30 Temmuz 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 31

30 Temmuz 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 31
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SAN AT Haberler Plânın dili Devlet Plânlama Teşkilâtının hazır- ladığı 5 Yıllık Kalkınma Plânı- nın dili üzerinde de titizlikle çalışıl- dı. Devlet Plânlama Teşkilâtının dev- rimci, Atatürkçü yöneticileri, yabancı uzmanların da övgülerini kazanan 5 Yıllık Kalkınma Plânı için o geceli gündüzlü çalışıp, göz nuru ve alın te- ri döktükten, ortaya da gerçekten güzel ve büyük bir eser çıkardıktan sonra işlerinin bitmediiğni biliyorlar- dı. Plân bir ileri adımdı. Bu ileri a- dımın gerçek anlamıyla tamamlana- bilmesi için, devrimci ve ileri görü şün plândaki dilde de kendisini be- lirtmesi gerekirdi. Devlet Plânlama Teşkilâtın gerçek Atatürkçü gençlerin işbaşın- da oldukları belliydi. Plânın dilinin işlenmesi kelime ve anlatım birliği nin sağlanması için özel bir komisyon kuruldu. Çağdaş bilim (eğitiminde? geçmiş, çeşitli bilim dallarında öğre- nim görmüş genç plâncılar dil işinin de bir uzmanlık işi olduğunu biliyor- lardı. Uzmanlığa saygılarından ötürü Türk Dil Kurumuna başvurdular, ça- lışmalarda kendilerine yardımcı olun masını istediler. Devlet Plânlama Tef kilâtının, Türk Dil Kurumuna plânın dili konusunda başvurması, oKurur yöneticilerini hem sevindirdi, hem şa- şırttı. Yıllardan beri ilkin bir devlet teşkilâtı, hem de plânlama teşkilâtı gibi önemli bir teşkilât, yaptığı işi diline de önem veriyor, dilin türkçe leştirilmesine itina gösteriyor, bu ko nuda yardım istiyordu. Bu tutum Türk Dil Kurumunun yıllardan beri özle- yip. dileyip de bir türlü gerçekleştire mediği bir işti. Türkçeye saygının böyle seçkin bir belirtisini görmek Kurumcuları sevinçlerinden göbek attırtacak hâle getirdi. Yürütme Ku rulu toplandı, konuyu görüştü, plân dilinin türkçeleştirilmesi o çalışmala rına Tanıtma Kolu Başkanı M. Su- nullah Arısoyun Kurum adına ka- tılması uygun görüldü. Arısoy, ilk gün Devlet Plânlama Teşkilâtına gi- İMECE 16. sayısı çıktı Okuyunuz - Okutunuz P.K. 373 - ANKARA AKİS . 418 AKİS, 30 TEMMUZ 1962 dip te ilgililerle görüştükten sonra e- tekleri zil çalarak Kuruma döndü. Arkadaşlarına, görüştüğü genç plân- cıları anlata anlata bitiremiyordu. Plânlamanın Basın ve Temsil Şubesi Müdürü genç Talât S. Halman, Arı- soyu, plânın dilini işlemekle görevli komisyonun başkanına, Plânlama Ge- nel Sekreteri Haydar Aytekine götür- müştü. o Dilseverliği, özleştirmeciliği Yücelden biilnen Halit Çakır Plân- lamadaydı. Birçok kurum üyesine taş çıkartan bir dil sevgisiyle dolu uzman Mekin Dinçer, Daire Başkanları At- tilâ Karaosmanoğlu, Ayhan Çilingir- oğlu, Nejat Erder ve baştan sona bütün uzman ve asistanlar itina il? hazırladıkları plânın dilini de itina i- le işlemeye koyulmuşlardı. Genel Sek- reter Haydar Aytekin, bir çok dil- ciye taş çıkartan bir bilgi ve sezgiy- le işe dört elle sarılmıştı. Plânın di- lini bir kuyumcu titizliğiyle işlemek dileği herkeste vardı. Plândaki dil türkçelestirilip geliştikçe, bu itina da hadaartıyordu. Plâncılar, plânın hazırlık devre- sinde olduğu gibi dili işlemede de ge celi gündüzlü, aralıksız çalıştılar. So nunda ortaya çıkan eser, gerek bilim gerek ülke gerçekleri, gerekse dil yö- nünden bir bütün oldu ama, güzel ve seçkin bir bütün oldu. Başbakan İnönünün başkanlığında toplanan Yüksek Plânlama Kuruluna sunulan 5 Yılık Plânın merak edilen, ilgiyle beklenen yanlarından de diliydi. Bakalım, Yüksek Plânla- ma Kurulu plânın diline ne diyecek- ki? İlk günden sonra İnönü, plânda- :i dilin güzelliğini övdü. Bunun bü- yük bir başarı olduğunu söyledi. Kim- lerin bu işte çalıştıklarını sordu. Fey- zioğlu, Alican, toplantıya katılan Ö- bür Bakanlar, plânın özenilmiş, işlen- miş dili üzerinde beğenilerini bildirdi- ler. Böylece plâncılar emeklerinin bo- -a gitmediğini görmenin mutluluğu- nu da tattılar. Plân dilinde, ingilizce birçok terimlerin de türkçe karşılık- ları bulunup konulmuştu. Böylece, türkçede karşılığı olmadığı için uzun bir süredir ingilizceleri kullanılan te- rimler de türkçeleştirilmiş oluyor, ay- nı zamanda dile yeni sözcükler kazan- dırılıyordu. Dil üzerinde çalışmalar bittikten sonra Devlet ânlama o Teşkilâtı Müsteşarı Osman Nuri Torun, çok in- ce bir jestle hem Türk Dil Kurumu Genel Yazmanlığına, hem de Kurum adına çalışmalara katılan M. Sunul- lar Arısoya birer mektup yazarak ya- pılan işbirliğinden ve alınan sonucun olumluluğundan ötürü teşekkür et- miştir. Bitirdiğimiz haftanın sonun- da toplantı hâlinde bulunan Türk Dil Kurumu Yürütme Kurulu, Müsteşarı Torunun mektubunu okuyan Gene Yazman Özerdimi sevinçle dinledi. Meriçin Aslısı Olduydu olacaktı, geldiydi geleme- diydi, bugündü yarındı derken so nunda oldu. Hem kendi kurtuldu, hem dostları. Hikâyeci Nezihe Meriç so- nunda kız anası oldu! Çoouğun adını Aslı koydular. Meriçin oahbapların- dan bir kısmı çocuğu daha göreme- dikleri için "Aslı"na benzeyip benze- madiğini pek bilemiyorlar. Ama, Fik- ret Oryama sorarsanız bebeğin aklı varsa annesine benzememeliymiş! Ot- yamın düşüncesi bu. Ülkede düşünce özgürlüğü var, birşey denemez el- ette Nezihe Meriçe gelince, odoğum kendisine yaramış görünüyor. Onbeş kilo almış. Etlenmiş, kanlanmış, key- finden yerinde duramıyor. Ö talkını beklemeden sokağa Gerçi, çevresindekiler ayıplamasınlar diye sevincini pek belli etmek de is- temiyor ama, çocuk doktoru Orhan Asenanın bu gidişle rahat uyku yüzü öreceği de pek sanılmıyor! AKİS - 417

Bu sayıdan diğer sayfalar: