11 Haziran 1932 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7

11 Haziran 1932 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

11 Haziran 1937 Sahife 7 Holkğutun üç meşhur inatçı bekârı nasıl evlendi? Rişar Barthelmes, Vilyam Povel ve Ronald Colmanın izdivaç maceraları Holliyuttaki artistler oara- sında evlenmiş, karısile geçine- miyerek ayrıl- mış ve bir daha ; evlenme meğe yemin o etmiş üç kişi vardı: Rişar Barthel- mes, Vilyam Povel ve Ro- nald Colman. Bu üç dert ortağı boş va- kitlerinde bir araya toplanır- lar, kadınların aleyhinde bu- lunurlar, tenis oynarlar ve ayrılırken bir daha evlenmi- yeceklerine ahtederlerdi... Kendi aralarında Rışar (o Barthelmesin ismi Dik, Vilyam Povelinkisi Bill, Ronnadi Colmanın Romnie idi. 1927 senesindeDik . Yessica Larget,, ismindeki artistle tanış- mış, kızın halini, güzelliğini, ze- kâsını beğenmiş, bir sonra Yessicayı sevmiş, ve arka- daşlarına ettiği yemine ehemmi- yet vermiyerek Yessica ile evlen- miştir. Dikin sözünde durmayışı diğer ikisini mahzun etmiştir. Fakat arkadaşlarının saadetini görerek onu mazur addetmişler, maamafih kendileri “evlenmemeğe yeniden yemin ;etmişlerdir. 1950 senesinde Bill, yani Vil- yam Povel Carole Lombard ile evl karar vermiş, fakat Ronald Colmandan çekindiği için bir türlü söylemeğe cesaret ede- memiştir. Nihayet bir gün arkadaşına fevkalâde güzel bir kız sevdiğini, banun eski karısına benzemedi- ğini. ileri sürerek evleneceğini haber vermiştir. Ronald Colman artık tamamile yalnız kalmıştır. Kendisi yakışıklı bir artist olduğu için Hollivutta bir çok kadınlardan iltifatlar görür, fakat hepsine: — Ben evliyim... demekle iktifa ederdi. Ronald Colman 1920 senesinde İngilterede Thelma Ray isminde meşhur bir aktrisle evlenmiştir. Daha ilk aylarda başlıyan geçim- sizlik gittikçe artmış, fakat hiç biri ayrılmağa cesaret edememiş- tir. 1924 senesinde bir turne esnasında Floransada bulundukları sırada karı koca arasında geçen, ve şimdiye kadar kimsenin sebe- bini bilmediği bir münakaşadan sonra Ronald otelden hesabını kesmiş, o bavullarını aldığı gibi Floransayı terketmiştir. 1924 senesi, (o Hollivutun en şöhret bulduğu, sinema payitahtı ilân edildiği zamandı. Ronald da Hollivutta gitmeğe karar vermişti, Orada kendisine Ruth Chattertovun çevirdiği “Şef- kat, ismindeki filmde küçük bir rol verilmiştir, Rolünde muvaffak olunca rejisör Henri King (Beyaz hemşire) ismindeki filmin baş rolü- nü kendisine. vermiştir. Lilyan meğe müddet | Ronald Colman Gish ile çevirdiği bu filmde Ronaldın şöhreti başlıyor. Ikinci filmini Vilma Banky ile oynıyor. ( Ange des tenebres ) isminde olan bu film bütün dün- yaya Ronald Colmanı tanımıştır. Ronald artık karısının ismini bile anmadığı bir sırada Zbelmo Ray Hollivuta gelmiş ve barışmak için vasıtalar aramıştır. (Ronald karısı ile görüşmemiş, hattâ bir gece tiyatro da iken karısının geldiğini görünce kalkıp gitmiştir. Thelma, kocasından bu hakareti görünce ağzına geleni söylemeğe başlamıştır. Fakat! Ronaldın avu- katı kendisine Hollivuttan gitmesi için 25,000 dolar yol masrafı tek- lif edince, Avrupaya avdet etmiştir. Işte o zaman Ronald .kendisi gibi karıları ile geçinemiyerek | ayrılmış olan Vilyam Povel ile | Rişar Barthelmesle bekâr kalmağa, bir daha evlenmemğe yemin et- miştir. Arkadaşları sözlerinde durmıya- rak evlendikten sonra Ronald | yalnız kalmış, geceleri gidecek bir yer, gündüzleri de görüşecek ar- kadaş bulamamıştır. Bunun üze- rine Hollivut sosyetesine dalmış- tr. Her gittiği yerde iltifatlar gören Ronald kadınlara daima evli olduğundan bahseder, hiç | birine ehemmiyet vermezdi. Nihayet bu hayattan da bıkmış eski arkadaşlarının odavetlerine icabet etmiştir. Rişar ile Vilyamın saadetlerine gıpta etmeğe, her hafta kendi evinde de sevdiklerini kabul etmeğe başlamıştır. Evine kabul ettikleri Rassie Love ile kocası, Cbive Brook ve karısı, Vilyam ve karısı, Rışar ile karısı ve Tehelma Todd, idi. Tehelma Todd fevkalâde güzel- dir, Hollivutta çok sevilen bir ar- tisttir. Ronald bu güzel artistle bir müddet görüşünce arkadaşlarını taklit etmek arzusunu hissetmitir. Ronald karısından ayrılmak üzere Avrupaya hareket etmiş ve talâk davası ikame esmiştir. e Talâk kararı verilir verilmez Thelma Todd ile evlenecektir. Bu suretle kadın yüzünden | bedbaht olarak evlenmemeğe yemin | eden üç arkadaş da gene kadın sayesinde mesut olmaktadır. ! yakın yerlerde | lemiyecek taaf- | fün kokusu | intişar ediyor- | yetiştirmişti. | milton bu teklifi muvafık görme- “Milyam Povel ve karısı © “Carole Lombard ” | Tefrika numarası: Yazan : Ceneral A. F. Oglander Iki tarafın cepheleri ara- sındaki sahada kalan cesetle- rin tefessühün- den cepheye tahammül edi- du. o Havada türlü hastalık mikrobu ile dolu kesif toz bulutları eksik değildi. Müziç iri sinek sürü- leri insana göz açtırmıyordu . Haziranın ortalarında ( ingiliz askerinin yalnız manevi ahvali değil, bedeni sıhhati de bundan müteessir olmağa başlamıştı. Has- taların mikdarı günden güne fevkalâde çoğalıyordu. Dizanteri müstevli halde idi. Bu hastalığa tutulmıyan asker kalmamıştı. Askere ferahlık veren yegâne bir şey varsa o da bolbol deniz banyoları idi. Çanakkale sahnei harbine tecrübeli cenerallar gönderilmiyor Çanakkale sahnei harbine gön- derilecek üç yeni İngiliz fıkası bir kolordu halinde teşkil edilmiş- tir. General Hamilton yeni kolor- dunun kumandanlığı meselesine büyük ehemmiyet verdiğinden yeni fırkaların gönderileceğini haber alır almaz kumandan meselesini halletmek için Lord Kiçner ile muhabereye girişmiş idi. Lord Kiçner 9 hariran tarihli telgraf- namesinde yeni kolordu kumandan- lığına ceneral Sir Bryan Mahon'ın tayin edilmesini teklif etmişti. Bu ceneral onuncu fırkayı tesis etmiş ve talim ve terbiyesine bakarak Lâkin ceneral Ha- mış ve Çanakkaleye Fransa sah- nei harbinde tecrübe ve muvaf- fakiyetleri ile şöhret bulan ceneral Byng yahut ceneral Rawlinson'un gönderilmesini rica etmişti. Fakat ceneral Hamiltonun bu makul talebi isaf edilmemiştir. Lord Kiçner Fransa sahnei har- binde mühim vazifelerde bulunan bu iki ceneralden birinin oradan | alınarak Çanakkale harekâtı için | Gelibolu şibih ceziresine gönde- / ordu kumandanlığına rilmesi için Fransadaki İngiliz kuvvetleri baş kumandanı ceneral Freucha bile müracaat etmeğe lüzum görmemiştir. Ceneral Kiçner Çanakkale sah- nei harbindeki baş kumandana gönderdiği cevapta gerek ceneral (Byng) ın gerek ceneral (Rawlin- son) un kıdem itibarile ceneral (Mahou) ım dununda bulunduklarına işaret etmiş ve cenoral (Mabou)ya Çanakkale sahnei harbinde hiç olmazsa, yetiştirmiş, olduğu fır- kayı idare etmesine müsaade edilmesini tavsiye etmiş ve kol başka bir kıdemli (> ceneralın tayin edilmesi lüzumunu anlatmıştır. Ceneral Mahon'un kendisi de kıdemli olduğundan bu ceneralin fevkinde yüksek rütbeli bir ku- mandan bulmak güçtü. Bu evsafı haiz ancak iki çeneral olduğundan bunlardan birinin intihap edilmesi ceneral Hamilton'un reyine bıra- kılmıştır, V ÇANAKKALE 11 Haziran 1932 Tercüme eden: Muharrem Feyzi Fransız baş kumandanı ceneral Joftre ile Ingiliz baş kumandanı Doglas Haig, arkada mareşal Frençh Tesadüfen kumandan olan ceneral Bu cenerallerden birinin cüssesi gayet iri olup siperlerde gezme- sine müsait olmadığından ortada intihap edilecek bir ceneral kal mıştı. Bu zat ceneral Stopford olduğundan .bu zât Çanakkale sahnei harbine gidecek yeni kolordunun kumandanlığına tayin edilmiştir. Dokuzuncu kolordu olarak teş- kil olunan yeni kolordunun ku- mandanlığına kıdemi itibarile te- sadüfen tayin olunan ferik Sir Frederick Stopford o tarihte 61 yaşında idi. Ceneral Stopford şimdiye kadar bulunduğu vazifelerin cümlesinde keskin ve cevval bir asker oldu- ğunu ve bütün hayatını mesleğine hasrettiğini ispat etmişti. Temasta bulunduğu adamlara nezaketi ve şahsi cazibedarlığı ile kendisini sevdirmişti. Lâkin ceneralin ahvali sıhhiyesi oiyi değildi. o Ceneral Stopford şimdiye kadar hiç bir harpte kıtaata kumanda etmemiş! Bu suretle ceneral Hamiltona arzusu hilâfına olarak yeni harp- lerde pişmiş ve tecrübe sahibi olmuş mümtaz bir kumandan yerine yeni kolordu için hiç bir harpte askere kumanda etmek tecrübe- sini haiz olmayan hastalıklı bir ceneral gönderilmiştir. Top ve mermi kıtlığı Fakat bu sırada ceneral Hamil- to'nun zihnini yeni kolordu kuman- danın şahsından ziyade kendi ku- mandasındaki kuvvetlerin topçu teçhizatının gayri kâfi olması ve bahusus mühimmat mevcudunun büsbütün azalması işgal ediyordu. Mumaileyhin Anadolu sahilinde- ki ağır Türk toplarını susturmak için yeni toplara şiddetli ihtiyacı vardı. Mevcut obüslere ilâveten yeni obüsler gönderilmesine lüzum hissediyordu. Lâkin ceneral Hamilton alelü- mum İngilizlerin harp malzeme- sinde şu sırada büyük sıkıntı ve kıtlık olduğunu pek iyi bildiğinden Çanakkala sahnei harbine yeniden bir çok top gönderilmesini telep etmekliğin doğru olamayacağını takdir ediyordu. Bunun için, lort Kiçnere yaptığı müracaatlarda topçusunun pek hafif olduğuna işaret etmekle iktifa etmiş ve lâkin mühimmatı- nın tezyit edilmesi için mümkün mertebe çalışılmasını ehemmiyetle tavsiye etmişti. oCeneral, yeni gönderilecek fırkaların usulü dâ- iresinde kâfi topçu kuvvetleri ile mücehhez olmasını sureti mahsu- sada rica etmişti. (Devamı var) ee m İĞ m

Bu sayıdan diğer sayfalar: