11 Aralık 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3

11 Aralık 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Al Kânunucvvel 193 me — AKŞAMDAN AKŞAMA. ——— Türkiyede ilk izci Gazetelerden birinde okudum: İseilik daha Ceşkmüsı Bir hal almakis Pack, buna dair dersler lise ve or- zda, mecburi olacaktır. Orta ilibaren her talebe imti- İtin tabi tutulacak, bu dersler talebenin #mf geçip geçmemesine tesir edecektir. ellik dersleri yalnız çarşamba günleri Üğleden sonra okutulacak, aynı gün iki Ürt, üstüste izciliğe ald olacaktır. Orta mekteplerdeki özetler, sınıflarına Bre, yakalarına nef çuha üzerine yıl dilar takacaklardır. Liseli İzcilerin sınıf- İstimi gösteren yıldızları ise kırmızı çuha Manda «İzci başkan, izoilik dersleri Öğretmenleri ise sİzeilik O komulanız olan #aklardır. . “ Görülüyor ki, kadınların askerliğe hazırlığı meselesinden sonra, türk ço Cukları da aşağı yukarı askeri mahi- Yelte birer teşkilâta bağlanmağa baş- İânıyor. Eğer verilen izahat doğru Me, bu çok mühim bir içtimai hâdi- sedir. Yukanda izellik haberlerini okur maziye ald bir hatıram can- landı. 1913| senesinde, (o «Mektebi Sultani> nin ilk sınıflarından birin #eydim. Galatasarayın meşhur kale “İsi olan İngilizden mühtedi Ahmed Robenson (ki muharebede şehld ol- Muştur), jimnastik hocamızdı. Bir Sabah, bizi mektebin kapalı jimnas- İlk salonunda topladı; İngilteredeki “boy scout» teşkilâtına dair izahat Verdikten sonra: — Müdürümüz Salih Arif beyle Sörüştüm. İzinini aldım. Biz de, Tür- kiyede ilk defa olarak keşşaf teşkilâ- İH yapmağı düşündük. Lâkin sizleri Mecbur edemeyiz. Kim velisinden Üzkere getirirse onu keşşaf yapaca- Öz. Tablatile kılık kıyafet vesaire Masraflar için bir mikdar para da lâ- ndır, « dedi; hesab da verdi, Kısa pantalonundan kırmızı bo- Tunbağına ve sopasına kadar bu keş- Şaflığa özendim, doğrusu. O hafta *ve gider gitmez, ilk işim velime yak Yarıp müsaade İstemek oldu. Düşü- hüp taşındıktan sonra istenilen pa Tayı verdi, bir de mektup yazıp mü. hilrledi, zarfı yapıştırdı. Bana teslim Ertesi gün, Ahmed Robenson, «ta- var mu?» diye sorunca sade ben “taya çıktım. Pür gurur parayı ve Mektubu uzattım. Jimnastik hoca- Muz, diğer çocukları heveslendirmek Üzere, bana hitapla: — İftihar et, oğlum! Türkiyedeki Müstakbel büyük teşidlâtın 1 numa- Tah âzası sen olacaksın! - dedi. Zarfı yırttı. Bir de içinden ne çık» * beğenirsiniz. Her halde ben yan- Aş anlatmış olacağım, yahud velim Ükkatsiz dinlemiş. «568 numaralı VAlA efendinin mek- İeb tarafından tertib edilen tener- #ühe iştirak etmesine müsaade edi- Yorum.» Zavallı Ahmed Robenson! Ne yel- *e düştü, Bahusus başka talib zuhur *tmemesinden! Ertesi hafta, velim «sen derslerin- an ol!» diyerek ricami reğ- Galatasarayın ilk keşşafları bir Müddet sonra zuhur etmiştir. Şim- Mİ İnhisarlarda | şeflerden olan mü- Salm «bu birinci izeller ars adadır. Lükabı da Keşşaf Salm ok Müuştar, Yazma eserler Hepsi bir kütüphanede toplanacak İlkmekteplerden bir kısmı kire ile tutulan binalardadır. Maarif müdür- lüğü mektepleri Kiradan kurtarmak Üzere eski medrese binalarından bir kısmını mekteplere tahsis etmeğe ka- rar vermiştir. Bu arada Fatihteki eski 'Tetimme medresesi mektep haline ko- nulmak üzere tamir edilecektir. Bundan başka gene Fatihte eski Tabhane medresesi de bir kütüphane haline getirilecektir. Bu yen! kütüp- haneye İstanbul kütüphanelerinde mevcud olan bütün yazma eserler ko- nacak, burada hiç bir basılmış kitap bulunmıyacaktır. İstanbul kütüpha- nelerindeki yazma eserler büyük bir yekün teşkil etmektedir. Yazma eser ler, diğer kütüphanelerden kaldırıldı- ğı takdirde yer açılacak ve kütüpha- nelere yeni kitaplar alınacaktır. İlkmektep muallimlerine kı- dem zammı verilmesine başlandı Sekiz aydanberi kıdem zammı ala- mıyan sekiz yüzden fazla ilkmektep muallimlerine kıdem zammı istihkak- larının dağıtılmasına dünden itibaren başlanmıştır. Dağıtma işine üç günde nihayet verilecektir. Gami şadırvanları Terkos verilip verilmiye- ceği belli değil Kânunuevvelin on beşinden itiba- ren Kırkçeşme sularının kesilmesine karar verilmesi üzerine evkaf umum müdürlüğü Başvekâlete müracaat et- miş, şadırvan sularının kesilmesine mukabil belediyenin Terkos suyu ver- mediğinden şikâyet etmişti. Kırkçeşme sularının kesilmesi ka- Tarı, Sıhhiye vekâletinin gösterdiği 1ü- zum üzerine verildiğinden Evkaf mü- dürlüğünün şikâyetini alan Başvekâ- let keyfiyeti Sıhhiye vekâletinden sor- muştur. Sıhhiye vekâleti de belediyenin ver- diği kararın mahiyetini ve cami şadır- vanlarile Evkaf müesseselerinin kesi- len sularına mukabil Terkos suyunun niçin verilmediğini belediyeden sor- muştur. Belediye bu hususta cevap hazırlamıştır. Kırkçeşme suyu akan şadırvanlara Terkos suyu verilip veril- mediğini belediyeden sormuştur. Be- lediye bu hususta cevap hazırlamış- tar, Kırkçeşme suyu akan şadırvan- lara Terkos suyu verilip verilmiyeceği Başvekâletin vereceği karardan sonra anlaşılacaktır. Parti nahiye kongrelerine başlandı Halk partisi nahiye kongrelerine dün akşamdan itibaren başlanmıştır. Dün akşam Küçükpazar ve Fatih mer- kez nahiyelerinin kongresi toplanmış- tır. Bu akşam da Kartalın Samandı- ra ve Kızıltoprak nahiyelerinin kon- ! | İl | | j Evlerde dört beş gün çöp beklemesi doğru mudur? Geçenlerde bir kap okuyucumuzdan aldığımız mektublarda Fatihte DÜl- derıade mahallesinde Çamaşırcı 80- kağma ancak altı yedi günde bir de- fa çöpçü uğradığından ve burada otu- ranlarır, günlerce Keyfiyeti gazeteye yazmadan evvel, bir defa alâkadarlara bildirmeyi mu- vafık gördük. Fatih o kaymakamına telefonla yaziyeti anlatarak nazarı dikkatini celbettik. OB. Kaymakam, telefon eden muharririmize şu ceva- ba verdi: — İdaremiz dahilindeki mıntaka çok geniştir. Buna karşılık, temizlik kadromuz da dardır. Bu yüzden evle- re ancnk dört beş günde biz defa çöpçü gönderebitiyorüz. Bu mükâlemeden bir Kaç saat son- ra matbaamıza gelen bir memuf Fa- tih kaymakamlığından geldiğini, çöp- çüler hakkında yapılan gikâyet Üze- rine tahkikat yaptıklarını ve mevsuu bahis sokakta kimsenin çöpçüden gi- küyet etmediğini anlattı. Biz, bu müracaat Üzerine artık bu işin halledileceğini ümid ederken bu defa gene bir kaç okuyucumuzdan al- dığımız mektublarda son zamanlarda Çamaşırcı sokağına çöpçülerin eski- #inden daha seyrek uğradıkları bildi- riüiyor. Hükümet ve belediye halkı temizli- Be teşvik için türlü tedbirlere baş vu- Türken Fatih civarında halkın, söp- rüntülerini eve yıparak böyle günler- ce beklemeleri şaşılacak şey doğrusu. Rüşvet vermek istemişler Dinlenen suçlu suçu inkâr ediyor “Azize adında bir kadın köprüden ge- geçerken Rahmi ve Salih adlarında fki| genç önüne çıkarak kadına işaret et- meğe ve söz atmağa kalkışmışlardır. Azizenin müracaatı üzerine zabıta bu iki genci yakalamış ve davacı Azi- zeyl de alıp karakola götürmüştür. Yolda giderlerken bunlardan Salih ce- binden bir lira çıkararak kendilerini götüren polise: — Biz bu kadını, yanındaki adam- dan ayırmak için takıldık. Başka bir suçumuz yoktur. Sen şu bir lirayı al da rakı iç ve bizi sahver. Diye rüşvet vermek istemiştir. Salih hakkında hem kadına takıl- mak ve hem de rüşvet vermek, Rahmi hakkında da kadına takılmak suçlar rından evrak tanzim olunarak mahke- meye verilmişlerdir, Dün asliye birinci ceza mahkeme- sinde davacı Azize vakayı yukarıda yazdığımız şekilde anlatmış, suçlu Sa- Mh inkâr etmiştir. Diğer suçlu Rahmi ile şahidlerin çağrılmalarma karar verilerek muhakeme başka güne birâ- kılmıştır. Bir tramvayda daha yangın aktı İki gün evvel bir tramvay araba- sında yangın çıktığın Er velki akşam da saat 19,30 da Sürp Agopta bir Şişli -'Tünel arabasında yangın çıkmış, içinde bulunanlar güç- likle kendilerini aşağıya atabilmişler- dir. Bu hallere nihayet verecek ted- | | Fırın yapılamıyor Bütün çöplerin denize dökülmesi kararlaştırıldı Çöplerin yeniden denize dökülmesi- ne karar zaman, bu tedbirin muvakkat bir mahiyette olması mü- nasip görülmüş, İstanbul çöplerini im- ha etmek üzere -Avrupada olduğu gibi -son sistemde çöp fırınları tesis edilmesi kararlaştırılmıştı. Belediye, bir müddettenberi bu çöp fırınları me- selesini tedkik etmiş, bütün şehir çöp- lerini gübre haline getirecek fırınlar tesis edilmek üzere iki milyon liraya ihtiyaç olduğunu tesbit etmiştir. Be- lediye bu fırınları tesis edemiyecek var ziyette olduğundan şimdilik fırınlar yapılmıyacaktır. Bütün İstanbul çöp- lerinin denize dökülmesine 938“mali senesi başından itibaren başlanacak» tır. Belediye bütün İstanbul çöpleri- nin denize dökülmesi için bütçeye 75 bin lira tahsisat koymuştur. Diğer taraftan belediye çöpçülerin aldıkları ücreti pek az bulmuştur. Bu- nun için çöpçülerin ücretlerini bir miktar arttırmak üzere 938 bütçesine 69 bin lira zam yapacaktır. Kadıköyüde yapılacağını yazdığı- mız temizlik paviyonunda ancak 40 amele yatırılacaktır. Kadıköyünden başka Beykoz ve Bakırköyünde birer paviyon ve ahır yapılacaktır. vayda kavga çıktı Evvelki gece, bir Fatih - Harbiye tramvayı saat yirmi dörte doğru Şiş- hane önlerine geldiği bir sırada tramvayın içinde &âni olarak tokat ve yumruk sesleri çınlamış, yolcular telâşa düşmüş'erdir. Tokat tokata gelenler Mehmed ve Hakkı adında iki gençti. Bir kadın meselesinden kavgaya tutuşmuşlar. dı. Kavga o kadar kızışmıştır ki tram- vay halkı ikisini zaptedememiş, * ni. hayet bir polis çağırmak mecburi- yeti hasıl olmuştur. Polis, bu iki şahsı karakola götür mekte olduğu bir sırada kondüktör kanepelerden birinin üzerinde bü- yük bir bıçak" bırakılmış olduğunu görmüş ve bıçağı alarak karakola gö- türüp teslim etmiştir. Yüzleri gözleri kan içinde bulunan iki döğüşçüden bu bıçağın hangisine mit olduğu Ssorulmuşsa da ikiside kendisine ait olmadığını söylemiştir. Hakkı ile Mehmed hakkında lâzım gelen kanuni muamele yapılmakta dır. Mangal kömürünün 12 kuru- şa satıldığı doğru değil Bir gazete, son günlerde mangal kö- mürünün on İki kuruşa satıldığını yar yordu. Yaptığımız tahkikata göre son günlerde alelümuni mahrukat flatleri yükselmişse de bu haber doğru değil dir. Mangal kömürü iskele ve depolar- da beş buçuk, mahalle aralarında altı kuruşla yedi kuruş arasında satıl maktadır. Maamafih havalar biraz da- ha bozulursa fiatlerin biraz daha yük- seleceğinden şüphe edilmemelidir. SOHBET: Denilebilir ki . Genç, fakat oldukça tanınmış bir şağirimizin bir manzumesini okuyor- lardı; İlk mısrağlar hoşuma gitti, alâ- ka ile dinledim. Fakat dördüncü, be- şinci mısrağda tadı kaçtı, hemen «möcanigue» bir hal alıverdi: Şair sol maz bir gül, ölmez bir kelebek, sonsus bir gün beklediğini söylüyor ve ondan sonra hatırına beklenebilecek ne gelir. se sırahyor. Hani çocukların uçtu uçta diye bir oyunları vardır, onu andın- yor. Bir bakıma ondan dn basit: çün- nü tüketmiş Kariğ onu okuduktan sonra kendiliğinden ilâve edecek hiç bir şey bulamıyor; zaten buna ihtiyag da duymuyor. Halbuki her sanğat es- ri, bilhassa şiğir bizde bir sonsuzluk, bir bitmezlik hissi bırakmalıdır. Paul Ciaudel: «Şiğir, tabiğata sırların s0 zar ve ona cevap vermeğe mecbur eder» diyor; yağni şiğirde hiç bir sun- Tin cevabı yoktur ama onu okurken hilkatin sırların anlamış gibi olun sunuz. Şağir sadece suali sorar ve ou öyle sorar ki cevablar - ifadesini bula masa bile- kariğin gönlünde belirive- rir. Mademki şiğir sunlden ibarettir, muş. Ne güzel söz! Balzac İle Proust Fransız ticaretinin, Goethe ile Kani Alaman ticaretinin mümessillerii Şu

Bu sayıdan diğer sayfalar: