26 Şubat 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 22

26 Şubat 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 22
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

TARİH “Kudretli Albay" 13 Kasımdan evvel İstanbulda bir toplantıda Gün ola, harman ola Tezkanı seçti. Bu ideal arkadaşlığı, Haziranın ilk hatfasından itibaren çalışmaya koyuldu 21 aziranda, -inanılmaz şey- Gökhan Evliyaoğlu şöyle yazıyordu: 'Tarihin bu safha- sında işe el koymuşken Ordunun mü- esseseler kurmak, cemiyeti ahlaki bir filtreden geçirmek elbette memleke- tin bütün kompartmanlarını gözden geçirmek, gibi uzun işleri vardır. Bu dertleri halletmeden işi politikacılara bırakmak yanlış olur," 25 Haziran- da Havadis, Türkeşle Tezkanın re- simlerini birinci osayfada, iftiharla bastı. Şimdi Türkeşin ideal arkadaş- ları askerlerin işbaşından gitmeme- lerinin el ve "Bir Kısım Ba- sın"a ka . nin hararetli savunucusu "halindeydiler! Pe- yami Sefanın katılmasıyla daha da kuvvetlenince kampanya (büsbütün şiddetlendi. Havadis 4 Temmuzda "Bizim askeri idareye bir muhalefeti- miz yok. Hatta, askeri idarenin lü- zumuna ve devamına bir çoklarından daha fazla inanıyoruz" diyordu. o 8 Temmuzda, bir an önce seçim yapıl- masını isteyen Nadir Nadiye karşı Evliyaoğlu "Seçimler için vakit o er- ken!" diye haykırıyordu. 10 Temmuz- da ise, gazete şu tezi savunuyordu: "Milli bünyenin tesbiti, milli bünye- ye uygun müesseseler kurmak, tehli- keli, muzir cereyanlarla (omücadele etmek gibi işler var. Bu telaş neden? Önce hürriyet ve adalet cek, gerçekleşe- sonra milli dâvalar ele alına- sonra Demokrasi!" Eylül ayın- ise Gökhan Evliyaoğlu D. P. nin BE pe ve yeniden kurulma- sın en aretli oşampiyonuydu. Bütün bu aylar zarfında Gökhan- Hami ikilisi Alpaslan Türkeş ağzıy- la konuştular ve bugün Talat Ayde- mirin, yahut bir bakıma Bedit Faikin fikirleri olan fikirleri o savundular: Demokrasi ne oluyormuş, bizi askeri idare paklar! cak, da Bu arada bir yandan eski D. P. lilere kur yapılıyor, Gürselin veya başka bir Komite üyesinin o istika- metteki sözleri manşete alınarak D. P. lilere ümit, canlılık aşılanıyor, kütle olarak diriltilmeye çalışılıyor, diğer taraftanda C. H. P. nin yıp- ratılması için kesif faaliyet gösteri- liyordu. Havadis, Eminsuların ve 147'lerin tasfiyesinin en hararetli ta- raftan oldu, o konuda pek ateşli ya- zılar yazıp bu tasarrufları tıpkı sıralarda bir kuzey ülke elçisinin Ankarada yaptığı gibi- göklere oçı- kardı. 3 Kasımda Havadisin 8 sütun- luk manşeti şuydu: "Tasfiyeyi edenler çoğalıyor." O gün Peyam Safa da şöyle diyordu: "Bu kanun ha raretle tebrik edilmeye lâyıktır." İki büyük rakip Böylece, Türkeş kudretli makamın- dan sağladığı faydalarla kendi şahsi plânının ağlarını atmış oldu. Ancak, bu, biraz göle çalınmış maya mesabesindeydi. Zira, Türkeşin elin- de bir afaki kuvvetten başka şey yok- tu. Komitenin elinde kuvvet o bulun- duran üyelerinin adedi ikiydi; Ankara Komutanı Madanoğlu ve Muhafız A- layı Komutam Köksal. Halbuki onla- rın ikisi de, seçim, hem bir an önce seçimin şaşmaz, azimli ye kararlı, yeminli (o taraftarıydılar. Bir oparti kurma teşebbüsünün mutlaka karşı- sında yer alacaklardı. İlk Madanoğ- lu Türkeş, Köksal- Türkeş çatışma- ları bu sırada ve bundan dolayı baş- ladı. Bak, işin doğrusu ne ! Yassıada avukatlığını, erbabı bir mükemmel envestisman vasıtası ha- line getirmiş bulunuyor. En akıllıları bol para kazandılar. Daha az akıllıları, milletvekili oldular. Bunlardan biri, Üçüncü bir sınıf, hatıra ticareti yapıyor. Orhan Cemal Fersoy adında bir zat. Fatin Rüştü Zorlu- nun avukatıymış. İnsan, üstadın yazılarına şöyle bir bakınca talihsiz Zor- lunun niçin cezaların en ağırına mahküm edildiğini hemen arılıyor. Bu Fersoy, dosyaların çok kabarık olduğundan hep şikayetçi Efendim, dosyalarda hiç tutumsuz evrak olmuş. varmış. "Meselâ" diyor, "B. Metin Tokerin hapishaneden eşine ve eşinin hapishanedeki B. Metin To- kere yazdığı bazı mektuplar ki, bunları okumak dahi mahremiyete gir- mek hiç birimiz karıştırmadık!" gerçekten mektuplar Adnan mektuplar, hani vakt-i zamanında sahiplerine değil, Başbakan Adnan kim bilir hangi hikmetten, Başbakanlık e itinayla muhafaza etmiş- şimdi B. Aklıevvel Avukat İşte bir vi muhabere emniyeti. edilmiştir ve Adnan Menderes, kiye (o Cumhuriyetinin tir. Anlaşıldı mı, İşte, bir devrin Başbakanı, bir devrin mahremiyete riayet anlayışı. guliyeti” Ha, B. Aklıevvel Avukatın insanın hatırına geliyor: ada Sanıklarının dosyası içinde ne işi var? Kim Menderesin dosyasına konmuştur, okumak dahi mahremiyete girmek olan bu mektuplar "Bu mektupların, oYassı- koymuş onları oraya ii ” zira Menderese tevdi bunları Tür- İşte, İşte, bir devrin en "büyük meş- yaptığına mı ne denir ? Ne denecek : "kaş yapayım derken göz çıkarmak!" AKİS, 26 ŞUBAT 1962

Bu sayıdan diğer sayfalar: