26 Şubat 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 24

26 Şubat 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 24
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

DÜNYADA OLUP BİTENLER Doğu - Batı Çetin müttefikler B atı ile Doğu arasındaki betlerin sıklet oOmerkezi (Berlin meselesinden kayarak silahsızlan- ma dâvasında toplandığı bir sırada Başkan Kennedy hem içeride, hem dışarıda birçok problemlerle (o karşı karşıya kalmıştır. münase- Nükleer denemeleri durdurmak i- çin Cenevrede cereyan eden müzake- reler kesildiğine ve bu konuyu tek- rar ele alacak olan 18 üyeli komisyo- nun kademesi üzerinde el'an mutaba- kata yanlamadığına göre, Ameri- kan askeri çevrelerinin, yeniden at- mosferde nükleer denemelere başla- ması için Başkan üzerinde hatırı sa- yılır bir baskı yaptıkları kimsenin da herhalde bir aya kadar bir karar verileceğinisöylemiştir. Bu arada, 18 üyeli Silâhsızlanma Komisyonunun normal kadro ile mi, yoksa Dışişleri Bakanları seviyesin- e mi veya Krutçefin istediği bir zirve konferansı halinde mi top- lanması gerektiğine dair tartışma ve yazışma devam etmektedir. Taraf- sızlar da dahil olduğu halde, komis- yonun hangi kademede toplanması gerektiği üzerinde sarih bir fikre sa- hip olan yok gibidir Bu durum içinde General De Ga- ulle, Krutçefin silâhsızlanma için bir zirve konferansı teklifine cevap ver- miştir ve bu cevap Sovyetlerden çok, Batılı müttefikleri müşkül durumda bırakmış gibi görünmektedir. General De Gaulle, nükleer dene- meleri durdurmak için açılacak mü- General De Gaulle “Silâhlara veda!” zakerelerin beyhude olduğunu, an- bütün atom silâhlarının ve bun- ları kullanmaya yarayan vasıtaların yok edilmesi sayesinde O silâhsızlan- maya doğru ciddi bir adım atılmış o- lacağını ifade etmektedir. Fransanın bu mucip sebeple Ce- nevre Bu niş el etmedi- ği, ayrıca bu kon alar devam e- derken marin "ihtiyari olarak nükleer denemeleri durdurma kara- rma da uymadığı malümdur. Hatta denebilir ki, Sovyetlerin geçen Ey- lül moratoryomu bozarak yeniden denemelere başlamalarında ve dola- yısle müzakereleri bu günkü haline setirmeldinde, kendilerince, göster- dikleri sebepler arasında Fransanın bu tutumu da vardır. Sovyet Rusya, Amerika ve İngilterenin denemeleri durdurmuş olmalarına mukabil Fransanın Büyük Çölde yaptığı bir- kaç atom denemesinden umumiyet- le Batılıların faydalanmış oldukla- rım iddia etmiştir. Üç mü, dört mü? General De Gaulle Krutçefe verdi- ği cevapta, atom silâhları mese- lesini görüşmek üzere dört memle- ket mümessillerinin toplanabileceği- ni kademe zikretmeden kaydetmek- tedir. Bu suretle Fransa, "Atom Klü- bü"ne adaylığını koymuştur. Paris hükümteti, mademki başkaları bu si- laha sahip olmuşlardır ve bunu ko- lay kolay terkedeceğe benzememek- tedirler, o halde Fransanın da nükle- er silâha sahip olması zaruridir fik- rinden hareketle böyle bir jeste baş- vurmuştur. Ancak Fransanın tam bir nükleer arsenala sahip olmadığı da muhakkaktır. General De Gaulle bu noktayı da şöyle karşılamakta- dır: "Atom silâhlarına sahip olan ve- ya sahip olmak durumuna giren memleketler" demek suretile işi hal- lettiğine kaanidir. Ama bu durum- da olan başka memleketler de varmış, bunlar işleri büsbütün karıştırabilir- lermiş, bu husus General De Gaulle'ü İlgilendirmemektedir. Nitekim, Gene- ralin ileri sürdüğü fikirlerin genel ola rak Batılı tezinden uzağa, buna mu- kabil Krutçefin tam ve genel silâhsız- lanma diye adlandırdığı ve teklif et- tiği sisteme ise yakın düşmesi de ke- za bir mahzur telâkki edilmemiştir. Vakıa şudur ki, Parisin cevabı ger- çi Moskovayı tam manasile tatmin etmemiş, fakat buna mukabil Ameri- ka ve İngiltereyi oldukça zor durum- da bırakmıştır. Diğer bir bozukluk Berlin vs Almanya meselesinde Sov- yetlerin sabırla bekler gibi görün- meleri çeşitli şekilde yorumlanmak- tadır. Evvelâ deniyor ki, Sovyet Rus- ya seçim kampanyası telâşı içindedir. Bu yüzden diğer meseleleri her za- manki gibi sıkı takip etmez olmuş- tur. Bu nisbi süküneti Sovyet bloku i- çindeki huzursuzluk ve ihtilâflarla izah edenler de vardır. Nihayet bir kısım müşahitlerin kanaati de Sov- yetlerin Batı safındaki görüş farkla- rının gereği kadar gelişmesini bekle- dikleri merkezindedir. Bir bakıma bu son fikrin destek- leri vardır. Federal Batı Almanya Başbakanı Adenauer bir süreden be- AKİS, 26 ŞURAT 198

Bu sayıdan diğer sayfalar: