19 Şubat 1955 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 31

19 Şubat 1955 tarihli Akis Dergisi Sayfa 31
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

sunu ortaya çıkaran kayıtlar buluna- caktı. Şikayetler, her zaman addedil- diği gibi, bir dedikodu ve çekememez- lik hududundan hakikatin kendisi olarak anlatılabilecekti Gelen cevaplar radyonun memle- ketin hemen her yerinde pek mükem- mel işitildiğini ortaya çıkarmıyordu. Mesela, bazı batı Anadolu şehirlerinde “zırıltılı" olarak işitilmekte idi. arkın en uzak bir ye- rinde radyo iyi ışıtılıyordu Bu de- mekti ki, Türkiye'nin en kuvvetli rad- yosu istenildiği gıbı işitilmekten uzak- tı. Düzeltilmesi lazımdı, her yerde aynı tonda ve netlikte işitilmesini sağlamak lazımdı. Bilfarz, Ankara'dan İstanbul'a göç edenler, yaz tatiline gidenler, An- kara radyosunu parazitsiz, gurultusuz ve temiz bir sesle işitmiyorlardı. Bu bir misaldi, bazı vilayetler hıç işiteme- menin derdi içinde idiler. Fakat, radyo gene de mahalli radyolara - Istanbııl İzmir - nispetle iyi idi. Şark ve garp musikisi bahsinde, gelen cevaplar, Şarkın lehine ağır ba- sıyordu, vatandaş şark — musikisinin arttırılmasını, düzeltilmesini ve mü- kemmel hale getirilmesini arzu edi- yordu. Mesela o kadar ileri gidiliyor- du ki, Hamiyet Yüceses'in radyoda söyletilmemesinden dolayı "küsenler" bile çık ordu. B I, vatan- daş bizim de defaatla belirttiğimiz üzere enstrumanlarıyla Türk musiki- fazla yapılmasını arzu ediyordu. Halbuki, radyo idarecileri fair türlü bu hakıkatı anlıyam ıyarak, radyoda tutmağa gayret ediyorlardı. Sorulan suallerden yüzde yüz evet ile cevaplandırılan bir diğeri de, rad- yonun sabahın yedisinden gecenin 24 üne kadar neşriyat yapıp yapmaması Sevilen ve sevilmiyen saatlere ge- len cevaplar, Naci Serez'in hazırladığı ve perşembe akşamları 20.30 dan 22 ye kadar devam "Müzik ve neşe" programını — "temize" — çıkarmaktadır. Bugün radyoda yenilik olarak yapılan, halkın iştiraki ramların en fazla t bu prog- ram olduğu, diğerlerinin ise, muayyen fair zümre tarafından beğenildiği bu anket ile anlaşılmıştır Hususi prog- ramlarda en faz y Müzik ve Neşe programına ait ıse, Daldandala prog- ramında reyler çekimserden "beğeni- yoruz" a kadar uzamaktadır. ıdarecılerı bu anketin kar- şılaştıgı alakay ate alarak, her vilayette fahri temsilcilikler teşkil et- meğe — kararlaştırmışlardır.. PBundan böyle, bu fahri temsilcilikler ile radyo- nun kontrolu mümkün olacaktır. Böyle fair harekete radyoevi için tarafından no şekilde, ve nasıl bir sempati hududu dahilinde karşılandığı bilinmiyor, ka- ranlıkta hareket ediliyordu. Bundan böyle ,bu anketin devamı sayesinde radyoevi çok muhtaç olduğu "kendi kendini" kontrol imkanına kavuşacak- tır. - B Kİ — D — u D — - 5 AKİS, 19 ŞUBAT 1955 s P Futbol Garip hareketler U zun boylu bir adam yanındakilere: — «Burası Habeşistan mı? Merkez hakem komitesi işin hakikatini arama- dan bir yabancı hakemi hem de oldukça agır sayılan bir ücret muka- bili memlekete getirmektedir. Bu adam ya tekaüt hakemidir. Yahut da memle- ketinde Jaysmer duruyordur. Yeni kaidelerden bihaber dedi. Hadise 2-2 beraberlikle biten Fenerbahçe - Adalet maçından sonra Mithatpaşa stadının alt koridorlarında cereyan ediyordu. Sözleri söyleyen zat, Fenerbahçe Umumi kaptanı Hayrul- lah Güvenirdi. Ve işin garibi bu soz- ler başına bir beyanat olarak verili- yordu. Gerçekten 2-0 galip durumda iken Avusturyalı hakem — Sipilet Fe nerbahçe aleyhine bir penaltı vermiş- Yerli hakemler buna değil penaltı çıft vuruş vermekten bile çekinirler- di. a, memleketin huyunu suyunu bilmeyen yabancı hakem bu kasti ha- rekete penaltıyı vermekte tere: etmedi. Hakem bu kararının cezasını gene bir Fenerbahçeli idarecinin tü- kürük yağmuruna tutularak ödedi. Tükürükten sonra Avusturyalı hakem Sipilet başına verdiği bir beyanatta dünyada bütün idarecileri memnun etmenin imkanı olmayacağını söylü- yordu. Burası hakikatti ama, doğrusu istenirse, surata atılan tükürük gayri memnunluğun bir tezahürü olarak ka- bul edilemez_di. Ayni hakem ertesi gün idare ettiği İstanbulspor - Galatasaray maçında İstanbulsporlulardan bir bu- . Hakem çiçekle tükürük acal ba nasıl bir münasebet kurmuştu? İşte bu nokta meçhul kaldı. Üçüncü hafta lig maçlarında Fener- bahçe Adalete bir puvan — kaptırarak ikinciliktten üçüncülüğe düştü. Pazar 0 R günü ise lig lideri Galatasaray İstan- bulspor maniasını çok güç aşabildi. Halihazırda Galatasaray birinci, Beşik- taş ikinci, Fenerbahçe üçüncü ve Ada- let de puvan cetvelinde dördüncü du- rumda bulunuyorlar. İkinci devrenin ü hafta karşılaşmaları. Puvan cetvelinde degışıklık yapabilecek ka- dar kritiktir Federasyon istifalardan sonra futbolu- kaderini dünün futbol yıl- dızlarının ellerine bırakmış bulunuyo- Hasan Polatın başkanlığında ku- rulan federasyon vazife taksimini ya- parak fiilen çalışmaya başlamış bulu- nuyor. Yeni federasyonun gençler tarafından teşkili, İstanbul da eski fe- derasyon azaları ve basında umumi- yetle tasvıp gormedı, denebilir. u mevzuda elif şahıslar tarafından söylenen sozlerı şöyle sıralıyabiliriz. Eski federasyon başkanı Ulvi Yenal: s insilevi — Umumi prensip olarak fede- rasyonların uzun ömürlü olmasını arzu ederim" dedi. Ulvi Yenal iş ba- şında bulunan idarecilerin kısa za- manda yer değiştirmesinden şikayetçi idi. Vakıa iş göremiyenleri o mevkide tutmak ne derece hatalı idiyse on- lara programlarını tatbik edemiyecek kadar kısa bir zaman bırakmak da o derece hatalı oluyordu. İtalyada Yu- nanistanda ve Macaristanda federas- yon makamım uzun zamandan beri ayni şahıslar işgal etmekte idi. Muh- telif vesilelerle yapılan temaslarda bi- linen isimlere tesadüf ediliyordu. Bu- nun güdümlü bir futbol sıyasetı takip edilmesinde rolü büyük: Eski federasyon azası Nedim Ka- leci ıse şunları söyledi : htiyarlar yapabılse, gençler bilse. I allah yeni federasyon bu iki meziyeti birleştirir." Bu sözlerin için- Seyircilerimizin teşviki Zurnada peşrev olmaz amma... 31

Bu sayıdan diğer sayfalar: