15 Ağustos 1929 Tarihli Hayat Dergisi Sayfa 1

15 Ağustos 1929 tarihli Hayat Dergisi Sayfa 1
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

: gibi ide niyet alim evsaf ver- lerin 'arafa hak: rının tedir. Ihaut, ruhs “ayrı ci cilt ir. BE rilim, nuası inliği alde- VUs. mg ayat Hayata, daima hayata.. dünyaya daha çok hayat katalım!... Nietzsehe Cilt Vİ. 15 Ağustos 1929. Sayı : 137 Müusahabe ama Edebiyat tedrisatında halli güç mesele. Liselerde niçin edebiyat okutuyoruz? Bedit zevk vermek, temiz lisan öğret- mek, muhtelif asırların düşünce ve duygu tarzlarını anlatmak için değil- mi? Bizim eski edebiyatımızı okut- makla bu maksatların hiç birini temin edemezsiniz. Eski eserlerin dar çer- çeveleri içinde gençlerin bedii Zev- kini artıracak parçalar bulmak çok Bulduğumuz ve bulacağımız fikir bir kısmına aittir. Divan ede- güçtür . parçalar da his ve sahasının yalnız biyetile, ve tanzımattan sonraki yazı- larla, hatta * Edebiyatı Cedide , nin vücuda getirdiği eserlerle hiç bir za- man temiz lisan mefhumunu veremez Bilâkis nümüne olarak gösterece- siniz bunlardan ekserisini gençlere giniz zaman derhal onlara böyle ya?- da ihtara mecbursunuz . Füzulünin bu parcasi mamaların: Her mnallim çok güzel, fakat sen böyle yazmıya” caksın | Fikret'in bu patçası çok güzel fakat sen bu kelimeleri (okullanmi: vadaksın, Halit Ziya Bey romett Ve hikdyecilikte bir devir açmıştır atıfta seh ona lisan içn bit nüfnüne olarak bakmıyatak, bilâkis bunu fena bir lisan sddedeceksin.. demek #arlteti karşısın dadır. İliğer taraftatı bir muallim ede: Biyatımizin muhtelif devirlerdeki fikir ve tehassüs tarzlarını öğretmeğe çalı” fikirlerden insani olanlara, bugün için bize kuvvet ve- ne kadar şirken bu his ve

rebilecek olan parçalara nadir olarak tesadüf eder. u vaziyet karşısında tedrisatı maslesef bizim mektepleri- mizde cazibesini kaybediyor. Liselerde edebiyat derslerinde ne okutacağınızı izl edebiyat oluyor. Bir aralık edebiyat tarihi haline gelmişti. şüphe yok Ki bir faydası oldu, Türk lisan ve edebiyatını tetkiki kabil olan ilk menştine kadar çıkarak geçirdiği te- tayin bile güç bu dersler muntazaman bir Bunun kâmül hakkında talebeye bir fikir veriyordu. Fakat edebiyat tedrisatı buna (O munhasır olduğu müddetçe bu gün için gençlere kuvvet veren, bedit zevkini arttıran bir ders olmak- tan çıkıyor, tarih dersinin bir zeyli kalıyordu. Halbuki liselerde edebiyat dersi yalnız bunun İçin vazedilmemiştir, yalnız terih dersinin bir zeyli olarak kalmamalıdır. Böyle yapmazsanız me okutacak: sınız? Maziden kalan eserleri iyice tarayınıZ. Bunlar içinde temiz lisan için hlimüne olan, buğün için kiymet bulunan milli ve insani hisleri ihtiva eyleveti he kadar az eser bulursunuz. Geniş ve hakikaten edebi kiymeti haiz parçalar da kullanılan Tisan itibarile hakiki mahivetine bugünün ve yarının gençleri edebileceklerdir. kıymetli okadar o eskimiştir ki bunun çok zorlukla nüfuz ki bu lisanları yüzünden parçalar ölü hal almışlar bir. dilin Denebilir veya başka edebi parçası şekline düşmüşlerdir. O halde bugün elimizde ne kalı- vor? Halk şiirlerinin çok mahdut eserleri, bugünün şiir ve nesirlerinden çok az parça... işte edebiyat muallimlerinin elinde talebeye bedii zevk verecek, hiç ol nazsa bugün için lisan nümünesi olacak vasıta. Bununla ne yapılabilir? Kim ne derse desin, hiç şüphe edilemez ki Abdulhak Hamit beye- fendinin eserlerinin bir kısmında bü- vük insani kıymet yardır. Bütün his kö- şelerini kavrayan otenvvu ve genişlik meyvcuttur,: Bu itibarla ondan sonra gelen şairlerin hiç biri bu mertebeye yükselememiştir. Fakat ne yazık ki lisanın çok seri tekimülü yüzünden bu eserler de eskiyor, hatta eskimiştir, Arapça ve Farisi kelimelerle dolu ya: wilar katşısinda kayitsiz kalan gençler bunlatin güzelliğini anlayabilmek için tercüme edilmeleri iktiza eder. O vakit hiç bir zevki kalıyor. Hiç bir meii- lekette henüz yaşayan bir şairin lisa" tunın bu İadat' eskidiği vaki midir? İşte bü vaziyet İiselerin türkçe ve