26 Şubat 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 17

26 Şubat 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 17
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

kararı kaldırılacaktır. Aksi takdirde pek çok milletvekili A. P. don istifa etmekte tereddüd etmiyeceklerdi. İşte haftanın ilk yarısında bu ka- rarda ısrar eden A. P. milletvekille- rinin yanına bile yaklaşmak o kaabil değildi. Fikirlerinden caymak bir ta- rafa sözünü bile ettirmiyorlardı. Dün. ya bir araya gelse kararların kaldı- rılması gerekliydi. Hele Irkçı Ekal- liyetin ünlü önderlerinden Evliya oğ- lunun neşesinden yanına yaklaşılmaz oldu. Şimdi pek dost göründüğü A- paydına, çarşamba günü öğle yeme- ğinde cakayla "— Teşkilattan aldığımız telgraf- ların haddi hesabı yok.. Kendini pek kurnaz sayanların silahı bazen böyle geri teper.." demiş ve pek neşeli bir kahkaha atmıştı. Tahsin Demiray Sözde lideri Ne var ki, haftanın İkinci yan- sında cuma günü aynı milletvekille- rini, bir başka şekilde (o konuşurken görenler pek şaşırdılar. Onların iti- razı ihraçlara değil, ihraçların gerek- çesineydi. Böyle bir gerekçe pek üzü- cüydü. Kaldı ki bunun kolayı vardı. İşin kolay yolunu bulanlardan İzmir milletvekili Nihat Kürşatın naklettiği bir hikâyeyi dinliyenler doğrusu ken- disine hak vermeden edemediler! Hi- kâye şöyleydi: TÜRKOFİS :119022 “AKİS — 19 AKİS, 26 ŞUBAT 1962 tinde M. Ali Ayta Hâlâ Ders Alınmadı mı ? Yolsuzluklar tahkik olunmasın mı? Elbette olunsun. Hırsızlıklar ceza görmesin mi? Elbette görsün. Haksız iktisaplar teşhir olunmasın m? Elbette olunsun. Bütün bunlara amenna! Ama şimdi geliniz, gürültüyle duruşmaları yapılacak olan -koca, Yüksek Adalet Divanında veya Anayasa Mahke- mesinde- şu dâvalara bakınız! Efendim, o Ethem Menderes var ya.. Hani, o hınzır hırsız. Bakan- ken, bakanlığa ait on tane ses alma şeridini almış, evine götürmüş. Gel- sin, hesabım versin bakalım. Bir de, görev suist,malcisi Celal Yardımcı var. O da neler yapmış, neler. Milli Eğitim Bakanıyken bir hocayı, homoseksüel diye şikâyet et- mişler. Yardımcı da tutmuş, adamı başka yere naklettirmiş. Ama adam, D. P. li de İmiş. Teşkilât tutturmuş, "Biz onu burada isteriz" diye. Ece, Celâl Yardımcı da partizan Bakan ya.. Homoseksüel hocayı hemen, par- tililerinin istedikleri yere iade ettirmiş. Hem de, aşağı yukarı bakanlığın hemen bütün yüksek kademelerini bu "kanunsuz muameleye suç ortağı ederek! Şimdi, bu korkunç günahın hesabı Yardımcıdan ta ona âlet olan yarım düzine memurdan sorulacak. Söylev misiniz siz? İş midir, bu? Yassıadada bir koca hesap veril- dikten sonra bir adamlar böyle suçlar için yeniden mahkemelere sürük- lendiler mi, herkes ne düşünür : "Suna bak, zavallıların bütün suçu buy- muş, demek! "Nitekim, hatası bugün herkes tarafından anlaşılmış olan o meşhur Köpek dâvaları, Bebek dâvaları 27 Mayısı zihinlerde ilk bulan- dıran hatalar olmuş ve başta dünya basını, herkes kendi vicdanında "Bu da iş mi, canım" demiştir. Böylece, sanki İhtilâlin bu yüzden olduğu ze- habı uyanmış ve başka, gerçekten utanılacak suçlar "hafıza-i beşer"de kaybolup gitmiştir. Tıpkı, İhtilâlden 15 ay sonra, Radyolarda "Haksız İktisap Teşhiri" adı altında tırnaklan sökülmüş bir takım tekmelere karşı bir söğme kampanyasının açılması gibi. Halbuki, başka herkesi bırakınız, İnönü ne kadar "Bu millet, kendi Radyosundan küfür edilme- sine tahammül etmez" demişti. Anlaşılıyor ki, kıza söylenenler gelin ta- rafından hiç, ama hiç anlaşılmamış. Hele sonda, o haksız iktisapların da bir arap saçı olduğu ve kimin gerçekten haksız iktisaptan suçlandırıla- cağı, kimin suçlandırılamıyacağı anlaşılamayınca fiyasko göklere yük- selmiştir. Artık bu hatalar bırakılsa ve biraz halk psikolojisi düşünülerek ha- reket edilse.. Hisler ve hasta ruhların tahrikleri bir kenara itilse. On tane bant ile bir homoseksüel öğretmenin partizanca nakli! Bu mudur, 1982 Türklyesinin büyük meselesi? Ama ne oluyor? Büyük mesele buy- muş gibi onun etrafında gürültü patırdı edilince, öteki bütün meseleler suyun altına kayıyor, suyun üstünde sadece bu kalıyor. Tabii, İhtilâle en büyük zararı vere, vere.. GÜmüşpalanın Maraş, seyaha- "— Bakın ihraç için kaç çA.P. Genel Bal- sebep kanından evvel şehre girmiş ve teş- kilata nasihatta bulunmuştu: — Paşa gelince 'af, af diye bağırın.. Ama bizim Paşan kula- ğI b adamakıllı bağırın da duysu Kür at, (o hikâyeyi IŞ naklettikten sonra ilâve etti; var, evvela Genel Başkana hakaret, saniyen parti politikasına aykırı ha- reket, salisen bozgunculuk o yarat- mak..." tamir milletvekili bunları o söyle- dikten sonra tilerini iki yana açıp, bütün A. P. milletvekilleri gibi boy- nunu büküyordu. 17

Bu sayıdan diğer sayfalar: