10 Haziran 1938 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3

10 Haziran 1938 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

A 10 HAZİRAN — 1038 dair Vezin bahsi B İRÇOK güzel fotoğraf ve bir- kaç hikâye, makale ile çıkan Foto - magazin'in haziran sayısında “Bebek” adlı bir manzume var: “Gör. müştü Bebek bizleri yalçın tepeler. de, — germişti Hisar ufkumuzun Üs. tüne perde...,, Güzel veya çirkin demi- yorum, orası ayrı messle. Bunu yazan Edib Ayel'in kim olduğunu bilmiyo - rum; fakat adını tanımadığıma göre, genç olduğuna hükmedersem zanne. derim yanılmış olmam. Genişlik gazetesinde de Zahir Sıdkı- nm manzumelerini okumuştuk; Zahir Sıdkıyı tanırım, henüz gençliğin baş- langıcımdadır. Onun manzumeleri de, bu “Bebek” gibi, aruz vezni ile yazıl- mıştı. Demek ki yıllardanberi bazan zafer, bazan da tehdid edası ile savru. lan iddialara rağmen aruz ölmüyor, kendisine gençler arasında da taraf. tar buluyor, Bu gençler - yalnız Zahir Sıdkı ile Edib Ayel değil, içlerinde Munis Faik var, adlarmı şimdi hatırlıyamadığım daha birçokları var - Yahya Kemal'in, Faruk Nafiz'in aruzu ile yazıyorlar, yani şiirlerinde arabca veya farisi ter- kipler kullanmağa, vezne uyduracağız diye heceleri çekip büzmeye mecbur olmuyorlar. Tekrar ediyorum, maksa. ârm kıymetleri hakkında hüküm ver. mek değil, sadece bir müşahede, De - mek ki türkçeyi bozmadan da aruzla şiir söylemek kabilmiş ve bunun için de muhakkak büytik bir sanatkâr ol- maya lüzüm yokmuş. Hakikatin tâ kendisi diye kabul edilmiş iddialarm yanlış çıktığını görmek çok hoşuma gider; imkânlar âleminin genişliğini inkâr etmek akıl kârı değildir, insan ergeç mahcub olur. Aruzla hece, asırlarca beraber ya- Şamıştır, yine de yaşamasında hiçbir mahzur yoktur, Ahenk itibariyle, gü. zellik itibariyle, şu veya bu bakımdan bu iki vezinden birinin ötekinden üs, tün olduğunu hiçbir zaman kabul et- medim; ikisi de adamınm &linde «- henkli ve güzel olur; beceriksizlerin e- ilem ikisi de ahenksizdir, çirkin . Aruzün, şimdiye kadar birkaç defa Mmersiyesi yazılmış olmasına rağmen ölmemesine seviniyorum ama itiraf e. deyim ki bu gençlerin niçin aruzla yazdıklarını da pek anlıyamıyorum. hece vezniyle ve ya serbest nâzımla yazsalar yine anlamıyaca- ğüm. Eski mazmunları, eski şeyleri Söyliyecek olduktan sonra aruzu da, hece vezmini de, serbest nazmı da ka- hatsız etmeye bir lüzum olduğunu san- Mıyorum. Bakm, Mustafa Seyyid'in Sutüven manzumesi için öyle değildi: ©, aruzu yepyeni bir şekilde kullanı. Yordu, sanki şahsma mahsus bir aruz İcad etmişti: ruhu ile, gekli ile taze bir Siir getirmişti. Yazık ki devam etme. di, ettiyse de ben görmedim. Bir zamandanberi edebiyatperver e- İendilerimiz an'anelere hürmet, mazi- hin eserlerine yakından alâka göster- Mek gibi şeylerden bahsedip duruyor. lar. Gençleri arıza çalışmağa teşvik *tselar ya! türkçede bir neo . klasik iyat vileuda getirilmesi hiç de is- ilmiyecek bir şey değildir, bu yolda Büzel, alâka ile karşılanacak eserler : . Fakat gençlere, öyle bir işe dahi, yine eskiyi tekrarın olmıyacağını, yaşıyabilecek bir #SY vücuda getirmek için muhakkak yeni bir şey ilâve etmek meo- aziyei olduğunu tekrar etmek lâzım. * Yoksa aruz, hece, serbest nazım iy Sözler boş birer kalıptan başka T #ey değildir. Hepsi ile de yepyeni, kekiye çok benzemekle beraber ondan Üsbütün başka, canlı, taze eserler eek kabil olduğu gibi görünüşte Yeni olan vasıtalarla bin yıllık deliği geveleyip durmak da kabi. Kongreye davet Bigi Pe Yoksul Çocuklar koruma Biriz Eminönü kolu Bşakanlığından: mizin 11 Haziran 938 tarihine Minğrü Cumartesi günü saat M te E- Kesi Halkevi salonunda yıllık kon- ley e caktır. Üye arkadaşların teş- Tica olunur. ŞEHİRDE MEMLEKETTE Nevyork Sergi- Gümrüğün bitmeden yıkılan yeni binası Ulman idaresile Belediye arasındaki ihti- lâfta nihayet Belediye dediğini yaptırdı Galata rıhtımı yükseltilme smeliyesi sırasında İstanbul liman idaresi rıhtı- mın Galata köprüsü başındaki kısmın- da bulunan ahşap ve köhne gümrük > hafaza memurları kulübesini yıktırmış ve rıhtımın inşaatı ikmal edilir edilmez | gene rıhtım üzerine, fakat münasip bir köşesine bir gümrük muhafaza kulübe- sini kârgir olarak inşayı taahüt etmişti. Liman idaresi bu taahhüdünde durmuş, inşaat işi nihayetlenince, rıhtımın Mum hane caddesi üzerine düşen kısmına kâr gir ve modem bir bina yaptırmağa baş- lamıştı. Fakat binanın duvarları çatıya yaklaşınca belediye memurları gelerek binanın inşaatını, durdurmuşlar ve yol- Yeni Trabzon lar ve yapılar kanunu mucibince bu bi- nanın yoldan on metre içeride yapılabi- eceğini bildirmişlerdir. Yolun on metre içerisi deniz olduğu için ve belediyenin de elinde kanun bu- lunduğundan dolayı o zaman liman İ- darisle belediye arasında çikan ihtilâf sorradan Denizbankla gene belediye a- rasında devam etmiş ve nihayet beledi- ye elindeki kanuna istinaden binanın yıkılmasını Denizbanktan istemiştir. Bi- na bu vaziyette bizzârure yıkılmaktadır. Fakat burada nöbet bekliyecek ve bü- roya ihtiyaçları olan muhafaza memür- larmm ne olacağı henüz tesbit edilme- memiştir. limanı nasıl olacak? Öğrendiğimize göre, hükümet liman- larımız içinde ehemmiyet ve iş faaliyeti noktasından üç limanı evvelâ ve $ür- atle yaptırmağa karar vermiştir. Bu li. manlar Karadenizde Trabzon ve Zon- guldakta Çatalağır le Egede Mersin limanıdır. Bunları yeni İzmir, Samsun ve İstanbul limanları takip edecektir. Limanlarımızın inşaatı ve bütün ye- ni tesisat ile takviyesi için yüz milyon. larca liraya ihtyaç görülmüştür. Yalnız Mersn limanının yeniden yapılması için 20 milyon lira masraf tesbit edilmiştir. Bunun için inşaat her sene bütçelerin. den ayrılacak tahsisat ile ve ceste ceste yapılacaktır . Bundan başka limanlarımızın inşaatı için ikisi İngiliz, biti Holanda, üçü Al- man olmak üzere beş büyük teklif ya. pılıştır. Hükümet, parası takas yoliyle ödenmek üzere limonlarımızı bu grup- lardan birine yaptırmak işini de müte- hassıs bir heyete tetkik ettirmektedir. Bu grupların mümessillerinden bir kaçı Ankaraya gidereke hükümetle temas- lara başlamıştır. İlk yapılacak liman, Trabzon limanı olduğu için buranın projeleri tamam- lanmıştır. Bu projeye göre yeni Trab. zon limanı büsbütün yeni bir şekilde ve şimdikinden bir misli büyük bir sa- ha üzerinde kurulacaktır . İnşaata, Jimandaki gümrük binasınm önünde bulunan rıhtımın gündoğusu isikametine 700 metre, Değirmedere döküntüsünün bulunduğu yerden de yıldız istikametine 250 metre uzatılarak başlanacaktır. Ayrıca Taşiskeleden Tarama hudu- dusluna kadar olan sabilde 400 metrelik , bir orihtem, yapılacak ve büyük liman baştan başa teranacaktır, Bundan sonra limanda antrepolar gibi lüzumlu inşaat yapılacak sabit ve sabih vinç tesisatı kurulacaktır. ömür ocaklarımız makineleştirilecek Bir Ingiliz müessesesile bu iş için anlaşma yapıldı Kömür ocaklarımızı makineleştir- mek hususunda “Türk Ticaret Anonim Şirketi,, ile İngilterenin “Maden mü. hendisliği Limited Şirketi,, arasmda yapılan müzakereler neticelenmiş o ve dün şehrimize İngiliz şirketinin bir heyeti gelmiştir. Ingiliz mühendisler dün beyanatta bulunarak şunları söylemişlerdir: “— Türkiye maden sahalarında tat- bik etmek için tetkikat yapacağımız “maden ocaklarını mâkineleştirmek u- sulü,, nü, dünyanın bir çok ileri gelen memleketlerinde tatbik etmiş bulunu - yoruz. Bunların başında Fransa, Ecİçi. ka, Holanda, İspanya geldiği gibi, bit- tabi Britanya impüratorluğunun o her yanında tesisatımız kurulmuştur. “Her sabada, diğer dünya memle - ! | ketlerinden geri kalmadığını göstermiş olan Türkiyenin, madencilik sahasmd3 da ayni tekemmülü temin edeceğine imanımız vardır. Seri adımlarla sana - yileşmekte olan Türkiyede, yeni kuru. lan fabrikalarda büyük bir liyakat gös- teren Türk işçisinin, makineleştirilecek Türk maden ocakçılığında da ayni ihti- gas ve kabiliyeti göstereceği muhakkak- tır, “Bu mevzuda yakın bir fikir edin. mek üzerelierhal Ereğli, Kozlu ve Zon- guldak hewalisindeki kömür havzasma gidiyoruz. Orada kömür işçileri için bir de mektep kurulduğunu memnuniyetle öğrendik, Mâhallinde tetkiklerimizi bi- tirdikten sonra Ankaraya gideceğir. Bir müddet de orada kalıp alâkadar müesseselerle fikir müdavelesinde bus Junduktan sonra, raporumuzu hazırla, mak üzere Londraya döneceğiz. Az bir mliddet sonra derhal işlerimi. ze başlamak Üzere gene geleceğiz. Hokkabaz Tenten amca ve yankesici sinde Türkiye Pavyonumuz serginin en güzel yerinde yapılıyor 1909 senesinde Nevyorkta kurulacak olan ve iki senedenberi hazırlıkları ya- pılan “Nevyork dünya serpisi,, nde Türk pavyonu projelerinin hazırlanmış olduğu hükümetimize bildirilmiştir. Nev york dünya sergisi Avrupa mümessili nin memleketimize gelerek yapuğı te- maslar ve aktettiği mukaveleler ile ser gide ilk yer alan Avrupa devleti bulu- nan Türkiyeye sergi idaresinin mecca- pen bir pavyon vermesi takarrür etmiş- ti, Şimdi iktasat vekâletine projeleri gel- miş bulunan bu pavyon sergi esas bina- sı altında ve methalinde bulunmakta- dır. Bunun içindir ki sergiyi ziyaret eden ber ziyaretçinin ilk göreceği pavyon Türk pavyonu olacaktır. Gene mukave- le muelfbince, sergi İdaresi tarafından inşa ettirilen pavyonun dahili tertibat ve dekorasyonu Türk hükümeti tarafm- dan arzu edildiği şekilde yaptırılacak- tır. Bu dekorasyon için iktısat vekâleti bir müsabaka açmıştır. Temmuzun on beşinde nihayetlenecek olan bu müsa bakaya iştirak edenlerin jrojelerini mü- tehassıs bir jüri tetkik edecek ve kaza nana 1000 lira verilecektir. Eğer bun- dan başka istifade edilen projeler olur- sa bunların sahiplerine de münasip bir ikramiye verilecektir. Nevyork sergisi Türkiye komiserliğine iktisat vekâleti müracaat komisyonların. dan Suad tayin edilmiştir. Yalovaya araba vapuru “Yarın sabahtan İti- baren işlemeğe başlıyor Akay idaresiyle Şirket Hayriye ara sında hasıl olan anlaşma mucibince, A- nadolunun en kısa yoldan Avrupaya nakil vasıtalarma yarar bir şekilde bağ- lanması için ihdas edilecek İstanbul - Yalova araba vapuru postalarının yapıl masına yarın sabahtan itibaren başlana caktır. Yarın ilk araba vapuru saat 12de Üs- küdardan kalkacak ve Kabataşa uğra- dıktan sonra Yalovaya hareket edecek, saat 15,30 da Yalovaya vasıl olacaktır. Akşam saat 16 da Yalovadan harket &- decek olan vapur saat 19,30 da Kabata- şa ve 20 de Üsküdara uğrayacaktır. Pazartesi günleri saat 6,30 da Üskü- dardan ve 7 de Kabataştan hareket ede cek araba vapuru saat onda Yalovaya gitmiş olacak ve saat 11 de oradan hare ketle 14,30 da Kabataşa gelecektir. Bu suretle İstanbul - Yalova yolunu araba vapuru Üç saatte katedecektir. Se ferler şimdilik Cumartesi ve Pazartesi günleri yapılacaktır. Araba vapurları eğer müşteri olursa Büyükadaya da uğrayacaklardır. Bu yı! zelzele senesi oldu Dün de Denizlide bir zelzele hissedildi Denizli, 9 (A.A.) — Dün akşam sast 20 yi 20 geçe kuvvetli ve devami: zelze- le olmuştur. Hasar yoktur. — — (Haber'den Tarihe aa Ikazül - Ivan İkazülihvan, bundan elli sene kadar evvel, 1304 de “Maarif Nezareti celile- sinin ruhsati ile, basılmış bir terbiye kitabıdır. Ayetlerden, hadislerden, Allâme Ce- maleddin Ebilferec'in “Mevasimül.ömr,, adındaki bir risalesinden ve Arabi dar- bımesellerden tercüme ve tertip edilmiş. Hem mütercimi de, Darüttâlim talebe- sinden Hersekli M. Kâmil adında bir genç, belki bir çocuk. Bu çocuk genç muharrir “Beyanı hal,, başlığı altında, sırf malâmatını genişlet. mek maksadile, daha ana dili olan türk- çe inceliklerini öğrenmeden eser neşret- menin bir cüret olduğunu itiraf ediyor, özür diliyor. Fakat ne kadar garip bir tecellidir ki 1304 de bir çocuğun özür- ler diliyerek neşrettiği bir risale bugün şayanı dikkat bir tarih vesikası olmuş. tur, Zamanımızdan elli yıl evvel mektep ve sile, çocuğu şu esaslara göre yetiştir- meğe çalışırdı. * Ana baba çocuğunu çalıştırmak i- çin, çocuğun arzu ve gayretini kuvvet- lendirecek mükâfatlarda bulunmalıdır. Fakat sıkıntı ve yorgunluk verecek de- rede çalıştırmamalıdır. * Arasıra da bir ev idaresinin nasıl döndürüldüğü gösterilmeli, öğretilmeli dir. Zira her şey çocuklukta öğrenilir. * Çocuğa temizlik, abdest, namaz öğ- retil#helidir, Yedi yaşını geçen çocuklar bu hususta kusur ve ihmalde bulunur larsa kendilerine dayak atılmalıdır. * Çocuğun terbiyesi beş yaşından baş- lar, Zira çocuk beş yaşmdan itibaren iyi ve kötüyü ayırdeder. * Çocuklar oynarken bakmalıdır. Ele başı olanlar, yüksek sesle konuşanlar, arkadaşlarını himaye edenler, büyüdük- leri zaman da âmir olacak olanlardır, * Ana baba, çocukları beslemeğe, her türlü sıkmtıdan korumağa borçludurlar. * Erkek çocuk baliğ olur olmaz, vakit geçirmeden afife ve bakire bir kızla he- men evlendirmelidir. Bunu ihmal eden ana baba, çocuğun bu yüzden işliyeceği suçların ortağı sayılırlar. * Çocukları, fuhşiyat ile ülfet etmiş, kötü tıynetlr çocuklarla koruşturmama hıdır. * Yüksek tahsili evlenmeğe tercih e decek olan çocuklar pek azdır. Binaem aleyh oğlunu mütenasip bir kız ile ev- lendirmek lüzumunu inkâr edecek olan babalar da pek azdır. Yalnız oğullarına olur olmaz bir kiz almamalıdırlar. Kız için şartlar: Afife olmak, dindar olmak, kanaat sahibi olmak, aklı yerinde ol- mak, içtimai vaziyeti kocasından utanı- lacak şekilde aşağı olmamaktır. Beş çeşit kadın ile evlenmemelidir: 1) Gök gözlü ve dilini kötü sözlere alıştırmış olan; 2) Çok uzun boylu ve kuru olan; 3) Çok ihtiyar olan; 4) Endamında mü- tenasip olmıyan; 5) Çocuklu olarak dul kalmış olan, * Insan baliğ olduktan otuz beşine ka- lıdır. * Bu çağlardaki gençlere sabır ve me- tapet Kizimdır. Şehvani lezzetlere karşı metin olan şabıemret metholunur, * Sabır ve metanet ferahlık verir. İn- sarım gözünde şehvet vardır. Bu ise teb- likeli bir derttir. Bir hatuna bakmak ib- lisin zehirli bir okuyla yaralanmak gibi- dir. * Bir gençte kusurlar, gayet kıymetli bir kumaşta lekeler, yırtıklar gibidir. * Aileden intikal meşri maldan ve meşru kazançtan gayri şeylere gözü ol- mamalıdır. o Reşat Ekrem KOÇU Lehistanın Yahudi aleyhtarlığı iGünden güne kuvvet buluyor Varşova, 9 (A.A.) — Nasyonalist ta- lebe, Krakovi rektöründen Üniversiteye yahudi talebe alınmamasını istemişler. dir. “Gazeta Polska,, Polonyadaki yahudi aleyhtarlığının ırkçlrktan ileri gelme- yip yahudilerin mücadele ve rekâbetin- den doğduğunu yazmaktadır. Zopot müesseselerine yaftalar yajyş. tırddarak yahudilerin girmesi yasak edil miştir;

Bu sayıdan diğer sayfalar: