23 Kasım 1939 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 10

23 Kasım 1939 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

EÇEN asırlar içinde Türk kadınının sosyal hayat- taki rolü pek silikti. Köylü kadın kocasıyle birlikte tarlada çift gürü- yor, ekin biçiyordu. Bugün de köylü kadın için vaziyet değişmiş değildir. Şehirli kadının vazifesi ise, evi: nin dar ve mahdut çerçevesi için- deki hizmetlerden ve çocuk yetiş- tirmekten ibaret kalıyordu. Bu kadın, kafes arkasında, kocasının öbür karılerıyla diz dize yaşardı. Cariyeler ve harem ağalarının arasında bir süs gibi yaşıyan bu kadın tentene örer, oya& yapar ve gönlünü böylece eğlendirirdi. Orta halli olanları gündüz ev işleriyle uğraşır, akşam olunca, işten dönen kocaşına çilingir sofrası hazırlar, ut çalar, şarkı söylerdi. Az çok okuma bilenlerin biricik meşgalesi Divan şairlerinin şehvetle dolu olan gazellerini okumak ve zifaf gecelerine «tarih düşürmek» di, Bu zümrenin dışında kulan kadın bir sapan, bir testere, her hangi bir eşya veya hayvan gibi kocasının patrimuvanına giren bir maldı. Esir pazarlarında oariye alış verişi olur, haraç mezat satış yapılırdı. Eski devrin kadını sosyal ha- yatta erkekle müsavi olmak şöyle dursun, miras meselesinde bile erkekle müsavi sayılmıyordu. Şeriat mahkemesinde kadının şahitliği kabul olunmazdı. XX'nci asır büyük değişiklik- lerin anası oldu. Harbden önce satvetiyle gözleri kamaştıran salta- natlar, rejimler birer birer çöktü. Büyük aaraylarda yaldızlı gsalon- SERVETİFÜNUN BUGÜNKÜ TÜRK No. 3257— 3572 KADINI Çalışma saflarımızda yepyeni bir kadın tipi, şuurumuzda yepyeni bir kadın telâkkisi boy atıp serpiliyor. Kadınlarımız devlet me- kanizmasında günden güne daha geniş mikyasta yer almaktadır. İş ve istihsal hayatında ise canlı ve esaslı bir unsurdur. Bütün bunlar, bazı kimselerin mürteci düşünceleri hilâfına olarak, kadı- nın cemivet hayatında aldığı hürriyetin ve çalışma hakkının yeleştiğini ve kuvvetlendiğini gösteren delillerdir. Yazan : larda kuş südü ile beslenen paşa zadeler şimdi menfalarda günlük emeğini düşünüyor. Bu hâl yalnız Türkiyenin dışın- da değil, bizzat Osmanlı İmpars- torluğunun hayat çerçivesi içinde de böyle oldu. Bizde de bir sosyal nizam yıkıldı. Bu yıkılış, yalnız siyasi sahada olmadı; gündelik ba- yatın en hurda teferruatına kadar tesir etti. Kadın kafes arkasından, operet sahnelerine kadar çıktı. Asırlarca güneş görmiyen vücudu- na dekolte bir mayo geçirdi ve plâjlara koştu, Şark kokuları &in- miş Paris losyonları ile oğmıya başladı, Yalnız mürteciler değil, bu parazit hayata isyan edenler de ateşe opüskürüyorlardı. Hayatın kendişi değil, kılıfı değişmişti. Udun yanık nağmeleri yerine, sak- safonun çılgın tempoları, çifte telli yerine fokstrot, rastık yerine cım- bız, sürme yerlne rimel gelmişti. Tentene ören kınalı parmaklar törpülerli o düzeltilmiye, Ojelerle bo yan mıyâa başlandı. Şampanya patlamaları, viski soda yağmurları arasında, ru- tubetli yer- lerde kısa bir zamanda boy atan mantarla- rınki gibi parazit bir hayat fışkır- mıya baş- ladı. e ee Hüsamettin BOZ 0 K Geçen devrinin bize getirdiği kadın renk değiştiriyordu, kılıf değiştiriyordu: Bu «ara devrin» damgası budur. Çok şükür ki bugünün ideal kadını modern salonlerda asil kanlı köpeğine çikolata yediren sinema delisi parazit kadın değildir. Günden güne, erkekle hayat mücadelesi etmekten zevk alan marazi kadın tipi yerine erkekle omuz omuza çalışan, laboratuvar- larda, kliniklerde faydalı verimler peşinde koşan kadın geçiyor. Bu hâl, kadın-erkek farkının sadece fizyolojik şartlara icra olunduğunu göstermektedir. Bugünkü Türk cemiyeti, kadını cemiyet dışına atan, onu insanlık haysiyetinden tecrit eden ve bu suretle cemiyetin yarışım akamete mahküm eden bir zihniyet tay- mıyor. Taşıdığı zihniyet, birçok dünya milletlerine örnek olacak derecede ileri ve inkılâbcıdır. Diyebiliriz ki, çalışma safları- mızda yepyeni bir kadın tipi, şuu- sür E Gi Bugünkü Türk cemiyeti kadını cemiyet dışına atan, onu insanlık haysiyetinden tecrit eden bir zihniyet taşımıyor

Bu sayıdan diğer sayfalar: