27 Haziran 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7

27 Haziran 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Zi Kaziran Dokuz Yaşında Ev Geçindiren Bir Kızcağız Her Perşembe ve Pazartesi günü köprüden Beykoza kalkan 20 vapurunda — siyah — mektep gömlekli, beyaz yakalı bir kız çocuğu görürüm. Bu ince yapılı ve güzel yavru, bir çocuk - şenli- ğile vapuru baştan başa dolaşır. Onun - takıldığı ve konuştuğu kimseler pek çoktur. Bir aralık kendisine ambalaj kâğıdı lâzım olmuş tanıdıklarına sordu. Bana da geldi: — Amca ufak bir kâğıdınız var mı? Gece yarılarına kadar vapur- larda dolaşan bu yavruyu Öğren- mek için iyi bir fırsat doğmuştu. — Senin adın ne? — Feriha Yıldız. — Mektebe gidiyor musun ? — Tabil giderim. Beykozdaki kırkıncı mektebe, — Annen, baban var mı? — Var. Iki de küçük oğlan kardeşim var. z — Kaç yaşındasın ? — Bu #ene dokuz yaşıma girdim. — Eviniz var mı? — Hayır amca, Beş buçuk liraya kira ile oturuyoruz. — Baban ne iş görlür. — Mektebin sokağında kara- melâ satar. — Günde kaç kuruş kazanır? — Bazan elli, bazan 75 kuruş. — Başka — yerden — geliriniz yok mu, — Ben Istanbuldan geliyorum. Şimdi mektep tatili. Ben İstan- bula İinerim, babama karamelâ alırım. Eger babam inse. Hem (3ö) kuruş vapur parası verir, hem de bizim ekmek paramızı kazanamaz. Onun için ben ine- rim. Tatil zamanında vapurlarda ben de çiklet, karamelâ satarım. Fakat okumayı çok severim, Oku- yacağım, büyük adam alacağım. Anama, —babama — bakacağım. Fakirlik çok fena şey.. — Bugün ne kadar karamelâ aldın? Feriha yıldız, ipek yumağı gibi yumuşak ellerini uğuşturdu. Muvaffakiyetli bir iş görmüş gibi büyüklere mahsus gururlu bir edâ ile: — Bugün babama tam 540 kuruşluk kuramelâ aldım. Babam bunu perşembeye kadar satar, pazartesi günü bir daha alırım. Ben iki senedenberi hep böyle yaparım., Ben olmasam hepimiz aç kalırız. Zavallı babam işin altından kalkamaz. Annem 'e zaten o da çocuklarla uğraşır. Vapur Beykoza yaklaşmıştı. Feriha Yıldızın isteğini yapama- dım. Kendisine ambalaj kâğıdı yeremedim. Elimi cebime soktum. Çıkardığım bir yirmi beş kuruşu avucumun içinde kendisine uzat- tırn. — Bununla iskelede bir am- balâj kâğıdı alırsın, dedim. Fakat o, ciddi ve ısrarlı bir red ile beni utandırdı.. Dokuz yaşının içine sığdırılan bu muazzam izze- tinefsi — örselediğim — için — çok sıkıldım. — yt — Sinir ve akıl hastalıkları müt. Dr. ETEM VASSAF Cağa'oğlu Orhan B. apartamanı Tei.22083 Ev. Kahköy Bahır ye İleri sokak Tekd079 ; ö BTA Brüksel Muhakemesinin ÜçüncüCelsesinde Suçluların Gerçek Yüz- leri Nedir ? Erkek : Ruhca Zayıf, Mutlaka Insan Öldürmek lstiyen Değli, Fakat Öldürdükten Sonra Vicdan Azabı Duymayan Bir Adam ! Kadın : Kendisinin, Uğrunda Cinayet Yapmayı Bile Göze Alacak Bir Adam Tarafından Sevilmesini Istiyen Bir Mahiük.. Tesadüf Sayesinde Bütün Teferrüatı Anlaşılan Bir Cinayet Brüksel, 22 (Haziran) — Bu gün, bir kadını, mücevhberlerini soymak için öldüren Pierr Nat- han ile, onu bu suça fişkırttığı iddi edilen metresi Malou Geri- nin hüviyetlerini anladık ayni za- manda da yaptıkları suçun ne şekilde meydana çıktığını öğren- dik, bunu bir şahidin sözlerine borçluyuz. Bu şahidin adı Jan- Keteldir üniversitede okumakta- dır, yakında doktor olacaktır: Ketell — Suçluları arasıra ti- yatro veya barda karşılaşmak neticesinde tanıdım, meclislerine girip çıkar oldum, bir gün yine tesadüf bizi bir meclise düşür- müştü. Beni yemeğe davet etti- ler, epeyce yedik, epeyce İçtik, söz arasında bahs aşk mevzula- rına düştü, Malou Gorin bu sa- hada hiç uysal değildi, aşkın tam ve mutlak olmasını — istiyordu. Bakınız. Pierr Nathan da - böyle- dir, beni uğrumda bir cinayet yapacak kadar sever, dedi. Bu, cinayet bu muhaverenin geçtiği geceden az Önce yapıl- mışlı, fakat itiraf sırası henüz ge- miş değildi! Ketell — Yemekten sonra Pierr Nathan beni bir köşeye çekerek kendis'ne üç dört yüz frank ödünç verip veremiyeceğimi sore du, yarın gelirim, dedim. Hâkim — Ertesi gün gittiniz mi? Ketell — Hayır, çünkü birisl benden ödünç para İstedi mi onun samimiyetinden — şüphe ederim! Bu son cümle dinleyenler arasında, çabuk kesilen bir gü- lümseme doğurdu. Ketell — Kendileri ile ikinci konuşmamız bu yemek faslından beş altı gün sonradır, bu ikinci tesadif de yine içtik. Anlaşılan epeyce İleri gitmiş olacağım ki Malou — Gerin — nefsini — idare kudretini elinden kaçırdı, yine aşk bahisleri Üzer'nde konuşu- luyordu, “bilir misiniz Pierr be- nim için ne yaptı, bir kadını öldürdü,, dedi ve bu cümle benim için bir şimşek oldu, Pierr ile metresinin az evvel Parise gitmiş olduklarını büüyordum. Paris ga- zetelerinde İse bir kadının bir randevü evinde öldürülmüş oldu- ğunu okumuştum, ona dönerek: — Yoksa yassı burunlu adam sen misin? Diye sordum. Filhakika Paris zabitası kalil hakkında henüz malümat - topla- yamamıştı. Yalnız otelin müdü- ründen kadınla birlikte gelenin yassı burunlu, boksör suratlı bir adam olduğunu öğrenmişti, gaze- teler de hep bu adamdan bahse- diyorlardı. Piyerr bu sualim üze- rine başımı iğdi, ben zor bir durum — önünde idim, amcama giderek ne yapmaklığım lâzımgel- diğini sordum.,, Jan Ketellin amcası hakikaten nasihat verecek mevkideydi, zira jandarma miralayı bulunuyordu, Malou Gerin önüne bakarak şahitlerin söylediklerini dinliyor ve yegeninin hikâyesini dinledik- ten iki saat sonra Pierr Nathan tutuldu. * Tıb talebesinin ifadesi bitmişti, onun yerine şahitlik makamına Ma- lau Gerinin hizmetçisini getirdiler. Bu, Pauraslı adında Lüksen- burglu bir kızdı, ve haline göre fazla şık geyinmişti, Malou göz- lerini açtı ve yanındaki avukatına fısıldadı : — Galiba benim elbiselerim- den birini geyinmiş! Bir daha baktı, bir daha süz- dü ve: — Hayır, değil, diye düzeltti. Anlaşı'an bir başka yerden bulmuş! bu genç kızın ifadesi birkaç satırla bulâsa edilebilir: — Biribirlerini çok seviyorlar- dı, fakat bazan kavga ettikleri de oluyordu. Erkek mütat Üzere sessiz, uslu, karısının her istedi- gini yapar bir adamdı, fakat içince, hele çok İçince, ara sıra değişir, karısını dövecek derecede köpürürdü. O zamanlar kadın ağ- lardı, fakat ben eminim ki dayak yemekten zevk alırdı, zaten bu dayak faslını müteakip aralarında tatlı bir barışma sohbeti başladı. * Hiç şüphe etmiyorum ki avu- katlar bu dayaktan zevk alma tabiatini» de normal insanlarda bulunamayacağını, müdafalarında bir delil olarak kullanacaklardır. Size muhakemenin sonunu da yazacağım., — f Türk Hava Kurumu BÜYÜK PİYANGOSU Şimdiye kadar binlerce kişiyi zengin etmiştir. 19.cu Tertip 3.cü Keşide 11 Temmuzdadır. Büyük ikramiye: 50.000 unaur. Ayııca : 20.000, 12.000, 10.000 liralık ikramiye'erle (20.000 ) liralık mükâfat vardır.. İstanbul Sıhhi Müessessler Arttırma Eksiltme Komisyonundan : Şişli Çocuk hastanesinde yaptırılacak tadilât tamirat ve su deposu inşası açık eksiltmeye konmuştur. 1 — İhale günü & Temmuz 935 Pazartesi günü saat 16,30 dur, 2 — Eksiltme Cağaloğlunda Sağlık Direktörlüğü binasındaki ko- misyonda yapılacaktır. , 3 — Keşif bedeli 1944 lira 52 kuruştur. 4 — Muvakkat garanti 147 liradır. 5 — Bu işe ait şartname proje fenni şerait vesaire 10 kuruş bedel mukabi inde Çocuk hastanesinden alınabilir. 6 — Eksiltmeye gireceklerin carl sezeye ait ticaret odası vesikasile en az 2000 liralık betonarme imalâtı ihtiva eden bina işi yaptığını tevsik eden Nafıa Başmühendisl ğinden tasdiketti- rilmiş ehiiyet vesikası ve bu işe yetecek muvakkat garanti veya banka mektuplarize belli saatten önce kom'syona müracaat- ları *3460,, Hangi Mektebe Gireceksiniz ? Yüksek Deniz Ticaret Mektebi * Mektep Ortaköy Çırağan sarayı yanındadır. Tali ve yüksek olmak Özere beş senedir. Leyli ve mec- cantdir. Gayesi tüccar gemilerine kaptan ve makinist yetiştirmektir. Her sene mektebin yalnız - tali kısmının birinci sınıfına — talebe alınır. İsteklilerin ortamektep me- zunu ve on sekiz yaşından büyük olmamaları lâzımdır. Kayıtlara bir Eylülde başlanır ve bir Teşrinievvelde bitirilir. Taliplerin bu tarihe kadar bir istida ile bizzat getirmeleri veya göndermeleri lâzımdır. Istidaya şu vesikaların lâvesi lâzımdır: Nüfus tezkeresi, aşı şahadet- namesi, mektep şahadetnamesi veya tasdiknamesi, mahküm veya maznun olmadıklarına dalr polis- ce tastikli Hüsnühal ilmühaber- leri, 4X6 büyüklüğünde dört fo- toğraf, velilerinin İmza suretleri veya açık edresleri, askerlik ili- şikleri olmadığına dair mensup oldukları şube vesikası, müracaat edenlerin bir Teşrinevvel tarihin- de yapılacak ibtidal muayene de mektepte hazır bulunmaları lâ- omdır. İstekliler ihtiyaçtan fazla ol t duğu taktirde aralarında bir miü- sabaka İmtihanı açılır. Taşradan müracaat edip te kabul şeraitini halz bulunanlara ve taahhütname vererek kayıtları icra edilmiş bulunanlara mektepçe verilecek mazbatayı memleketle- rinden — hareketleri — esnasinda beraberlerinde getirecek olurlarsa yol paraları verilir. Mektep leyli ve meccantdir. Yalnız her kaydedilenin bir taah- hütname vermesi şarttır. Okuyucularıma Cevaplarım Taparta ortamektepten Kemale; Mektubunuz — vânh — değil.) Daha açık yazınız. * Ankarada M. H. Ş. E. ye; Orta orman mektebine de 20 yaşından yukarı talebe almazlar. Yaşınız büyük olduğu İçin size tavsiye edeceğimiz mektepler he- men yok gibidir. Bununla beraber şimdiye kadar neşrettiğimiz mek- teplerin kayıt ve kabullerini tetkik ediniz. * Samsunda Sabahat Acunere; Musiki muallim — mektebinin kayıt ve kabul şartlarını bir kaç gün evvel neşrettih. Oradan oku- yunuz. Bütün teferrüatını - bula- caksınız. * İzmir Alsancakta Mustafaya; Müracaatınızı doğrudan doğru- ya İzmir liselerinden birinin mi- dürlüğüne bir istida ile yapınız. Mektepçi LNT AO L AA SELÂNİK BANKASI T Tesis tarihi 1588 İdare tmerkezi Istanbul. (Galata) Türkiyedeki şubeleri: İstanbul, —( Gulata, Yenicami ); İzmir, Mersin. Yunanistandaki şubeleri: Selânık, Atina, Pire. © Her nevi banka muamelâtı

Bu sayıdan diğer sayfalar: