30 Mayıs 1938 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3

30 Mayıs 1938 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

30 MAYIS -— 1935 Hayata dair Eskiye hürmet İYORLAR Kİ: “Gençlerin ken- dilerinden evvel gelenlere za- ten hürmet gösterdikleri yok. Herşeyin kendilerinden başladığını iddia ediyor- lar. Dünün bir iki muharririne de hür. met gösterdiler mi, buseferde sen başlıyorsun söylenmeğe... O bir iki mubhatriri sevinesen bile sus; hattâ on- lara hürmet gösterdikleri için gençleri alkışla... Yeni nesilleri (O kadirşinaslığa Mavet etmemiz lâzımdır.,, Gençlerin dünkülere hürmet etme- diklerini pek bilmiyorum; bilâkis, çoğu Fikret'den, Haşim'den, Akif'den, Hâ. mid'den hayranlıkla bahsediyor. Artık pek genç sayılmıyâacak yaşayan şairle- rimiz arasında da gençlerin hürmetle, muhabbetle bahsettiği bir kaç kişi var. Bence gençleri dünün muharrirlerine kadirşinasiık göstermeğe değil, asıl yaşlıları, gençlere alâka göstermeğe da vet etmek lâzım. Bir takım mecmüalar- da veya kitap halinde şiirler, hikâye. ler çıkıyor; hangi “* miz bunları takip ediyor, okuyor, be- ğeniyor? Kırkını aşmış mubatrirleri- mizden hangisi, bir genci keşfetmek he" vesini gösteriyor? Böyle bir heves şöy- le dursun, her genci, hele kendilerinin yaptığından başka bir şey yapmak ar- rusunda ise, muhakkak istihfafla karşı” İsyorlar. İşte Yedi - Meşaleciler, işte Cahid Srdkr, işte Ahmet Muhip... Dü- nün şairleri hepsini de dudak bükerek karşıladılar. “Gençlerden kadirşinaslık bekleriz, sörünün mânasını biliriz: bir zamanlar kendilerinden bir ümit beslenmiş, al kışlanmış, rağbet görmüş san'atkârla- rm, ağları etrafında başlıyan süküta da- yanarayıp ası âc1 sitem etmeleridir. Sü” küt, alâkayr, alkışı takip eden süküt, şüir için, muharrir için, her san'atkâr için en rstıraplı şeydir. Ömründe hiç rağbete ermemiş san'atkâ: “Ne ya palım? beni anlamıyorlar; günü gelecek, ewerimdeki güzellikler herkesin gözü- me çarpacak,, diye avunması kabildir. Fakat dün “anlaşılmış,, olan adam, bu teselliden de mahrumdur: karilerini, hayranlarını böyle yavaş yavaş veya birdenbire kaybetmesini ya umumi gevkin düşkünlüğüne, ya kendi aleyhin- de bir cereyana atfeder: "Ben bunları yazmakla yanıldığım gibi dün bunları alkışlıyanlar da yanılmış. deyip boyun- larını bükenler pek nadirdir. Fakat böyle olanlar da bırnçlarını gençlerden almak isterler. Düne hürmet, eski'ye hürmet.. Ef bette lâzım, onun Yizumunu kim inkâr etti? Fakat bu hürmetin ezbere edinil- mesi, sahte olması caiz değildir. Dünün muharrirlerine hürmet demek, onların eserlerini okumak demektir; okumuş olmak değil, okumak. Kütüphanelerin tozlu raflarında duran kitapların müu- harrirlerine en büyük hürmet, onların adlarını anmamaktır. Zevklerimizi sa- mimiyetle söylemeliyiz; sevmediğimiz, hoşlanmadığımız şairleri seviyormuşuz, hoşlanıyormuşsunuz gibi anmağa kalk- mak hem yazılarımızı okuyacak olanla" ra, hem kendi şahsımıza, hem de bah- settiğimiz insanlara karşı en büyük hür- metsizliktir. Geçen gün Orhan Seyfi bir yazısın- da bu samimiyeti göstermişti: o Halk Yairlerimizden, Karacaoğlan'dan, Derd- l'den, Aşık Ömer'den büyük bir zevk almadığını, onların şiirlerine edebiyat tarihinde mühim bir yer vermenin hik“ metini anlamadığını söylüyordu. Hat *Â Yunus Emre için bile ( hayranlık göstermiyor, o şairin meselâ Abdül hâk Hâmüd'le Fikret'le mukayese bi- le edilemiyeceğini ileri sürüyordu. eN, tamamiyle aksi kanaatteyim, Yunusun yanında Hâmit, tadsız bir Mfazandan başka bir şey değildir. Fa" kat Orhan Seytinin' yazısını mem- Runiyetle okudum; çünkü eskiye hür- Tt Peşin hükmüne boyun eğmeden düğünü, zevkini söylüyordu. Bi- Aynl samimiyeti gösterdiğimiz 22 e da onun memnun olması lâzım ge“ ir, Nurullah ATAÇ | Galatadâ Çoculdarı Kurtarma Yurdu talebeleri dün Beyoğlu Halkevinde Güzel bir müsümere vermişlerdir. Soldaki resimde bu müsamereyi veren gençler Vali ile bir arada görülüyor. Diğer resim Eminönü meydanının açılması faaliyetinin bugünkü safhasını gösteriyor: Valde hanının yıkılması bitmek üze, redir. Lise ve orta ŞEHİRDE ve MEM mekteplerde LEKETTE Atatürk Tabii tatil devresi köprüsü inşaatı başladı Litelerle orta mekteplerin son sınıf- larmdan maada diğer sınıflarının tabit tatil devresi başlamıştır. Bu tabii tatil devresinden yalnız kanaat notları ve yazılı imtihanlarda ikmalsiz geçen ta- lebeler istifade edeceklerdir. Orta mek. tep birinci ve ikinci lise dördüncü ve beşinci sınıfların karneleri bu hafta içinde tamamen verilmiş olacak ve tale- be imtihan vaziyetini anlayacaktır. Kanaat notlatiyle muvaffak olamıyan talebeler haziran sekizinden itibaren sözlü imtihanlara gireceklerdir. Sözlü Eski vapurlar Kadro harici bırakılmıyacak Yenilenircesine tamirden sonra selere tahsis edilecek Almanyada Krup tezgâhlarında inşa edilmekte olan yeni posta vapurlarımız- dan ikincisi Sus da 27 haziranda, tam iki ay sonra da üçüncüsü olan Etrüsk vapuru limanımıza gelmiş olacaktır. Bu suretle yeni vapurlarımız o 1939 senesi sonlarında tamamen tesellüm < edilmiş bulunacaktır. Denizbankın kuruluşundan evvel, veni vapurlarımızm ısmarlandığı sırada yeni- lerinin gelmesinden sonra eski ve masraf- hı olan teknelerin kadro harici çıkanla- rak satılmasına karar verilmişti. Fakat, birçok noktaların düşünülmesi ve mem- leket menafatlerinin gözönüne getirilme- si neticesi olarak sahillerimizde daha sik postalar tahriki ve ayni zamanda başlıca Avrupa limanlarımızı yekdiğerine bay- rağımızı taşıyan vapurlarla bağ'amak im kânlarını elde bulundurmak (için, eski vapurların kadro harici (o edilmemesine karar verilmiştir. Bunlar şimdiye kadar tutulmuş olan tamir şeklinden başka 4- deta yenilenircesine tamir edilecek, ka- zan ve makineleri uzun müddet tamire ihtiyaç göstermiyecek bir şekilde yenile- necektir. Yalnız, tamirleri pek masrafi olacak ve fazla işe yaramıyan birkaç kü- çük tekne kadro harici çıkarılacaktır. Bu arada halen Haliçte sefer harici bu- lunan emektar Güleemalin de Tamir edi- lerek sefere konulması üzerinde tetkikler yapılmaktadır. imtibanlar on beş gün içinde yapılacak ve bunlarda da muvaffak olamıyan ta- lebeler eylülde başlıyacak olan sözlü im tihonlara girmek mecburiyetinde kala» caktır. Yalnız en fazla üç dersten ik. male kalınabilecektir. Lise ve orta mekteplerin son smıf- larında bulunan talebelerin imtihanları İse haziran içinde başlıyacaktır. Bu si- ntfların dersleri kesilmiştir. Bu imti- hanlarda ve olgunlukta muvaffak © lamıyan talebe de gene ikmal imtihanı- na girecektir. Kaybolan sandal Çınarcıkta bulundu Yenikapıdan Vahide isminde bir genç kıze ait bir sandalı kiralıyarak gezmeğe çıkan dört gençten dört gündür haber a- İmamadığını yazmıştık. Bugün aldığr mız malümata göre sandal Yalova civa- rında Çınarcıkda karaya yanaşmış ve içinden dört genç çıkarak akıntıya kapıl- dıklarını söylemişlerdir. Sandal sahibine tesli medilmiş, tekne yi kiraya veren sandalcı Mahmut hak- kında takibata başlanmıştır. Unkapanında istinat rıhtımı İnşaalı güç- lükle ilerliyebiliyor Atatürk köprüsünün ikmali için an- cak bir sene kalmıştır. Köprünün esa. sına sit olan inşaat çok ilerlekiği halde başlarından birinin istinat edeceği Un- kapanındaki sahil rıhtımı bir türlü ik- mal edilememektedir. Son defa yapılan hesaplardan sonra dökülen beton kazıklar tamamen denize saplanmış, fakat bunlar ihtiyacı karşı- Jamadığından yeniden beton kazık dö- külmeğe başlanmıştır. Bunlar da ya. pıldıktan sonra köprünün bu başınm istinat edeceği mesnet rrhtımınm ta- mamlanâcağı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, köprünün üzerinde kaldırımın konulacağı zemini hazırla- mak Üzere dörder metre uzunluğunda beton zeminliklerin dökülmesine baş - Yanmıştır. Bünlar köprünün demir ak- samı üzerine tatbik edilecek ve sonra köprünün beton asfalt kısmı bunun ü., zerine dökülecektir. Köprünün Azapkapı: tarafındanki ba- şında iş daha sür'atli ilerlemiştir. Bu kısım köprünün kurulması için hemen hemen hazırlanmış bulunmaktadır. Köprünün mevcuda ilâveten dört dü- bası daha tamamlanmıştır. Bu dubalar ay başında suya indirilecektir. Foyası Düğün gecesi Meydana çıkan Erkek - kız! Varşovada sahtekâr- lıktan mahküm oldu Lehistanda bir erkek - kız vak'ası ol- muştur; Olga Biyaska ismindeki bir genç kız, erkeği çok andırmaktadır. Onun bu erkek güzelliğini ilk keşfeden bir fotoğ- ralçı oluyor. Kendisine erkek elbisesi giydirerek resimlerini akıyor ve bunları güzel bir delikanlı kartpostalı olarak satıyor, O zaman, Olga, erkek elbisesi ile ge. zip köodınları kandırarak, kartpostallara model olmaktan ziyade para kâzanaca- ğını düşünüyor ve işe girişiyor. Erkek kıyfeti ile dolaşmıya başlıyan Tonton amca ressam Yolcu salonundaki harita değiştirildi Sirkecide yeni yapılan yolcu salonunun üstündeki camlı kısımda memleketin her yanındaki meşhur mahsuller ve hususi- yetleri tebarüz ettiren temsili bir harita yapılmıştı. Dört cihete tamamen uygun yapılan bu harita tavanda bulunduğu İ- çin yerdekilere ters geliyor (ove bunun için garip bir manzara arzediyordu. Denizbank bu iyi durmıyan şekli na. zarı dikkate alarak haritayı değiştirmiş ve aşağından bakanların görüşüne uygun gelecek bir harita yaptırmıştır. Olga, hakikaten, keridisine nişanlı bul. makta gecikmiyor ve nihayet Varşo- vadaki zengin bir ailenin kızı ile evlen. miye karar veriyor . Nikâh oluyor ve düğün yapılıyor. Fa. kat düğün gecesi vaziyet meydana çı- kıyor. Kızın ailesi dava açıyorlar. Bütün Lehistanı günlerce alâkadar eden muhakeme sonunda, Varşova mah. kemesi erkek - kızr, sahtekârirk cür « münden dolayı mahküm ediyor ve ar- kasma kadın elbisesi giydiriyor!. Haber'den Tarihe Fenni Mehmed Dedenin Sevahilnâmes Elime 29 sayfalık bir şiir kitapçığı geç ti. Bu şiirlerin A. Faruk Durukal tara fından emek sarfedilmeden yazıldıkları şairin kitabına verdiği “Çala kalem, a dıyla da itiraf edilmektedir. Bu yıl içinde Mersinde basılmış ojar “Çala kalem,.in 19 uncu o sayfasındak şilr Nasihat, “Çügm gençliğine, itha edilmiş; ihmale delâlet edip bir şiir ki tabında çok çirkin görünen © yanlışlar düzeltme cetveline baktım, orada da bu lamadım, fakat mana çıkaramadığım çin bu Nasihatin “Çığır gençliğine, it edilmiş olacağına kanaat ( getirdim. Bi takdirde, Çığır gençliği, hasihat vel bilmek için kendilerinden daha tecrübe! olması lâzımgelen A. Faruk Durukal rafından biraz fazla hava anlaşılmış k Sevse de inanmayın kadına aman sakın Yeryüzünde ke kadın gizli bin sın saklar (? Kadından uzak durun, sokulmayın pe yakan Korkarım ki sisi de tutup ateşe yakar. Diyor, İkinci musramdan . mana çıks ramadığımı da ayrıca ilâve edebilirim. Kitabın 9 uncu sayfasında Reşat Ni riye ithaf edilmiş “Çalı Kuşu, şiirini ise, üstat romancının tâbileri t memnuniyetle karşılanacağını. sanıyo. rum: Bir (Çalı kuşu)m vardır, daldan gn seker: Ben onu ( ürkütmezdim, oda bende ürkmezdi. Gündoğmadan kalkardı, tatlı fatlı öter di Dome çok olışkındı avucumdan yen yerdi a Bilmem nedense bilmem o öldü bu Çel huşu Bende (Acımak) kissi(Dudakdan kalbe, aktı Bir "Yeşil gece)sine doymadan yok o Tüşul Sineme kapanmıyon derin bir yare açı Son üçüncü kıtasında da (Eski rüya) ile (Akşam güneşi) kaydedilmiş olan bt manzume bana Fennf Mehmet Dedenit “Sevahilname,,sini hatırlattı. Hicri ön İ kinci asır şairlerinden olup 1127 de İs tanbulda vefat eden Fenni Mehmet Ded Istanbulda yerleşmiş Denizlili bir ailenir evlâdı idi. “Diyan,ı basılmamıştır. Fa kat “Sevahilname,si “Hadikatül Cava mi,in ikinci cildi içinde basılmıştır. Birkaç beytini nakledelim: Hep galat sözle geçürdü gününü âşk , dâr Golata sey seyrine gitmiş meğer ağyar â de yör) Kolmadı kimsede hiç nan alacak bir akçe Serv kadler ile pür ola Dolmabahçe. Dilerim hazreti kakdan o Beşiktaş olsun! Eylemekden o meh'in sahsi firaki il savaş, Gözlerimde kuruçeşme gibi kiç kalmadı yaş! Fermi Mehmet Dede Sevahilnamesini, Jâübali manzumeler çeşidi o olarak vaz mştI, R. Ekrem KOÇU,

Bu sayıdan diğer sayfalar: