16 Şubat 1932 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

16 Şubat 1932 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

e m er pa srisipmearirn me ES re ma kap İM İİİ TGŞUBAT 1932 İdarehane: Ankara caddesi, 100 No. Telgraf adresi : İst. Milliyet Telefon Numaraları Başımuharrir ve Müdür 24318 Yazı işleri Müdürlüğü 24319 İdare ve Matbaa 24310 ABONE ÜCR ETLERİ: Türkiye için o Hariç içir Le i Gelen evrak geri verilmez Müddeti geçen nüshalar Gazete ve matbaaya ait müracant sdilir. Gazetemiz ilânların mas'u- iyetini kabul etmez BUGÜNKÜ HAVA Yeşilköy asker İzinden aldığımız. malümata na- saran bugün hava ekseriyetle & çıktır. Kar yoktur. Rüzgâr şark stiakmetinden mütedil küvette esecektir. Dünkü hava tezyiki metredir. En fazla sıcaklık 7 idi rasat merke- Cenabı hakkın yazısı — Nedir bu halin dedim. Perişan, bitmiş. Sarhoş, ha İ — Geçer inşallah. Allah bu yüktür. — Büyüktür yal. bir hikâye anlatayım.. Bak sana gün bir yerde oturmuş- Din, iman behdeleri görü. şülüyormuş.. Bir kaç kişi Kur'- anı kerimin tezailinden heet- mişler: — Kelâmullah her şeye de- vadır.. Mucize Filân diye görüşmüşler.. Münasbetsizin | birisi sor. | muş: | — Cenabı hakkın kelâmını zörüyoruz. Büyük” fezaili Yâr... Bir harika.. Lâkin Cenabı hak. kın yazısı nasıldır?., Bu garip suali hazırun pek: >iedebane ve küstahça bulmuş- iar. Kızmışlar cama" bir Şey söylememişler:. “Suali soran kır dığı potu anlamış lâkin işin için len çıkmak çin sualini şöyle »İr kenara büzülmüş oturan bir bektaşi dervişine sormuş: — Sen ne dersin. dedem.. — Ben Cenabı hakkın vaz. amı bilirii — İyi değildi — Nreden biliyorsun? — Alnımın yazısımdan., Ce. yabını vermiş.. Ne yapalım kardeşim, dedi. Yazıyı ben yazmadım ki; o yaz dı. Şimdi bozar mı?. F İ | ELEK | Milliyet'in Edebi'Romanı:-11 GÖZYASLARI!. Bir ill adım ileriye atmış- &en çekildim durdum. Kafam- da yeni bir karar kuvvet bulu. ordu: — Gitmeli, Yalnız gitmeliyim!. Dedim ve müthiş bir nefret ler — Sevmek, bir dalgın kız | İşte bul | dar gelmişim. o Nasıl geldim, ne yaptım, nereden geçtim, kimi gördüm? Hiç bir şey bil. miyordum. Gözlerim bir sis bu İatu ile kaplamıştı. Başım ve sinirlerim isyan ve nefret do. uydu! Kızıyordum. Her şeyi unutarak, bütün menfaatleri ayak altına alarak İ nakçı, paşanın bacaklarını ve ayaklı MİLLİYET Tarim tetkikler T | Kara Mustafa Pş. kim- 'dir. nasılidam edildi? | ——ez ea — Viyana bozgunundan sonra Paşa | mühürünü padişaha, başını cellâda teslim ediyordu!. re Kura Mustafa Paşa sarayında bir iftar ziyaleti... Kara Muttafaz Kara Mustafa, vazifeperverliğe olan inrla inhimakinden mütevellit huşuneti ve servet ve ihtişamından ileri gelen gururu bertaraf edilirse, hissen ve ahlâkan çok kıymetli ve kibar Bir Adardı. Adamlarının ufak bir ihmalirü asla affetmez ve şedit | bir surette tecziye ederdi. iç oğlanları çok sıkr bir'nizam altın dn yaşarlardı, Bunlar paşanın. yatak odasına bitişik bir salonda yatarlar dı. Hemen ekseriya, yatarlar. ken, Oâni bir , emirle | der hal kalkabilmek © için, söyum- mazlardı, Muntazam yatakları yok- tu, Altlarına kalmea bir yünlü bat taniye sererler ve üzerlerine de bir yorgan çekerlerdi. Hazinedar ağa, | gecenin muhtelif zamanlarında ge-| İlr, kendilerini teftiş ederdi. Bu ço- cukların yakalanacık kabahatleri sid | detle ceralandırılırdı. Kara Mustafanın bayat, “bir program dahilinde geçerdi. Geceleri iki buçuğa doğru yatardı. Yatağı bir tek pamuk şilteden ibaretti, Ya-| tak çarşafı müsl daha ince bir kumaştan mamül idi. Ayni kumaş-| tan diğer bir çarşaf ta Hint abanisi den yorganma olak Mev: me göre iki veya daha #iyade yor-| gan örtünür ve en üstündeki yotga-| mu yüzü de Hindin veya Acemista nin en pahalı kumaşlarından olürdu. Paşa yattıktan sonra, içoğlanları nin içinden bilhassa seçilmiş olan tar rmı oğardı. Diğerleri arasından her gece on beşi, yatak odasının kapı” sinde sabaha kadar nöbet beklerler. | i. Bu möbetçilerin bir &n uyukla maları, hatti bazan, ölüm cezasına kadar varabilirdi. Kara Mustafa gün doğmadan kal kar, âpdest alır, sabah namazını kı- lar Ve tekrar yatarak bir daha saat ikide uyanırdı. Ma altı mi 1 Öğle yemeğinde ekseri; Mi Âiyem rerklerisli olda b ba fif yemek yer ve bilhanın daima he“ şef bulundururdu. Kara Mustafanın hususi tabibi | yoktur, Nadiren Lastalandığı zaman İnr dördüncü in hekimini veya o da bulunmazsa, her hangi bir hekimi çağırtır idi. Yaltisz hususi bir çerrahı vardı, Bu adam Kandiye'li bir Rum idi. Paşa ona, İstanbul'lu gok zengin bir Rumun kızını almış- | tı, Gallan bu malümatı verdikten, sonra, dördüncü o Mehmedin, Fazıl Ahmet paşam, Şeyhislâm efendi | İle sair vüzera ve örlâni; devletin Ka" ra Mustafayı ziyaret ettikleri zaman nasıl bir merasim ile karşılandıkları nı kaydediyor ki ben burada, onları gikirden ferağat ediyorum. Paşanın varidat: Etem İZZET kızıyordum! Sevgimi yordum! Ve. küfür ediyordum: 4 < Orospu! * — Kahbel, Ve... durmadan dum; saymıyarak kızı söyliyor- — Bunlar değil, l mel'un kızlar! Sevgi, samimiyet, aşk, hüs nü niyet bunların nesine? Onlara var mı sadece şeh- vet zevk, eğlence, kucaktan ku cağa dolaşmak? İşlerine gelen, boşlarına giden yalnız budur, Ve., isyan ediyordum — Onu unutacağım! Kahbeye boyun eğmiyece. ğimi, O beni ıztırap içinde öldür. | mek istiyor! dalgın Bilhassa |; dö, Paşanın muhtelif haslarından, çift ve sal :0- nelik varidatı (243,000) kuruş tutu- yordu. Bu yeküne çok kıymettar mü cevheratı da ilâve edilirse Kara Mus tafanın serveti hakkında bir fikir edinilebilir. Galla'nın İstanbulda bu lunduğu sıralarda Kara Mustafa| üz wiskal inci satım alınak üze Paşanın kaftanlarına, içoğlmnları arasından kaftancı ünvanını taşıyan birisi nezaret ederdi. Paşa her gün bir kaç kaftan değiştirirdi. Kaftan- ları keten veya setenden mamaldu. Kura Masinfa amma, işlemeli kaf-| tan giymekten asla Çamaşırları: Her ay, Hazinedar ağa, Kara Mustafa için bir düzüne yeni don ve gömlek diktirtirdi. Sarıkçı güla mına, paşanm sarıklarr için seneden seneye yirmi tülbent verilirdi. Çu- hadar ağaya da on beş kuşak teslim ile yirmi çift çakşır teslim edilirdi. Yine sarıkçıya sene de tuz kavuk verilirdi. Paşanın cep harçlığı Hazinedar, her gün kaftan güla-| mına “paşanın cebine koyması için 1000 çil akçe verirdi. Her gün har- cayamayıpta paşanın cebinde kalan kaftancıya ait idi. Hazinedar aydan aya iki yüz kise akçe mühürdara, dört yüz kuruş ta Bunlar bu paraları ta bulunduğu sıralarda, lüzumu hi linde sarfederlerdi. Ay sonunda su fedilemiyen kendilerine bahşolunur- du. Paşanın ahırları, Paşanın ahırında beş yüz kühdy İslan vardı. Bunların içinden 'de yal. mız kırk tanesi bizzat Kara Musta- fanm rükübuna mahsustu. Maiyetin deki askerler, bademeler için de altı yüz beygir vardı. Paşa bir yere göç ettiği veya seyahate çıktığı zaman eşyalarını 500 devo ve.500 katır ta- şirdi. Altmıs yük arabası, dört dane binek arabası vardı. Bundan maada Merzifon'da “muhteşem bir karası vardı; Paşanın ahırlarda 40 saraç ve 30 seyis bizmet ederdi. Kara Musti paşanın emlâki: İstanbul'da iki sara: cıvarında iki bahçe. E saray ve iki çiftlik. Mora Yenişehrin de bir saray, iki çiftlik. Kendi leketi olan Merzifon'da bir tafa paşanın elbiseleri: ferace (uzun yenli bir samur komtos alaiy serhnll” (oayakak «| Lİ ele kaplı! Onun istödiği mıyacağım! Kukla ölmıyacağımı. Sevgime kimseyi müyeceğim!. Onu “bit"düha “görmüyec “giki deli öl Üğimit; Defolsun sürtük! Ve., hükmediyorum: - İşte dalin kız.. Karak. | teri budur: Ho;una giden bir Jerkeği' ayartmak, onu kendisi. ne esir etmek ve yine karşısma | çıkacak ilk erkeke kanmak, o- | nun da kolları arâsmin gitmek! Bu gidiş o mask Bir oruspunun gidişi İ Aile kızı. Adını taşiya taşıya İgidiştir. Ve.. kendisi de buna i nanmıştır. — Ben aile kızıyım! Ben evlenecek kızu Ben hürmet edilecek kadı- Bam., Der, kendisini mü'dafaa ©- | : — Bir insanm zevkini tat- min etmesi kabahat midir?. Sosyete kadını baska nasıl olur? değildir. » | kâbeyi istedi!,, dedi. ol dahi koynun ortak et- | ve lekesiz | SALI 16 UBAT kısa caket), 2 came (yenleri yere ka | dur sarkan, bol, rahat ev elbisesi), 2 tilki beden (yalımsı: tilki deri den | olan cimedan, kısa caket), 8 kakim ferace, 7 bedenkâr( kaküm kaplı kı. sa caket), 5 kaküm sorhatli, 4 samur | divan kaftanı, 2 kakü 10 sade fe race, Bunlardan manda, hazinesinde | 32 tone henüz irk ve 35 k İle beraber 167 hil'at vardi: Kara Mustafa paşanın seraynda ik mutbah saasrafız 500 ekmek, 216 okka et, 120 pi inç, 38 okka tereyağı, 12 okka şe- kör, 4 okka bal, 6 okka kara üzüm, 10 ok un, 7 ckka nişasta, 1,8 ok İ ie süt, 3 okka yo ğurt, 2 okka peynir, 25 dirhem dar. çini, 30 dirhem karabiber, 2 dirhem karanfil, 2 dirhem kakule, 40 dirhem çöreotu, 10 dirhem susam, 30 dir. bem somak, bir kaç dirhem fıstık, 12 okka olma, armut, lesstane gibi meyvalar, 30 okka yağ mumu, 8 dir hem safran, 2 dirhem Hindistan ce vizi, 40 çeki odun, ayda 43 okka sa bun, 10 okka kahve, 4 tabak kay- mak, yorum okka gülsüya. Son Gallan Kara Mustafa paşa sarayı hı gezdiği zaman, Mustafa paşa he nüz debdebe ve daralınım en yüksek noktasına çıkmamıştı. Onun en par? lâk devirleri, kayin biraderi Ahmet. paşanın. ; vefatından . sonra makamı sadaretin kendisine tevcibi | ile başlamıştı. Gallanın . jurnalmdan aldığım kısımlarla bu şayanı dikkat adamın hayatı bususiyesine dair'ol dukça canlı bir resim çizdiğime ka- naat getirerek yazıyı burada kes-| mek istiyorum. Fakat son 3öz olarak şunu da ilâve etmekten kendimi ala miyorum. Viyana hezimetinden son İ ra Kara Mustafa, bütün darat ve haşmetine rağmen, iğrenç denilebi- | lecek kadar karanlık bazı saray en: | terikalerile Belgrat'ta idam edilmiş- | ör. İ © Ba idağa faslrçok hazindir. Ka-| ra Mustafa için değil, o, çok metin ve erkekçe ölmüştür. "Veziri azam öğle namazına seccade dötetip imam Mahmut Efendi sünnete başlamış- | ken Veziri azam dahi kalkıp namaza başlayacağı zaman sokakta at şama tası oldu, Kendileri “Nedür, di; sokağa nazır pencereden — bakdıkta Yeniçeri ağası ve ardınca kapıcılar | kethüdası ve çavuş başıyı göricek “imam efedi! Namazı boz. İş gayri yüzde oldu!,, deyap ellerin uvuştu. rarak gezinmeğe başladı. Anlar dahi İ bili tevekkuf saraya gidip yukarı| çıktılar, Derhal Ali ketbüde ( Kara rip söze başlamadan doğru Veziri azam bulunduğu odaya girdiler. Ya öptü ve ka İpi i başı se İlm verip durdular. Veziriazam da- bi ne haber diyicek kapıcılar kethü dası: Şevketli padişahimiz hazret. leri sende emanet olen mührü hu-| mayonla sancağı / şerif ve miftahı dan mührü humayonu çıkarıp ve sancağı şerif ile milt duku ile götürüp “Bize ölüm var mi dedi. Olıdahi ** re seccade kurdurdu. çıktılar. Öğle mama infial gelmedi Anlar da taşra kılıp kendu Ve dun ediş oğlanın: “Artik siz varın, giğih, beni duâdan unutmitin!, dedi. Ve keğdü ölile kür kün ve sapığın çıkarıp: Gellinler ve aldırın cismini toprağa , dedi ve kaldirdılnr ve cellâtlar dahi gerup iplerin hazırla. | dikta kendu ellerile sakal iealdırip; | hoş usulile takın!,, Anlarda takıp i çekap teslimi ruh eyledi, (1) | vet, Bu idamın bu ciheti hazin değildir. Kara bi ölmesini bi Bu idamın ba r: Kâra Mustafanın anlar kendi büyüt giderken Sadra- (4yo$ilahtar “ET 1234120 Mustafanın kethüdası) önlerine va- | * 1932 17 şubat yarınki çarşamba akşamı MELEK ve ELHAMRA Sinemaları birden: Gala Suaresi Olarak öne kadar vücud getirilen lerin en muazzam , Dünyada mevcut filmlerin en güzeli... KONGRE “EĞLENİYOR Fransizca sözlü ve şarkılı filmidir. Heyeti temsiliyesi Başında: Lilian Harvey - Henry Garat «RMAND BERNARD - LİL DAGOVER - PIERRE MAGNEER 10.000 artis muganni dansör ve figuran işti k etmektedir. GALA Müsamereleri İçin Biletler Şimdiden Temin edilebilir. a Bir kralı istediği gibi Hareket altına ve ki rası hasebile (Rol en-entrikalı - mr NORMA TALMADGE tarafından icra edilmi; SÜPERPRODÜKSİYONU ma nr mmm Me <zmd M MD İİ (İhtiraslar kadını) Mme DUBARRY ettiren kadındır. Fakat onun nettar mücewherata olan fazla inhimak ve ihti- uhitlere kadar ““sürükleniştir. ir,) Itünadı Milli TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ Harik ve hayat üzeri ine sigorta muamelesi icra eyleriz. Sigortaları halk için Merkezi idaresi: Gali Acentası bulunmayan şehi Tel: İRTIHAL İstanbül istinaf mahletindsi aza yı sabıkasından / ve Serveti Fünun gâzete ve matban müdüri sabikı Mustafa Âsım Bey üç gündenberi müptelâ olduğu hastalıktan (reha yap olamayarak bu gece saat On ikiye çeyrek £ kalarak irtihali dark beka etmiştir. Cenazesi salı günü öğleyin park karşısında Firuzağa camii it- tisalindeki hanesinden kaldırılarak Beyazıt camiinde namazı badeleda medfeni mahsusuna defnedilecek- tir. Ailci İederdidesi Münever Ha nimefendiye ve birader ve re sadelerine beyanı. taziyet sir. bugünkü Sultanahmette hemşi- eyle mağ olduğu İbrahim pağa ile kez larağası Yusuf ağa ile varı Süley- man ağa idi, Müverrih Fındıklık Mehmet “üğa, kızlarağası Yuruf darın pöltetsini şu” canlı cümle ile, “mâfyetindeki kurüandanların teline sena iliahetleri wetitesinde Kara Mustafanın veya önlerinde bozgun İstanbula gelince, sarı Sü- ağa, kızlarağası Yusuf ağa yanına koşmuştu. Her türlü mit mahlük, kezlarağaz sr Yusuf ağa, müverrih — Findıkdılı Mehmet ağanın canlı tabiri ile ba “zalim ımehini devlet kara yüzlü kan “düşme: intikam alacak gün ler geldi,, diyerek ayağa el ellerine mekremeler alarak, döne dö ne oynamışlar, göbek atmışlardı. Sinan REŞAT Beyoğlu müsait şeraiti havidir 'atada Ünyon Hanında < rlerde acenta aranmaktadır. > Sinema -Tiyatro. <j Bugün akşam, orbul Belediyesi Saat 21,30da o Şehir Tiyatrosu Hi UN een 16 şubat salt akşamı Nakleder : Mahmut Yesari, Zabita: na, Münllimlere ve talebeye het temsilde birinci 50,“dühdliye 30. Yarın akşam KADIKÖY SÜREYYA SİNEMASINDA KUDRET HELVASI ".— ECONOMOU-OPBRET HEYETİ FRANSIZ TİYATROSUNDA Bü”ükşüm saat 21,30 te ilk olarak O DİMAHOS. Yarın akşam RİRİKA Pek yakında: Ya Sena Hrisomou, O Salamitis, pg MAMA Dr. Hakkı Şinasi Yavrunuzun en sıhhi gıdasıdır. Horos tis Tihis. i 21,30...da.| YEKTA EFENDİ vodvil 3 (Perde | defa | DUR Falih Rifki Beyin 5 eserleri I — Denizaşir: Çenubt Amerikayı anlatan ye İgne türkçe kitap: Yeni yazı ile basılmış kitapların. en: mefisi. 2 — Faşist Roma Kemalist Tiran ve Kaybolmuş Makedonya Faşist İtalyadan, inkılâpdı Ar İnavutluktan ve bizden sonraki İMlakedonyadan bahseden vezne türkçe kitap. 3 — Yeni Rusya Rüs inkelâbendan, bölşevikle sin terbiye ve telkin metotla: dan, Rus inkelâ vaziyetinden bahseden türkçe kitap: buğünkü yeğâne mi Bu eserlerin hem san'at fikir kıymetleri vardır. Yeni ya 21 ile herkesin bem lezset, hem istifade ile okuyasığı çü iyi Ki tapllar burlüğdır. Hepsi Muallim Halit köttiğha neniride Bükülü. | | Dr. Celâl Tevfik Zührevi ve idrar yolu hastas lıkları mütehassısı: Sirkeci, Muradiye caddesi “No, 35. Her gün saat 14-18, KİRALIK DEPO İstanbulda Pöstahame arkasında Basiret ve Beyker hanları kağfgısın- da fabrika veya depo olarak leilie- almağa elverişli kâgir büyük “ir depo kiralıktır, Karşısındaki Basi ret Hanı odabaşısına müracaat 9- Tuniması, kit geçirmek, hoşuna giden bir İerkekle sevişmek ve eğlenmek monden Evlöninceye kadar pek alâ İ gezerim de, eğlenirim de, Niğini istediklerimden geri- ye kalayımı?. | Karmışsam kanmışımne o-| lacak, sanki? Elbet beni sevecek, kabaha- | timi yüzüme vurmıyacak birini bulur, alırım! | Hem benim kocam biraz da tahammüllü olmalı, Öyle ku kanç, sakmgan, her seyime ka- rışacak erkeği istemem . bir an yine zihnim dal: | | du. Gözlerim bambaşka bir âle- | İmin içine açıldı, Karım, onun melek yüzü; çocuğum, onun al İtan başı; maviş gözleri bakışla. rımı doldurdu. Damarlarımda, ateşli ve iztıraplı bir sızı ya. | yıldı. Beynim sancılanıyor, ka. | rim ve çocuğum “ükük boyun- İları ile sanki yanımda ve kar- Şımda imişler gibi bana sokulu yorlardı. Korktum, Hitredim, u- tandım, ve — Daha ne euro? Her fedülığa ilâm .. bu kusyvetli bir ebnir hak | linde. kulaklarımda uğuldayor«| du: Haydi durma. Karına, ço'| cuğuna .git! Dalgın kızlardan sana hayır yok. o İşte gördün. Sen karının kocasısın, çocuğu- nun babasısın. Onlara hiyanet etme!.. Ben bütün bunları düşünür, emrin tesirini (duyar, bu bin bir üzüntü, ıztırap ve müs! | cadele içinde çıtpmırken birden İbire olanın kapısı açıldı. Baktım: Karşımda Naran!, Şaşırdım. Rüya görüyorum sandım, Fakat, oydu. Kendisi idi. İçeri girer girmez uzun, tat | İı, cana değen bir bakışla beni süzdü, — Ne oldu, hiddetin geçti mi?, Diye yanima geldi, Masamın hemen yanında düran o Arneri- kan koltuğun kenarma çap- ikm ve şuh bir eda ile oturdu. Yerimden fırlamak, üzerine & tılmak: — Haydi defol, Ona git! İ Benden uzak ol! Kahbel, Diye haykırmak istiyordum! Fakat, bunu yapamadım. Şuu- layan, esir e gevşeten ve sürüyen bakışları hemencecik gözlerimin içine doğdü ve beni yerimde oturttu. il dim. Yine onündum. Sanki hiç bir şey olmamış gibi ona bağ- İlıydım, Şehvetin cinnet getiren | tatlı hümmasını dudak kıvrım» /larından taşıra taşıra sordu: — Monşer, neydi deminki o | hiddetin Cevap bulup veremiyordum. Alıklaşmıştım, durgundum, n& yapacağımı bilmiyordum. Bu- tunu iliştirip oturduğu kanape kenarında vücudüne kadınlık ca gibesinin bütün bâkimiyeti inbina, ati — Söylesene, niye susuyor. sum? Dedim, Güldü, katılacak si bi güldü. Bütün kadınlığı genç kızlığı ile güldü. — Sen budalasın çocuk!., Dedi! Benim hakiımken taarruza geçti: — Nasıl beni orada bıraka. | bildin?. | Acımadın mı?. Ve., taarruzuna serzönişleri ni de karıştırdı: — Demek beni sevmiyorsun? Bir parçacık © mazımı çeke. medi, Bir kadına hiç,bu muamele yapılır ma?. Sen vahşi bir erkek misin Her şey aklıma gelirdi, fa- kat Hariciye nezareti şifre mü. dürü Ruhi Beyefendinin böy- le yapacağı hiç hayalimden geç mezdi.

Bu sayıdan diğer sayfalar: