1 Haziran 1932 Tarihli Kadro Dergisi Sayfa 19

1 Haziran 1932 tarihli Kadro Dergisi Sayfa 19
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Bdecbiyat Bedli Heyecan Yakup Kadri Benim mektep arkadaşım Şehabeddin Süleyman muttasıl bir “heyecanı bedii,, den bahseder dururdu. “Heyecanı Bedii,,| Bu, onun ağzında mukaddes bir söz idi. O kadar mukaddes ki hepimize tahlili imkânsız, tarifi müşkül ve reddi gayri kabil bir nas gibi gelirdi. Hâlâ, “ Heyecanı Bedit , denildi mi, başımı önüme eğer, bir nevi huşua kapılırım , Fakat, onu, artık, tahlil etmekten korkmuyorum, Bedii Heyecan bir kurtuluş, bir azat oluş, bir eriştir. Bedit Heyecan bizi dar kabımızdan taşıran hâdisenin adıdır. Bir sanat eseri önünde kendi kendimizden geçeriz. Yani kendi benliğimizin hudutları dışına çıkarız, Birdenbire bir kapı açılmış gibi olur; göğsümüze gözle görlülmiyen bir engin denizin havası dolar, ve ruhumuz beklenmeyen, bilinmeyen ufuklara doğru yelken açar. B Mübarek olsun o el ki, bize bir hapishanenin kapısını açınış- tır. Velev bir saat, velev bir gün için olsun bizi açık havaya, engin denizlere kavuşturmuştur. O el, bir halâskârın elidir. & O el, yalnız bir halaskârın değil, bir muammayı halledenin, bir davayı fasledenin elidir. Bizim, bazı kendi kendimizle bazı içinde yaşadığımız cemiyetle, bazı da kâinatla bir takım hükme ermemiş davalarımız vardır ki biz onları tek başımıza fasl ve halledemeyiz. Ne dinde, ne mantıkta, ne hukukta bunları çözen kudreti bulamayız. Günün birinde bir sanat 19

Bu sayıdan diğer sayfalar: