28 Eylül 1934 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3

28 Eylül 1934 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

m İŞARETLER | 3z dil ve güzel dil | | Dil bayramını öze dönüşün, kendi içi ne kavuşmanm bayramıdır. Öz dile dönüş ülkü, ve bir topluluğun dileği ha: | lini aldıktan sonra artık uslöp bahsini, | anlatış yönlerini de konuşmak çağı gelmiştir denebilir, afk 2 Öz dil (şuurun) la kendisidir. Dik- Sat ediniz ne zaman samimi i ana dilinizle konuşursunuz. Buna bütün * debiyat tarihi, divanı edebiyat şahittir. Yabancı diller tarafından kafaları zap: tedilen şairler samimileştikleri anda derhal ana dille yazımışlardır. Nedim bunun en tipik mümünelerini vermiş- tir. ... Dilden, dilin samimi tini Oo bozan bütün yabancılıklar süpürülürken an-| latış tarzımızda da değişiklik başlıya- cağını kabul etmek gerektir. Yabancı diller halitası olan ösman- Uca kendine göre bir ifade, bir anlatış tarzı da icat etmişti. Bu icadın şekil lerini osmanlı edebiyatının seyrinde, nazmında san günlere kadar gördük. Hâlâ da bu tarzın bir tercüme postu alında yaşamak istiyen şekillerme de raşgeliyoruz. Öz Türkçe, ne osmanlının nahvi ile, pe de osmanlı estetik mantıkı ile ifade edilebilir. Onu osmanlı nahvına, 08 manlı estetik ölçülerine vuracak olur- sanız çok garip birşey olur. el Öz dile giden yazıcının ölüm gibi korkacağı, v6 çekincceği tek iş bu- dur. Osmanlı edasiyle o ÖZ türkçeye söz söyletmek onu samimilikten, — onu) özlükten çıkarmak (olur. 4 Osmanlı edebiyatı kat kat katmerli eteklikler, cins, cins kürkler, çeşit, çe-| şit o hacı yağından, . kotiye. kadar her kokudan sürünen allıklı, rastıklı, lâdenli, pudralı bir kıyafet içinde idi. Bunun ne olduğunu anlamak için os- manlı & il birini ei yel dile çeviriniz, o zaman söylediklerime İ hak vereceksiniz. ... Yazıcının vazifesi artık bu acaip krsafetli mahlüku bir köşeye bırak » iç hate uyaran, bir koya nr Söfa Bey, yazıda be: | bulmaktır. Bu kayafetin ölçüsünü kim vere- cek? Bu ölçüyü artık akelli aruz, beli şallı. acem zevki biçmiyecektir. Bu ölçü bedeninin tabii güzellik - lerini verecek, tabi güzelliği » tıpkı bir insan bedeninde olduğu gibi gös terecek bir ölçü olacaktır. Dilin tabii güzelliğini verecek ya- uncı artık bir bedeni elbise ile, boya ile ile, koku ile süsliyen eski zaman usta-' #1 olamaz. Artık onun işi güzel türk- çeyi, güzel bir atlet bedeni haline koy- maktır. Yani sanat adamı nesirde olsun, nazımda olsun detin güzelliğini keş- fedecektir. Bu hem tabii, hem de ince bir zevkin ifadesi olacaktır. Sadri Etem aa On sene ağır hapse mahküm edildi Kabataşta dostu Hayriye ha- nımı öldürmekle maznun Alinin Hafta mecmuası aleyhine i teşrinievele bırakıldı. İ lediyeye hakaret teşkil edecek bir Yazıyı yazan kim? Morg'un açtığı dava Hafta mecmuası (aleyhine mörg tarafından açılan davaya üçüncü ceza mahkemesinde ba - kıldı. Dava edilen muharrir Suat Derviş hanımdı. Mahkemede ha- zır bulunan Suat Derviş Hanım, yâzının Ensarı Bülent imzasmı ta- şıdığını, bu imzanın kocası Niza- meltin Nazif Beye ait bulunduğu: nu, kendisinin bu imzaile yazı yazmadığını söyledi. Gazete sa hibi İlhami Safa Bey; yazıyı Su- at Hanımın, zarfla getirip Semih Lütfi Beyin kitaphanesine bırak- tığını, kendisinin oradan alıp mecmuasına koyduduğunu, yazı» nm Suat Hanıma mı, Nizamettin Nazif Beye mi ait: bulunduğunu bilmediğini, fakat yazı müsved- delerinin saklı bulunduğunu söy - ledi: Neticede hapisanede bulunan Nizamettin Nazif Beyin'de gele » cek celseye çağırılarak (o yazmın | kime ait olduğunun sorulması ka- rarlaştırıldı ve muhakeme dört Hafta mecmuası aleyhine Belediyenin açtığı dava Belediye (o tarafından Hafta mecmuası aleyhine açılan hakaret davasına da gene üçüncü cezâ mahkemesinde > bakıldı. Dünkü celsede mecmüanın sahibi ve neş- riyat müdürü İlhami Safa Beyle, yazıyı yazdığı iddia edilen Peya- gi Safa Bey, hazır bulunuyorlar- kelime bulunmadığını, zaten ya" zı yazılırken böyle bir hakaret dü- şünülmediğini, Peyami Safa Bey de, yazıyı kendisinin yazmadığı» nı, fakat omecmuaya omensup olmak sıfatiyle, bu yazının kat- iyen hakareti tazammun etmediği» ni söylediler. Belediye avukatı Rami Bey, bu vaziyet karşısında mesele kalma dığını söyliyerek davadan vazgeç» tiğini, yazılmış bir feragatname ile bildirdi. Tarihi surlardaki tuğlalar sökülerek âlınıyormuş i — İstanbulun tarihi surlarındaki İ tuğlaların halk tarafından söküle- rek yapılarda ve duvar inşaatında kullandıkları anlaşılmıştır. Bum $ — VAKIT 38 EYLÜL 1934 — | İşe göre gündelik MA (Başnükaleden devam) Amele ücretinin indirilmesi ve» ya arttirılmasi işine gelince, bu e saslı bir prensip meselesidir. U- mumiyetle iş müesseseleri amele ücretlerini tayin ederken yapılan Ende ala “R ZZ RA Kapatılan Şehir yatı Türk eserleri mektepleri talebeleri Bütçe darlığı dolayısiyle şehir yatı mekteplerinin bir çokları ka- patılmaktadır, Şimdiye kadar ka- patılan mekteplerin talebeleri Ma- arif Vekâletine müracaat ederek kendi haklarında ne yapılacağını sormuşlardır, Şehir yatı mekteple- rinin sayısı bugün üçe indirilmiş bulunmaktadır. (İnkılâp lisesi talebelerinin şikâyeti İnkilâp lisesinde okuyan tale - belerden bazıları dün Maarif mü - dürlüğüne gelerek şikâyette bulun I muşlar ve mekteplerinden ayrıl- mak istedikleri için o notlarınm mektep idaresi tarafından aleyh- lerine olmak üzere tarif edildiği- ni iddia etmişlerdir, Maarif Vekâleti umumi müfet- tişlerinden Ekrem bey meselenin tahkikine başlamıştır. Mekteplerde Belediye intihabmm yakınlaş - masr dolayısiyle maarif vekâletin- den İstanbul maarif müdürlüğüne gönderilen bir tamim dün bütün mekteplere gönderilmiştir. İlk mekteplerden intihap hak- Münevverler dün Halke-| vinde bir toplantı yaptılar| Dün Halkevinde, memleketi - mizde neşredilen: ve henüz bir çoklarımızca tanılmıyan eserlerin tanıttırılması etrafımda konuşmak üzere münevverlerin iştirakile bir toplantı yapılmıştır. Toplantının sebebi Halkevi re- isi Hâmit Bey tarafmdan izah e- dildikten sonra Mehmet Emin, Uşaki zade Halit Ziya, Ağaoğlu Ahmet Beyler bu bahis üzerinde | fikirlerini söylemişlerdir. Neticede, toplantıda bulunan tanmmış münevverlerin, Türk e - serlerinden hangilerinin — telhis ve birer broşür halinde neşredile- ceğini, bu işin kimler tarafından ve ne kadar zamanda yapılacağı- | nı on beş gün içinde Halkevi reis- liğine bildirmelerine katar veril miştir, | Esrar kaçakçılığı yapân bir şebeke Gümrük muhafaza memurları esrar kaçakçılığı yapan altı kişi » ! lik bir şebeke yakalamış, zabıta « İ kına malik olmıyan talebeye yurt bilgisi dersleriyle ve o hafta oku- tulacak bütün dersler (Şehir mec- lisi ve belediye intihabı) mevzuu etrafında toplanacaktır. Muallim» ler derslerde intihap hakkında ta- lebeye malâmat verecekler ve in- tihap günlerinde faaliyetlerin bü» tün safhalarını tetkik etmek üzere rını tesbit edeceklerdir. Orta mekteplerde ! habı hakkında konuşacaklardır. Istanbulun kurtuluş sandıkların bulundukları yerlere gezinliler yapacaklar ve intibala- tarih ve yurt bilgisi derslerinde muallim - ler intihap gününden evel talebe ile şehir meclisi ve belediye inti- ya teslim etmiştir. Bunlar İzmitli Ali, Cahit ovekarısı Binnazla enişteleridir. Hüseyinin Feriköyündeki evinde beş buçuk kilo, Kasımpaşada kahveci Cahi- | din evinde de yedi kilo esrar bu- Hüseyin, lunmuş, müsadere olunmuştur. İskele kaydı ve dört amele yere düştü Aksarayda Sofular caddesinde | yeni yapılan bir binada (çalışan Davut usta ile amelelerden Meh: | met, Cemil, Emin iskelenin kay- ması neticesi yere düşmüşlerdir. Düşüş çok şiddetli olmuş, Davut usta ağır surette yaralanarak Cer. rahpaşa hastahanesine “kaldırıl- İ takdirde amelenin muayyen olan İ yevmiyeyi hak etmesi için artık i gündeliğini alamaz. Hafta son- İ ücretinden şu kadarı kesildi.,, de- bayramı münasebetile | mıştır. Diğerlerinin yaraları ha Altı teşrinievel İstanbulun kurs | fiftir. tuluş bayramıdır. Bayramda ya: pılacak merasim programını ha - zırlamak üzere gelecek pazartesi | günü belediye reis muavini Hâmit ! Beyin reisliği altnda bir komis « Ayasofya avlusunda mühürlenen kahveler Ayasofya camii ( içindeki üç kahve fenni ve sıhhi şartları haiz işi esas tutmak ister, Bilfarz iyi bir amele günde sekiz metre ku- maş, yahut şayak yapıyorsa, her ameleden o miktarda iş almağa çalışır. Onun için ameleye: “Sa- na yevmiye, meselâ şu kadar para vereceğim. Fakat sen de her gün şu miktar iş yapacaksın.,, der. Bu sekiz, yahut on saat çalışması de- gil, her gün sekiz, yahut on metre kumaş veya şayak dokumuş olma” sı lâzım gelir. Amele yevmiyelerinin bu su- retle tayini fabrikalarm menfaa- tinedir. Çünkü ameleyi çalıştır» mak için bin türlü kontrol tedbir- leri aramağa hacet kalmaz. Fab- rika her gün sonunda amele mev- cuduna göre muayyen olan işin yapılıp yapılmamış olduğuna ba- kar, Mantıkan yevmiyelerin böyle işle ölçülmesine amelenin itiraz etmesi doğru değildir. Şu kadar var ki fabrikanm her ameleden günde almak istediği iş derecesi makul olarak tayin edilmiş bulun- ması, meselâ fabrika günde sekiz metre kumaş istiyorsa, bu işi bir / amelenin muntazam şekilde çalrr şarak sekiz saatte yapabilmesi lâ- zımdır. Fakat bir fabrikanın ameleden istediği iş, sekiz saat değil, bazan on iki, hattâ on dört saatte bile başa çıkarılması mümkün olmaz.. O zaman amele muayyen olan larında kendisine ücret verilir- ken: “Bu hafta şu kadar metre kumaş noksan yaptın. Onun için nilerek amelenin eline daima ek- sik para verilir. Gündeliklerini | eksik alan amele sıhhatinin mü sait olmadığı derecede çalışmağa mecbur kalır. Ve neticede hastas lanır, ş Bütün bu izhatla şunu demek istiyoruz ki, İzmirde Şark Halı kumpanyasına ait fabrikada mey Şi dana çıkan ücret ihtilâf mahalli ği | ve münferit bir hâdise olmaktan ! olmadığından dolayı belediyece / ziyade umumi mahiyettebir mese- kapatılmış ve o mühürlenmiştir. i ledir. Onun için amele işlerinin Kahvehane sahipleri belediyenin | tanzimi sırasında bu prensip mez bu mühürleme işini tasarruf hak- | selesinin kontrolü için bazı esaslı larının kulanılmasına : bir müda- | tedbirlere ihtiyaç vardır. Ni | yon toplanacklır. Taşçılar dükkânlarının önlerine. tel gerecekler Taşçı dükkânlarının önleri a * hale mahiyetinde görerek mührün kaldırılması için Sultanahmet ü- çüncü sulh hukuk mahkemesine müracaat etmişlerdi. e Mahkeme çık olduğundan taşı © yontarken küçük parçalar dışarı sıçramakta, gelip geçenlerin yüzüne çarpmak dan sonra tahribatm önüne ge çilmesi için sıkı — tedbirler alına- muhakemesi bitirilmiştir. £ Su6 lunun on sene ağır hapse oveon sene umumi hizmetlerde kullanıl mamasma karar verilmiştir, caktır. Şimdiden dört sur bekçisi tayin olunmuştur. Bunlarm sayı. | lerde taş yontmaları bildirilmiş «| tenilen tazminat davasma © bak-| nasında vazifesi başında bulunasi sı gittikçe fazlalaştırılacaktır. ÇE me ar tadır. Şikâyet üzerine belediyece taşçıların, dükkânların gerileri « İ ne veya önlerine tel gerilmiş yers mührün kaldırılması isteğini red- detmiştir. Yalnız belediyeden is- tir. maktadır. z gi iz Mehmet ASIM yaya gitmiştir, Şevki Bey Yugos* lavya kralının Sofyayı ziyareti 6 7 1 — Kadıköy iskelesi civarı, | lerden pek çoğu kşamlar: köyün adak belli baş» | Marmarada batışını, i bir mesire yeridir. Kadıköylü- | retmej İ mişlerdir. 2 — Evvelce sade Bit- güneşin güzel | pazarma inhisar eden eskicilik, ği kendileri için zevk edin- yayılmağa, mahalle aralarına ka- | sına dönmekte olan Beşiktaş 80- | men genişlemiş bir haldedir. dar soğulmıya başladı. Resmimiz | 3 — Üsküdar - Kuzguncuk ye buradan sey- | #imdi şehrin diğer semtlerine de | de, yavaş yavaş bir eskici çarşı- | genişletiliyor. Bu yol bugün kı *kaklarından birini görüyorsunuz.

Bu sayıdan diğer sayfalar: