10 Ekim 1960 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 10

10 Ekim 1960 tarihli Akis Dergisi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER "“— Ne o, yoksa mektup yazmaya mı niyetlisiniz?" diye cevap verdi. Suali, Milliyetin Adliye Muhabiri sormuştu. Gazeteciler odadan çıktıktan son- ra, Adalet Bakanı ve Divan Başkanı ile üyeleri bir müddet daha kumanda- nın odasında kaldılar. Duruşmaların tanzimcisi yorulmak bilmez Orhan Erkanlı ve sivil elbise giymiş Orhan Kabibay da aynı uçakta gelmişlerdi. Adalet Bakam ile Divan üyelerini Ye- şilyurt iskelesine götürecek vasıtayı bulma işi de Erkanlıya düştü ve T.H. Y. na ait mavi bir yolcu otobüsü bu- lundu. Otobüsün ön tarafında sağda- ki iki kişilik yere Salim Başol ve Ar- tüs oturdular. Başol pencere kenarını seçmişti. Aynı hizada sol taraftaki koltuklara ise Erkanlı ve Altay Ege- sel oturdular. Diğer üyeler de bindik- ten sonra, otobüs yürüdü. Otobüs yol- , Yeşilyurt iskelesinde F. 326 hücumbotu bekliyordu. o Eşyaların yerleştirilmesini müteakip, hücum- botu Yassıadaya hareket etti. Heybelide manzara üksek Adalet Divanı üyeleri Yassı- adada bir müddet kalarak duruş- malarla ilgili son hazırlıkları gördük- ten sonra Heybeliadaya döndüler. Heybeliadadaki Panorama Oteli, Di- van üyelerinin ikamet ve çalışmaları- na tahsis edilmiş, Adalet Bakanlığı tarafından üç aylığına kiralanmıştı. Otel, C.H.P. Adalar ilçe Başkanı Bahrettin Geyere aitti ve otelin ta- mamının aylığı 2000 liraya geliyor- du. Divan üyeleri otele yerleşmeden önce otelin çevresi telörgülerle çev- rilmiş ve her 20 metreye tam techi- zatlı nöbetçiler dikilmişti. Otelin si- vil personel ve bekçileri de değiştiri- lerek yerlerine askerler getirilmişti. I numaralı yasak bölge ilân edilen Panorama Otelinin panoraması buy- du ve otelin bulunduğu çevreden kuş dahi uçurulmuyordu. Nöbetçilere, en küçük bir hareket halinde ateş emri verilmişti. Ayrıca otelin 30 metre ar- kasında bir ışıldak merkezi yapılmış ve projektörler yerleştirilmişti. Pro- jektörler, sabaha kadar otelin denize bakan tarafını tarıyorlardı. Divan üyelerinin Yassıadaya gi- diş gelişlerini Acar motörü temin edi- yordu. Bir zamanlar düşük Bayarın Boğazda keyif çattığı Acar motörü- aijşn, düşük Bayarı yargılıyacak olan namuslu hâkimlerin emrine tahsis edilmesi, talihin garip cilvelerinden iskelesine yanaşıyordu. İskelenin in- şasına hızla devam edilmekteydi. Bu arada, iskele açığındaki mendireğin içinde bulunan balıkçı kayık ve mo- törleri de buradan uzaklaştırılmış ve 10 mendireğin içi temizlenmişti. Ancak, şimdilik' görülebilen omahzurlardan birisi, yeni iskelenin bulunduğu kıs- mın yasak bölge dışında kalması idi. Herhalde bu da düşünülecek ve iske- le yasak bölge içine alınacakta. Men- direk açıklarında deniz kuvvetlerine ait kruvazörler aleste bekliyorlardı. Avcı botları da denizden emniyeti te- min etmekteydiler. Yüce Divan üyeleri hiç kimse ile temas ettirilmediler. Yasak bölgenin dışından teleobjektifle' fotoğraf çe- kilmesin diye, otelin (pencerelerine bej renkli perdeler konulmuştu. Per- deler kapalı tutuluyordu. Akşam ü- zerleri devamlı çalışmaktan yorgun düşen üyeler, telörgülerle çevrili bu- lunan bahçede dolaşıyorlar ve günün yorgunluğunu sakin deniz havası al- makla çıkarıyorlardı. Bütün ihtimaller hesaplanmıştı, ama bir tanesinden hiç beri yoktu. Gazetecilerden ve yaban- cı gözlerden böylesine itinayla sakla- nan Panorama Otelinin tam arkasına düşen sarı badanalı evin üçüncü katı AKİS ailesine aitti ve oradan her şey kuşbakışı bütün teferruatıyla görülü- yordu. AKİS'in İstanbul ekibi san badanalı binada karargâh kurdu. Dosyalar arasında gstanbula giden Yüksek Adalet Di- vanı üyeleri orada kendilerini iki büyük dosyanın beklediğini gördüler. Bunların birincisi, İhtilâlin mânası- nı verecek olan Anayasayı ihlal su- çuyla alâkalı dosyaydı. Duruşmaların nabzı o dasya ele alındığında atacak- tı. İhtilâlin ne derece meşru olduğu ve nasıl haklı sebeplere dayandığı ancak o konu görüşülürken açıklana- cak hakikatlerle belirecekti. Sâdece Türkiye değil, dü i yordu. İkinci büyük dosya ise, kanlı bir facianın, İstanbul ve Ankara Ü- niversitesi olaylarının hikâyesini ih- tiva ediyordu. Bunlara haftanın so- nunda bir üçüncü dosya eklendi: Top- kapı Suikastı. Triloji, yunan traje- dilerini aratmayacak bir triloji oldu. Yüksek Adalet Divanı üyeleri derhal kolları sıvadılar ve çalışmaya koyuldular. Yapılacak ilk iş, duruş- maların gündemini tanzimdi. Yüksek Soruşturma Kurulunun kararname- leri bu sırada bastırılmış ve sanıkla- ra dağıtılmıştı. Duruşmaların 14 E- kimde başlayabileceği görülünce Di- van bir tebliğle bunu açıkladı. Açık- lanan başka bir husus, ilk günün gün- demiydi. Yüksek Adalet Divanı ev- Salim Başol , Amil Artüsle İstanbulda Gözlerin hedefi AKİS, 10 EKİM 1960

Bu sayıdan diğer sayfalar: