24 Şubat 1939 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

24 Şubat 1939 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

POLİTİKA ” Fransız - Italyan zıddiyeti Fransa ile İtalya arasındaki siyasi mddiyek günden güne fenalaşıyor. Aradaki mücadele matbuat sahasındaki münakaşadan askeri sahadaki ha- urlık safhasma intikal etmiştir. İtalya Trablusgarbe 30,000 kişilik yeni kuv- vetler göndermiş ve İngiltere ile mevcut anlaşma mucibince bu kararından Londrayı haberdar etmiştir. Ayni zamanda İtalya bu anlaşmanın Kızılde- Dize ait ahkâmina riayet eylediğini ve bu denizin Şark sahillerindeki Yemen imamlığı ile Suudiye Arap devleti arazisinde siyasi ve askeri imtiyazlar el- de etmeğe çalışmadığını İngiltere hükümetine bildirmiştir. İtalyanın her İki tebligat ve teminatı İngiliz mahafilinde memnuniyetle karşılanmıştır. İngilterenin Ticaret Nezareti siyasi müsteşarı B. Hudsonu Moskova, Stokholm, Oslo, Varşovaya göndermesi Fransızlar tarafından demokrasi cephesinin takviyesi için bir adın. telâkki edilmektedir. İngiltere ise ancak Akdnizin Roma muahedesinda riayet edileceğine söz verilen bugünkü vaziyetinin yani statükosunun bozulduğuna kanaat ettiği takdirde müessir bir müdahalede bulunabilir. İtalyanın Trablusgarbe asker göndermesi İngiltere tarafından bugünkü müvazene ve statlikoyu ih- Jâl hareketi sayılmamaktadır. İtalya asıl statükonun ve miyazenenin Fran- sa tarafından bozulduğu hakkında Londraya izahat vermiştir. İtalyaya gö- re Fransa Tunus ve Cezayirde bulundurduğu kuvvetleri bir misli artırmış- tır. Yakın zamana kadar Frahsanm Şimali Afrikada bulundurduğu kuy- vetler yüz tabur nişancı ve sekiz alay sipahi ve 30,000 diğer nımf asker idi, Fransa Habeşistanın kapısı olan Cibuti ve civarındaki askeri kuvvetle. mü özniz've hava kuvvetleri de ehbemrsjyetli derecede arürılmuştır. Fransız. lar ise İtalyanların bir baskın teşebbüsüne karşı korunmak için bu hâzır- lıkları yaptıklarını söylüyorlar. Herhalde vaziyet çok gerginleşmiştir. Amerikalı bayanlar boyanır mı? Amerikan kadınları süs sevmez di- ye bir kanaat vardır. Kim demiş sev- mezler diye ve bu kanaat nereden gel miş? Amerikada 65,000 kadın berberi yardır. Bu altmış beş bin müessesede 500,000 kişi çalışır; pudra, krem, du- dak boyası ve saire satan perakende- ciler de başka... Amerikada kadın başına her sene | milyon 100 bin frank düşer; bu ka- dınların yüz, göz, el, ayak tuvaleti için harcadıkları paradır. Kalb yiyen katil Tahranda Ali Asgar adındabir adam asıldı. Bu cani tam 28 çocuk boğazlamış ve kalblerini yemişti. Ali Asgar, muhakemesi surasında cinayetinin sebebini söyle anlattı; — Eski bir efsane vardır. Çocuk kalbi yiyenler, istedikleri zaman gö- ze görünmiyebilirlermiş, ancak bu Sırra erebilmek için kırk çocuk kalbi yemek lâzımdı!... Kaç musevi var? Yer yüzünde kaç Musevi var? Alman istatistik bürosunun h& sabına göre yer yüzünde on yedi mil- yon yahudi vardır. Bunlardan 10 milyonu Avrupada, 5 milyonu Amerikada, 2 milyonu şu- rada buradadır. Afrikada 670,000 ya- hudi vardır. Asyada yarım milyon, MazasanaaA SEBAEA EEE, “a. Üsküdar iskele meydanının biran evvel açılması için çalışılıyor ! Şehircilik mütehassısı B. Prost'un | nâzım plânına göre, Üsküdar İskele meydanının açılması işine bir an ev- yel başlanması kararlaşlırılmıştı. Mü- | tehassısın plânı geçenlerde Umumi | meclis tarafından tasdik edilmiştir. Belediye Fen müdürlüğünün hazırla. dığı tatbik plânı tasdik edilmek üze- Ye, bugünlerde Nafia Vekâletine gön- derilecektir. Plân, Nafia Vekâletince tasdik edi- lir edilmez, meydanın tevsli işine başlanacak, Nafia müdürlüğü büt- Şesinde yol inşaatından “artan para bu işe tahsis edilecektir, Plâna göre, Üsküdar İskelesine çi- kınca, iskeleyi kara tarafından ka- Patan dükkânlar yıktırılacak, Araba iskelesine doğru mevcud bulunan bazı eski binalar da istimlâk edilerek kaldırılacaktır. Bir sarhoş yakalandı Galatada oturan Lütfi isminde bi- rinin son derecö sarhoş olarak rezalet / Çıkardığı polisler tarafından görül Müş, yakalanarak mahkemeye veril Miştir. Her sene Amerikalı kadınlar 65,000 berbere 7 milyon 6 yüz bin frank br- rakırlar. Amerikalı kadınların yüzde 78 i dudaklarını boyar. Pudra sürenler yüzde 97 dir. Yüz kremi sürenler akalliyettedir: Yüzde 15. İkide bir kadm muhakkak kolonya veya lâ vanta kullanır. Amerikada kadınların tuvaletleri. ne harcadıkları paranın yekünu bir buçuk milyar doları bulmaktadır. Kuvvetli hafıza Bir kadın Ştrazburg'da Şikâyetler bürosuna boşvurdu: On altı mark is- tiyor. Kendisinden Büyük harp sirâ- sında on altı mark para cezası almış- lar. Sebebi: Patates hem nadir bulu- nuyor, hem de çok pahalıya mal olu- yor, demiş... Kadın, on sekiz senedenberi hak- sız yere kesilen paranın kendisine la- de edilmesini bekliyormuş, Avustralyada 30,000. En fazla yahudi Nevyorktadır. 2,500,000. Ondan sonra Varşova, da- ha sonra sırasiyle Londra, Berlin, Amsterdam, Zürih gelir. Amerikadaki yahudilerin — sayısı Amerika nüfusunun yilzde ikisidir. AAA AAAAA BAKAN ABUNASANAAASAE EN kinci nevi ekmek fiyatı Vali geldikten sonra tesbit edilecek İkinci #iövi' ekmek fiatii tesbit öt. mek üzere Belediye kimyahanesinin” tahlil raporuna dâyanarak Belediye İktisad istişare heyeti bir rapor hazır- lamıştır. Vali Dr. Lütfi Kırdarın An- | karadan avdetinden sonra bu husus- | ta kati bir karar verilecektir. İ Haliç şirketi satın alınacak Haliç vapur münakalâtının Beledi- ye tarafından idaresi üç senedenberi devam ediyor. Haliç hissedarları he- yeti umumiyesinin evvelce yaptığı bir toplantıda ekseriyet, şirketin hü. kümete satılmasına karar vermiş ve bu karar İktisad Vektletine bildiril. mişti, Belediye de kendisinin muvaffakı- yetle idare ettiği Haliç münakalAtı- nın hukukan ve resmen kendisine devredilmesini istemiştir. Alınan ma- lümata göre hükümet bugünlerde kati kararını verecektir. Karadenizde fırtına Dün Karadenizde fırtına olduğu haber verilmiştir. Deniz Ticareti mü- İ dürlüğü keyfiyeti, denizcilere tmim etmiş, küçük merakip dün Karadeni- ze çıkamamışlardır. Cinayet faillerini tü sayesinde bulmak e ürü eri kabil oluyor Cinai roman muharrirlerinin «- İ Bir insanın kanı, tükürüğü ve teri diğer insanınkine benzemez. İçilen sigaradaki tükürüğü tahlil ederek bunun kime aid olduğunu, bu suretle bir naf işlerle meşgul olan zabıta me murlarına yeni fi- kirler (o verdikleri iddia olunur, Bu iddia eski zamân- larda bir mâna ifade edebilirdi. Bu günkü kriminalistler öyle asr! vasitar larla çalışıyorlar ki en kuvvetli To- mancı muhayyilesi bile tesirini kay- bediyor. Gece yarısı biradamtenha bir parktan geçerek evine gidiyor. Bir denbire bir silâh patlıyor. Bir feryad işitiliyor, bir cisim yerdeki kumların üzerine - yuvarlanıyor, - o. mahalden uzaklaşan ayak sesleri kesildikten sonra her tarafı derin bir süküt kap- hyor. Civexda silâh sesini ve feryadı işiten kimseler hâdise mahahlline koşuyorlar. Bir adamın ölü olarak yerde yaltığını görüyorlar. Biraz son- ra zabıta da geliyor, adamın arka- sından silâh atılarak öldürüldüğünü tesbit ediyor. Adamın üzerinden hiç birşey çalınmamıştır. Katil hiç bir iz bırakmamış, kaybolmuştur. Yol üzerinde o kadar çokizler var ki, hangisinin katile aid olduğunu tayi- ne imkân yoktur. Maktulün hayatı hakkında tahki- kat yapılıyor ve kimlerle tanıştığı tes- bit ediliyor. Ölüye karşı kin ve gârez besliyen iki kişiden şüphe ediliyor. Bunların ikisi de istlevab ediliyor. İkisi de sorgunun neticesiz kaldığına kanagt getirerek tahkikat odasını terkediyorlar. Bunlardan biri ayni gece tevkif ediliyör ve katilin kendisi olduğu yüzüne vuruluyor. Adam iti- cinayet failini bulmak kabil oluyor raza kalkışıyor, fakat delil olarak bir sigara izmariti kendine gösteriliyor. Katil bu sigara artığını öldüreceği adamı beklerken bir kenara atmış tır. Zabıtanın bu buluşu katil üze- rinde büyük bir tesir hasıl ediyor, ca- ni kendisini müdafaa ediyor ve nihâ- yet cinayetini itirafa mecbur oluyor. Herne kadar bir sigara artığı ile diğer bir sigara artığı arasında hiç bir fark yoksa da tıbbı adli kimyageri bu fikirde değildir. O yerde bulunan sigara artığının katil tarafından ağ- za alınmış olduğunu kimyevi surette isbat ediyor. Bu sigara parçası, kar tilin isticvab esnasında içerek tahki- kat salonunda bıraktığı sigara artığı ile karşılaştırılıyor. İsticvab edilen mâznunların ikisine de birer sigara veriliyor. Bunlar o sigaraları içtikten sonra artıklarını sigara tablasının içinde bırakıp gidiyorlar, Maznunlar ayrı ayrı istlevab edildikleri için si- gara artıkları birbirinden ayrılabili- yor. Sigara artıkları tedkik edilince maznunlardan biri hariç kalıyor. Katlin diğer meznun tarafından ya pıldığı sabit oluyor. Çünkü herkes ağzına aldığı sigaraya şahsiyetinin damgasını vurmaktadır. Bu damga da dişlerinin izi değil, sigaranın başta- rafını ıslatan tükürüktür. Bir bioşi- mist bugün, aradan bir sene geçmiş olsa bile, herkesi tükürdüğünden teş- his etmeğe maktedirdir. Çünkü her in san başka türlü- dür. Harici görü- nüşünden, fikri vasıflarından bâş- ka o vücudundan teri diğer bir İnsanın kanına, tükürü- güne ve terine benzemez. İnsan irsi madde olarak dünyaya öyle bir al büminle geliyor ki bunun teşekkül tarzı her vücudda başka surette te- celli ediyor, Albümin o kadar muğlak bir madde ve o kadar tenevvülü şe- killere maliktir ki her malükun ken- dine mahsus bir albümine malik ol masına hayret etmemek lâzım gelir. Kimyagerler henüz albüminin <en- fes» teşekkül formülünü tesbite mu- vaffak olamadılar. Bir zaman gelip t6 bunu meydana çıkarmağa muvaf- fakıyet hasıl olursa o zaman her ke- sin alâmeti farıkası vücudundaki al. bümin formülü olacaktır. Şimdilik in- sanlar yalnız vücudlarındaki kanın ihtiva ettiği albümin cisimlerine gö- re rauhteli? gruplara ayrılabiliyor, Son zamanlarda bu kan gruplarına ayrılmayı tükürük gruplarına ayni. ma ilmi takib etti. Bunun kâşifi Ja- ponyunın Nagazaki tıp fakültesi pro- fesörlerinden doktor Haragutidir. Tü- kürüğün tasnifi için kullanılan serum kanın tasnifi için kullanılan serumun aynidir. Bir müddet ağzımızda tut- tuktan sonra hiç ehemmiyet verme- den bir tarafa attığımız sigara artık. larına meğerse hiç farkına varmadan şahsiyetimizin damgasını vuruyor muşuz! Kubilây ihtifali Bu yıl 23 martta yapılması kararlaştı İzmir (Akşam) — İkilâp şehidi Kubilây ile arkadaşları namına bu yıl yapılacak ihtifalin 23 martta y&- pılması kararlaştırılmıştır. İzmir vi- lâyet Parti başkanlığı tarafından bir program hazırlanmıştır. Bu progra- ma göre İzmir ve Manisa gençleri, hususi trenlerle Menemene giderek inkılâp şehitlerinin âbidesi etrafında toplanacak, nutuklar söyliyecekler- dir. Kubilây âbidesinin bulunduğu Ay- Yıldız tepe, bir çam korusu haline ge- tirilmiştir. Tabaritadan korkmıyan kadın Kendisine taarruz etmek is- teyen erkeği yaraladı İzmir (Akşam) — Bayındır kaza- sının Kurumlu köyünde bir vaka ol muştur. Halil İbrahim karısı 33 yaş larında Kadriye Ertürk, geceleyin duvardan atlamak suretile evine gis ren ve kendisine taarruza teşebbüs eden Alinin elinde tuttuğu ve kendi- sini tehdid ettiği tabancayı kaparak ateş etmiş, Aliyi sırtından “ağır su- rette yaralamıştır. o Yaralı, İzmir memleket hastanesine nakledilmiş- tir. Vaka hakkında Bayındır adliye. since tahkikata devam olunuyor. İzmir vilâyeti Emlâk banka- sından 200 bin lira istikraz ediyor İzmir (Akşam) — Vilâyetin, yap- tıracağı muhtelif inşaat için Emlâk bankasından istikraz edeceği 200,000 Jira için yakında mukavele imza di- lecektir. Şimdi vilâyet hususi muha- sebesine aid akarete kıymet takdir olunmaktadır. GÜNÜN ANSİKLOPEDİSİ Meşhur piyanist başvekil PADEREVSKİ Tanınmış Leh pi- yanisti ve memleketi- nin eski Başvekili Paderevski Amerika» ya gidiyormuş. Rad- yoda konserler vero cekmiş. İgnace Paderevski, zengin bir âilenin ew- lâdıdır, 1860 da Ku- rilovlşa'da doğmuş- tur. Musikiye henüz çocukken (o İstidad gösteren ve 17 ya- şındayken . ilk kon- serini veren piyanist, Varşova konservatu- varında tahsilini bi- tirdikten sonra bu müessesede profesör olmuş; bütün Avru- payı ve Amerikayı dolaşarak her gittiği yerde emsalsiz rağbet kazanmıştır. Bazı musiki parçaları ve 1901 de temsil edilen Manru isimli bir opera besteledi. Fakat şöhreti, kompozitör- lüğünden ziyade virtüozluğundadır. Dünyanın en büyük piyanisti sayılır, Musikişinas ayni zamanda Polon- yanın istiklâli için çalışmıştır, Bu hu- susta da ciddi muvaffakiyetler gös- termiş bir siyaset adamıdır, Harbden zarar gö- ren Polonyalılar için yardım toplamak ü- zere zevcesile birlik- te 1915 de Amerika ya gitmiş, Cümhur reisi Vilson'un şahsi dostu olduğundan is tikiâl davasını da meydana osürmeğe muvaffak olmuştur. «Polonya milit ko- mitesi>, adıyle kur- duğu cemiyet deniz» de mahreci olan müs- takil Lehistan davar sında muvaffakiyet helicelere (o varınca sanatkâr, memleke- tinde emsalsiz bin hü landı Orada muhafazakâr. larla liberalleri birleştirerek pariman- ter bir hükümet kurdu. v Hariciye Nazırı oldu. Bu sıfatla Paris konferansında vatanını temsil etti va Versay muahedesini imzaladı. 1919 da, bir sene kadar Başvekillik yaptıktan sonra, parti münazaaların- dan dolayı işten çekildi. Bir kaç ay müddetle Polonyayı Milletler Cemiye- tinde temsil etmiş, 1921 de siyasi ha» yattan ayrılmıştır. Altın suyuna batırılmış gümüş çeyreği 7 liraya satmışlar! İsmail ve İzzet isimlerinde iki kişi, Tahtakalede altın suyuna batırılmış bir gümüş çeyreği, Kumkapılı Kemal adında birine yedi liraya satmışlardır. Kemal, neden sonra, aldandığının farkına varmış, doğruca polis karako- luna müracaat ederek başıma gelen- leri anlatmıştır. Zabıta, suçluları yö- kalamış ve haklarında tahkikata baş- lamıştır, İntihap defterleri yarın indiriliyor Mahailelere asılan intihabat def- terleri yarın akşam indirilecektir. İsimleri unutulanlardan on kişinin müracaâli Teftiş heyeti tarafından kabul edilmiş ve bunların isimleri ilâ ve edilmiştir. İsimlerini defterde bulamadıkları» nı iddia edenlerden bir kısmına da isimlerinin yazılı olduğu sahifeler göğe terilmiştir,

Bu sayıdan diğer sayfalar: