19 Eylül 1934 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6

19 Eylül 1934 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

6 — VAKIT 19 EYLÜL 1934 Hikmet Bey çok sinirli bir a- damdı. İhtiyarladıkça, asabr bü: | tün bütün bozuluyordu. En büyük | şikâyeti uykusuzluktu. Geceleri, saat ikiden üçten evvel uyuyamaz, sabahları da, saat beşte, altıda u- yanırdı. Halbuki o bilhassa sabah uykusuna düşkündü. Dokuza, ona kadar uyumak istiyordu. Doktora gitti. Adayı tavsiye et- tiler. Hava değiştirmek lâzım ol- duğunu söylediler, Hikmet Bey, Büyükadada bir otele yerleşti, İlk gece yadırgadı, uyuyama » dı. Fakat ikinci gece mışıl mışıl u- | yudu. Sabahleyin gözünü açtığı zaman saat ondu, Hikmet bey, memnundu. Oh!, Sabah uykusuna nihayet kavuş - muştu. Fakat üçüncü gece vaziyet değişti, Hikmet bey, bir zil sesiyle ya- tağından fırladı. Bir çalar saat ça: İyordu... Kulak verdi, Ses, yanda- ki odadan geliyordu. Saate baktı: Alır... Ni Ondan sonra gözünü yumma » . O günü sinirli geçirdi, gece ge- ne çok geç uyudu ve ertesi sabah saat altıda,zene yandaki odanın çalar #aati ile uyandı. Yamılacık bir şey vardı; Otel müdürüne sikâyet,. — Merak etmeyiniz, . dediler, yanınızdaki odayı bir hanımefen- di tuttu, Cok iyi bir hanmefendi, Bazik, kibar, söyleriz, saatini kur- maz, Hikmet bey sinirliydi ama, si » nirli olması çapkın olmasma mani | değildi. Şöyle bir göğüs kabarttı; | nrz! Bundan başka çâte yok. — Genç bir hanım mı? — Hayır efendim, yaşlı bir ha- sımefendi... Yarın sabah çalar sa- 31 SİZİ uyandırmaz. Öğle yemeğinde Hikmet beye müjdeyi verdiler, Hanrmefendi özür dilemiş... Hikmet bey bizzat lag siz istedi. Sofrasına « #anrmefendi o ufak tefek, ek yüzlü, beyaz saçlı bir ka - li j — Affedersi y ; mik sahan, efendi, sizi — Estafurullah Fakat bendeniz sinirliyim de., — Hakkmız var... Bundan son. ra saati kurmam, altıda Uyanma. nm başka bir çaresine bakapın,. Ben de sabahleyin #ltıda uyan. mak mecburiyetindeyim.. Doktor, saat yedide denize girmemi söyle- di... Hikmet bey o gece rahat yattı, rahat uyudu... Ne kadar uyuduğu- nu bilemiyordu. — Tak! Tak!,. Kapı vuruldu. Hikmet bey ye - rinden fırladı, Saat altıydr. Kapı - sını açtı.. Bir garsonun uzaklaş - tığım gördü, Seslendi: gznunpana ende ok — — Sizin değil efendim, yanınız- daki kapıya vurdum. Hanımefen- is di üyandırılmasını tenbih etmişti de... “Allah kahretsin o karıyı, diye a Aşağıda, hanımefendi yanma geldi: — Bu sabah rahatsız olmadınız yalı, ML Nakleden: Selâmi İzzet — Maalesef gene uyandım ha - nrmefendi... e Kapmızı vurdular, ben uyandım... — Vah, vah, vah... Ne yapayım, başka bir çare düşünürüm. — Size zahmet verdiğim için çok üzülüyorum, hanrmefendi. — Bir şey değil beyefendi... Hikmet bey o gece rahat yattı, rahat uyudu ve bir ıslıkla uyandı. Penceresin'n önünde bir o düdük ötmüştü. Fırladı, pencereye koştu. Bir çocuk başımı kaldırmış bakıyor - | du: — Neden ıslık çalıyorsun? — Yanınızdaki odada yatan ha nımefendi, saat altıda ıslık ça'ma- mı söyledi, Hanımefendi, Hikmet beyin Carşamba | Perşembe a 19 Eyi | sosyi 10C. Ahir ti C, Ahir Gün doğuşu S4 *45 Gün batısı 1814 1812 Sabah namazı 4 44 Öğle samazı 1208 1208 İkindi narsaz 1188 1537 Akşam namaz 1814 1412 Yatsı uzmaz 1945 1945 Imsak 405 405 Yılın geçen günleri Yılın kalan pinleri mihs Şükran Hanımlar ve Necati Bey) 11,00 Ajans ve Borsa Baberleri. 21/40 Stiöyo caz ve tango orkestram, 735 Khz. VARŞOVA, 1345 m. 20 Şarkılar 20,20 Aktilatite, 20,30 Salon musikisi. 20,45 Müsahabe. 21 Hafif musiki 2145 Haberler. 21,55 Müsababe. 23 Chopi- nin eserlerinden mürekkep konser. 2230 Ke- mehi dilde konferans. 220,40 Bariton mu, muganni Tara tarafından şarkılar. 23 Kon. serli reklâmlar. 20,15 Dans parçaları ve ha, #i£ musiki. 24 Müsahabe, 24,05 Dans musiki- gere uyandığını duyunca çok ü: | dl ve devamı. züldü. — Vah vah, ben o çocuğa beni uyanırsın diye parada verdim. | slığı duyacağınızı tahmin etme - dim., — Çok sinirliyim hanımefendi.. — Peki ama, ben saat altıda nasıl uyanayım?,. Oda da değişti remem, bütün odalar dolu.. Baş; - ka bir otele de gidemem ya.. Hikmet bey, kadının başka bir bir otele gitmesine razyıdı ama, bir şey diyemedi.. Boynunu bükü- yordu.. Sabah uykusundan mah - rum kalmıştı. Üstelik bir de gü - rültüsünden kurtulmanın bir çare- sini buldu: — Hanımefendi, dedi, başka hiç bir çare aramayınız. Sizi ben u - yandıracağım. Her sabah saat al- |9 tıda duvari vururum, uyanırsı- Yanlış ve haksız düşünceler (Baş tarafı $ üncü sayıfada) ne yüksek artistler yetiştirmiştir ve Fransız sahnesinde de, cihan tiyatro- larında da bugün bu iki artisti solda sıfır denecek bir hale getirmiş daha nice artist vardır. İstanbul Şehir Tiyatrosu dokuz se- nelik bir teşekküldür. Böyle bir te - şekkülden bir Koklen, bir Piyera bek- lemek hakkını haiz değiliz. Böyle bir şey beklemek için, meselâ Sera Ber » nar tunutup Robinden, Jemyeyi bir tarafa birakıp Aleksandrdan misal ge- tirecek kadar tiyatroya bigâne kalmış olmak lâzımdır. Bunlar yanlış düşünüşlerdir ve haksızlık ta meydandadır. Bugün İs- tanbul Şehir tiyatrosunda bozgun var ortaya atanlar olsun, Şehir Tiyatrosu artist yetiştirmedi dememe Midirler... Hüseyin Kemal, itiraf ede - Düm ki, Muhüinin tiyatro terbiyesini Muhsinin yetiştirdiği U Şehir Tiyatrosu — şimdiye kadar hangi bir artist Yetiştirdi? Diye so - ranlar ezbere yazı yazanlardır. Şehir Tiyatrosundan ayrılanları sahnede din. lemiş, Talâtı, Cahideyi, Semihayr ta. nımamış olanlardır. Faik Mümtazi on. ların arasmda görmek İstemiyorum. Selâmi izzet | Pire ve İskenderiye liman- iz larında tetkikat için Gümrük baş müdürü Seyfi ve muhafaza baş müdürü Hasan riknl Beyler dün sabah Ege vapuru ile 813 Khz. BÜKREŞ, 394 m. 14 - Gündüz neşriyatı. 18 Hafi? orkest- | v& müsticiri. 19 Müsahabe, 19.20 Radyo or- kestras, 20 Üniversite radyosu. 21,15 Plâk. 20445 Konferansa, 21 Çift piyano musikisi, 21, M Kenferann. 21,45 Tagannl, 29,15 Viyolon- sil konseri. 22,45 Haberler. 23,15 Kahvehane konseri, 845 Khz. BUDAPEŞTE, 550 m. 20,25 Tayannili konser. 2125 Verese &)- gan takımı. 22,45 Haberler. Yaylı sazlar ku- arteti, — 2415 Danş müsikiai ROMA - NAPOLİ » BARİ; 21,10 PlAk, Müsahabe, 21,45 Glardanonun “Mese marinano,, İsimli operası ve (İ! Re) isimli gene bir perdelik öpermat. Yaz € 21, i 200 günleri, (PLAJ) ,35 m neşriyat. 32 Çaykovonin: mrfenik kanser, 22,50 Müzabate. 23,20 Haberler 2350 Neşe, Vi musti, N BORSA !Hizalarında yıldız işareti olanlar üzer. | lerinde 18 Eylülde muamele görenler- dir | Ratamlar kapanış Fistlarını gösterir. | e larda » Siokha'm *m, — i Çekler (kap. sa. 16) A, — | « Ragknot Londra © ş Sokhin 303 4 Nevyork Gapssad)e Viyarr 416 | # Paris 1206 Je Madrir &.Bı75 |» Milâno 9.9665) « Berlin 19950 * Brükse 33875) Varşova 4,2075 | * Atina A1472*)8 Pudapeste 3.9275 # Cenevre 436) İş Bükreş 79,145. | » Sofya 659023) » İlelgrar 346300 Amsterdam 1,17175f# Yokohama 269 * Prig 19,078) “ ESHAM * İş Bankas * Anadol Reji 240) Ünyon beğ —-. Sir. Hayriye O1xs0) Sark Der —— | Merkez Bankasıs9,—| Ralya ği U Sigori Sark m, ceza Boront :# 1505Türk Bor,l 98.64 Elektrik v IN. , « Hiargöl Tramvav o ei . . İZE Rahim e | İstikr4zDabili 1 94,0 * Anadolei © 4yeğ Ergani istikrası “7.—i4 Anadolali. 47.80 1698 Mü 4. —,00) Azsdole li —,— Bafdar. —ool Mümessi A 4«&50 Pire ve İskenderiyede tetkikat Yapmak üzere yola çıkmışlardır. Bu limanlarda tatbik edilen güm- i İ, muayene usulleri ve gümrük muhafaza teşkilâtı tetkik edilecektir. Hasan ve Seyfi Beyler tetkik: lerini bir rapor halinde VW. bildireceklerdir. # Neryork o 124 —İ # Made ri * Paris 160. —| w Berlin .— # Mio o 218—| a vanova sk # Brüksel © 17, | e Büdapeşte t4 — Avan 25, —İ| * Bükreş ji » Cenevre » Fi6, --İ & Melgrat “a, — | «Sofya 20, #0) # Yokohama 7, — « Amsterdam 55, -| s Alin G06, — * Prş 98, - | # Mecidiye 48, — | bu meseleye dair bazı vesikalarr Moskova. 108.25 İl rafa koyunuz, dedi, ileride düşü- di Arsen Lüpen, oğlunun düşmanı mı? Yazan: Maurice Leblan Sakiz — Yemin ediyorum. göz gezdirdi. Fakat âyni zaman Raul derhal genci bırakıp uzak | da yüzü sap sarı oldu ve hiç bir laşarak pencere başıma gitti. söz söylemeden kâğıdı Raula w Genç kadın elbisesini düzelt » | zattı. tikten sonra Raul döndü. Arala: Kâğıt parçasında zalim bir in» rında kısa cümlelerle kati bir mü- | paratorun ve yahut eşkiya çetesi kâleme başladı. reisinin madünlerine verdiği kıs& Raul dedi ki: emirlere benziyen bir iki cümle * — Tomas, Felisiyenin benim | den başka bir şey yoktu. Vaktile oğlum olduğunu iddia ediyor. “cehennemi el yazısı!,, diye adla — Toması dığı el yazısını derhal tanıdı. Bu — Fakat Simon vasıtasile ba - | bir kaç sözde müthiş kadının en bası Bsrtölemiyi tanıyorsun, canavarca emirlerine benziyen bir — Evet, azamet vardı, — Bartöleminin gizli hayatı Raul kâğıt parçasmı üç defa hakkinda bildiklerin nedir? okudu. Bu korkunç kâğıt parça" — Hiç. * sında şu sözler yazılıydı: — Aleyhimdeki tertiplerini de “Çocuk hırsız ve imkân hasıl mi bilmiyorsun?. olursa bir cani olarak yetiştirile * — Hayır, bilmiyorum. cektir. İleride babasına karşı sal: — Halbuki sana Felişiyenin | dırılacaktır.,, oğlum olduğunu söylemişler. Kâğıtta imza yerine çatılmış — Evet bunu söylediler. iki kılıç vardı. — Bu bapta sana vesika gör Raulün yüzünün solgunluk ve termediler mi?. sarılığı, izah edilemez bir yeis” — Onlrrdan böyle bir şey iste- | ten, mazi ile karışıp hal içinde medim, Bunun bana taalluku | feci bir tehdit halinde yükselen yoktur. elemlerden ileri gelen bu tessür Raul yüzünün adaleleri takal- | genç kadını sarsmıştı. Fostin, € İüs etmiş olduğu halde: lemlerini yenmek için Raulün sarf — Sana taalluku olmaya bilir- | ettiği gayreti büyük ve sempati Fakat bana taalluku vardır, dedi. | ile karışık bir merakla seyredi- Felisiyenin oğlum olup olmadığı- | yordu. ; nr bilmem İâzmi ahı Kan şane kızıp yüzüne bakığ olarak elde ettikleri bazı malüma- | vak” .—.. ta istinaden bir komedi mi yapı- yorlardı? Yoksa ellerine (geçen bir hakikati istismar ederek beni söyletmek mi istiyorlardı?.... Böy- le bir kararsızlık içinde yaşıya - mam.. Yaşıyamam anlıyor mu sun? v Raulün samimi teessür ve he- yecanı Fostini şaşırtmıştı. Fakat şiddetle cevap verdi: — Bir seş bildiğim yok. — Belki bilmiyorsun, fakat bile bilirsin, yahut benim öğren- meme yardım edebilirsin. — Nasıl yardım edebilirim? — Tomas, PBartöleminin ssna —Hmç, garaz, intikam ne olduğunu sen herkesten yi bilir * sin Fostin!.... Fakat bu kadın hmç | ve inlikamdan daha fena ve fe nalık için yaratılmış bir mahlük “ tur. Gurur ve hırçınlığın timsali olan bir canavar... Bugün de © nun yaptıklarını görüyorsun ya « Bana karşı saldırmak için yetişti" rilen .bu çocuk..... Hayatımda beni ürkütmüş olan bir kuvvet bilmiyorum. Fakat bu kadın ak" | lima geldikce tüylerim ürperiyor. O eski ve menfur mücadeleye tek- | rar başlamak zarureti yok mu? Beni harap ediyor. Fostin bir an düşündükten son ra Raula yaklaşarak boğuk bir sesle:" — Mazi tekerrür etmiyecektir! $ dedi. Kontes Kagliyostro ölmüş | tür, Raul genç kadına doğrusiçra 5 dı ve eli ayağı titriyerek; — Ne diyorsun Fostin?. Öldü mü?.... Öldüğünü nereden bili * yorsun? — Kontes Kagliyostro ölmüş” tür, İ — Ölmüştür demek kâfi değil! Sen onu gördünmü? Sen onu ta” nıdn mı?. | — Evet. | — Tanıdın mı7... Onu görmüf ve tanımış olmaklığın kabil mi?» Ne garip!... Onun namma hare” ket edip etmediğin meselesi ka$ defa hatırıma geldi... Onun b** na karşı kurduğu yıkıcı plânlarf tatbik vazifesile mükellef olmıy8” sın?, muhtevi bir kese verdiğini söylü: yor. — Evet, fakat... — Ne fakati?. — Partölemi bir gün bu vesi * kaları yanımda okuduktan sonra yaktı ve nicin yaktığna dair bir şev söylemedi. Bunlar arasından yalnız birini alıkoyarek bir zarfa koydu ve zarfı miihürledikten sonra emanet olarak bana verdi. — Bözr talimat ile birlikte de- ğil mi?. — Bana yalnız: “Bunu bir ta- nürüz.,, — Bu zarfı bana verebilir mi- sin? Fostin tereddüt ediyordu, Ra- ul devamla: — Vermenize bir mani kalma- mıştır. Bartölemi ölmüştür. Si- mon Loryana da öyle. Bugün bun- ları bana ifşa eden Tomastır. Fostin uzun zaman düşündük- Fostin başmı salladı: ten sonra kalkıp komodinin gö - — Hayır, dedi. Kağliyostr( zünden bir zarf çıkardı ve zarfı katiyen bunlardan bana bahsetme” yırtarak içinden bir kâğıt parçası | miştir. çtkardı ve evvelce mündericatını | o — Devam et. i okumak istiyormuş gibi kâğıda Koor ves ti ik kii iii mi 4

Bu sayıdan diğer sayfalar: