28 Ağustos 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6

28 Ağustos 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kasımpatı veya krizan- temler nasıl e ? Sonbaharda, çiçekler 0- Tup döküldükten sonra, bunların yerlerini güzel renkli, katmerli, gösterişli çiçekler olan kriyantemler işgal eder. menşel Japonya, bihasa Gin ve Hindi Çini memleketleri ir. Bundan bir iki asır evvel İngiltereye, oradan Belçika ve Fransaya, Kasımpatı, krizantemler soğuğa muka- yim, her hasusta müşkülpesent olmüysn Şiçeklerdir. Krizantemler; tohumları, çelik, kök sür- mi cinsler elde edileceği vakit müracaat edilir. ağn fideler ei yeme 4 santim aralık ve- yg EM muhafazalı yerlere yerleştirilir. Kış za- manına kadar bunlar Köklenirler ve filia, sürerler. Pek fazla soğuklarda çelikleri havi san- Gıkların içeriye alınması lâzımdır. Kökten ayırma usulile çoğaltmak — Koş başlangıcında veya ilkbaharda havalar xınmaya başlayınca krizantemlerin anı köklerinin yanlarından sürmüş olan dal- Tarı tefrik olunurlar, Bunlar ya saksılara yeya bahçelerde, asıl yerlerine dikilirler. Krizantemlerin köklerinden, diplerinden mayıs bidayetine kadar yapılır. e dikmek daha Krtzantemlerin ve çeliklerinin sevdiği toprak; 1/3 nisbetinde çürümüş yaprak ve gübre, 1/3 nisbetinde çürümüş gübre ile Karışık toprak, bir kım ince kum ile ka- Yıştırılmış topraktır. Gerek tohumlardan yetiştirilen ve gerek çelikleme ile, kökten ayırma suretile sak- &lara dikilen krizantemler, mayıs niha- yetine kadar olduğu gibi bırakılır. Bilâha- Fe topraktan 15 santim yukarıdan kesi Yir. Köklü nebatlar, 12 - 15 santim kut- runda daha büyük saksılara sktarılır, ha- ziran nihayetine kadar yerlerinde bırakı- bır. Bu defa ikinci sürgünün üzerinde çüncü, dördüncü gözden tekrar filiz kır- tı yapılır. Sonradan meyda- (AKŞAM) ın edebi romanı DA gelecek dallardan, yalnız 3 - $ tanesi bırakılır, diğerleri kesilip atılır. Büyük kanen vermesine, iri çiçek açmasına burun. tesiri çoktur. İcap ederse, 24 - 25 santim kutrunda daha büyük saksılara da nak- kime ve artık ilelebed burada ka- ” Yazla olarak sürecek dallardan 4-5 tanesi bırakılır, diğerleri hazfolunur. İ)kbahardan itibaren arasıra sulamak lazımdır. Krizantemlerin kurağa taham- mülleri yoktur. Sulanmazlarsı bozulurlar. Bahçeye çıkarılacak saksıların toprağa gömülmesi rütubetin muhafazası bakı. mmdan çok iyidir. Dajlarda teşekkül edocek çiçek koncala- de her dalda açılacak çiçekler mükemmel ve Ari olur, Meyva, ağaçlarına olduğu gibi krizan- temlene de kalem aşısı yapılabilir. Krizan- temlerin envat pek çoktur. Aşağı yukarı 3 - 4 bin nevi vardır. Bilâhare bunlardan ayrıca bahsedeceğiz. Yabani gü iere, durgun göz aşısı nasıl yapılır? Yabani gülleri ehilleştirmek, güzel çiçekler elde etmek maksadile, bunla- rn güzel, zarif, cins güllerle aşılan- Maları lüzmdır. Yabani güllere tatbik edilen aşı ekseriyetle göz ve- ya kalem aşısıdır. Göz aşım iki mev- simde ve İki suret- 1e yapılır. Biri ilk- baharda, ki buna rem aşısı derler, bii durgun göz ansıdır. Her iki aşı da ayni şekilde ve &yni suretle yapılır. Göz ağılarından, en makbulü ve en emin Olanı, sonbaharda, bu aylarda yapılan durgun aşısıdır, ki, şu şekilde yapılır: Resmimizde görldüğü gibi, yabeni gülün her hargi bir a dalının düzgün bir b noktasına T şeklinde bir yarık yapılır ve yarık odun kısmına kadar çızılır, Çağının kemik ucu ile kabuk kaldırılır, bunun içe- risine, ehii, cins kalemden çıkarılan © gözü, şekilde görüldüğü gibi alır, yap- rağın kursu kesilir. Yalnız sap kısmı bı- Takılır ve bu güz, sol ele alınarak, yapılan yanığın işine yerleşir ve resmimizde da görüldüğü gibi, Rafya veya Yün ipi iplikle bağlanır. Ebi gözün haşeb - odun kısmı - dikkat- Ie ve çakının weile çıkarılır. Maamafih, bir mikdar odun kalmasında bels yoktur. Kâmilen çıkarmağa kalkınır, gösü 2e- delemek ihtimali vardır. Bu takdirde aşı tutmaz. Dikkat edicek mühim mesele, gözü OKUYUCULARIMIZIN SORDUKLARINA CEVAPLARIMIZ: Kuşkonmaz tohumları ve pençeleri nasıl elde edilir? Erenköy, B. Ahmed: Kuşkonmaz to- humlarını maruf ve itimada şayan tohum mağazalarından tedarik etimek lâzımdır. Kuşkonmaz pençelerini de fide salan ta- Bınmış bahçıvanlardan slabi En İyi kuşkonmaz tohumleriie, pen- geleri o Almanyada o Erfurt Blumensehimitd'den veya Fransada Vi- mören tohum müessesesinden tedarik ede- bilirsiniz. Kuşkonmaz tohumları; kabili nüf rütubetsiz topraklar, güzelce bellendikte: gübrelendikten, tesviye edilip parsellere alındıktan sonra ekilirler. Bunun İçin 1 - 15 metre arzında 3 - 4 meire boyun- da muntazam perseller yapılır; bunun üzerne 10 - 15 santim faslalarin ve ÜÇ santim derinliğinde çizgiler açılır, bu çiz- giler içerisine 4 - 5 santim aralıklarla, Kuşkonmaz tohumları el ile ekilir ve tr- mıklarla kapatılır. Bundan sonra, bun- lar üzerlerine çürümüş gübre serpilir. Tohumların iyi bir şekilde intaş ede- bilmeleri için, bunların ekilmelerinden W Üç gün evvel su içerisine konulması ve badehu ekilmesi ik: zamdır. Bahçıvanlar, ekseriyetle kuşkonmaz t0- | humlarını, bir ay evvel kum içerisme koyarak stratifiye latbik ameliyatına ta- bi tutarlar. Islak kum içerisinde tohum- lar intaş ettikten sonra, tarif ettiğimiz şe- kilde, yerlerine dikilirler. Ekilen tohumlar bir ay yarında İntaş eder, baylanırlar. Bunlar arasında dey- Telime yapılır, 8 - 10 santim aralıklar ve- olanlar çıkarılıp atılır. Tefrika No, 29 Mektep arkadaşları — Hayret monşer.. Cevvale hanıma bir hasta vermiştim" Gerçi henüz po- İiklinikte bu sınıfa teşhis yaptırmı. yoruz ama merakı var, meşgul olmak istiyor, bakalım istidadı ne dereceye kadar diye tecrübe yapmak istedim. Baş ağrısından şikâyet eden bu hasta- mın başında bir tümörden şüphe etti- ründü. Neşesi kırılmasın diye bir şey söylemedim. Fakat biraz sonra hasta- yı profesör gğrdü. Ayni teşhisi koyma- sın mı? Doktor Turhan bir kahkaha attı: — Profesör nazik bir adamdır. Ka- dınları yalancı çıkarmak istemez. 'Bu defa doktor Naci asabileşmişti: — Profesör naziktir. Fakat bakalım senin makineler de ayni nezaketi gös- terecekler mi? Söyle de hastanın fil- mini çabuk alsınlar, Doktor Turhan çağırdığı muavinle. rine emir verdi: — Arkadan ve yandan iki baş radi- yoğratisi. Fakat çabukl Bürhan Cahid Doktor Naci, Cevvaleye döndü: — Keticeyi şimdiden tahmin ettiğim Için sizi tebrik ediyorum Cevvale ba- nım. Mesleğe istidadınız olduğu ka dar derin bir kavrayış ve seziş kabili- yetiniz var! Şüphe, tereddüd, heyecan içinde kıvranan zavallı Çevvale verecek ce- vab bulamıyordu. Kulaklarına ipana- mıyacağı geliyor, ne yapacağını şaşı yordu. İki doktor şimdi mektepli Zü- manlarına aid hatıraları birbirlerine anlatan garip bir zekâ ve intikal mü- sabakasına girişmişlerdi. Genç kız pek alıştığı bu hastane hayatından 0 kadar zevk alıyordu ki haftanın bütün günlerini buralarda geçirebilmek için biran evvel sınıfları, yılları aşmek için sabırsızlanıyor- du. Hastaneden daha yüksek sınıflar talebesinin poliklinik fırsatı ile şurada burada gezip eğlendiklerini duydukça hayret ediyordu. Ona kalsa geceli, gündüzlü bütün vaktını hastanede, koğuşlarda ve ameliyat salonlarında geçirecekti. O,'bir köşede süklüm püklüm otur- O sena Fidelikle yapılacak bu ameliyat arasıra sulamak, ol almak, çapalamaktır. Böylece fldeler sonbahara kadar par- #eilerinde kalırlar, takriben 50 - 60 santim Kesilir, yakılır ve külü de parsetler üzerine serpilir. İçinde potas olduğundan bir nevi gübre vazifesini görür. Tohumların ckilmesinden bir sene son- Ta, yani ertesi senenin #kbaharında kuş- konmaz pençeleri teşekkül eder, bunlar çıkarılır, asıl kuşkonmazlık yapılacak $ar- Jaya, evvelce tarif ettiğimiz tarzde diki- Mirter. Pençeler bir sene kadar daha yerlerin- de bırakılır, iyice küvvetlendikten sonra Bur, ağır olanlar suyun dibine çöketler, bu tohumlar ağır ve iyidir, mükemmel | İntaş ederler. Üzerinde kalanlar fenüdır, | İntaş etmenler, .bu söretie işi tohuma ie | fenası anlaşılmış olur. Almanyanın beyaz. küşkanmazı, Hollân- | danın Arjantin kuşkonmazı pek meş- | hurdur. Her kuşkonmaz meyvasmın - içerisinde. 7-3 tabum bulunur, bunlar da siyahtır. İki aene kadar İntaş kuvvetini muhafsza ederler. müş bunları düşünürken bir asistan elinde ıslak radyografilerle içeri girdi. İki doktor birden eğildiler, — Aman bakalım! Üç baş bir araya geldi. Ve ilk defa doktor Turhanın sesi duyuldu: — Tamam, Arkasından doktor Naci haykırdı: « — Hayret! Ve sonra geri çekilerek eli genç kıza uzandı: — Tebrik ederim sizi, dedi. Bu bir tesadüf olmadığı İçin teşbisinizden göğsünüzü gere gere bahsedebilirsi- niz! Ben kendi hesabıma profesöre bir üçüncü sınıf talebesinin de kendinden evvel ayni teşhisi koyduğunu söyliye- ceğim. Şimdilik Allaha ısmarladık, Ve elinde radyografi ile acele acele çıktı. Doktor Turhan sinsi sinsi gülü- yordu: — Hoşuma gitti doğrusu.. Şu burnu havada adamm mesleğinden birini beğendiğini ilk defa görüyorum. Cevvale onu söyletmek için anla- mamâzlıktarı geldi: — Kimden bahsediyorsunuz efen- dim, j — Doktor Naciden.. Ona kalırsa profesöründen başka, güvenilir kimse yok. Handise onu da inkâr edecek. miş, çiçeğini vermiş oltası lâzımdır. Eğer dalın üzerindeki dikenler kolaylık- ia kabuktan ayrılırsa, gül kaleminin iyi kemale gelmiş olduğuna delâlet eder. Aşılandıktan, yani göz yerine yerleşti- rildikten iki haf kolaylıkla anlaşılır. Yaprak sapı dokunulunca, kolayca dü- gerse, gözden ayrılırsa ve ehli göz yeşil bir | şekilde kabarmış bulunuyorsa, aşının tut- | tuğura delâlet eder. çıkarılacak kalem dalın, iyice kemale gel- | | sonra tutup tutmadığı İ | ve siyahımtrak bir bal almış ise, buti dığına hükmetmek, o takdirde tekrar aşi- | lamak lâzımdır. Fakat aşılanacak dada nesi varsa ameliyat, tekrarlanır. Aksi tak- dirde bırakılır. Bu da, yalnız yukarı göv- deör veya yan dallarda kabili takbiktir. Boğazda yapılacak aşılarda kabili tatbik Kayar Yani tekrar aşılamak icap eder- nacak mühüm noktalar şunlardı 1 — Aşıda kullamlacak çalı gayet kes- kin olmalı ve çakının diğer ucunda kabuk kaldırıcı keruk bir uç bulunmalı. 3 — Kalemlerde bulunan gözlerden, çi- Yarı kemale gelmiş, faaliyette bu- n, uyuyan gözü inlihap ediniz ve bunun yaprağını yalnız sapı kalmak üze- Te, kesiniz ve kabil ise bunu derhal aşı- Mayınız. 4 — Yan sürgün dalın aşılanması ma$- Jüp ise, yarık mümkün mertebe ana gör- deye yakm bir kısmına aşıyı tatbik ediniz. Apianasak Enis A Nİ bir göz yerleştirmek olarak 2 - 3 göz aşla- Durgun göz aşının en müsait aşı #ama- nı. temmuz ve ağustos aylardır. 6 — Şayet havalar kurak gidiyorsa âğt- lıyacağınız yabani gülün toprağı kabar- tılır ve aşılamadan 7 - 8 gün evvel bolca bir su verilir. 7 — Şayet aşılanacak gülde, kabuk ay- rılmıyor, suyu kaçmış ise buna göz aş vurulmaz, ilbaharda, kalem sn Yapa 9 — Güzün haşeb kısmının çikarılma- &ında, göz âsabı ve özünün zedelenmeme- sine çok dikkat etmek icap eder. 10 — Yabani güllere durgun göz aşın Yurulmazdan evvel veya sonra, yan dallarla, ona imtided dalların- da biç bir Katiyat yapılmaz, olduğu çibi bırakmak daha doğrudur. Resmimiz, güllere durgun göz aşısının nas? yapıldığını göstermektedir. AKŞAM'ın Ziraat mütehassısı 'karilerimizin suallerine cevap verecek ( | (AKŞAM) ın ziraat mütehassısı her nevi ziraat behislerine dair sorulacak suallere cevap verme- ğe hazırdır. Gönderilecek mek- tupların üzerine (Ziraai muhar- riri için) kelimelerinin ilâvesi ld- şasistan olduktan sonra bumu le büyüdü Amma işte tesadüf in- sanı böyle bir üçüncü sınıf talebesi önünde gülünç eder. İnsan büyük söy- Jememeli. Daha dur bakayım. Kaç se- nelik doktorsun. İhtisas ehliyetname- sini alalı nekadar oldu. İki doktor arasında her halde bir çekememezlik olduğu anlaşılıyordu. Cevvale, biraz evvel kentrol ettiği filmleri zarflarına yerleştirip omasa- mın üzerine bıraktı — Müsaadenizi rica ederim doktor, dedi. Rahatsız ettim. — Rica ederim, bizim paviyon her zaman size açıktır. İstediğiniz saatte girebilirsiniz, güle güle! Bir kaç gün sonra asabiye paviyo- nunda poliklinik muayenelerini takip eden Cevvale muayene ettiği hasta- sıni koğuşta gördü. Hastaya"ameliyat yapılmış ve henüz teşekkül halinde olan tümör çıkarılmıştı. Asabiye mü- tehassısı doktor Ahmed Şakir izahat verdi: i yn İ — Tehlike olabilirdi. Bu elns tümör- ler büyüdükçe beyin üzerindeki taz- yıkını artırır ve iltisak arttıkça ame- Uyat ta müşkülleşir, — Sonra doktor. — Sonra bir paralysle cârdkral... eydi, Üzümlerin, kerevetler üzerine konan, suyu havi şişelerde veya talaş, toz halinede kireç içerisinde taze olarak muhafazaları Tahta raflar, ke- Tevetler üzerine ko- Ban, suyu bavi gi- geler, kaplar içeri- sine ürüm lan çubuklarile, su- ya daldırlır. Sal kımların birbirle- rine temas cetme- mesine dikkat edi- Suyun bozul- maması için de içe- risine biraz odun (j kömürü tosu ko- nur. Ağızları da balmumu veya pa- zafin. ile kapadılır. . Şişelerin Kerevet-- lere biraz meyli 58” konması Yâzimdir. Haftada bir şişelerin veya kapların sulan m tecdit edilir. Arasıra Üzüm salkımları muayene edilir, çürümüş olanlar, el do- kunmadan ayıklanır. Üzümleri taze olarak tos halinde &ireğ veya ince talaş içerisinde muhafaza Gi- mek te kabildir. Taze olarak muhafazası istenilen üzüm salkımları ince toz halindeki sönmemiş Kireç içerisine tabaka tabaka yerleşti 60 santim derinliğinde ve © kadar nişliğinde ve 1 - 15 metre uzunluğunda Diker bir ural de, Anadolunun baz max de 70 - 80 santim arzında çukurlar açar» Jar, çukurların diplerine kuru ot koyarak , külü hendekte bırakılır. gin ağ meyihi bir şekilde ağaçlarla, da- ha üzeri yaprakh dallarla örtülerek, üzer- leri 20 - 30 santim toprakla kapatılır. Bu şekilde kış yağmurları, kar sularını hendeğe gitmesinâ mâni olunmuş olur. Bu tarzda ilkbahara kadar üzümleri ta- ze olürak muhafaza etmek mümkündür. Resmimiz, raflar, kerevetler üzerine ko- han su şişelerinde üzümlerin nasıl muba- Tara edildiğini göstermektedi Cevvale hastayı yakından tetkik etti, Artık göz bebeklerindeki o kaygın- lıktari eser kalmamıştı. Fakat burada öyle enteresan vakalar olurdu ki. Kabil olsa buraya hemen gelecekti, Sinir hastahkları zamanın en çek vaka doğuran hastalıkları idi. Burada bütün irsi ve sari hastalıkların kor- kunç örneklerini görmek kabildi. Cevvalenin kendi kendine «benim hastam> dediği bu ameliyatı kadının karşısında bir hasta vardı. Dokler Ahmed Şakir bu hasta hakkında şu izahatı verdi. — Eski bir travmanın zamanla yaptığı felç... Şimdi elektrik tatbik ediliyor, Asabiye paviyonu çok enteresan va- kalarla dolu idi, Yavaş yavaş bütün cerrahi, nisaiye, asabiye, bevliye po- likliniklerine devama başlıyan Cevvale artık mesleğin en zevkli devrine gir- mişti. O gün geç vakte kadar asabiye şü- besinde kalan Cevvale mot defteri kıymetli müşahadelerle dolu olarak hastaneden çıkarken otomobile ki mek üzere olan doktor Naciye tesadüt etti, 1 Doktor onu görünce durakladı — Maşallah, dedi. Arkadaşlarınız gideli iki saat oldu. Siz hâlâ buradan siniz. arkas var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: