13 Ekim 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 21

13 Ekim 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 21
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

AVRUPA er şerrin altında bir hayır var- dır!.. Süve meselesinde bile Avrupa Bırlıgını yapmak için bir fırsat gören, mümin avrupacıların kanaati herhalde hu olmalıdır. Sü- veyş meselesi, Avrupahların men- faatlarının irleşi Amerikadan farklı olduğunu gostermıştı Hattâ Avrupanın üstünde dünyaya açık ayni zamanda çok ufak ve çok yük bir ada kalmayı prensip edın— miş İngiltere bile Süveyş meselesi dolayısıyla Avrupaya — sandığından çok daha yakın olduğunu hissetmiş- ti. Diğer umulmadık bir hadise Avru- palıların ümitlerini kuvvetlendirdi: Amerikalılardan fazla Amerika ta- raftarı ve bir numaralı hıristiyan olduğu kadar, bir numaralı Avru- palı olan Adenhauer birdenbire de- ğişmişti. İhtiyar Alman Başbakanı için Avrupa şimdiye kadar Rus bar- barlarına karşı yönetilmiş bir ha- reketti. Askeri veya fikri bir ko- münist işgalinden kurtulmak için Avrupa birleşmeliydi. Sadece yek- pare bir Avrupa, Amerikanın yanın- omünizme karşı bir kuvvet teş- kıl edebilirdi. Adenauer için Atlan- tik Paktı da Avrupa Birliği kadar mühimdi. Fakat Adenauer'in birdenbire "A- merikanın yanındaki birleşik. Av- ıdealını bırakıp, bir çok "Av- Fransızın tatlı rüyası "A- merika ve Rusyaya karşı Avrupa" idealine katılması herkesi şaşırttı. Neydi bu degışıklıgın sebebi?. Öyle anlaşılıyor ki "ihtiyar kurt” Ame- rikalıların yeni sılahlar muvacehe- sinde askeri olanlarını müttefikle- rine danışmadan değiştirmeyi dü- şunmesrne içerlemişti. — "Radford plânı" adıyla meşhur olan ve Ame- rikanın, hava kuvvetlerini azalta- rak atom silâhlarına ehemmiyet vermeye matuf plânından Adenauer nasıl otur da haberdar edilmezdi? O Adenauer ki Amerikaya sadakatin ne demek olduğunu göstermişti. A- merikaya danışmadan ufak bir jest yapmamış, sözlerine bir virgül ilâve etmemişti. Üstelik Amerikalı- lar Adeanuer'in vaadettiği 18 ay mecburi en askerlik hizmeti yerine, Alman halk efkârının tazyiki neti- cesinde 12 aylık hizmeti kabul et- mesine kızıyorlardı. Bu kadarı faz- laydı. Avrupa kendisini bizzat kur- taracaktı. Esasen Süveyş meselesi İngiltere ve Fransayı şimdiye kadar görülmemiş derecede yaklaştırmıştı. lmanya da İngiltere ve Fransanın yanında yer almalıydı. 1905'ten bu yana vuku bulan Fransız İngiliz anlaşmaları hep Almanyaya karşı yapılmıştı. İlk defa olarak ikili an- tant, yerini üçlü antanta bırakıyor- du. Bu tarihi Ur dönüm noktasıydı. AKİS, 13 EKİM 1956 BİRLİĞİ Yeni Avrupa fikri geçen haftanın başında Adenauer'in Spaak'ı ziya- reti sırasında, Brükselde verdiği bir nutukla ortaya atıldı. Bu fikir o za- mandan bu /—yana Avrupa turunu yapmaktadır n ve Dış İşleri Bakanı Selwyn Lloyd Parise geldi- ler', Adenauer ve Mollet Ren nehri üzerinde karşılaştılar. Bu haftanın içinde La Celle Saint-Cloud'da top- lanacak olan Alman ve Fransız tem silcileri, — İngiltereye — yapacakları teklifleri hazırlayacaklar. 1954'e dönüş F ransa ve Almanya, 1954'te Av- rupa ordusu ümitleri yıkıldıktan sonra Mendes-France'ın ortaya at- tığı bir projeyi canlandırmayı düşü- nüyorlardı. "Ol zamanlar" bu pro- je, Adenauer dahil, Bütün "Avrupa- cılara Avrupa Bırlıgının torpillen- mesi şeklinde gözükmüştü. Esasen Mendes-France'ın en büyük kaba- hati hadiseleri evvelden görmesi de- ğil miydi? Fakat o zamanlar Men- des-France'ın projesi Ingılterede iyi karşılanmıştı. Eden, ngılterenm yeni Avrupa Bırlıgıne (U.E.O.) ka- tılmasını “tarihi bir karar" olarak vasıflandırmıştı. Bundarı başka Men des-France, Avrupanın silâhlanma- sını bir elden idare edecek bir orga- nın kurulmasını istiyordu. U.E.O. Avrupalı "Avrupacı'ların iltifatına nail olamamıştı. Bunlar İngiltere- nin tamamiyle milletlerüstü bir bir- liğe katılmasını istiyorlardı. — Aksi halde Avrupa, İngilteresiz de olabi- irdi. "Altıların müşterek pazarı" ve "Atom Birliği - Euratom", yıl Mesina'da toplan ların "Eski dünya"nın birliğini kur mak için kararlaştırdıkları yeni bir met oddu. Hem de henüz Rusyadan korkulduğu bir Zzamanda siyasi ve askeri birliğin — muvaffakiyetsizliğe uğraması onları daha ihtiyatkâr yapmıştı. Gözler iktisadi sahaya çevrilmişti. PBakir bir mevzu olan atom, belki de Avrupayı birleştire- cekti. Diğer taraftan Avrupa mem- leketleri arasında gümrüklerin kal- dırılması için de kuvvetli bir tema- yül vardı. İnsanlar gibi mallar da serbestçe geçmeliydi. Vakıa Avrupa memleketleri milli menfaatlarını, Avrupanın menfaatından üstün tu- tuyordu ama ihtiyatlı hareket edil- diği takdirde bir anlaşma zemini bulmak mümkün olabilirdi. İşte Adenauer'in geçen hafta Brükselde verdiği nutuktan evvel durum buydu. Ş'md "Eurato üşterek nazar' fîkrrlerıne "Av rupa silâh birliği" İlâve edilecekti. Manş'ın karşı yakasında oğuk harbin artık sona erdiği herkes, tarafından münakaşasız- ca kabul edilen 1986 yılında İngilte- bir işbirliği terek pazar' bir rakıple karşılaşacaktı. daresı (0.E raflar resi üzerinde kafa yormaktaydılar. lan Fransız sanayicileri ' yuktur dıyorlardı nayicilerine göre diğer Avrupa mem Ye Birliği" hiç hoşuna gitmiyordu. Velhasıl Av- derdi. Amerikadan ve DÜNYADA OLUP BİTENLER NE ALEMDE? re, acaba "Avrupa silâh birliği"ni nasıl karşılıyacaktı? Birlik üyeleri- nin eşitliği fîkrını İngiltere kabul edecek iniydi? suallerin cevabı- nın menf olması muhtemeldı "Av- rupacı" Avrupalıların sadece basit fikrini bir türlü kabul edemedikleri gibi, İngiltere de mil- letlerin üstünde bir otoritenin emri- ne girmek fikrine bir türlü alışama- mıştı. lngıltere daha ziyade "Müş- Fkrıyle ılgılenıyordu Zira Avrupa bir gün i içinde gümrükleri kaldırır ve "Muş erek pazar" dışı memleketlere karşı ağır gümrükler koyarsa İngiltere hem kıymetli bir pazarı kaybedecek, hem de diğer pazarlarda daha kuvvetli O halde İngiltere "Müşterek pazar dışında kalmamalıydı. Fakat "Müşterek pazar"ın idaresi de tamamiyle mil- letlerüstü bir teşkilâta bırakılma- malıydı. Diğer taraftan, İngilterenin Commonweaith'e tanıdığı gümrük tavizleri muhafaza edilmeliydi. Halen Avrupa Iktısadı İşbirliği İ- n uzmanları ta- m mnun de cek bir hal ça- Diğer taraftan fiatları yuksek O- 'Müşterek pazar" fikrine — yanaşmak istemi- yorlar, "Bizim maliyet fiatlarımız- da si syal masrafların nisbeti bü- Bu Fransız sa- leketleri de "Müşterek pazar" açıl- madan önce sosyal masraflara Fran sa kadar ehemmiyet vermeliydiler. "Atom sanayicilerinin bir saha olan de Alman pyeni rupa Birliğinde 1947'den beri dere tepe düz gidilmiş, fakat henüz bir arpa boyu bıle yol alınamamıştı. Rus korkusu dah Avrupayı -Atlantik paktı hariç- bırieştirememıştı Rus ve Amerikan bloklarının ya- kınlaşmaya temayül ettiği şu gün- lerde, Avrupa iki bloka karşı müs- takil üçüncü bir blok olarak ortaya çıkabilecek miydi? Avrupalılar bu suale evet diye cevap vermeyi çok istiyorlardı. Fakat bu, Rusların da eh az Avrupalılar kadar hoşuna gi- Rusların 1954 tenberi takip ettikleri yakınlaşma "politikasının gayelerinden biri de Avrupayı A- merikadan ayırmak — değil miydi? Bandoeng memle- ketlerinden tecrid edilmiş bir Av- rupa, Rusların arayıpta bulamıya- cakları bir şeydi. Maamafih Bir. Dulles optimistti. Avrupanın Birleşmiş Devletlerinin Ayni medeniyet ailesinden olan A- merikadan ayrılamıyacağına inanı- yordu 21

Bu sayıdan diğer sayfalar: