23 Ekim 1965 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 21

23 Ekim 1965 tarihli Akis Dergisi Sayfa 21
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

AKİS Düğünde politika Geçirdiğimiz hafta Senato Başkanı nver oAkanın kızı Gülsün Aka evlendi. Damat, Orta Doğu Üniversite si Mimarlık Fakültesinden Enis Kor- tan, Ankara Palasta yapılan nikâh tö- reninde bütün politikacılar buluştu- lar. AP'lilerin ağızları kulaklarınday- dı, tabii. CHP Genel Başkanı ile AP Genel Başkanı uzun zamandanberi ilk defa karşılaştılar, nikâhta tanık- lık yaptılar. Yakın arkadaşları ara- Demirel, salona girince, kadar kizanği, eline ve boynuna sarıl- mak için yarış eden AP'liler arasında o da bir damada benziyordu. Gülsün Aka, Ankaranın güzel, iyi yetişmiş gençkızlarından biridir. Ge- linliği de doğrusu çok güzel olmuştu. Saçlarını tepeye toplamış, topuzuna or- kideler iliştirmişti. Eteği saten, üstü güpr dantel gelinliğini oOMithat Paşa Enstitüsü öğretmenlerinden biri dik- miş. Bayan Aka gri danteller içinde şık bir kayınvaldeydi. Kendisini gören- ler, hemen fısıldaşıyorlar, yakında Se- nato Başkanının değişeceğini konuşu- yorlardı. Senato Başkanlığına Ürgüplü gelecekmiş. Ürgüplü, nikâhın en müte- bessim (o erkeğiydi. (o Nigâr Ürgüplü de hayatından çok memnundu, yanında- kilere gelini Pazileden bahsediyordu. Düğünde CHP'lüerin sayısı da hay- li kabarıktı. Kemal Satır, Turhan Fey- zioğlu, İsmail Rüştü Aksal, Emin Pak- süt, Cihat Baban, Nihat Erim, "Orta- nın solu mu, sağı mı?" hikâyesine ni- kâhta da devam ettiler. AP'liler ise başka hikâyeler peşindeydiler. Birbir- lerinin koluna girip, hayâllerinde Ba- kanlıkları paylaşıyorlardı. Dışişleri Ba- kanı Hasan Işık oldukça geç geldi. Ba- zı gözler hemen, Settar İkseli aradı Eski Bonn elçisi, şimdiki İzmir millet- vekili İksel, salonun bir köşesinde Şi- nasi Osma ile konuşuyordu. Tabii, çok neşeliydi. Ancak, Bakan olması bahis konusu değilmiş. Düğünde dolaşan söy- lentilere göre, AP'liler mahkemesi de- vam edenlerin Bakanlık koltuğuna o- turmasını doğru bulmuyorlarmış... Düğünün misafirleri arasında dip- lomatlar da çoktu. o Sefirelerin çoğu şapka giymişlerdi. Zira protokol böyle istiyor. Protokol Genel Müdürü Halük Kuranın eşi de başına bir çiçek kon- durmuştu. Kalabalıktan, kimin ne giy- diği çok iyi seçilmiyordu. Buna sevi- nenler de vardı, üzülenler de... Bayan Demirel sevinmiş olacak. AP Başkanı- nın eşi çok şık sayılmaz. Omuzunda gü- 23 Ekim 1965 Gülsüm Kortan Haftanın gelini fakat elbisesini kim- Şıklık rekoru, sefireler- zel bir etol vardı, se beğenmedi. deydi! Defile hazırlığı Faize Moda salonunun sahibesi Se- vim Baban Avrupadan döndü, defi- le hazırlıklarına başladı. Ankara, İs- tanbul ve İzmirde üç defile yapacak- lar. İstanbulda şu aralık defile fur- yası var. Terzi Muallâ ilk defileyi yap- tı, onu Butik Canan ve İhsan hanımın defileleri takibediyor. Fakat Faize Mo- da salonu bu mevsimi büyük bir id- diayla açıyor; Paristen orijinal kumaş- lar getirmişler, moda dergilerinde gördüğümüz modellerin hepsini oriji- nal kumaşlarıyla hazırlıyorlarmış. Fa- izenin Ankaradaki defilesinde yeni bir manken de tanıtılacak. Meydan Sahnesinde hüzün Kartal Tibet, Karaoğlan olunca, Mey- dan Sahnesinden ayrılmak zorun- da kalıyor. Yakında bir veda kokteyli verip Ankaradan da ayrılacak. Mey- dancılar bu gidişe hem seviniyor, hem üzülüyorlar. Kartal Tibet bakımın- dan parlak bir gidiş, ama Meydan sah- nesinin yıldızlarından biri sönüyor. Bakalım, onun yerini kim alacak? Ge- çirdiğimiz hafta Ankara pavyonların- da Meydancılara çok sık rastlandı.İn- TÜLİDEN HABERLER tim ve Süreyya pavyonlarının pistle- rinde modem dansrekorunu Kartal Ti- bet kırdı. TabiiburdeAyşe Kulin... Süreyya pavyonunun açılışında pistin kraliçesi bu güzel duldu. Hararetli günler İstanbul milletvekili (o Coşkun Kırça ile Beyhan Köprülünün barışma ih- timali kapandı. Kırca, yakın ar- kadaşı Özcan Ergüderin kardeşiyle ni- ir düğün havası esiyor. Ba- bası ve kocası yüzünden politikadan uzaklaşan genç dul, yakında müspet ilimle ışıklanmış bir erkekle evleniyor. Açıklama 591 sayı ve 16 Ekim 1965 tarihini ta- şıyan derginizin, Tüli'den haberler başlıklı kısmının 29. sahifesinin son kısmında, "Derdin büyüğü" başlığını taşıyan yazının tamamen hayâl mah- sulü olduğunu üzülerek iletmek iste- rimi Sayın hanım muhabirinizin doğ- rusunu yazabilmesi için işini kolaylaş- in Basın toplantısını, başkan olarak ben yaptım, fakat öfke yerine hakikatleri konuşturdum. Akis muhabirini aramızda görmeyi çok ar- zulardım. Bu toplantının neticesi, ka- mu oyunda değerlenmek üzere mah- kemeye intikal etmiş bulunmaktadır. Devlet Tiyatrosunun bütün galala- rını süsleyen çiçeklerin en güzelini TOTSİS adı tamamlarken, sayın gaze- tecimizin bulunamamasına doğrusu çok üzüldüm. Eğer, TOTSİS'in böyle bir gayesi olsaydı, hiç zorluk çekmez- di. Gerekirse, toplu iş müzakerelerinin sonunda bu yol da denenecektir. Sen- dikamızın yalnız Devlet Tiyatrosu için- dehalenöllüyesivardır, hergün de artmaktadır. İstanibuldaki özel tiyat- rolar, şehir operası ve şehir tiyatrola- rı ile birlikte mevcudumuz 1500'ün ü- zerindedir. Zannedildiği gibi, kaybe- dilmiş bir dâvamız, Allaha şükür, yok- tur. Düzeltilmesini rica ederim. Saygı- larımla. Genel Başkan Müjdat Kutucuoğlu 29

Bu sayıdan diğer sayfalar: