10 Aralık 1937 Tarihli Anadolu Gazetesi Sayfa 2

10 Aralık 1937 tarihli Anadolu Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

| Feliie 5 FİKRA —— ( Şehir dahili haberleri — Kırık plâklar Geçenlerde bir radyo mağezasında iken, içeniye bir hammal girdi. Elin- vde itinalı ve iyi muhafara edilmiş bir albüm sşrdı. İçi plâklarla dolu idi. Mağaşa sahibinc dönerek ve albümü göştererek: — Banlar satılıktır. Alır rmemma? dedi. Mağaza sahibi açtı, baktı ve fiatini sordu. Bu esnada yanımda buluyan arkadaşım kalktu, albümü aldı we karışlırmağa başladı. Elleri, gösleri plâk» lar üzerinde dolaştıkça hayzeti artıyordu. Heyecan içinde idi. Omuzuma iğilerek: F — Aman gel -dedi. bütün klüsikler burada: Bethoven, Şopen, — Mozari, Şubert, Karoso; hepslnden var, Olür çey değil.. Albümü kapıyarsk bamımala döndü ve bunları nereden aldığım - sordu: — Buplar, dedi, plâklar, öyi mi, Jona aı, kiymelli mi, kıymelsiz wi Üa ü:ll: ben aplamam ve yalan Wa töykemem. Banları haza — veren ledi ki: “Altı Tiraya veri, indi; Sabahtarberi dolaştim, dürdüm e kea SAAT SA “Ackadaşim slioi cebine götürdü. Başka bir şey söşlemedan parayı vere- zek plâkları aldı.. Hammal sevinerek dışğasadan ayrıldı. bileı * Hammallın “kiymetli mi, kıymetsiz mi,, eözleri ve parayı aldıktan son: ı,lıi sevinci bende derin bir intiba bıraktı. O, sözlerinde samimi ve sevia: cinde çok haklı idi. Hayatın çamurunda sırf yaşamak (ölmemek için yaşa makj kaygısı ile çupınan bir adamdan başka cevab beklenemezdi. Fakat düşünecek olursak, insanların pek büyük bir kasmı -ervet ve mevkileri ne olursa olsun. hayatı sulamak ve onu manalandırımak bakımından daha yük- tek bir sihaiyet taşımıyorlar. Banan için bir şey duymadan, iyi — Tikirlerle dimağlarımı gıdalandırmadac, hayatın güzellik ve heyecamını içinde duyma.» :'n doğuyor, büyüyor. Sonra bir daha gelmemek üzere gidiyorlar. — Dimağ. M delemediği simsiyah bir cam. Ruhlacı, hiç bir şeyin harekete ge- 'irex durgün bir su. y yi £ Helbuki ber birimiz hayata karşı daima ödevliyiz. Bu ödev yapılmazsa bayat me zengini ve me de kendini sevdiron çeklini alabilir, Bu ödevin en belli başlası kabiliyetlerimizin inkişafıdır. Souca da inkişaf etmiş kabiliyet- Terle hayatın beyecan ve güzelliklerine kavuşmak ve karşılığında hayata bir şe/ katmaktır. Dünyaya gelmek ve sadece bataklıkta yaşıyan bir saz — gibi büyümek ve çürümek me kadar ıztırablı bir şeydir. Evet, ne kadar insan var ki varlıklarında birer hazinc taşıdıkları halde e bunun ne olduğunu ve ne de nasıl kullamlacağımı bilmiyorlar. Asım İsmet Kültür Küçük Jan bir gün bir mec- muayı karıştırırken mahud Hop- manın, Lindbergin küçük çocu- ğunu kaçırmak ve öldürmek Dümafisin akrabasından bir bayan, kışa etekli ve dekolte elbiseye çok düşkünmüş. Hal- buki , devirde yerden dört par- mak yukarıda etek kullanan bir bi e *hafifmeşreplik,, isnad bir gün- bu bayanı vetmiş; bayan bermutat dekolte elbiselerle gel- miş, Ziyafetin en ziyade hararetlen- diği sırada bir terzi çırağı bir kutu getirmiş ve bayana aidiye- tini söyliyerek gitmiştir. Bayan Parisin maruf bir ter- Zisinin gönderdiği bu elbise ku- tusunu açmış ve içinde büyükçe bir incir yaprağı, yani ilk kadın Havva ananın elbisesi ve bir de Dümafisin hm:ı bulmuştur! .. | Dümafis devrinin eğlence ve zevk hayatından en fazla istifade eden bir muharririydi. Buna rağ- men akrabasının yerden dört parmak yüksek — etekli elbise giymesine tahammül edememiş ve bu şekilde “çıplak gezdiğini ima etm ş, ti. Ya bugünlere ye- tişse, bugünün dekoltelerimi gör se.. Ne yapacaktı?. Lindbergin çocuğu mu? 1933 senesi 13 Ey:ülünde bir p'paz Brabanda bir köyde Ma- dam Vandenboşa üç buçuk ya- şında bir çocuk tesl m etmiştir. lan olan bu çocuk umub- bir zaman ve bir yerde muş tabi olarak hüviyeti çhul idi, — Dünyanın her yerinde, imtiyazlı töhmetile, idam edilen adamın resmini görmüş ve akıllara hay. ret verecek derecede büyük bir korku ile mecmuayı elinden at- mıştir. Bu “hâdişe Madam.. Vander- boşun nazarıdikkatini celbetmiş ve Jana bu defada Lindbergin bir resmi gösterilmiştir. Küçük çocuk bu resimden korkmamış ve -hatta büyük bir- muhabbet ve meyil ile “Dad, bu benim dadımdır!, Demiştir. Jan şimdi tabit büyümüş, 6- 7 yaşına gelmiştir. Çocuğun ha- fızasında kalmış bazı - İngilizce kelimelerde gösteriyor ki bu go- cuk, şuurunun — inkişaf etmediği bir sırada büyük bir maceraden sonra sokakta — bulunmuştur. Acaba?. Bu çocuk Lindbergin çocuğu mudur?. Loid Corcun başına gelenler Loid Corc bir gün “otomobil ile geziyorken makine bozulmuş ve olduğu yerde kalmış ir. Hak buki vakit geç olduğundan, İn- gllerenin bu sabık haşmetli Başvekil civarda bir otelde ge celemeğe karar wermiştir. _L“'_d Çore yakında bir bina görmüş ve bunu karanlıkta otel telâkki etmiştir. Kap cı, Lüjd Corcu N mekle beraber kabal et — Âlâ., Siz tam on üçüncü Loid Core oluyorsunuz. Demiştir, Loid Core bu manasız cüm. — a A T vcr ;r;mı nakil — vasıtalarında, sinmalarda, koşu we spor sahalarında ve daha bir çok — yerlerde talebeye talebeye yarım tarife hangi bir vaktinde bu usul -cari gelen talebeler için, vagonlar tahsis edilmekte, bik edilir. Vapurlarda günün her r.. Devlet Mülhakatından İzmire || onların ayrı tarife ile seyahatlerne -seve seve- izin vermekledir. Çünkü her şey, on: larındır. Biz bugün onlar için çalışıyoruz. Yarını, onların idaresi. ne vereceğiz. Bu harekette, ayni zamanda okumağı teşvik ve oku- ” mağı ucuzlaştırmak prensibi vardır. İzmir belediyesi bu kadarcık “ şeyi kavrıyamadı. mı?, Polis der para isterler.. Malâl askerleri dinlemez, para isterler.. £ Talebe biner, paral.. Hayır, o ptobüslerin hakiki sahibi olan İz> mir halkı, bu kadarına ve bu şekillerine razı değildir. Belediye - Memur.arı, diğer vatandaşların otobüslerinde, Karşıyaka ve Gözte- || pe tramvaylarında bedava harıl barıl gidip gelirken, çocuklarımıza u şekilde müamele edilmesi şehir halkının bissiyatını inciten bir ş Biur, Busu unutmiyalım.. e Ben aa 'e T GN ai Siz Adliye Yazımıza alâka gösterdi İzmir Cumhuriyet Müddeiumu- miliğinden dün şutezkereyi aldık: Sayın gazetenizin 1/Birincikâ nun/987 tarih ve 787j — sayılı nüshasında ( Adliyemizden bir rica) başlığı altıngdaki yazı okun- muş ve taak ük ettiği iş incelen- miştir. Mahkemelerde ve adliye dairelerinde muhakemesi ve işi olan mahküm ve meykuflar yıl- lardanberi cezaevi otomobili ile ceza evinden ait olduğu — daire- lere —getirilip gölüçülmekledir. Kelepçe ve süngünün jfade et- tıği mapayı ve vatandaşlar üze- rinde bıraktığı tesri büyük bir hassasiyetle anlıyarak takib et- mekte olduğumuza elkânı umu- miye jile birlikte gazetenizin de emin olmaşı icab eder. Arzumuz hilâfna şvükua gelen bu kabil bazı hâdiselere sebebiyet veren İzmir adı'!yesi we cezaevi değil- dir. Ekseriya taşra cezacwlerin- den İzmir “dezgevine mahkâüm nakledilmekte olup bunların ge- leceği gün ve saat daha evelden bilinmesine imkân olmadığı için vaktinde tertibat ve istikbal ha- zırlığı yaplamamakta ve görül- düğü üzere umymi caddelerden geçirilerek aezaevine veya adli- yeye getirilmektedir. Bu işin bu yolda çereyan et- tiğinin ,Şayın gâzelenizle ve ayni sütunda aydınlatılmasını dilerim. €. Müddeiumumisi 1821 Asım Tunçay e— A a Trenden kaçaın sabi- kalı yakalandı Sabıkalılardan Abdallah na- minda birinin, muhakemesi gö- rülmek üzere Burdurâ gönderi- lirken trenden atlıyarak kaçtığını dün yamıştık. Abdullah, serseriyane dola- şirken . gene jandarmalarımız ta- rafından yakalanmış ve Burdura gönderilmiş!ir. ANADOLU züm Ve aa cir satışları Henüz satılmamış epey- ce mahsul vardır Müstahsil elinde 14,000 ton üzüm ve 10,000 ton _iı_ıcır vardır Son günlerde üzüm piyi da hafif durgunluk vardır. İhra- catçılarımız tarafından an kon- sinyasyon olarak ihraç edilen üzümlerden mühim bir kısmı Alman ithalâtçılarına satılmıştır. Onut için Alman ithalât evleri- nin son siparişleri, küçük parli» lere inhişar etmektedir. Bu üzüm- ler, fazla olmadığı için yakında yeni siparişlerde bulunacakları ümit edilmektedir. Bu seneki üzüm rekoltesi 42 bia tondur. Bunun şimdiye kar dar 19865 tonu borsa kayıdla- rına göre satılmıştır. İkinciteş- rin sonuna kadar limanımızdan Avrupa —memleketlerine — ihraç eçlilen üzüm mikdarı 14,000 tondur. Şu hesaba göre müs- tahsil elinde bulunan üzüm miktarı 14000 tondur. Tüccar elinde henüz ihraç edilmemiş üzüm miktarı da GÜ00 tona ya- kındır. İncir rekoltesi ise 34,000 ton- dur. Bu mikdarda 9000 ton hur- da da dahildir. Borsa kayıdla- rına göre, satılan incir mikdarı 127692 ton incir, ve 4787,3 ton hurdadır. Bu hesaba göre hurda ve iyi üneir o'mak üzere satılmış olan incir mikdarı 17556,5 ton- tur. İnhisar idaresi de istihsal mıntakalarından 4000 ton incir #atin Valmişter “Demek Gtüyor”kt rekolteden 21556,5 ton incir sa- ühüm bir kısmı da borsaya kaydettirilmeden tüc- carlar tarafından köylerden satın alınmıştır. Bunu nazarı dikkate almazsak müstahsil elindeki in- cir miktarını 13000 ton olarak kabul edebiliriz. Buunn 3000 tonunun borsaya kaydedilmeden satıldığını kabul edersek müs- tahsil elinde geane 10,000 ton inçir bulunduğu anlaşılmaktadır. Mevsim - iptidasından İkinciteş- rinin sonuna kadar ihraç edilen incir miktarı 21,5000 toadur. Bir Fransız tiyat- rosu geliyor * Memnyri'yetle baber #dığı- mıza göre, yakında — şehrimize Georges Heri ier ve Genevieve- vin idaresi altında bir Fransız tiyatrosu gelecek ve Fransanın meşhur müclliflerinin piyeslerini temsil edeceklerdir. Fransız artistleri grubu aza- lanndan olan bu beyet geçen sene İran, irak, Suriye, Filistin ve Mısırda bu sene de Çekos- lovakya, Polonya, — Romanya, Bulgaristan ve — Yugoslavyada bir çok temsiller vermişlerdir. Halen Filibede olan heyet evvelâ İstanbulda, sonra da bu- rada temsiller verecektir. Dün İzmirde bir dostumuza çektik- leri telgrafta İzmirde ascak bir temsil verebileceklerini ve Par zartesi günü İzmire gelebilecek- lerini bildirmişlerdir. Senelerdenberi Fransız klâsik ve kömedi Fransez repretyarına r izlilerin. Dü bir. gece — geçireceklerine — şüphe yoktur. Öğrendiğimize göre, Molier, AlfredDö Vizni, 'Locomte Deslil, De Courteline ve Contesse De Noaillenin piyesle inden birer perde oynuyacakları gibi, ayni gece eski Fransız şarkılarını terenmüm edeceklerdir. Bu hu susta alacağımız yeni malümatı karilerimize bildireceğiz. Hoca ile Ahmed ağa Hocanın birisi Ramazanda, na- maz kıldırmak, vâzetmek ve bayramdan sonra bir azda dün- yalık edinmek üzere bir köye gider. Köyün ileri gelen zengini Ahmet ağaya müracaat eder ve meramışı anlatır. Ahmet ağa der ki: — A hoca, biz hariçten ge- len bocaların arkasında namaz kılmamağa karar verdik. Bizim köyümüzün höcası var. O bize lenin ne i#fade ettiğini içeride ağlamıştır. Müracaat ettiği bir tumarhane imiş ve deliler içinde Loid Corcluk iddia eden tam eli varmış. Daima büyük ilimler gösteren pek âlâ namaz kıldırıyor. Hoca, cevaben der ki: — Öyle amma, Ramazan ay- larında ayrı bir hocanın namaz kıldırması müstahsen âdetleri- mizden, hatta- sünneti «eniye iktızasındandır. Abhmet ağa cevap verir: — Orası belki de öyledir am- ma, bizim sünneti yerine getire- lim diye günaha girmeğe niyeti- miz yok. Hoca: — Nasıl günaha giriyorsunuz? Ahmet ağa: — Bizim k?e gelen hocala- rın hepsi de Kur'anıkerimi yan- lış okuyorlar. Bütün (K) ları (G) gibi okuyorlar. Bu suretle Kur- anın manasını — değiştiriyorlar. Tabii biz de yanlış okunmuş Kur'anla mamaz kılarak günaha giriyoruz. Bu söz üzerine haca kendi- sine çeki düzen vererek söze başlar: — Ağam gulunuz pek dorğu Oğurum. Der demez Ahmet ağa, hoca- gın Sözünü keserek: — Ülen hoca, sen Türkçeyi doğru dürüst kowuşamıyorsun, nerde kaldı Kur'an okumak., Haydi bakalım, sür ini l-ıııı köyel, eşeğini Wıkracı Fikirler Arkadaşımın hakkı var! Çok-eksi, fakat çor —körkadı bir arkadaşım vardır, kolay koalay her şeyi beğenmez, bemen bir kulp takar; mantıkı çok kuvvetli olduğu için ekseriya da haklı çıkar. Bu arkadaş İzmirde eğlene» gek bir yer yoktur iddiasında- ır ve bunu her yerde, herkese söyler. Bir gün bana;da söyledi: — Hakkın yok dedim, eğlen- ce amahallerinin — yokluğundan veya azlığından şikâyete arltık kimsenin hakkı kalmadı. İzmir bu hususta aldı yürüdü. Kemer- tltindaki sazlı gazinodan bıkan- lar Kordonda yeni açılan sazlı gazinoya, Türkuyaz — barından usananlar, Şehir gazinosunda yeni açılan bara gidebilirler. Hele İzmirpalas en temiz ve en iyi vakit geçirilebilecek bir yer-oldu, müzik, servis mükem- mel, Ankarapalasın büyük salo» nunu da unutmiyalım. Arkadaşım - hiddetli, hiddetli yüzüme baktı ve beni döğecek- miş gibi ellerini sallıyarak: — Hele devam et, söyliye- eeklerini bitir de ben de cevap vereyim; bakalınm — kim haklı imiş. Dedi ve aramızda şöylece bir muhavere geçti: — Gazinoların ikiye, barların dörde kadar açık kalabilecek- leri hakkındaki yeni müsaade de (Felekten bir gece çalalım) fel- sefecilerin'in ekmeğine yağ sürdü. Daha npç istersin? »- Beni geçimsiz diyebilirsi- niz yal Halbuki ben çok geçimli bir insanım, yalaız benimle ge çinmesini bilmeli, bam telimi hasmamalı. Si hödlaşlari onüki olarak tetkik edersiniz. ve her Tayyare Sineması AR'N YAVERIPIERRE Franşizca sÖzlü bu Daşk, ihtiras, vazife ve fedakârlık filiminde biri Çara ie “kadın... "Fikir Thtil — 'Türkçe Sözlü ve Ş: Seans saatleri — Her gün: ilâfına rağmen yekdiğerine Âşık iki sevdazedı zhar olunan çok yüksek arzu ve alâkaya sadık bir ıstirabi EYH binaen iracsi bir hafta daha temdit olunan AHMEDKE işin yolunda gittiğine kail olur- sunuz. Fakat hâdiseleri subjek- tif olarak tetkik ederseniz al- dandığınızı anlarsınız, vakıa ha yat aldanmaktan ve aldatmakı tan ibarettir amma, ben yapar mıyorum her şeyi olduğu gibi söylüyorum ve zülfiyara dokunu- yorum diye “Geçimsiz adam, damgasile damgalanıyorum. Ben de senin gibi herkes gibi eğlen- meği, zevki ve neşeyi Sseverim. İtiraz kabul etmiyen bir hakikat de, insanların zevk we mneşeye olan ihtyaçlarıdır. Doktorluğun yıkılmaz ve muazzam bir abi- deşi olan Hipokrata sormuşlar: — Tam bir sıhhatle ve çok ak için ne lâzımdır? Bü- ;’üîî:kimvv: hakim derhal şu cevabı vermiş: — Zevk ve neşeyi'elden bi- rakmamak ve seyahat etmek. Görüyorsun a, zevk ve neşe medeni bir ihtiyaç olduğu kadar gıhbi bir ihtiyaçtır da. Fakat sen we senin gibiler bir az evel de söylediğim gibi dar düşünüyor. sunuz ve yalnız kendi keyfiniz yerine geldimi, herkesin keyfi de yerine gelmiş zannediyorsu- huz. — Peki amma ne demek isti- yorsun? — Ne mi demek - istiyorum? » Sonu 8 inci sahifede » bugün geçen haftadan daha güzel iki filimtakdim ediyor' MÜMESSILİ RİICHARD VILM Prens... Diğeri Çarı öldürmeğe memur Aşkını musavver büyük Rus flimi l mevsimin en güzel filimi,. AYRICA: PARAMOUNT JOURNAL Ahmed 1,45—4 j DARS, e Cumartesi Pazar günaleri 12,

Bu sayıdan diğer sayfalar: