1 Mayıs 1937 Tarihli Yarım Ay Dergisi Sayfa 27

1 Mayıs 1937 tarihli Yarım Ay Dergisi Sayfa 27
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ıcem önü in: kurtuluşu ba- fedakârlığın enim için acı enden başka aşa, her kay- nekadar BSEv- e gönül dol. damadan ay- in, şu birbi: ından ayrıl- şar. titriyen sey söyledi. ik oldu. Seni aba, tabiata aş gibi, ikine hissiz le kül olan e hiiç birşey (55 ir adamdır. bebeklerim ik gözlerini decekdim?* ilmişim. Beş ndan sonra © gözlerimi açtığım zaman karşımda babami buldum. « Çok acı Kayım baba, dayanamı- yorum; kurtar ben O, şiddetle vuran alalim sinir ko- «Geçecek yavrum. Ge- e aş ağrısı, diş ağrısı.. hattâhasla ci- i gerlerimin yarasi geçebilir. Fen bütün bun- dan gelir. Fakat kalb ağrısı, © Buna asla imkân yok. Benim içimdeki Bü- © lend acısı geçmiyecek baba, geçmiyecek» K albim, bunları babama söylerken, kı- iş sık dudaklarımdan yalnız hıçkırıklar dökü- > lüyor. — Çiğdem, ağlama çocuğum. Ve ben, hâlâ için için yanan bir kor gibi yanıyorum. Uzun gecelerde göz ka- S paklarımı yakan yaşları kovmak için ne- ler, neler yapmıyorum. *i Bülend hayatımdan çekilip gittikten son- ra, dünyayı boşalmış sandım. Sanki çocuk: luğumdanberi hep onunla yaşamışım, bera- ber düşünmüş, beraber okumuş, beraber © gezmiş, ve beraber eğlenmişiz gibi ne yap- “© sam onu arıyorum, onu yakınımda görme- © mek gözlerime yaş getiriyor. Kitap okurken bazan bir satır, bazan 2 bir küçük kelime beni benden alıp gidiyor. Bülend köyde ne yapıyor? Zehra sevinçli mi ? Ayşe gürbüz, şen bir kız mı? Annesi ile babası bu dönüşe ne mâna veriyorlar? Bülend hayatını; ruhuna, kalbine, ka © fasına eş olmıyan bir kadınla nasıl doldu- ii ruyor, oyalanmak için neler yapıyor? e sonu alınmayan soru zinciri çil uzayıp giderken: «Ya sen ne yapacaksın, © bundan sonra ne olacaksın zavallı Çiğ- ge um. vi tn ne olacağım? al dadımdan duydum. Bir tay- © yareci benimle evlenmek için babama baş vurmuş, O da kızım biraz zaiftir. Sıhhatı © bozuk gidiyor. Birkaç yıl için böyle birşey düşünemiyeceğiz oğlum; diye karşılık ver- mi Dadım babamın bu sözlerini beğenme- miş. Her halinden, ortaya attığı her sör- den bu o kadar belli ki.. — Genç kızların zaifliğine, sararıp sol- masına hastalık denir mi? Bunlar gelip © geçici yağmurlar gibidir, Sen kendinle çok © başbaşa kaldığın, eğlenti yerlerinden, arka- daşlarından kaçlığın için böyle oluyorsun iğdem. Ben babanın yerinde olsaydım i geni çabucak evlendirirdim. Bı — Doğru üainalyoli dadı, Erkek karısından 5 "e, ilk canlılık ister. Bur: Neziin sinsi ini gülüyor — Bunları insana erkeğinden başka kim “ getirir? diyor, Ona soruyorum : — Peki dadı, sen niçin evlenmedin? Biraz kızararak düşünüyor, sonra: — Baban, benim için bunu Hiç düşünme- di Çiğdem. Bende tabii, mahalle kızı gibi, bolıçamı koltuğuma alıp gözümün gördü. güne kaçacak değildim. İçimden : «babam kitaplarından başka ne- yi düşünmüştür ki dadı, diyorum. adetin, senin yuva kurmak ihtiyacın.. z hayet birgün öpüp seveceğin yavrulara has- duyman, onun aklından bile geçme- miştir, » Dadım daldığımı görünce üzülüyor : — Kırıldın mı Çiğdem, sözlerime? — Yok hayır dadıcığım. Yanlış birşey söylemedin ki. «Sonra gülerek» Bu iş he- nüz kaybolmuş a dadı; diyorum. Ö- nümüzde yine Z: — Geçti e Giğdcer Eski tazeli- #im, eski rengim nerede? Demin dediğin gibi bir erkek evlenirken önce karısından Senin sa» gençlik ister. Zavallı Nermin. Mes'ut olmak için ne aşa buluyor da, yorulmadan bu yılları kovalıyo- ruz bilmem #*« Nerede küçük bir kız çocuğu görsem yüreğim kalkıyor. Bülend'in kızı böyle bir çocuk mu acaba? diye gözlerimi üstünden alamıyorum. Ayşe birgün hayattaki değe- rini anlıyacak mı acaba? nun için; kafalı ve pek iyi yürekli bir başına bağlayan içli bir genç kızın kendisi için saadetlerine kıydıklarınını öğrenecek, onun manasinı kavrayacak mı Bülend, kızını okutup yetiştirdikten son- ra, belki birgün geçmişte kalan bu acı gö- nül masalını ona anlatac Sus Bülend. İli kadar sus.. bunu kimse duymasın. Gönüllerimizde yaşayıp, bütün hayatı- mızea acı çektiren ve benliğimizi yakıp ka- vuran bu sevgiyi bizden başka kimse duy- masin. şkun sevgiyi, bu katlanılmaz ıstı- rabı dile düşürürsek, değerinden kaybede- ceğiz sanıyorum, Humma nöbetleri içinde s5 bekleyen bir ayıklayan, yavrusunun inillili uykusunu ana gibi, uyanmasından kor- karak bu sırrı saklıyorum. Bülend, sen de SUS. Sus ki içimizdeki bu acı, başka gönül lerde de uyanmasın. Sus, sus Bülend.., Sus uyanmasın!.., #* a Rüzgârlı, şimşekli, fırtınalı bir gece., Sular köpürüyor. Deniz, kendisinden baş- ka birtek şey görmek istemiyor gibi, hur- n. Kaynıyor, kabarıyor, gükreyor. Yalı- nın taşları yerinden sökülecek gibi. Geceyi yırtan şimşekler sinirlerimi alt-“ üst etti. Yatak odamdayım. Perdeleri in- dirdim. Camlara vuran yağmur damlaları, kalpten kalbe dökülen gözyaşları gibi, içi: me mahxunlu riyor oyu keğinlik İŞ yalnız kıyılarda parçalanırken en sesleri duyuyorum. Rüzgârın camlarda, p tırmalar gibi oğu iy gök gürlemeleri , diye düşünürdüm. Dinlediğim masalların te- siri ile, göklerde ölenlerin arkasından ta- biat böyle yas tutar, dövünür, çırpınır, haykırırd Biyadükce, göklerde yaşayan meleklere inanmaz oldum, Onun yerine her rüzgâr ıslığında . ve her şimşek çekışında genç, güzel bir kadının hayata doymadan gözle- rini kapadığını düşünmeğe başladım. Hayal ne garip şeyl.. Bu gece bir türlü gözlerime uyku gir- miyör. Büyük birşey bekliyor gibiyim. Ne, kim, nasıl birşey?.. bunun farkında değilim. Fakat hayatımda birçok şey ola cak, bir değişiklik çıkacax gibi geliyor bana. Dışarda fırtına gittikçe hızını arttı- riyor. Demin dadım, denizde yolculuk ya- panlara dua ediyordu. Şimdi kendimi en- ginde, ışıklı bir vapurda görür gibi olu- yorum. Köpüren, kabaran, kuduran sular karşısında çırpınan güzel, şık bir vapur. Yolcular korkudan büyüyen gözlerle biri- birine sarılıyor, ağlaşıyor. ocuklar, annelerinin teline başla rını saklayarak haykırıyorlar. Kaptanın inan veren sesi, bu önüne geçilmez korku dal- asını yenmiye çalışıyor. z 2 : ” ( Arkası var) sk ve Muayyen bir mühlet muteber giyik üzere, rek- | lâm için her türlü rozet siparişleri 1000 | fiyat ile kabul ederiz. Bu fiyatta gümrük masrafı dahildir. Teslimat Zigo, m Volta han No. 90 TÜRK LİRASI 55

Bu sayıdan diğer sayfalar: