15 Temmuz 1967 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 5

15 Temmuz 1967 tarihli Akis Dergisi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

HAFTANIN İÇİNDEN Kıbrısta ihtilâl olursa.. İhtimaller üzerine fikir yürütmek yetkili ve sorumlu kimselerin sevmedikleri bir iştir. Hadise gerçek- leşmeden, o hadise AM ne yapılacağı dü- şünülür ama, söylenme Kıbrısta beklendiği bildirilen olaylar Türkiye ba- lonundan bir hazırlığı gerektirmektedir. Bu satırla- rın yazan ne yetkili, ne sorumlu olduğuna göre istik- balin ne şekilde gelişeceği hakkındaki fikirlerini açık- ça söyleyebilir. Atinada tasarlanan, anlaşılıyor ki Enosistir. Eno- SİS için de yunan ihtilâlcileri bir klâsik "İhtilâl me- todu"na, emrivâkiye güvenmektedirler. Kıbrısta çok sayıda yunan kuvvetinin bulunduğu bilinmektedir. Bu kuvvetlerin çapı, meselâ Türkiyeye endişe verecek bir büyüklükte değildir. Ama Makari- osun Kıbrıs Ordusunu derhal omatedecek güçtedir. Niyet, bu askeri birlikler vasıtasıyla Makariosu ve idaresini bertaraf etmektir. Makarios Atmanın gözünden niçin düşmüştür? Bu sualin cevabını mazide aramak lâzımdır. Ma- karios Enosisi hep, Lefkoşedeki kudretine eşit bir kudreti Atinada bulmak ümidiyle İstemiştir. Böyle bir ümidi bulunduğu devrelerde Enosise şiddetle ta- raftar olmuş, ümidi gölgelenince Kibrisin bağımsızlı- gından dem vurmuştur. O zaman Birleşmiş Milletler üyeliği, müstakil devlet niteliği Papaz tarafından ha- tırlanmış, ama Papaz bu devlette iki cemaat değil, bir çoğunluk ile bir azınlık bulunduğu tezini savunmuş- Atmadaki askeri darbe, şu anda Makariosun ha- yallerinin suya düşme sebebidir. Atinada yunanlı poli- tikacıların kudret kazanmaları henüz düşünülemez- ken bu kudretin hırkasının Makariosa giydirilmesi hiç muhtemel değildir. Sezar Romada ikinci olmaktansa kendi küçük eyaletinde birinci olmayı tercih ettiğini saklamamıştı. Papaz için Atinada ne ikincilik, ne üçüncülük, hattâ ne bir sıra bahis konusudur. Yuna- nistanın askeri ohâkimleri şimdilik kendilerinden başka kimseye hak tanımamaktadırlar. O bakımdan Papaz, Kıbrıstaki Devlet Başkanlığı statüsünü sür- dürmeye bakmaktadır. Bunun yolu ise, Enosis teker- leğine çomak sokmaktır. Atina Hükümeti acaba sanıyor mu ki Türkiyeye Enosisi kabul ettirtebilir de, bunun manii bir Maka- riostur? Böyle ise, hayal içindedir demektir. Eğer Ati- na, Enosisten Birinci Achcson Plânım anlıyorsa, Tür- kiye bu "Enosİs"e taraftar bulunduğunu çoktan açık- lamıştır. Ama bunun gerisinde ve Enosis denilebile- cek hiç bir çözüm yolu Türkiye tarafından kabul edil- meyecektir. O halde Atina Makariosu, Türkiyeyle an- laşmak için değil Kıbrısı işgal etmek için devirecektir. 15 Temmuz 1967 Metin TOKER Bu, çok mükemmel ve kesin neticeli bir hal ça- residir. Zira yunan kuvvetlerinin harekete geçmesiyle birlikte türk kuvvetleri de harekete geçecek, Adanın yunan kesimini Yunanistan, türk kesimini Türkiye alacak ve dâva böylece sona erdirilecektir. Her hat de Yunanistan bu darbeyi yaparken Amerika ve onun 6. Filosu Türkiyenin seyirci kalmasını isteyecek ka- dar akıllarım kaçırmamışlardır. Zaten, Türkiyede bir amerikan dostu İktidar ve Başbakan varken, Ameri- kanın Türkiyedeki itibarı bir cilaya şiddetle 'muhtaç bulunurken takınacağı pasif durum Washington'u se- vimli hale getirecektir. Bunun yanında, Demireli ile Turalın çalımlı "Kıb- rıs Fatihi" unvanını paylaşmaları ve AP.'nin seçim şansının kuvvetlenmesi her halde Atlantiğin ötesin- deki dostumuzu rahatsız etmeyecektir. Burada bir mesele, Sovyetler Birliğinin ve Birleş- miş Milletlerin alacakları vaziyettir. Sovyetler Birliği İçin Kıbrıs uğurunda hem Yunanistanı, hem Türkiye yi darıltmak iyi bir politika değildir. Ancak Sovyetler Birliğinin Ortadoğuda bir durumu vardır. Araplar endi hezimetlerinin sorumluluğunu Rusyaya yükle- mek isterlerken Moskovanın, bağımsız bir devletin silâh kuvvetiyle haritadan silinmesi karşısında süküt etmesi az muhtemeldir. Bilinmeyen, gürültüde Sov- yetler Birliğinin nereye kadar gideceğidir. Ancak, İşin, Birleşmiş Milletleri de ilgilendirecek bir özelliği vardır. Kıbrıs bağımsız olmasına bağım- sızdır ama, Kıbrıslı diye bir millet yoktur. Ülke hal- kının bir kısmı yunanlıdır, bir kısmı türktür ve bun- lar kendi anavatanlarına katılmak istemektedirler. "Biz Kıbrıslıyız" diye dâva yürütmek için ortaya çı- kacaklar bir avuç idareciyle komünistlerden başkası olmayacaktır. Paylaşma, iki cemaatin ezici çoğunlu- gunu memnun edecektir. Bu suretle aslına, mille- tin arzusu hilâfına bir şey yapılmış olmayacak ve Sovyetler Birliğinin de, Birleşmiş Milletlerin de mü- dahalesi için sebep bulunmayacaktır. Yunanistan acaba bize der mi ki: "Siz bir as- keri müdahalede bulunmayın. Biz Lefkoşede Maka- riosu halledelim, o zaman bir Taksim esası üzerinde sizinle anlaşmamız işten değildir.." O zaman Ankaranın cevabı şüphesiz şu olacaktır: "Canım, bu kadar yorulmaya, atları arabanın arkası- na koşmaya ne hacet? İki ameliyatı bir defada yapa- rız, kanserli noktayı kesip atarız. Madem ki, sizin de niyetiniz, adı Enosis de olsa Taksimdir..' Her halde Kıbrısa bir askeri yunan müdahalesi, hattâ bir "iç hadise" şekli de verilse, Türkiyeyi hare- ketsiz bırakmayacaktır ve o şartlar içinde bunu 6. F lonun bile önlemesi mümkün olmayacaktır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: