15 Ağustos 1929 Tarihli Hayat Dergisi Sayfa 2

15 Ağustos 1929 tarihli Hayat Dergisi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

imzam edeb yat tedrisatında takip edilecek volu tayinde bizi çok müşkül hale sokmaktadır. Hakiki vaziyeti iyice gö- rerek tatbiki kabil bir yol bulmadıkça edebiyat derslerinden o beklediğimiz fa.daları istihsal edemeyiz. — Dil encümeni faaliyete başladı başlıyalı mütemadiyen lisan üzerinde uğraşıyor! Istılahlarla, lügat işile işti- tüğal edilecek ozaman mıdır? Lisanı | kendi haline bırakın nasihatlerini işidirim. Mekteplerle alâkası olmiyan- larin bunları söylemelerini mazur gö- rebilirim, fakat tedrisat omeselesini bilenlerin bu yolda düşünmelerine hayret ettim, hâlâ ediyorm! Lisanı kendi haline bırakalım, fakat ne vakta kadar? Ön sene evvelki yazı bugün eskimiş bir hale gelmiştir. Bugü büyük muharrirlerimiz bile on sene en evvelki yazılarını beğenmiyorlar, lisan iibarile çok kusurlu buluyorlar. Şu halde bu mütemadi değişmenin önüne geçilmiyecek, lisan hiç bir nizama bağlı olmaksızın son yirmi senede olduğu gibi değişip duracak mı? Lisandaki bu mütemadi otebeddül yüzünden kıymetli edebi o eserlerin bile hayatı bir kaç seneye munhasır kalıyor. Bu yüzden istidatların mah- sulleri yaşavamiyor , Yazık değil mi? Elbette bunun önünü almak, elbette lisanın yüneldiği yoldaki tekâmülünü çabuklaştırmaya çalışmak bilhassa, bün- yesine muvafık nizam koymak lâzım- dır. Eğer dilimizin İügatını yaparak herkesin yıkamıyacağı bir sınır vücuda getirir, lisanda yaşayabilecek kelime- lerin hududunu tayin eyler, ıstılahları tesbit edersek en mühim bir millet hizmetini görmüş, kargaşalıktan dilimizi kurtarmış olacağız. Mehmet Emin çalışan ecnebi mütehassıslarla bası ii Ankara'da topladı. Bü içtimada a Vekili Cemal Hüsnü e b bir hitabe *gildir. Aynı 5 haiz vüzenesinin ne ad asi. haizdir. İstihsal manbaları yilin bir istihsal kuveetinin di, ceğini vr. yl ii koyan ve mesleki Arkadaşlar, Cümhuriyet o hükümetinin mesleki tedrisata verdiği hususi ehemmiyeti biliyorsunuz. Avru- pa dan ihtıssslarından istifade için davet ett ğimiz mütehassıs- larla bazı san'at mekteplerim!- zin müdür ve muallimlerinden mü'eşekkil heyetinizin müzake- relerinden çok faideler bekliyo- ruz. Mesainiz yalınız ruzname ile tesbit edilen meseleleri intaç etmeğe münhasır kalmayacaktır. Tecrübelerinize ve mektepleri- nizin bulunduğu muhitlere mu- vafık gördüğünüz tedbirlere ait teklifleriniz varsa bunları da hep beraber mütalea edeceğiz. San'at mekteplerinin bütçele- ri itibariyle karşılaştıkları müş-7

külâtı biliyoruz. ncak eyi bilmek lâzım gelir ki san'at mekteplerimizin tesbit ettiğimiz gayesine eriş- mek için lâzım gelen vasıtaları temin edersek ve ya lemin yo- luna girersek bu müşkülât tı es- asından halledilmiş olacaktır. Maarıf Vekâletinin bugünkü bütçesile yapmak mükellefiyet- inde bulunduğu iş'erin ağır ığı san'at mektepleri kısmında ister istemez şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da v.lâyet- lerin fili ve maddi muavenet- lerine ihtiyaç gösterecektir. imizdeki san'at meketp!e- rinin tarıhi, binaları itibarile filhakika pek eskidir. Osmanlı ile heyetin müzakeratını ii Bu mike aade me cari » yeniye işletilmekte olan memleketimiz diğeri zarürna sun'i inkiş HAYAT, 2. Mühim bir nutuk Teknik mektepler proğramlarını rl e ösre Maarif Vekâleti bu işte müdürlerinden mürekkep bir heyeti meli çok kiymetli »eleki tedrisat itibariyle n istihsal kaz le heleki mu bariyle de ayrı bir ehemmiyeti in. lig işafına meydan vermemek icap ede ii tedrisatta gidilmesi lâzımgelen yolu gösteren bü ehemmiyetli nutku aşağıya derce, seliyoruz kanunu esasisile ilk Ziraat Ban- kasını yapan büyük Mitat paşa is ahhaneleri de bunların yanına ilâve etmişti. Ancak imparator'ukta geçen vak'a ve ha'leler o kanunu esa- sini şeniyet ve hayatiyete hiç tekabül etmediğini nasıl sara- haten ortaya koydıysa islahha- neler de aynı suretle ölüme mahküm olmuşlardır. Bunlar b zim bu gün anla- dığımız ve yaşatmasına çalıştı- ğımız müesseseler mefhümile kıyas dahi edilemezler. . Biz bu müesseselerde (o is'âh edilmiş adamlar değil hayatta faaliyet ve hareket yapacak ve istihsal- de kuvvetli amiller olacak in- sanlar yetiştireceğiz. Tahsili halklaştırmak gaye- mizdir. Ayoı gaye bu tahsılden tedr satımızın oazami surette hayat sahasında da istifadenin temini: i âmirdir. Esasen büyük helâskârımız, o gayeyi nutukla- rından birinde ö'çülemeyen bir be ağatla tespit etmiş bulunuyor: (Terbiye ve tedriste tatbik edilecek usul, malümatı insan için fazla bir süs, vasıtai tehak- küm, yahut medeni bir zevk- ten ziyade, maddi hayatta muvaffak olmayı temin eden ameli ve kabili istimal bir cihaz haline getirmektir.) Cümhuriyet Türkiyesinin ik- tisadi muvazenesini metin esas- lara istinat ettirecek âmil, bil m a A A İŞ