13 Kasım 1964 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 9

13 Kasım 1964 tarihli Akis Dergisi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

kiyeyle ilgili haberleri fransızcaya ter cüme eden ve diplomatlarımıza veren kadıncağız bir kaç gün sonraki kok- teylin davetiyelerini yazmakla öylesi, ne meşguldü ki fırsat bulup Pravdaya gazetecilerin önünde, saten dört say- i Pravdayı (o karış- tırdı ve Erkinin gelişiyle ilgili haberi bulup mealen tercüme etti aber resmi gazetenin üçüncü Say fasının dibine sıkıştırılmıştı ve Tür- kiye Dışişleri Gromiko tarafından karşılandığını bil- diriyordu. Ne bir fotoğraf ne bir tef- sir, ne bir tafsilât vardı. Aslında rus am a N bizim ga zeteciliğimiz ıdır. sayfalık Pravdanın birinci yi hemen dai- ma memleket içi ve Komünist Parti ile ilgili haberlere ayrılmıştır. Hadise- lerin fazla büyütüdüğü pek vaki değil dır. Aksi yolu rus gazetecileri ' sasyon" saymaktadırlar. Buna rağmen bu işten anlayanlar Pravdadaki habe- rin şekil ve yerine bakıp şu teşhisi koy dular: Ruslar ihtiyatlı bir tutum ta- kınmış bulunuyorlar. Bu gerçek, saat 10'da Sovyetler Bir- liği Dışişleri Bakanlığında, Gromiko- nun nezdinde başlayan müzakerelerde kendisini hissettirdi. Gromiko, mutad “hoş geldiniz" lâflarından sonra Rus- yada âdetin evvelâ misafiri dinlemek Bakanının geldiğini, KULAĞA KÜPE Ne teşhis, bree! Tekin Arıburunun son hadise- lere koyduğu teşhis: "İk- tidar memleketi Rusyanın ku- cağına atmıştır!" Bu ne devlete adamlığı, bu ne feraset, bu ne zeka, bu ne dış. politika anlayışı, bu ne se- zİŞ.. Ama durun canım, da bunlar olmasaydı AP'nin Genel Başkan adayı diye ismi ortalarda dolaşır mıydı? O başa, elbette ki bu traş. adam- olduğunu söyledi. Anlaşılıyordu ki rus- lar önce türklere bir teşhis koymak is- tiyorlardı. e Feridun Cemal Erkin ol- dukça rahat bir tarzda "Madem ki öy- le, o halde Kıbrıstan başlayayım" de- di. O gün, hemen hemen mesai baş ka bir ş şeye temas edilme Herkes ötekini yokluyor Feridun Cemal Erkinin Kıbrısla il- gili olan ve bir saatten fazla süren izahatı türk-rus görüşmelerinin ka- YURTTA OLUP BİTENLER derini tayin eden bir uvertür oldu. Türkiye Dışişleri Bakanı meseleyi ba- şından aldı ve gerçekleri büyük bir sa- mimiyetle gözlerin önüne serdi. Bu a- rada Sovyetler Birliğinin bu konuda- ki davranışından da şikayet etti, da- Krutçef Sovyetler Birliğinde yüzlerce milletin, bir arada ve karşılıklı saygı esası üzerine müstenit bir idare altın- da yaşadıklarını söylemişti. Bu idare bir federatif idareydi, Rusya, Krut- çefin bu demecindeki fikirleri benim- semekte devam ediyor muydu? Gromiko zaman zaman müdahale- ler yapmaktan geri kalmadı. Bunlar daha ziyade zemin yoklaması ve ni- yetlere, doğru teşhis koymak hedefini güdüyordu. Meselâ, Sovyetler Birliğin- de milletlerin bir arada, federasyon şeklinde yaşamaları konutunda "Ama, sosyalist bir sistem içinde.." müdaha- lesini yaptı, Erkin kendisine gerekli cevabı bulup vermekte güçlük çekme- di. Daha sonra, Türkiyenin jet uçağı göndermesi, bombardıman etmesi, as- keri tehditler ileri sürmesi de Gromi- ka tarafından "dış müdahale" olarak vasıflandırılmak istendi. Erkin o bah- si de başarıyla kapamayı bildi, Gromu- koya şunu sordu : "Eğer bir yerde rus- lar başkaları tarafından imha edilmek istenilirse Sovyetler Birliği ne yapar? " Sovyet büyüklerinin Moskova sokaklarındaki resimleri Asil kuvvetli olan partidir. AKİS, 13 KASIM 1964

Bu sayıdan diğer sayfalar: