik "Doktrin Partisi" hâline gelmek ba- his mevzuu değildi. Ama, meselelerin hâl çârelerini daha açık şekilde 'söy- lemek sâdece fayda o sağlayacaktı. Bundan başka ocak ve bucakların kaldırılması dolayısıyla tüzükte bir değişiklik yapmak gerekiyordu. Nite- kim haftanın başında İstanbulda hu- susi bir komisyon çalışmaya başladı. Böylece C.H.P. de yeni bir perde açı- Eksiği medeni cesareti mit lıyordu ve eski parti kendisini yeni şartlara uydurmaya (ciddiyetle ha- zırlanıyordu. Tabi! gözde elemanlar arasında bu tempoya ayak uydura- mayanlar vardı. "Zeki iş adamları" nın C.H.P. de tuttukları köprü başla- rı da eleneceklerdi. Ama bu tasfiye eski partiye sâdece yeni bir hayatiyet sağlayacaktı. İzmir Örsile çekiç arasında İnsanı hayatından bezdiren bunaltı- cı bir sıcak vardı. Ortalama 30 san- timlik bir bindirme ameliyesi dolayı- sıyla imarzede Beyazıt Meydanından beter hale gelen Konağın bir köşesin- YURTTA OLUP BİTENLER den Değnekçi -izmirlilerin dolmuş kâhyalarına verdikleri isim- Japonun, kulakları matkap gibi oyan canhıraş bağırtıları duyuluyordu: "Haydiii ge- lin! Güzelyalı 50, İnciraltı 100! Derhal kalkıyor! Beklemek yok! Taksitle, veresiye, bedava yolcu taşıyoruz! O- tomobillerimiz radyolu! Müşterilere ikram edilen birer çay da caba!" iz- mir Körfezinden esen imbat tozu du- mana katarak ateş üfürüyor ve Ko- nakta göz gözü görmez oluyordu. Yukarıdaki o paragrafta, son 3-4 haftadır Karşıyaka ve Güzelyalıdan tutun, Beştepelere kadar bütün İz- mirlileri, hâttâ Yassıadayı unuttu - mirliler ikiye ayrılmıştır. Bir cephe- de Belediye ve Şoförler Cemiyeti, di- ğer cephede ise halk ile basın ve 9 yolcu taşıyabilen ve "Steyşın" dol- muşçular vardır. Ancak mesele bir basit şehir dâvas.- mâhiyetini aşa- rak, rekabet serbestisi gibi hayat) bir pensibe kadar dayanmaktadır. Kıyasıya mücadeleyi İzmirliler şu şekilde formüle etmişlerdir: Steyşın dolmuşlar kalkmalı mı, kalmalı mı? Hâdise şudur: o Üçüncü kotadan, bütün memlekete olduğu gibi İzmire de, yığınla Avrupa menşeli İngilizce- çalıştırılmağa (başlanmıştı. evvelâ, şimdi sayıları İl Trafik Ko- misyonunca 1,600 de dondurulan tak- si sahiplerinin menfaatlerini köstek- lemişti. Zira pahalı, masraflı ve dol- muş yapsalar dahi 5 kişiden fazla yolcu taşıyamıyan taksilerin, ucuz ve ekonomik ve 9 yolcu taşıyabilen kü- çük otobüslerle rekabet o edebilmele- e imkân ve ihtimal yoktu. Taksi sahiplerinin Şoförler Cemiyeti kana- lıyla gammazlaması üzerine ESHOT -Elektrik, Su, Havagazı, Otobüs, Tro- leybüs- Umum Müdürlüğünün aklı başına geldi. ESHOT, Otobüs ve Troleybüs İşletmesinin senede 3.5 milyonluk ziyanının o sorumluluğunu bir kalemde biçâre Steyşın Mr ların üzerine yıkıverdi. ESHOT mum Müdürü Fethi en fikrini, bağlı bulunduğu Uçucu Kur- may Albay Safa Poyraz riyasetindeki İzmir Belediyesine telkin etmesi zor olmadı. Devkatri İzmir Belediyesi de fevri denilebilecek bir kararla Stey- şın dolmuşların kaldırılacağını alâ- yişle ilân etti. Karar, otobüs, troley- büs ve tramvay işletmeciliği imtiya- zını Belediyelere tanıyan 1580 sayılı kanuna istinad ettirilmişti. Karar hâ- lihazırda, örs ile çekiç arasında kalan

Bu sayıdan diğer sayfalar: