11 Mayıs 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 13

11 Mayıs 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Muharriri: A, R. Tefrika No.: 96 Gizli Fikirler.. Sonbahar Mehtabı İstanbulun Üzerine Donuk Bir Nur Yağdırırken, Padişahın Tebdil Kayığı Dolaşmakta İdi Fakat şimdi de, başka bir tehlike baş göstermişti. Âstlerin kayıklara binerek kızkulesi açık- larında beklemeleri, ve gece ka- ranlığında padişahın ve kendisi- nin bindiği kayığa hücum ederek bütün bu nefret ottikleri adam- ları, bir Anda Marmaranın sine sine gömüvermeleri pek muh- temeldi. Buna binaen Ibrahim paşa ortalık kararıncaya kadar bu fik- rini gizledi. Ve sonra, en itimat ettiği o adamlarından birkaçını kayıklara bindirerek denizi taras- sut ettirdi. Ve ancak emin olduk tan sonra, tebdil kayığının hazır- lanmasına emir verdi. x Sonbahar mehtabı, İstanbulun Üzerine donuk bir nur yağdırr yordu. Üçüncü Ahmedin bindiği teb- dil kayığı, her türlü merasim ve teşrifattan mahrum bir halde, de- bizin koyu çelik renkli iltivaları Üzerinde sessizce kayıyordu Ham- lâcıların sert kürek gü.” üleri bu sessizlik içinde uzaklara kâ- dar aksediyor, Üzerlerinde nur habbecikleri pırıldaşan köpüklü İzler husule getiriyordu. Dizlerine kalın bir şal örtünmüş olan Üçün- <ü Ahmet, kürkünün yumuşak tüylerine bürünmüş, karşısındaki sevgili damadı ve kıymetli veziri Ibrahim Paşa, ellerini yenlerinin İçine sokarak alçak sedirin bir köşesine büzülmüştü. Her ikisi de, düşünüyorlar, vakit vakit gözle- tini Istanbul tarafına çeviriyorlar, u bir sis altında erimiş gibi Görünen bu koca beldenin heyülâsı Üzerinde gezdiriyorlar, Sultanah- Met camisinin minarelerine akse- den kızıl alevleri gördükçe titri- Yorlardı, O gün, akşama doğru âsilerin bir kolu Sultanahmet camisinin ndeki (Atmeydanı) na gelmiş; ada karargâh tesis ederek Srâyn bütün yollarını kesi işti. Meydanda öbek öbek atep yakı: jorlar, davullar çaldırarak halkı başlarına topluyorlardı. Bu at erden yükselen alevler, pe Binarelerine çarpıyor, manzaranın etini artırıyordu. Artık, saraya yaklaşıyorlardı. ka kapı sarayının Üstüste yığılmış bbeleri, sivri bacaları, uzun ve Yah servileri; kalplere ürperme yen bir heybet içinde görünü- “du, Gecenin bu derin sükü- iti İçinde, sahilde nöbet bekleyen âY bostancılarının gür sesleri Yuluyor: > Hey.. Kimdir, 62. Açıl! vay Araları, korkunç (o akislerle ara kadar sürükleniyordu. iy Yalı köşkünün önüne geldik- Men Ibrahim paşa ihtiyatlı et etmiş, tebdil o kayığın kayıklardaki sadık ileri geçirmişti. Ke- » sessizce (Yalı köşkünün to, © Yanaşmışlar.. £ Saraydaki Yaziyeti anlamışlardı. z Fayda korkulacak hiçbir hal ta, “St değildi. Hattâ âsiler, he en saray kapılarına bile Nar, ı P etmemişlerdi. Bu haberi b, brahim paşa; kalben büyük ki gvemmu-iye* hissetmişti. Bel- & Yarın sabah herekete geçe P eden yarını” rek âsileri tedip edebilecekti. Ibrahim paşanın bu sevinci, en karanlık ve en fırtınalı bir gecede yolunu kaybeden bir gemicinin, birdenbire gözüne çarpan cılız bir ışık görmesine benzemekte idi. * Karaya ayak basılır basılmaz İbahim paşa, padişahın ayakları" na kapandı: — Şevketlim,. Varın. saa detle haremi hümayunu teşrif bu- yurup sağlıkla islirahat edin. Ku- lunuz belki sabahadek, vaziyeti bir hal ederim. Diye yalvardı. Üçüncü Ahmet tereddüt etti. Âdeta, Ibahim pa- şaya karşı itimadazlık gösterdi. — İmdi, hele bir ahvali tah- kik edelim, Badebu, istirahat da- hi olunur. Cevabını verdi. Yalı köşkünün önünden geçerek Lâle bahçesine doğru ilerledi. İbrahim paşa ile - tebdil kayığını takip eden kayık- lardan karaya o çıkan- Kaymak Mustafa paşa, rels efendi ve mai- yet erkânı da, padişahın arkasın- dan sessizce yürümektelerdi. Lâ- le bahçesinden geçiş pek bazin idi. Bu sonbahar mehlabınin do- nuk nurları bahçeye kasvetli bir perde indirmişti. Kurumuş yap raklar yere serpilmiş, günlerden- beri süprülmemişti. İlkbahar ve yaz mevsimlerinde nurlara gark olan, her köşesinden kopan çılgın ve aşifte kadın kahkahaları, saz seslerine karışan bu has bahçe, şimdi hüznengiz bir tekke bahçe- sine benzemişti. Her biri büyük birer san'at eseri olan tarhlar; şimdi, henüz örtülmüş mezarlara benziyordu. Ağır ağır atılan adımlarla sürüklenen ayakların altında kuru yapraklar çıtır çıtır eziliyor, nzun bir hışıltıdan başka birşey işitilmiyordu. Otuz, kırk kişiden ibaret olan şu küçük kalabalık, sanki bir o cenazeyi evinden çıkarmıya giden matemli bir kafileyi andırıyordu. Üçüncü Ahmet, birdenbire kalbinde acı bir ıztırap hissetti, Gözlerini korkak korkak etrafa gezdirdi: — Hey gidi, köhne bahar.. Daha dün şen olan şu bahçeyi, bugün ne rütbei harabiye getirmiş. Dedi. Ibrahim paşa, güç işiti- lebilen bir sesle: — Bu fâni cihanda pâyidar olan ne vardır? Şevketlim!.. Her şey zevale meyyaldır. Hemen baki kalacak, bir iyi namdır. Cevabını verdi. Has bahçeyi de geçmişler, Hırkaisaadet dairesinin yanındaki odaya girmişlerdi. x Padişah, derhal devlet erkâ- nını toplayıp bir divan akdetmek fikrinde idi. Fakat Ibrahim Paşa, buna İtraz etti: — Evvelâ, şehrin ve âsilerin ahvali tahkik edi'sin, Badehu di- van akdi ve söyleşilecek hususat, sehil olur. Dedi. Bu fikrini padişaha ka- bul ettirdikten sonra derhal da- madı ve sadaret kethüdası Meh- met paşaya adam gönderdi. ( Arkas var ) SON POSTA “Beşeriyet Sıkılmıya Başladı. Kendi- sini Eğlendirmek Borcumuzdur,, “Yer Yüzünde Yapılacak Yeniliğin Kalmadığını Sananlar Aldanırlar İşte Hiç Kimsenin Hatırına Gelmi- yen Bir Sürü Yeni Eğlenceyi Bir Liste Halinde Sayıyoruz ! — Yenilik! Ye- nilik! Halk politika- da, gazetecilik- te, tiyatroda, her yerde ve her şeyda hep yeni- lik istemektedir. Fakat bu saha da düşünülme- miş, yapılmamış, yazılmamış ne kaldı? o Hepsini tüketmiş — değil miyiz? Bu suale cevap vermekte EE yet sahibi şüphe yok ki Sinyor Marinetti'dir. Kendisini ota nırsmız, o bir iki yıl evvel bizim O memleketimi- ze de gelmişti, bir iki konferans , İstikbalin san'atını yap- mak daiyesinde olan bir Italyan şsiridir. Bu zat düne kadar biraz renksiz, biraz kaçık tanınırdı, fa- kat şimdi Italyan Kral Akade- misinin âzasındandır. Bir meslek- daşimız bu zatı görmüş, yukarı- da yazdığımız suali kendisine sormuştur, Aldığı cevabı aşağıda okuyacaksınız: ” “ — İnsaniyetin . Üzerine çö- ken sıkıntı dalgası bize yeni eğ- lenceler aramak vazifesini ver- mektedir. Bu eğlencelere mutla- ka ihtiyaç vardır. Çabuk bulun maları lâzımdır. — Hayatta icat edilebilecek hiçbir şeyimiz kalmamıştır, deme- yiniz, aksini ispat ederim. Birkaç misal sayayım: Fikir İçin Eğlenceler 1 — Hâdiseleri ve alıştığınız manzaraları bir sistem dahilinde sıra İle unutunuz. Mütemadi sürp- rizler karşısında kalırsınız, ruhu- Buza yeni bir kuvvet gelir, Hayatı yepyeni görürsünüz! 2 — Salıncaklı bir tiyatro ya- pınız, öyle bir tiyatroki, bütün koltukları beşik gibi olsun, içine gömülünüz, oyunu sallanarak seyir ediniz, öyle bir tiyatroki, içinde sinema gösteriliyorsa ekranı ta- vanda osun, bir hamaka sırt üs- tü yatarak filimi tavanda seyir ediniz. 3 — Kamçılayıcı bir endişe uyandırınız. Fert veya cemiyet kısa bir müddet için kendisini mümkün bir felâketin tehtidi ak tında o sansın! sonra bu zehabı hemen tashih ediniz. Fertte veya cemiyette sonsuz bir sevinç dalgasının da galandığın görür- sünüz, 4 — Evinizde seyahat ediniz. Apartımanınızın bütün adalarını bir iklime göre döşeyiniz ve bu odalara da iklimin manzarasını, hararetini veriniz, bir günde kı tupta yaşayınız, öbürgünü Üstüva hattında geçiriniz. 5 — Sürprizli oteller vicude getiriniz, öyle oteller ki, müşteri bir odasına girip yatacak, fakat ertesi gün uyandığı zaman ken- Sinyor Marineti yenilik düşüncesinde. | ğimi sandığınız manzarayı gözü“ disini tanımadığı bir şehrin tanımadığı bir otelin odasında bulacaktır. Çünkü gece haberi olmadan, uykuda iken tayyare ile nakledilmiştir. 6 — Serseri bir hayat yaşa- yınız, 7 — Kadını zevk veren esra- rengizliğine iade için çıplaklıktan kurtarınız ! Vücut İçin Eğlenceler.. Şimdi sizi fikir âleminden çıkararak vücut için bulunabile- cek yeniliklerin içine atacağım. Bakınız sayıyorum ; 1.— Her. kıvrılışımda, her buruşuşunda ses çıkaran Metaphe- rigue bir elbise icat ediniz. Öyle bir elbise ki güne, mevsime, ha- raret derecesine göre ayar edik sin, size şafak, öğle, akşam, gece, bahar, yaz, kış, sonbahar, arzu ve aşk hisleri versin! 2 — Sun'i kaşınma icat edi niz, öyle bir kaşınma ki, devamı sırasında ve bittiği zaman size gaşyedici bir zevk verecektir. 3 — Aksırık tevlit ediniz. 4 — Kartondan sandalyeler yapınız, öyle sandalyeler ki oturan kendisini yerde bulsun, gülsün ve güldürsün! > 5 — Banyo odasında, perde perde akarak ses çıkaran su ter- tibatı yapınız. 6-— Musikili (çeşme İcat ediniz. Öyle bir çeşme klaz veya çok açıdığına göre çağlayan, dere, nehir veya deniz sesi çıkarsın! 7 — “Rüyet tezat, larından istifade ediniz. Meselâ bir odanın içinde siyah, mai, yeşil, kırmızı köşeler yapınız, Oodayı zulmet için de bırakınız, sonra birdenbire zlyayı boğarak gözünüzü aldatı- | niz! 8 — Sür'at için sür'at yapı nız, meselâ camsız penceresiz bir otomobile bininiz ve şoförünü sk sk sürat değişlirmekte serbest bırakınız, sonra gözle rinizi kapıyarak saatte kaç kile- metre İle gittiğinizi düşününüz. 9 — Evinizde “Serap,, mucr zesinden istifade ediniz. Meselâ gül renginde gül kokulu bir odadan şebboy kokulu, şeb rem ginde bir odaya çabucak geçiniz! 10 — (Uzak-yakın) hissinden istifade ediniz. Öyle bir dürbün bulunuz ki, elinizin yetişemiyece- | i nÜzün önüne getiriversin! 11 — Hakikatten hayale ge- çiniz! Gramofon tablesi (o gibi mütemadiyen döne, bir dairenin Üzerine oturacaksınız. Bulunduğu- nuz yerin etrafı, hakikati gösreren veya tahrif eden aynalarla kaplı- dır. Gözünüz bir ara doğruyu görecektir, aradan vakıt geçme- den hayale sapacaktır. 12 — Yemeklerde de tezattan istifade ediniz, önünüze balık gelince, gözlerinizin önünde dip- siz bir ova manzarası, burnunuz” da tarla kokusu hâsıl olsun, pirzola yerken de denizi görünüz, dalgasının sesini İşidiniz. Burnunuza yosun kokusu gelsin! Biraz Da Spora Gelelim! * Spor sahasındada yapılacak yenilikler vardır, sayıyorum: 1 — Futbolda yarış yapınız. Saha mahdut olmasın, kale yer değiştirsin. 2 — Boka ile yarışı karıştır» nız, yumrukta yenilen, tabana kuvvet kaçsın, kovalansın! 3 — Yaya, bisikletli, otomo- billi, nişan müsabakaları icat ediniz ! 4 — Tabkı, tanklar gibi, or- man içinde,yolsuz sahada, otome- bil yarışları tertip ediniz! 5 — göz kamaştırınız, sinir lendirlei (Obir projektör o ziyası altında bisikletler için “ yavaşlık müsabakası ,, yapınız. N İşte size bir sürü yeni eğlen- ce! BANKA KOMERÇYALE iTALYANA Sermayesi o Liret (| 700,000,000 İhtiyat akçesi ,, 580,000,000 Merkezi idire: MILANO İtalyanın başlıca şehirlerinde ŞUBELER İngiltere, İsviçre, Avusturya, Maca- risian, Çekoslovakya, Yugoslavya, Lehistan, (Romanya, Bulgaristan, Mısır, Amerika Cemahiri Müttehidesi, Brezüya, Şili, Uruguay, Arjantin, Peru, Ekvatör ve Kolumbıyada Alilyasyonlar ISTANBUL ŞUBE MERXEZI Galata. Voyvoda caddesi Karaköy Palas ( Telef. 2641 /2/45/45) Şehir dahilindeki acenteler; İstavbulda:. Alslemciyan hunımda Telef, 2B21. Beyoğlunda; İstiklâl caddesi Telef. 1046,Kampiyo dairesi Borsada Telef. 1718. İZMİRDE ŞUBE

Bu sayıdan diğer sayfalar: