23 Ağustos 1939 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7

23 Ağustos 1939 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

© 28 Ağustos 1939 Tarihe geçen cinayetler Marie - Madeleine ile Brinvilliers 22 Temmuz 1630 da, Paris Yikontu, Fransa madenleri muhafaza general, Oflö mont ve de Villiers asılzade- si Antonie Dreux d'Aubary'in bir kızı dünyaya geldi. Ma- Tiyi iyi okuttular; yazısı düz- gün, imlâsı kuvvetliydi. Ahlâkına gelince, bunu hiç kale almadılar; çocuk beş yaşındayken gayri ahlâ- ki zevklere kapıldı; yedi yâr şında genç kızlığa veda etti, Yirmi bir yaşına kadar key- fine buyruk, sefih bir hayat sürdü, kendinden küçük olan kardeşlerini de baştan çıkardı, onlara da kendi ah- lâksiz duygularının zevkini aşıladı 1651 de, yirmi bir yaşın- dayken, Normandie fırkası subaylarından Kontlar mec. disi relsinin oğlu, Nourar ba- ronu Antoine Gobelin de Brinvilliers ile evlendi. Yaş yirmi akıl değirmi sö zü boşa çıktı. Mari evlendik» ten sonrada keyfine buy- ruk yaşamaktan kendini alamadı. Çevik, çalâk, şen, şuh, güzel, ateş gi- bi, cıva gibi bir kadındı. Kocası Brinvilllers de lükse, israfa düşkündü; kumarbazdı. Evlendikten sonra o da zevklerinden geri kalmadı. Karısı bir tarfta, kocası bir tarafta vur patlasın, çal oynasın keyif sürü- yorlardı 1659 Brinvilli daş buldu. Sainte - Kroix piçti. Tracy fırkasında süvari alayı kumandanı olmuştu. Enine boyuna, genç sevimli, alımlı, aslan gibi bir erkekti, Brinvilliers ateşle barutu yanyana koydu, Uzun boylu, siyah saçlı, kara gözlü delikanlı, ufak tefek, cıwl cavı, mavi gözlü kadına âşık oldu, Kocanın karısına söz söylemeğe hakkı yoktu. Kadın: — Sen başka kadınlarla düşüp kalkıyorsun? Ben sesimi çıkarıyor muyum? dedi, Korası da karısına ses çıkarmadı. Amma kadının babası bu rabıtaya kızdı, 19 Mart 1663de Sainte-Croix'yı kadınla bir arabada gezerken tevkif edip Bastille'e hapsettiler. Sainte - Croix 2 Mayısta hapisten ıktı. Mari iki aylık hasretin verdiği hamle ile âşıkına sarıldı ve babasma kin gütmeğe başladı, Artık Sainte - Croix'dan ayrılmıyordu. Avuç dolu. su para sarfediyor, kumar oynuyor, paralarını tüketiyordu. Biran evvel babasının mirasına konması ayni za- manda da babasından intikam aima- sı lâzımdı. Babasinı zehirlemeği Xur- da Her gün yaya olarak #imyâger Gel. serin evine gidiyordu. Bir müddet sonra fakir mahallelerde hasta ya- tanları ziyarete başladı. Yardım için elini uzattığı hastalar, dayanılmaz sancılarla kıvranarak öldüler. Mari- nin içi rahat etti; Verdiği zehir kuv- vetliydi, doktorlar da hastanın zehir. lenerek öldüğünü anlıyamıyorlardı. 13 Haziran 1666 da kendini biraz | rahatsız hisseden Dreux d'Aubray | Oflöment'daki malikânesine çekildi, kızını çağırttı, Mari Ofiğmon'na ayak bastıktan sonra adamcağızın hasla- lığı her gün biraz dahıa arttı. Mari bir taraftan babasını sevip okşuyor, bir taraftan da zehirliyordu. Bu cina- yet sekiz ay sürdü. Drcux d' Aubray sekiz ay sancı İçinde kıvrandıktan sonra 10 Eylül 1666 da öldü. Kadının küçük Kardeşi, mütevaffa- nın büyük oğlu babasının yerine geçti. Bu sırâlarda Mari bir erkeğ Yurd uzun zaman yaşadı, ondan ayrıldı kendi ak rından bir gence bağlardı, on bir çocuğu oldu. Nihayet çocuklarının Nakleden: Selâmi İzzet Sedes Antoine Drewx d'Aubray hocası Briancourt'u sevdi, Marie babadan kalan serveti de çabuk bitirdi. 1670 de Norat'daki ma- Mikânesi icra vasıtasile satılığa çıka- rıldı. Marie öfkesinden binaya ateş verdi; küçük kardeşini katlettirmeğe kalktı, muvaffak olamayınca zehir- Jemeğe karar verdi, Sainte - Croix ile bu hususta mutabık kaldılar, ancak âşıkına biri 25.000, öteki 30.000 lra- Jık iki sened yerdi, Kardeşi hâkimdi. adında b şak soktu. Bu adam ya vaş yavaş hâkimi zehirlemeğe başla- dı. Bir yandan da babsının yerine geçen kardeşini zehirliyordu. Haziran 1670 de biri, Eylülde öteki öldü. Babasile iki kardeşini oöldüren Marie . Madeleine de Brinvilliers bir uşağın elinde oyuncak olmuştu; daha doğrusu La Chaun&e katilin başına belâ kesilmişti. Para almakla kalmı- yor, canı istedikçe kadının yatağın- da yatıyordu. Sainte - Croix daha büyük tehli- keydi. Artık Marinin yüzüne bile bakmıyor, sadece ondan para çeki- yor, tehdid ediyordu. Bir küçük ka- saya, kadını babasile kardeşlerini zehirlediği zehirlerden birer şişe ile, verdiği iki senedi koymuştu. Korku içinde yaşıyan Mari hiç dur- madan sözü cinayetlerine götürüyor, önüne gelene zehirden bahsediyordu. Bir günde hizmetçisine, matmazel Vilbray'e bir küçük çekmece göstere- rek; «Düşmaniârımdan intikam ai- masını bilirim, bu “çekmecede beni mirasa konduran çok şey var!» dedi Ve sonra bunu söylediğine pişman oldu. 1673 de matmazel Bilbray sancı içinde kıvranarak öldü. Bir gün Marle dayanamadı, içini srlancourt'a söyledi, herşeyi anlattı ve tabii gene pişman oldu. Ancak Eriancourt'u zehirlemesi imkânsızdı. Bu genç âşık kadının evinde ve Ka- İ dınm elinden su bile içmiyordu. Peki amma, bu adam esrarını öğrenmişti; ya söyliyecek olursa?., Bir gün Marie Briancourt'a: — Bu gece seni yatak odamda bek- Jiyeceğim dedi. Bir yatak odası takımı aldım, çok güzel; evvelâ seninle be- raber yatmak istiyorum. Tam gece yarısı gel Briancourt daha önce yatak odası- İ nın penceresine geldi, usulca İçeri baklı, Marie hizmetçilerini savmıştı. Saat on bir buçuktu Mari soyundu. elinde bir meşale ile odada dolaştı, sonra şömineye yaklaştı, pağını açtı; içinden Sainte - Cr çıktı. Yırtık pırtık bir elbise, kötü bir şapka giymiş, kıyafet değiştirmişti, Öpüş- tüler, bir müddet, konuştular, sonra Salnte - Croix & ömineye girdi, Priancourt kap vurdu, girdi. Marle yatağı gösterdi: Evine La Chaunöe | — Nasil güzel değil mi? Haydi yatalım, Soyunup yattı. Brian. court'a: — Haydi soyun, meşaleyi söndür, yat! dedi. Brlancourt: — — Ben «ize ne yapım da beni hançerletmek istiyorsu- nuz? dedi. Şömineye koştu, Sainte « Croix' i çıkardı. Kâdın Aşı- kının ayaklarına kapandı, af diledi. Brlancourt: «Hayır dedi, mademki beni istemi- yorsunuz, ben bâşımı alıp giderim, bir daha size gö- rünmem. Hayatımı bağışla!» Sainte - Croix gitti. kadın yattı, Brlancourt sabaha ka- dar bir koltukta oturdu. O günden itibaren de, hep ölüm korkusu duyarak, ya- nında iki tabanca İle gezdi, geceleri rahat uyuyamıyor- du. Marinin kocası Brinvilliers markisi de ayni korku için- de yaşıyordu, Mari kocasını da zehirlemeğe başladı, adamcağızın hiç suçu günahı olmadığı halde bu Cinayeti serbes kalıp Sainte - Croix ile evlenmek için işliyordu. Sainte - Croix ise, böyle bir kadınla evlenmek istemediğinden markiye panzehir veri. yordu. Bir yandan zehir, bir yandan panzehir alan adamcağız bir türlü ülemiyordu. Ancak kötürüm oldu ve nihayet can verdi. Briancourt yakasını Aubervilliers de öğretmenli du. 31 Te kurtarmış, ediyor. muz 1672 de Mariden bir | mektup aldı. Mari ısrar ile kendisini çağırıyodu, vaziyet çok vahimdi. 31 Hazianda Sainte - Crolx evinde ölü bulunmuştu. Ölüm haberini alan Mari haykırdı: «Demir kasa neredel...» Demir kasa ele geçerse mahvoldu- gu gündü. Cinayetlerinin vesikaları bu kasadaydı, bu kasayı kurlarması lâzımdı. Marie - Madeleine de Brinviliiers'. nin muhakemesile idamını gelecek yanımızda anlatacağız. Hajliç şirketinin Belediye. ye devri Belediye tarafından idare edilen Haliç şirketinin kati bir şekle bağ- lanması için Belediyece tetkikat ya- | pıldığını yazmıştık. Şehrimizde bulunan Dahiliye Ve- hâleti mahalli idareler umum müdü. rü B. Rükneddin bu meselenin bil hassa tetkik ve intacile meşguldür. Haliç şirketi hissedarlarından büyük bir ekseriyet şirketin hisse senetleri- ni satmağa karar verdiğinden şirke. tin tasfiyesile Kati surette Belediyeye devredilm ün olacaktır. Takas ofisi teşkili şimdilik mevzuubahis değil Dün bir sabah gazetesi yeni kuru- lan Takas şirketinin Jâğvedilerek yerine bir Takasotisi yazmışsa da salâhiyettar makamlar- dan yaptığımız tahkikata göre şim- dilik böyle bir şey mevzuubahis de- gildir. Kadeş vapuru yarın geliyor Almanyadan hareket eden Kadeş vapurunun yarın limanımıza gelme- 8i beklenmektedir. Diğer Savaş ve Egtmen vapurlarının montajları he- nüz bitmediğinden bir av sonra ha- zırlanmış olacakları haber alırimış- tır. Kamyon çarptı Şoför Yekvardın - idaresinde bulu- narı bir kamyon dün Beyazıddan ge- çerken, makinist Nâzım isminde bi- rinin dört yaşındaki kızı Birsene çar- parak muhtelif yerlerinden ağır su- relte yaralanm sebep olmuştur. Birsen, hastane aldırılmış, Şi för yakalanarak hakkında kanuni ta- kibala ririsitmi: İ siri olup olmadığını | tedir. kurulacağını | Vartuhi ile babası çocuğu nasıl boğdular İki maznun, çocuğu boğmadıklarını, ölerek gömdüklerini iddia ediyorlar Gayri meşru çocuğunu boğarak öldür- mekten maxnun otuz yaşlarında Varbuhi Me suç ortaklığından mazmun babam 66 yaşında Sergisin muhakemelerine dün ağır ceza İşlerine bakan asliye Ikinci ceza mahkemesinde başlanmıştır. Son tahkikatın açılmasına ali evraka nazaran vakadan dokuz sy evveline kadar Berkinle kızı Vartuh! memleketleri olan Çemişsezekte oturuyorlarmış, O saman Çemişgezekte komşuları olan Faruk adın- da biri, kendisi evli olduğu halde Vartuhi ile evleneceğini söyliyerek kım iğfal et- miştir. Ondan üç ay sonrada Sergisle Vartuhi İstanbula gelip Pangaltıda Bay be üz 49 numaralı evi kiralamışlar- çe burada altı ay kadar daha kal- miş, humile olduğu meydana çıkınca Yö- dikulede Ermeni hastanesine yatmış ve orada çocuğunu doğurmuştur. Hastane, Vartuhinin üç günden fazla orsda kalma» sına imkân görmediğinden üç günlük olunca çocuğu ile Vartuhiyi hastaneden çıkarmıştır. O zaman Vartuhinin babası Sergis: — Benim namusum var, Babasız çocuk doğuran kızımı alıp çocuğu İle beraber evime gölüremem. Bu civarda bir ev tutayım da otursun. Demiş, çosuğiyle kızını alıp hastaneden çıkmışlar. Yapılan tahkikata nazaran baba İle kıs hastaneden Yedikuleye doğru gelirlerken yolda Vartuhi çocuğunun boğazını akıp boğınuş, babasile beraber oruda bir yere cesedi gömmüşler, fakut ertesi sabah ce- sedi daha emin bir yere gömmek Üzere tekrar hadise yerine gitmişler ve cesedi evvelce koydukları yerden çikarıp oradaki metarlığa gömmüşlerdir. Fakat bunlar, bir gün evyel cesedini gömerken elrultan görenler Ol- muş, hadise polise bildirilmiş ve tahkikata başlanmıştır. Ertesi sabah Vartuhi ile ba- bası Sorgis tekrar çocuğun cesedini gö- merlerken yakalanmışlardır. Sorgu hâkimliği, çocuğu boğarak öldür- mek suçundan dolayı Vartuhi He babası Serşisin Türk ceza kanununun 64 ve 453 üncü maddelerine göre cezalandırılmals- rını istiyordu. (Ceza kanununun 453 üncü maddesi beg seneden on sencye kadar ağır bapiz cezasını emreder.) Evrak okunduktan sorira mazmun Var» tuhi sorguya çeklidi, suçunu inkâr ederek; — Yalan sölüyorlar. Ben çocuğumu boğ- madım, Kastaneden çıktım. Çocuğum ku- cağımda Yediküleye doğru gelirken arka- dan gelen bir araba bana çarpia. Bu çarp- mâ neilcesinde çocuğum kucağımdan ye- re düştü ve derhal öldü. Babam benimle beraber değildi. Birafta da kimse yoktu. Çacuğun öldüğünü görünce cesedi orada bir yere gömdüm. Dedi. Vartuhi tahkikst esnasında da ayni İfndeyi vermiş ve kendisinin deli ol- duğunu iddia etmişii, Halbuki müşahade Büyük bir sıva parçası başına düştü Şişilde B. Orhana sid kâgir bir bi- nanın üst kısmından, - fazla yağan yağmurairın tesirile « büyük bir sıva parçası kopmuş, o sırada oradan geç- mekte olan Dilber isminde bir kadı- nın başına isabet ederek ağır suret- te yaralanmasına sebap olmuştur. Polis, Dilberi hastaneye kaldırmış- tır. Bu kazada kimsenin sun' ve tak- tahkik etmek- İki sandal devrildi Pangaltıda oturan Memduh ismin- de biri, dün bir sandalla Karaköy- den Sirkeciye geçerken sandal dev- rilmiş ve Memduh ile sandalcı denize düşmüşlerdir. Derhal civardan yeti- şen diğer sandalcılar tarafından kur- tarılmışlardır. Büyükadada oturan Fikret, Nejad isminde iki gençle arkadaşları Zare annesi Sakira dün Büyükadada bir sandala binerek Yürükali plâjına doğru gitmekteler iken fâni olarak | çıkan fırtına tesirile sandal devrilmiş, hepsi denize dökülmüşlerse de derhal etraftan yetişenler tarafından kurta. rılmışlardır. Bir kuyucu kuyuya düşerek yaralandı Kasımpaşada Uzunyolda oturan 70 yaşlarında kuyucu Mustaf oğlu AH, Kulaksızda yeni derede 41 numaralı sinde kuyu tamir derinlikteki neticesinde Tibbi adlinin verdiği raporda Yartuhinin güwrümda hiç bir bozukluk oi- madığı bildiriliyordu. Bundan sonra Vartuhinin babası ve suç ortağı Sergis sorguya çekildi. Bergis | bir çok yeminlerden sonra vakayı göyle anlattı: — Memleketten geldiğimiz zaman ben hasta idim, Gün geçtikçe kızımın karnmın #iştiğini gördüm. Karında ur var zanniyle komşulara rleg ettim ve doktora günde- rip muayene ettirdim. Muayene netice- sinde Vartahinin hamile olduğu anlaşıldı. Ertesi günü ben doktara gidip; «bizim na- musumuz mahvolarak, Bu çocuk mesele- sinin bir çaresini bul: diye yalvardım. doktor; «İki Jira rapor ve otuz lira da has- tane parası verirsen kızını hastaneye ya tarırız. İnşaliah erkek çocuğu doğurur, güzetelerie ün ederek onu birime eridd- bk veririz. Kızın da kurtulur, dedi. Para- Ji buldum, ertesi sabah döktorla beraber hastaneye gittik, Vartuhiyi hastaneye ya- tardık. Bir ay sonra Ben tekrar doktora gittiğim zaman; «İyi yaptın da geldin. Ki- rının sancısı tutu, Yedikule hastanesinde doğum teşkilâtı olmadığı için Hasekiye gönderdiler. Pukat orada da muayene ne- tcesinde doğumun zamanı gelmediği gö- Tülmüş, tekrar Ermeni hastanesine geldi. Bundan Öç gün evvel de bir erkek çocuğu doğurdu.» dedi, Hastaneye gittik, kızımla Öç günlük çocuğunu alıp götürmemi söyles diler. Bir gece daha hastanede alıkoyma” larını rica ettim, nihayet bir Hira ücret mukabilinde kızımla çocuğunu hastane hademelerinden bir kadının evinde bir gece misafir bıraktım. Ertesi sabah çitti- ğimde çocuğun yürü görü şişmiş, morar- muştı, meme de emiyordu. Bu vaziyette hasta çocuğu eve götürmek istemedim. Pakat kimse dinlemed!. Nihayet Vartuhi ie çocuğu alıp çıktık. Hastaneden Yedi- kuleye gelirken ben önde, Vartuhi de ço- cuğu kucağında arkadan geliyordu. Ben Kale kapısından geçip tramvay na gelince geriye döndüm göremedim. Biraz sonra Vartehi e Fakat kucağında çocuk yoktu. O şaşkınlıkla çocuğu ne yaptığını sorama- dım. Eve gidince Vartuhi yolda çacuğun öldüğünü ve bir yere gömdüğünü söyledi, O gece sabaha kadar can sıkıntısından uyuyamadım. Ertesi sabah Vartuhiyi alp Yedikuleye götürdüm. Maksadım cesedi gömdüğü yerden çıkarıp polise haber ver- mekti, Kızımla beraber mezarlık ciyarın- da dolaşırken biri yakaladılar. Ben çocu- ğun boğulduğunu da, gömüldüğünü de gör- medim, Eğer bunu yapsaydım, ertesi gün tekrar vaka yerine gitmezdim. Benim bu işte aldâkam yoktur. Şahit olarak dinlenen doktor da Vartu- hiyi muayene edip hastaneye yatırdığını, yukarıda şekilde anlatmıştır. Diğer şahitlerin celbi İçin muhakeme baş- ka güne bırakılmıştır. Yeni yapılacak yollar Şehrimizde yeniden inşa edilecek bir milyon elli bin liralık yolların bu ayın sonunda ihale edileceği malüm- dur. Yeni yollar yapılmazdan evvel elektrik, su, hava gazı, telefon şebe- kelerinin yaya kaldırımlarına alın masi lâzımdır. Bu nakil keyfiyeti, sıra ile yapıla- cak ve yol inşaatının teahhuruna meydan verilmiyecektir. 4 Burgaz ve Kınalıya elektrik verilecek Belediye elektrik idaresi, Burgaz ve Kınalıadaya elektrik vermeğe csas itibarile karar vermişti. Bu düalara verilecek elektrik cereyanı, Büyük- ada kablosundan temin edilecektir. Bu husustaki tetkikat yakında neti. celenecektir. Mi ei Belediye kooperatifi reisliği Belediye reis muavini B. Rifat Ye. | nal Belediye kooperatifi reisliğinden istifa etmiştir. Bakırköyde Taş iskelesi | Bakırköyündeki 'Taş iskelesi vak. tile halk tarafından çok kullanıldığı halde son zamanlarda metruk ve ha- rap kalmıştı. İskelenin yeniden tamiri lâzım i diğinden Belediye fen heyeti ma- hallinde tetkikat yaparak bir keşif plânı hazırlayacaktır. “ Şişe ile bakkale giderken P a İs şişe ile bak rouhtelif yerlerinden yaral

Bu sayıdan diğer sayfalar: