21 Ağustos 1935 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 5

21 Ağustos 1935 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

21 A&ustos 1935 CTJMHTJRİYET Eğilim üzerine YÜKSEK ÖĞRETİME GIRIŞ Kâzım Nami Duru Dobrucadan göçen Türklerin malları Rumen hükumeti bunları Rumenlere ucuzca satıyor Yolculuk notları Spor jimnastikleri ve ritmikler Brüksel Temmuzun gökten ateş yağdırdığı sıcak günlerinden birinde (İnternational) beden terbiyesine ge len birkaç yüzü yabancıyı, bir o kadar d a Brüksel sergisinde bayram lar sarayının sinema salonuna topladılar ve sahnede bizlere spor jımnıastik lerinde ritmıklerden, Kalisteniklerden, Dalcroze sisteminde örnekler gösterdiler. Önce sahneye boyluboslu, atlet vü cudlü, beyaz saçlı, kır sakallı, babacan şöyle altmışlık filân bir zat çıktı. Fakat duruşu, yürüyüşü, çevikliği ile henüz o. tuzunda idi. Yirmi yaşlarında bir genc kız da onun yanına geldi. İkisi de mayyr giymişlerdi. Pıyanoya da gene yaşhhaşlı bir madam geçti. Herkes sustu. Gczler sahneye dikildi. GUNDE BU] Müzmin projeler akit vakit, bana mukadder olan cefa ile safayı tartıya vurup ta, Orta öğretimin ereği (gaye), yalnız mak lâzımdır. (Elinde kapı kadar diplocefanın daha ağır çektiğini görBükreş (Özel) ^ T ü r k l e r i n Dobrice üniversiteye talebe hazırlamak mıdır? ması) olup ta hayatta kendi inisyativi iie dükçe, hayattan duyduğum usancı, Uyi bırakıp ana vatanlarına dönüşü RuYeryüzünün hiçbir pedagogu böyle bir bir yer kazanamıyanlann çokluğu onünrayın senelerdenberi bir türlü hale, yula menlerde ayrılık teessüründsn başka sav (iddia) da bulunmamıştır. Orta öğ de yüksek öğretimin mı, yoksa orta öğ getiremediği asrî mezarlıkta yatıp dinlenretim, genel bir kültür verirkenâiniveısite retimm mi yeğrıtilmesi (ıslahı) sorumu, Mr de düşünce uyandırmıştır. mek hayalile oyalarım. Şimdi Türklerin bıraktıkları çiftlik, ye de hazırlar.. Demek olur kı orta öğre bugün, bütün memleketleri düşündür Asrî mezarlık.. arsa ve evlere başka ilbaylıklardan gelmektedir. Birçok bilgenler, orta öğretim timin öz ereği genel kültürdür. Yani, benim anladığım, genışçe bir me Rumen köylüleri yerleştirilmeğe çayıllarının artırılmasını uygun bulmuyor Eskiden genel kültür aksoy (asılzade) toprak sahasının etrafma duvar çevrile lışılıyor. Çünkü Türklerin buradan gitlar. Bu öğretim, uzmanlık venniyeceğine ların ayırt (imtiyaz) ı idi; her yerde pacek, içerisinde tarhlar, bölümler yapıîagöre, genel ve ulusal kültüre yetişecek meleri Dobricede Rumen ve Türk ulusralı olan orta öğretim okulalarına yalnız cak, ötesine berisine çiçekler, ağaçlar kadar sürebilir. Ondan ötesi, üniversiteye larmın birlikte Bulgarlara karşı teşkil aksoy gencleri girebilirlerdı. \ aşamak dikilecek, kapısınm yanına bir çevhgen, ettikleri çokluğun kaybolması tehlıkesi ve yüksek uzmanlık okullanna kalır. için çalışmak ihtiyacında bulunmıyan akDİr ıki tane de bekçi oturutmak için üç, vardır. Yüksek öğretim, genci olgun bir uz soylar, böyle bir süsle bezenmek isterlerdört odah bir bina kurulacak.. Hepsi Günün birinde Bulgarlsrın Dobricede bu kadar. di. Bugünkü orta öğretim, eskı yolun bir man olarak mı yetiştirir? Böyle bir savda çokluk iddia ederek gürültü çıkarmamaevrimi (tekâmülü) dir. Fransada liseler, d a k i m s e bulunamaz. O, gence yalnız ları için Rumen hükumeti göçmen TürkIşte bu, her nedense bir türlü yapılamıyor. Asrî mezarlık ta Adalann suyu, bugün de paralıdır; anık (müstaid) yok uzmanlık yollannı, bir bilım kulunda a lerin mallarım satın almakta ve bun Sakallı zat, sizlere spor jimnastikleri Istanbulun plânı, Konservatuar binası ve sul çocuklar için devlet her yıl bir para raştırmalar yapabilmek usullerıni öğretir. ları gayet muvafık şartlarla öz Rumen adını verdiğim hareket terbiyesinden Daha ilerisi, gencin kendı anıklığına ka ulusuna dağıtmak yolunu takib etmek bir ders örneği göstereceğim. dedi ve Eyüb tramvayı gibi, İstanbul Urayının ayırır. lır (İstidadına kalır). müzminlesen projelerinden biri oldu. talebesi ile birlikte vücudünü muhtelif tedir. Orta öğretim, genel kültür kadar uluBahsı ıkıde bir tazelenir, gene bayatşekillerde işletmeğe başladı. Onlar bu Bütün bunlardan çıkan sonuc şudur: Mişel Duprenin metodları Rumen hükumeti bu suretle çok iyi sal kültüre de önem verir; fakat her spor jimnastiklerini yaparken piyano da ile 17 arasında kız san al mektebtennde lar, gene tazelenir, gene ısıtılır ve oıtaya memlekete göre ulusçuluk başka baska Lısenın, ünıversıtenın herhangı bir şube hareket etmektedir. Çünkü son günlerbir taraftan çalıyordu. Dikkat ettim, ha elişlerının çocukların bel ve sırt kemik çıkar. Sütun sütun bayanat, oldu, oluyor, nelıkler (mahiyetler) gösterir; bu başka sıne, ya da yüksek bir okulaya gırecek de Dobrice adı altında çalısan Bulgar olan genci, göreceği uzmanhk derslerıne ' teşkilâtı, Bulgaristanda ve bahusus Dob reket musikiye tercüman olmuyordu, lerinin üzerine vuku bulacak fena tesir olacak sözleri, biri ötekini yalanlıyün lık, sosyal sınıfların erkliğine göredır. Bıvalnız ritim beraber gidiyordu. Bildif': lerine karşı belkemiklerini işleticı, dü haberler ve nihayet sükut! zım gibi, soysal sınıf ayrılığı gütmiyen, hazırlamanın yolu nedir? Bu hazırlık, rice smırlarında Rumenler aleyhinde ve T l b Arada bir, gazete muhbirlerinden b'ri, öz halkçı olan bir ulusun orla öğretimde fakultesıne gırecekler IÇIP. Fan fa Dobricenin Bulgar olduğrnu iddia et miz kallisteniklerde olduğu gibi, mu zeltici, doğrultucu mahiyette bir jim siki sağa sola rastgele yapılan hareket nastik dersi gösterdi. havadis kıtlığında bunu hatırlıyıverir, vereceği ulusal ekitim, daha derin, daha kültesindeki P. C. N. şubesidir. Böyle mek için nümayişler tertib etmişür. lerin veznini de tanzim elrniyordu. Habirer hazırlama şubesi ötekı fakültelerde Ondan sonra Brüksel kız muallim gider, sorar: esaslı, daha kuvvetli olmak lâzımdır. reket dürüst ve kusursuz olduğu kadar mektebi beden terbiyesi muallimi Gand Inceliyoruz! derler. niçin bulunmasın? Fen fakültesinin rıyaGenel kültür, iızmanlaştırmaz (ihtısasmevzun ve ahenktardı. Bu koskoca adam Üniversitesinden mezun Mme. Debary Kaç yıldır, incelene incelene, nasıl olaştırmaz); uzmanlık (ihtısaslık), ancak, ziye şubesinde altı sömestrı başarıkla talebesile beraber dans rnı ediyordu? lup ta bu projenin kopmadığına hayret bitirenler, parmakla yaşları 14 ile 19 arasında genc kızlarla yüksek öğretimdedir. Genc,, lıseyi biti (muvaffakiyetle) Hayır! Jimnastik mi yapjyordu? Ha eden muhbir geriye döner, yazar çizer... gösterilecek kadar azdır. Lıseierın, nyapek güzel bir jimnastik dersi nümunesi rinciye kadar genel ve ulusal kültürün yır! Sporun koşma, atlama, atrna, kalBahis muvakkat bir zaman için gene taîzmir (Özel) yaptı. esasını edınmiş olmalıdır. Ondan sonra ziye dersleri bugünkü dolgunluğunda dırma şekillerini çok güzel ve çok azelenir. Karşıyakada Ce Nihayet Mme. Berthe Rogen yaşları iyi bir yurddaş olmanın yoluna girmiş iken riyaziye şubesinde iş böyle olursa, henkli bir şekilde temsıl ediyordu. ÖnBaşaramıyacak olduktan sonra pro bu dersler azaltılacak, ya di hafifletile nan narmnda bir demektir. Artık uzmanlığa yönelebilir. celeri beğenmedim, bu saçı ağırmış a 17 ile 30 arasında 12 Belçikalı kızla je yapmak gayet kolaydır. Fakat bir de, Türk kadımnm, damı sahnede piyano ile ritmik danslar (Dalcroz) usulünde ekzersis yaptı. Ma bu projelere inanıp ta, bunların tahak Orta öğretimi bitirip te olgunluk sına cek olursa, elde edilecek snucu bir düşü yaş meyva ve seb nunuz. Siyasal bilgiler okulcsını, hele yapıyor sandım, çok geçmeden hatamı damın yetiştirdiği bu genc kızlar gö kuklarına bel bağlıyanları düşünmek lâcmdan (imtihan) geçen genc, üniverzemizi k i m y e v î yüksek mühendis okulasını görönüne aanladım, ihtiyar dans etmiyor, hareke rülmeğe değerdi. Yirmi senedenberi zımdır. madde kullanma site derslerini sürdürecek bir kertede yelınca da gene bu hakikatle karsılaşırsınız. dan ve pastörize I tin nasıl terbiye edildiğini, onun da Brüksel (Musiko Plastique) EnstitüAdaların bu yazı da susuz geçirece tişmiş demek midir? Şimdilik böyle savbaşlıbaşına bir ahengi olduğunu bize sünü kuran ve idare eden bu oldukça ğini, geçen yıl gene bu vakit yazmıştım. Fransızlar, her fakülteye, 1 .b fakülte siz en uzak mem • lanıyor (iddia olunuyor) ; fakat sav ile gösteriyordu. Nitekim birkaç gün sonra yaşlı kadın çok genclere örnek olacak Gelecek yılın ayni suretle geçeceğini bukadar sinin P . C N. i gibi birer hazırlık şube leketlere olga (vak'a) arasında geniş bir ayırım kendisine Belçikalı dostum profesö* bir azim ve iradeye malik. Kendisi de günden işte haber veriyorum. Kerametimi si koymak istiyorlar; onların yapmak ıs sevkedilebilecek bir (fark) vardır. Liseden üniversiteye ge(Delamar) ın evinde tesadüf ettim ve talebele~ri kadar çevik ve atikti. Tale öbür yıla da teşmil edebilirim ama, şimformül bolduğu ve teyip te bir takım yersiz düşünceler yü belerin vücudlerindeki ahenk, tenasüb, bana şunları söyledi: dilik dursun! len talebeden pek çoğu, yeter derecede Bakanlığın, bir de canhlık hocalarının bilgi ve san'at kudzünden başaramadıklan bu isi bızim neme yapümasml İlgili makamlar, Köprünün Csküdar Cenan yetişkin görülmüyor. Bu, yainız biz de «Daha lise tahsilimi yaparken spo retinin yüksekliğini apaçık ortava koyapmamız iyi olmaz mı? emrettiğini bildirmiştim. değil, orta öğretimi, yedi yıl süren, taİera heves ettim. Adalelerimi kuvvetlen yuyordu. Gözlerimi sahneden ayıramı iskelesıni Adalar iskelesinden ayıran parmaklığını kapatmak, yolculan kızgın güBu kadın, Karşıyakada Karakol so dirdim. Her genc gibi koştum, atladım. Liselerin son sınıflarındaki edebıyat, besi iki olgunluk sınacı geçiren Fransada yordum. Genc kızlar sahnede dars et neşın altında Köprünün tabanlan kavuka&ında oturmaktadır. Bundan 3 yıl ev gülle kaldırdım, disk attım. Üniversi fen gibi ikiliğin de hiçbir faydası olmadımiyordu, bize hareketin vücud güzel da bu sızıltı vardır. ran asfaltının üzerinden gitmeğe mecbur vel, bir Amerikalı uzmanm böyle bir teyi bitirdikten sonra spor bende iptilâ liğinde oynadığı büyük rolü gösteriyorYüksek öğretim için lâzımı git>« yetiş ğı ortadadır. Eskiden bu ayrılık bütün lı deneme yapacağmı duvmuş ve kcndis5 halini aldı. llmî bilgilerim yukseldikçe du. Hiçbir kız parmaklannın ucunda etmek gibi önemli işler dururken, Ada memiş olan talebe, hayata atdınca basa se sınıflarında vardı; ilk ıki sınıfından de avni mevzu üzerinde calışmağa baş kusurlarımı gördüm. Ancak o kusurları yürümedi, bacağını başmda/ı aşırmadı, krın suyu ve asrî mezarlık gibi pestenkaldırılıp ta son sınıfta bırakılması doğru lamıştır. Kendi iddiasınca, iyi rıklı olamıyor. Yüksek öğretim görmüş düzeltmek zamanı geçmiş, yaşım ilerle vücudünü iki büklüm vaprr.adı, fakat kerani mevzular üzerinde kalem cynat mamı belki hoş görmiyeceklerdır. ~ımL, «Ua olsa »Wlpt katmda bîr takım değildir. Sırası gelirse bu soruma gene da almış ve Bakanlığa başvurmuş ve mişti. Ben ^spor yolundan, beder^ terbi, ^ ş b i d b i r y a y g ı b i ş ] e k ü D u r u ş ı a r ı , demiştir ki: Fakat ne yapayım? Benim gibi fıkadöneriz. haklar edinmeğe yarıyor. Uzmanlaştığı yesine vardım, fakat bunun mantıkî vürüyüşleri, hele atlayışları bir şiir karayı nasın su ile mezarlıktan başka ne Liselerin yeğertilmesi konuşulan bu sı « Benim formülümle yaş Ü7.üm, in şekli beden terbiyesi volundan spora şubede yaratıcı unsur olabilenler, Fran dar guzel bir Şopen parçası kadar ahenk aüşüncesi olabilir? cir ve diğer sebzelerin ta Amerikaya gitmektir. İşte usulümün temeli brdur.» sada bile azdır. Orada da bu eksiklıleri rada, üniversite fakültelerile yüksek or tardu Ercümend Ekrem TALU "Ben sporu şöyle anlıyorum: Güzele ancak devlet işlerınde belkı yer bulabıl manlık okulalarında hazırlık şubelerinin kadar sevki mümkün olacaktır. FormüSELİM SIPRI TARCAN açılmasını düşünmek te lâzımdır, kana lümü şimdilik söyliyemem. Bakanlığın ve doğruya ulaşmak için sariedilen sumiş görürsünüz. GÜMRÜKLERDE emrile 3 ambalâj yapacak, birini Bakan urlu bir ceht! Bence spor güzelliği el • Böyle olmakla beraber, yüksek öğre atindeyim. lhtısas Mahkemeleriv.de de etmek için zekânm filiyata geçmesilığa, diğeri Tecim Odasma verilecek, üKÂZIM NAMİ DUPü Dün yapılan imtihanlar timden olabildiği kadar büyük verim aldir. Her hareketin tıpkı dıl gibi bir maçüncüsü de bende kalacaktır. Bu am Şeker kaçakçılarının Gümrük muhafaza işyarı (memuru) na ifade etmesi ve bu mananın sarih olbalâjlar şubatta açılacaktır. Muvaffak olmak için şimdiye kadar talib olmuş buduğu kadar, sade ve cazibeli olması için muhakemesi olacağıma inanıyorum.> lunanlann dün gümrükte imtihanları yacümlelerin tam ve mükemmel olması Şeker kaçakçılığı yapmak için göç pılmıştır. Gümrük muhafaza başdirek Denemeler için bir oda ayırmış ve bir şarttır. İşte onun içindir ki hareket termenlerin özel durmundan (hususî vazi törünün başkanlığı altında yapılan bu salkım üzüm göstererek bunun geçen biyesi benim usulümün esasını teşkil yetinden) istifade eden ve bu suretle imtihana 50 kişi girmiştir. Muvaffak o yıldanberi taze durduğunu söyleraiş eder. Sporda bir ceht sarfedilirken ek memlekete mühim miktarda kaçak şe seriya o cehtin fiziyolojik tesiri düşü ker sokmaktan suçlu Salâhattin Rifat lanlar derhal işyar (memur) olacak tir. ğillerdir. Bunlar boşluk oldukça ta nulmez. Belki bir rokor elde edilir. Bu. , . , ... rdır. ..... , .. ve arkadaşlarının duruşmasına dun se e di ecek erdir na bedel uğranan zararı dusunmek la. ., 9 ,, 1 1 e eaııeceKierciır. Türk Yunan anlaşması b İki .. , , . dilmiştir. Bu duruşmanın arkasınd kızıncı ıhtısas mahkemesınde devam zımdır. En çok muvazenelere kıymet an da uzatıldı Bundan bir müddet evvel îneritti vaveriyorum. Duruşta, yürüyüşte, koşuda, ayni suçtan ötürü mahkemeye getirılen purile şehrimize gelen ve gümrük ambarTürk Yunan tecim anlasmasmın müd atlamada bu müvazene ancak hareket Kara Bekir ve arkadaşlarının duruşma larına alınan üzerinde Bodyaloz yazıh deti dün bıtmiştır. Fakat Bu anlaşmanın terbiyesi ile elde edilir. O gün sahne sına devam edılmıştır. iki sandığın sahibi çıkmadığından san müddeti dün verilen bir emirle bir ay de yaptıöım dersle usulümün her iki Her iki duruşmada tahkikatın geniş dıkların açılmasına karar verilmiş ve a daha uzahlmıştır. Bu müddet zarfında cinse de tatbik edildiğini göstermek isçılmıştır. Fakat sahibi bir türlü buluna lemesi için geri bırakılmıstır. Türk Yunan yeni tecim anlaşmasının tedim. yapılabıleceği zannolunmaktadır. CEMIYETLERDE mıyan bu sandıklann içinde memlekete Musikiye gelince, onu derslerimde bir gırmesi memnu mevaddan sakarin bulunyardımcı gibi kullanırım. Nasıl söyliye' Ofis Asbaşkanı îzmire gitti duğu görülmüştür. Kızılaya teberrü yim. Bazan bir keman bir viyolonsel Gümrük idaresinin talebi üzerine se * Uç gündür şehrimizde bulunan Tür solo çalarken piyano ona refakat etmez Dün Kızılay Kurumuna Edvard Şi kizinci ihtısas mahkemesi bu kaçakçılık kofis Genel Asbaşkanı Mecdet dün öğmi? İşte benim usulümde kemanla rinyan delâletile ismini bildirmiyen bir isini tetkik etmiş ve sakarinlerin müsa « le üzeri îzmir vapurile İzmıre gitmiştir. Izmirde ilk kuru üzüm mahsulünün büyük törenle vapurlara yüklenere* Asbaşkana bu gezisinde Ofis danışman viyolonselin işini vijcud görüyor, piya Ermeni vatandaş 10 lira teberrüde bu deresıne sahibinin de ilânla aranmasma da ona refakat edivor!» dedi. Avrupaya gönderildiğini yazmıştık. Yukarıki resim bu töreni göstermektedir. larından zeki Doğan refakat etmektedir. no Ondan sonra Mll. Golliere yaşları 1 i lunmuştur. karar vermiştir. Yaş mevvalarımızı muhafaza edecek bir ambalâj dar ilerlemediğini de hissetinekteydi. Metresi sadece olarak onundu; hakikatte Aryan tamamen ele geçer, temellük olunur bir mahluk değildi. Konstantin onu kucakladıeı zaman kendıni bırakıyor ve bundan şahsan zevk " Cumhuriyet „ in edebî romanı: 21 payını da alıyordu. Fakat hiçbir zaman Yazan: Klod Ane Çevirenler: F. Varal ve F. Osman kendılığınden Konstantine sokulmamış, «Bu kızm, diyordu, daha yüksek de san onun yanında sıkılabilineceğini aklına ona bir sevgi ve istek hareketi göster recelere irişmesi için bir metoddan, ya bile getirmezdi. Aryanı akşam yemekle memişti. Genc adam bir gün bunu söylediği vahud yüksek bir adamla birleştirmekten rine alakoyabilmek, Konstantine derin bir başka hiçbir noksanı yok. Fakat itiraf et saadet veriyordu. Gece yemekleri ise ade kit aldığı cevabla adeta donakaimıştı. Aryan: mek te lâzım ki burada erkekler icab et ta bir bayram mahiyetini alırdı. Aldırma, demişti, ben her zaman tiği kadar ehliyetli değil!» Sadovaya ile Nasyonal oteli arasındaböyleyim!.. Kostantin her gece Aryanla buluştuğu ki uzun gezintiler onlara çok kısa gelı saati sabırsızlıkla bekliyordu. Onu; yüz yordu. Geceleri konuşmalan uzar, kapıKonstantin «menfur terbiye! diye itibarile daha güzel, daha tatlı olan ve hiç eşiğinde bile mükâleme bir türlü bitip tü düşündü, benden evvel onu hangi budate müşkülpesendlik göstermiyen Baron kenmek bilmezdi. lalar tanıdılardı, kimbilir?» Aryan evde Kortingle mukayese ediyordu. Fakat MaFakat Nasyonal otelindeki aparhman soğuk davranmakta devam ediyordu. dam lâbaron uzun müddet yaşadığı da bir başka Aryan ortaya çıkar ve Kons Bununla beraber Konstantin bazan kengarbden; îngiliz ve Fransız salonlarında tantin orada adeta hiç tanımadığı yaban dini ona doğru çeken kolunun tazyıkını hüküm süren sun'ilik tabiatini almışh. Ba cı bir kadınla karşılaşırdı. Ona malik ol duyuyordu. Genc kız, yalnız bir defa, ronda kusur bulmuyordu. Yalnız 5u en duğu günden itibaren, aralannda bir yorgunluktan bitkin olduğundan ve yabüyük kusuru müstesna: Onunla başbaşa âşıkla metres arasında bulunan tabiî mü taktan kalkmanın zorluğundan şıkâyet kalmak Konstantine can sıkmtısı veriyor nasebet ve rabıtanın doğup yerleşece^ini etmişti. du. Aryan ise onurunun içine zaptı im sanmıştı. Şimdi hatasını anlıyordu. Ona Ona, bol ışıklı salona doğru olan kakânsız bir kale gibi öyle kapanmıştı ve sahib olduğuna tevehhüm etmiş ve bu pının açık bırakılmasını kabul ettirebilo kadar neşeli, alaycı, ciddî, itirazcı. uça sahib olma zannı hâlâ bir mesele olup gi mek için tam bir hafta geçmişti. Maa n, muamma ve dalgın halleri vardı ki in diyordu. Aralarındaki vaziyetin zerre ka mafıh utanma kuruntuları daha fazla sürmedi. Ondan sonra yataktan iner, banyo salonuna girer ve dönüşte ayna nın önüne geçerek hiç bir yerini saklamak ihtiyacmı duymıyan güzel vücudlü bir genc kızın sakin emniyetile başmı düzeltirdi. Her buluşma, erkeğin hararetile kadının soğukluğu arasında böyle bir mücadele oluyordu. Fakat Konstantin, bu hesablı soğukluğun irade gayretile kumanda edildiğini anlıyor ve fena halde kıziyordu. Aryan, Konstantinin aparhmanına, onun zorile değil kendi nzasilc geliyor, fakat odaya girip te koltuğa uzandığı vakit her zamanki Aryan olmaktan çıkı yordu. Gözleri açık, ve bir ölü gibi sessiz, hareketsiz... Daha garib bir vak'a da, tanıştıklarının ilk haftasında olmuştu. Konstantin Aryanın kulağına; âşıkların elde ettikleri kadınlara her zaman söyledikleri ezelî sözleri fısıldarken ondan en fazla koparabildiği söz, Rusların kalender ^e tevekkül seciyelerini gösteren Nıtchevo (Niçevo) kelimesi olmuştur. Bu aşağı yukarı «Adam sen de!» demekti. Dışarıda, iki dost gibi konuşuyorlardı. Lâkin odada Konstantinin karşısına bir düşman dikiliyordu. Her defasınaa xna? kat kendine hâkim olmak, bir tek kehme lub edilmek lâzım gelen, fakat bir türlü daha ilâve etmemek kudretini de buldu. mağlub olduğunu itiraf etmıyen bir düş Sigarasını bitirdi ve banyo odasına geçti. Orada her zamankinden daha çok durman... Bu mücadele Konstantıni tahrık ;dı du. Salona geldiği zaman saat gece/arıyor ve her defasında mutlaka galıb çık sını çalmıştı. Gidelim, dedi. mağa and içiyordu. Bununla beıabcr Aryan ona yaklaşıp kolunun üzerine Aryanın geri çekilmez bir vazıy^t alması dolayısile de için için kırılıyordu. J /ı yaslanarak sordu: kin bu mücadele henüz büyük bir mey Neyiniz var bugün? Kederli gödan muharebesi halini almamıştı, çeie rünüyorsunuz? Buna ben sebebiyet vermedım ya? harbi idi! Birşey yok küçük kız, birşey yok. Dördüncü veya beşinci akşamdı. Aıyan, gıyınıyor, Konstantin de yatağır Sen her zamanki gibi fevkalâde nefi.'jin!. Konstantin şimdi senli benli görüşü ucunda sıgarasım içiyordu. Ihtıvath ol mağa lüzum görmeden ona; sevgılisi k<"i yordu. Fakat Aryan her zamanki gibi, larınm arasından çıktığı zaman, her âşı siz, diye konuşmaSı bırakmamışh. Yolda bir felsefe mevzuu üzerinü* kın dudaklanna gelen malum iki suaii kavga ediyorlardı ve her ikisi de kcadi sordu. Aryan cevab vermedi. Erkek cümle \aziyetıni şıddetle, adeta huşunetle mü» yi tekrarladı. Genc kız, başını bile çe dafaa etmekteydi: Sonunda Konstantin virmeden çorablarım bağlamağa devam Mişel kahkahayı bastırdı: etti ve cevabındaki zehiri hi?setmiyerek Bu çekişme mevzularını da hangî edalı edalı: Allahın belâsı yerden arayıp buluyoru/? Ve hâlâ fıkrıni müdafaaya çaiışan Üçüncü suali bekliyorum. O »ı,al ki beni elde eden her erkek, bana sordu Aryanı kucakladı. ğunuz ilk iki sualden sonra, onu da scı Ertesi akşam mücadele tekrar başladı; lâkin daha ıhtiyatlı bir şekilde... muşlardı! (Arkatı vat) Konstantin Mişel sapsarı kesildi. Fa

Bu sayıdan diğer sayfalar: