14 Şubat 1939 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9

14 Şubat 1939 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Buhar makinesi icad edilelidenberi denizde işleyen nakil ve harp vasıta. larında mütemadi bir inkişaf vardır. Gerek tonaj itibarile, gerekse sürat noktal nazarından bir büyüme ve art- ma müşahede edilip duruyor. Bu vâ- dide en yüksek mertebeye erişilmek için daha çok zaman beklenileceği an- Jaşılıyor. «Mucize makinesi. diye za- manında karşılanmış olan buhar ma- kinesi bir asırdan fazla bir zamandan- beri mucizeleri göstermekte devam ederken maden sanayiinde de büyük bir inkişaf buhar makinesinin terak- "Kiyatile el ele gitmektedir. : Ateşli si. lâhların tesiri gittikçe artmakta ve kuvvetleri yükselmektedir. Bu yükselen ve bunun neticesi ola- rak sllâhların ahşap harp gemilerini küğıd gibi parçalamağa başlaması kar- şısında harp gemilerinin birer zırh İle kaplanması mecburiyeti hasıl oldu. Kırım muharebesi esnasında Fransız- lar ilkdefa cihan müvacehesine böyle bir zırhlı İle çıktılar. Top mer- mileri bu geminin zırhlarını deleme- yince harp gemilerinde bir inkılâp ol du. Bütün devletler artık zırhlı harp gemileri inşasına başladılar. Binlerce senedenberi hüküm sürmüş olan ah- şap gemiler tamamile tarihe karıştı. Ondan sonra tekâmülde bir müddet için durgunluk hasıl oldu. Çünkü zırh- Mların çelik gövdeleri o zamanki top- ları tesirsiz bıraktığı için yeni bir te- kâmüle vesile yoktu, Fakat harp sa- nayii zırhları delmek için yeni tahrip vasıtaları icad edince iş değişti. 1868 senesinde Avusturya amiralı Tegethoff İtalyan donanmasını mağlüp etmek için başka bir çareye baş vurdu. Dal #maçya sahillerinde Lissa adası civa- rında vukua gelen bu deniz muhare- « besinde 'Tegetthofi kendi amiral ge- misini kuvvetli zırhla kaplı olan düş“ manın amiral gemisi üzerine sevketti, Gemisinin sivri baş tarafı bütün süra- tile düşman gemisinin gövdesine bin- di, onu deldi, İtalyan gemisi amiralı ve mürettebatile beraber battı. O günkü deniz muharebesi Tegetthoff'un za ferile neticelendi. Bu hâdise deniz muharebelerinde bir yenilik teşkil ediverdi. Bu bindir. me usulü derhal taammüm etti, Bu- nun için zırhlıların baş tarafı birer «Çelik mahmuzsla techiz edilmeğe başlandı, her devlet zırhlılarını sivri burunlu inşa etmek hevesine düştü. Deniz taktiki zırhhların düşman zırh- lısina bindirilebilmesi için sivri burun- İn olmasını emrediyordu. Fakat, bu aralık birbirini süratle ta» kibe başlıyan yeni teknik icadlar o bin- dirme nazariyesinin de altını üstüne getirdi. Topların balistik kabiliyetleri © derecede arttı ki mermiler en kuy- vetli zırhları bile pek uzak mesafeler- den deliyordu. Yalnız topların tesirleri | bazı şartlara muallâk bulunuyordu. Top ağızları gemi gövdesinden dışarı- Ya doğru çok uzanamadığı için tara- Ma imkânları dar bir zaviyeye inhisar *diyordu. Endaht yapan bir geminin, Mahirane manevralarla şaşırtma ha- Teketleri yapan düşman gemisini he- det olarak tutabilmesi için mütema- diyen dönmesi icap ediyordu. Onun bu hareketi boynu tutulmuş bir ada Mun elindeki tüfekle ateş etmek İste. Mesine benziyordu. Onun için başka bir Şâreye baş vurmak mecburiyeti ha- 8 oldu. Topların bütün geminin ha- Teketine tâbi olmığacak vaziyette, bi. m müstakil olarak ve müm- kün olduğu kadar her tarafa ateş ede- pas surette yerleştirilmesi düşü- . Bu düşünce devvar top taret- ı üş Pp e icadına sebep oldu. devvar top taretlerinin icadı sa- Yesinde artık aded itibarile daha az topla daha fazla iş görmek imkân da- biline girmiş oluyordu. Onun için zırh. bara daha ağır ve daha büyük toplar Konuldu. Adedden yapılan tasarruf Ağarlığa verildi. Bu aralık yeni bir silâh meydana Son sistem bir İngiliz âritnotu: Malaya çıktı. Avusturya bahriyesi mülâzimle- rinden Fiume'li Luppis'in dahiyane fikri ve İngiliz sermayedarlarından Vaythed'in parasile torpedo denilen şeytani alet deniz silâhlarında yeni bir inkılâba sebep oldu, Seri yollu kü- çük gemlier köpek balıkları gibi düş- man zırhlıların etrafını sarmağa baş- ladılar. Bu torpedobotların kovanla- rından çıkan, denizde otomatik suret- te hareket eden ve dinamitle memlâ olan torpedolar tek bir isabetle zrıhlı- nın gövdesini parçalıyordu. Yavaş ateş eden ağır toplarla mü- cehhez olan zırhlılar bu yeni silâh karşısında naçar kaldılar. Su üzerin- de ok gibi kayıp giden o torpedobotlar zırhlılar tarafından tahrip edilemi- yordu. Bu vaziyet karşısında bütün mütehassıslar askeri mecmualarda yazdıkları makalelerde artık zırhlının sonu geldiğini ve donanmalardan kal- dırilması lâzım geleceğini bildirdiler. Bu işte en ziyade acele eden Fransa oldu ve malik bulunduğu mükemmel harp filosunu hurga demir diye ilân ederek ondan sonra senelerce torpedo- botlar inşasile meşgul oldu. Bu mücadele zırhlı İle torpedobot üzerine ölmaktan ziyade ağır topla torpedo üzerine devam ediyordu. Fransaya nazaran top teknisiyenleri bu mücadelede mağlüp olmuşlardı. Halbuki top mütehassısları hiç deo fikirde değildiler, Onlar mücadeleyi elden bırakmadılar. Onlar da torpe- dobotları tahrip etmek için küçük çapta seri ateşli toplar icad ettiler, Zırhlıların ağır toplarının yanıbaşına yerleştirilen bu seri ateşli topların or. ta çaplıları da imal edildi. O zaman. Jar da tasavvur edilemiyecek kadar süratli endaht yapan bu seri ateşli toplar, torpedobotların kovanlarını endahta hazırlamağa vakit bırakma. dan üzerlerne bir. mermi yağmuru yağdırıyor ve onları tahrip ediyordu. Bu aralık zırhlılar konulan elektrik projektörleri törpedobotlerın geceleri bile yaklaşmasına mâni oluyordu. Alı- nan bu yeni tedbirler üzerine torpedö tekrar bir yardımcı silâh derecesine düştü. Yavaş endaht yapan birkaç ağır topla, torpedobotları def'e ve düşma- nın zırhısız kısımlarını tabribe mah- sus müteaddid küçük ve orta çapla seri ateşli toplarile müsellâh olan zırh. lıya karşı koyabilecek başka bir rakip çıkamıyacağı zannolundu. Bu kanaat 1904 de Rus - Japon harbi esnasında vukua gelen meşhur Çuşi. ma deniz muharebesine kadar devam etti, O muharebede Japonların ağır çaptaki topları kısa bir müsademeyi müteakip Rus zırhlılarını denizin di- bine yolluyordu. O zaman deniz tak- tisiyenleri deniz muharebelerinde kati neticelerin ancak en ağır çaplı toplar. la elde olunabileceği kanaatine vardı. lar. Bu aralık İngiltere İtalyan deniz inşaatı mühendisi Cunibertinin ileri. ye atmış olduğu bir fikri hatırladı. Kendi memleketinde söz geçiremiyen .Cuniberti muazzam harp gemileri in. şasını ileriye sürüp duruyordu. İngil tere bu fikri hemen kendisine mal edi. nerek «Hiç bir şeyden yılmaz» mâna- sına gelen dreadnoüght tipinde kösko- ca harp gemileri inşasına ve bunları süratle ateş eden hep ağır toplarla tes- bihe başladı. İlk dridnot 1906 da inşa edildi. 21 bin. Bugünkü harp gemisinin inkişaf tarihine bir bakış Lırhlı kruvazörden dridnota kadar geçen safhalar ton hacminde olan bu ilk harp gemi- sinin inşasındanberi aradan 33 sene geçtiği halde o tip harp gemisi, Üze- rinde yapılan bazı tevslat, tadilât ve wlahta dikkate alınmak kaydile, bu- güne kadar mevkiini muhafaza etti. Ezeldenberi insan dimağının havsala- ya sığmıyan teknikin yardımile bü- yük harp gemisinden daha elverişli bir gemi yaratmağa muvaffak olamadığı söylenebilir, Okyanuslara ve onlara ait sahalara bugün hâkim olan gemi büyük harp gemisidir. Fecaatleri ta- rif edilmiyecek kadar çok olan bugün- kü deniz muharebelerini kazanmak kudreti hep büyük harp gemisinde toplanıyor. Büyük harp gemisi taraf- tarları zamanımızın harp tekniki kal- desi yerine geçmek üzere «O gemi ne havadan, ne deniz altından ne de de- niz üstünden gelen hücumlardan kor. kari» diyorlar. Fakat bugün bizce meçhul olan bir takım enerjiler ve im- kânlar yarın birer hakikat şeklinde karşımıza çıktığı zaman ne olacak? Ondan sonra dâ büyük harp gemileri en hâkim deniz silâhıdır, kaldesini mu. hafaza etmek mümkün olabilecek mi- dir?.. Bu suali şimdiden soranlar da eksik değildir. — A. C, D. B, Nurullaiı Ataç diyor ki: (Baş tarafı 7 nci sahifede) Şaşkın, sordum: — En beğendiğiniz mısraı söyliye- çektiniz, değil mi? — Evet... Şu dakikada en beğendi- gim mısra budur. — Bu şaheseri hiç işitmemiştim... — Size bu şiiri başlan başa okuya- yım... Bundan sonra sesini titreterek oku- mağa başladı: «Hiç' bir şeyden çekmedi dünyada, «Nasırdan çektiği kadar» «Hattâ çirkin yaratıldığına bile. «O kadar müteessir değildi. «Ayakkabis vurmadığı zamanlardas «Anmazdı amma Allahin adını; «Günahkâr da sayılmazdı.» Şilrin burasına gelince, Nurullah Ataç — Bir. satır ara,.. dedi ve devam elti: ! «Yazık oldu Süleyman efendiye.» | — Aman üstadım... dedim, nere deyse bu manzumeyi okurken gözleri- nizden yaş gel Ağlıyacaksınız... | Hayretle yüzüme baktı: — İnsan şiir okurken ağlar mı? — Dalma ağlamaz amma, şiirin bir heyecanı bedii bedii bir zevk uyan- dırdığını söylerler... Bu da türlü tür- Tü şekilde tezahür eder. — Bedii zevk mi? Bu, ağlamak, he- yecana gelmek suretile mi tezahür eder? — Öyleya... Güzel şiirin bedii zevk uyandırmadığını söylemek, âdeta ha- vassı hamseyi inkâr etmek değil mi- dir? Bence şiir, insanlarda bir havassı sadise uyandırır... Meselâ güzel bir yemek yersiniz, bu da havası sadise- mizi tahrik eder, Bütün havassı ham- se bu altıncı hisse, havassı sadiseye hizmet eder, Nurullah Atac'ın evinden çıkarken ben de kendi kendime murıldanıyor- dum: «Yazık oldu Sül Acaba bizde edebi; man efendi mi? Hikmet Feridun Es Izmir mektupları Manisa ve ovaları sulanıyor Menemende ilk kanalın inşasına başlandı, merasim yapıldı Sulama tesisatına başlama töreninde vali ve diğer zevat. İzmir (Akşam) — Hükümet, Mani. sa ve Menemen ovalarında yapılacak büyük (Gediz sulama kanalları) tesi- satını müteahhidlere ihale etmiş ve işe başlanmıştır. Bu büyük tesisat 1008000 Maya ihale edilmiştir. Tesisat iki kı. sımda vücude getirilecektir. Birinci kısım (Ahmedli kanalı)dır. Bu kanal, Manisa vilâyeti dahilinde olacak ve Emirâlem boğazına kâdar uzanacak. tır, İkinci kanal Ahmedi köyünün sağ tarafındaki geniş sahayı sulayacak olan kanaldır ki (Kunı çayı)nı katede- Tek birinci kanalla birleşecek ve Me- nemen ovasını baştanbaşa sulayacak- tar. Bu iki ana kanal etrafında müte- ferri, küçük kanallar da olacaktır. Bu tesisat sayesinde Gediz ovasında 1,400,000 dönüm araziyi sulamak ve bire on, hattâ yirmi mahsul almak mümkün olacaktir, Birinci kısımdaki tesisat 458,000, ikinci kısımdaki ise 550,000 liraya çıkacaktır. Hazırlanan projeye göre Gediz ova- sının sulanması için her mevsimde, bilhassa yazın Gediz nehri sularının kâfi gelmiyeceği anlaşıldığından Mar. mara gölü sularından da istifade edil. mesi kararlaştırılmış, bu hususun te- mini maksadile projeye ilâveler yapıl- mıştır. Sulama işlerinin intizamla te- mini maksadile Emirâlem civarında bir de baraj vücude getirilecektir. Gediz nehri, son yıllarda yatağının dolması yüzünden blihassa kış mev- simlerinde taşmakta, civarındaki bir çok köyleri sular basmakta, yeryer te- şekkül eden bataklıklardan köylüler sıtmaya yakalanmakta idiler. Ölenler bile oluyordu. Devletin yapacağı sula» ma tesisatı sayesinde Gediz sulan tam bir itaat altına alınacaktır. Devletin milyon sarfile yapacağı su- lama tesisatı 940 senesi ortalarında bilecektir. Menemende (Gediz günü) tertip edilerek sulama tesisatına tö- renle başlanmıştır. Müteahhidin, ka- nalın inşasına başlanacağı yere ge | tirdiği büyük kazı makinesinin bulun, duğu Seyrek köyü civarına kadın er kek binlerce köylü toplanmıştı. Bir kısmı hayvanları, bir kısmı da araba- larile gelmişlerdi. Menemenden de pek çok halk törende bulunmuştur. Bir taraftan davul, zurnalar çalıyor, bir taraftan da köy delikanlıları milf oyunlar oynuyorlardı. Ayın 11 inci cumartesi günü saat 15 de törene başlandı, İstiklâl marşı saygı İle dinlendi, sonra Menemen be- lediye reisi B. İdris Tınaz, Menemen Cümhuriyet Halk partisi adına B. Na- dir Gündüz, Halkevi adına Halkevi başkanı B. Kemali Önder, köylüler ad» na da Tuzçulla muhtarı B. Nazmi ta. raflarından tören yerinde bulunan kürsüden birer nutuk söylendi, halkın cümhuriyet hükümetine karşı olan minnet ve şükran duyguları anlatı). dı, sonra kürsüye çıkan vali B. Fazlı Güleç şu nutku irad etti: — Aziz vatandaşlar; bugün burada sizin namıniza söylenen sözler, sizin namınıza dinlediğim ifadeler tama men yerinde ve haklıdır. Kıvancınıs yerindedir. Sizleri bu mazhariyetiniz. den dolayı tebrik ederim. Ben vilâye- tin valisi sıfatile sevincinize iştirak ederim. Dün sizin amansız düşmani- niz olan Gediz, bugün size dost oluyom sa bunun sebebini, bugün mazhar ol- duğumuz milli idarenin feyizli çalış. malarında aramalıyız. Eğer cümhuri- yet, imparatorluktan ziyade muvaf- fak oluyorsa, bunun sebebini cümhu- riyetin temeli olan vatanperverlikte aramalıyız. Cümhuriyet idaresi vata- nı hergün, yeryer süslüyorsa bu, va- tanı idare edenlerin, vâtana canla, başla bağlılıklarından ileri geliyor. Arkadaşlar; şimdi bir kere daha hep bir ağızdan «Yaşasın Cümhuriyet. di. ye bağıralım. Alkışlarla karşılanan bu nutuktan sonra büyük ekskovatör (kazı) maki- nesi faaliyete geçirilmiş ve kanal açıl mağa başlanmıştır. Halk, büyük bay- ram sevinci içindedir. İzmirden töre- ne gelenler şerefine belediye tarafın. dan Menemen belediyesinin modem gazinosunda mükellef bir ziyafet ve. rilmiştir. Kanalın açılmasına başlamıyor

Bu sayıdan diğer sayfalar: