1 Haziran 1939 Tarihli Yarım Ay Dergisi Sayfa 21

1 Haziran 1939 tarihli Yarım Ay Dergisi Sayfa 21
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

i reketlerimize Arasında İbrahim Hoyi BAHÇIVAN ; e mA Haoyi, Rabintranath, Tagore. Hind Şiirleri. 126 30 kuruş. Remzi kitapevi. l ye İbrahim Hoyi birçok değerli tercümeleri başına meşhur Hind * şniri Rabindranath Tagor'un. “Bahçıva- ni, nı geçirdi. Münif Fehimin nefis a kapağı ile çıkan “Bahçıvan, çok kısi bir zamanda satılıp tükendi, ikinci u tabı da ayni şekilde rağbet ve istekle karşılandı. İbrahim Hoyinin edebi eserler üze- yöktur, sanırım. sit tercümeyi, harikulâde bir sür'atle yapar, fakat vaktaki edebi bir eserle karşılaşır, stilosunun gemlerini'kısar, dikkatını artırır ve kafası en verimli bir faaliyetle harekete geçer. Tagor talihli bir şairdir. Çünki bizde un “Bahçıvanı,, aynı zamanda iki ki- fi tarafından çevrildi. Fakat birincisi sönük ve hareketsiz kaldı, ikincisi, ya” m vw aldı, hattâ daha ileri gitti. lisalerimizde edebiyat örneği olarak ve ders şeklinde okutulmağa başlandı. “Bahçıvan,, tam bizim ruhumuzu te: rennüm eden ve bizim iç âlemimize hitab eden bir eserdir ki, okurken bu mihnet dolu dünyadan uzaklaşıp huzu- ra va süküta kavuşuyoruz. Medeni ka- biliyetlerimizin inkişafına ve garplı ha- rağmen bizim ruhumuz şarklı kalmaktan uzak bulunmuyor. Ve bunun içindir ki “Bahçıvan,, ın her sahi- fesinde bir şiir âlemine dalmaktan, sâ- kin ve sessiz düşünmekten kendimizi alamıyoruz, agor'un yarattığı hava bizim Nedi- mimizin, Şeh Galibimizin yarattığı ha yaya ne kadar çok benziyor. Nedim: Ayağın sakınarak bas amam sultanım Diyor. Tagor bir kadın yürüyüşün- deki sessizliği ayni şekilde söylüyor: Ayak bileklerin hızlı sesler çıkarmasın, dikka et Diyor, Sonra tıpkı Nedim gibi, bir aşk âlemi yaratıyor: Yazan: Ragıp Şevki Tagor'un bi- zimkilerden üs- maharetidir. O, Hindistan gece” lerini, Hind ka- dınlarının kulak- larındaki küpe- leri, boyunların- da çiçekten hal- kaları anlatmak. termiştir ki, çiz- diği bu resimle- rin hepsi, “Bahçıvan, ın tablo Jarıdır. Bahçıvanda mevcut his âlemi ile bu çizgi âlemi birleşince, Tagor bunun için bir sanatkâr olarak karşımıza çıkıyor. Bahçıvana başlayınız, göreceksiniz ki, bir anda bütün sahifeler kendiliğin- den çevrilmiş ve siz farkına varmadan kitabın ortasına gelmişsinizdir. “Bahçı- van,, daki köle, kraliçenin karşısında öyle güzel konuşur ki, onun birer inci halinde dizdiği kelimelere hayran olur- BUNEZE. Kitabın ortalarında gözünüz bir ye- re takılıyor ve okuyorsunuz: (Bir sa- bah bir kör kız, çiçek bahçesinde Lo- tus yaprağına sarılı bir çiçek gerdanlı- ğı verdi bana.. Gerdanlığı boynuma taktım ye gözlerim ve Onu öp- üm ve! “Sen iii çiçekler bile öyledir. Sen kendin de, hedi: yenin nekadar güzel olduğunu bilmiyorsun!, dedim.) Babçıvan bu- İbrahim Hoyi Hasan Âli tüphanesinde bu- lunması lâzım gelen bir eserdir. Bir başka yazımda okuyucularıma Tagor'un şiir O vermeği AŞK e YAS l Hi 5 Elikö yin 50 Li) Remzi kitapevi Bugüne kadar Rus edebiyatını Ha: san Âli Ediz Kadar kudretle ve büyük bir verimle dilimize çeviren olmadığını söylersem, yapılan bütün tercümeleri takip etmiş olan okuyucularım a E er. Hasan Ali Ediz sadece Ruscayı bil- mek ve Türkçeye vakıf bulunmak ile iktifa eden bir entellektüel değildir. O, Rurca ıstılahlari, Rus argosunu Türk- çeye bütün havası, manasi ve mükem meliyeti ile çeviren bir mütercimdir. Türkçenin hertürlü tekellümü ile Rus- canın her o konuşma tarzını birleş- halk o tabakasından İF çok azdı. Hasan Âli bu büyük şairi bü- tün Türk münevverlerine tanıtmak hiz: metini yapmış, gazete ve mecmualarda birçok yazılar yazmış, bu arada “Alek- sandr Puşkin ve klâsik Rus edebiyatı, adlı bir kitabından başka Puşkinin ma- ça kızı, Mısır geceleri, Dubrovski adlı eserlerini dilimize çevirerek kitap ha linde vermiştir. Durmadan, dinlenmeden çalışan ve bütün çalışmasını da Rüs mn Türkçeye nakline hasreden Hasan Ali, Turgeniev'den abalar ve GobüLier Iİ, Gogol'den “Mayıs gecesi,ni Lenç, Zo zula, V. Kafayev'den de “Rus hikâye- ii dilimize çevirmiştir. on defa onun Maksim Gorkiden naklettiği 16 hikâyesi * Aşkri ismile intişar e iri a e Şimdi: ye kadar Gor eye çevrilmiş en güzel hil kâyelarini ihtiya etmektedir. Hepsi de ei ayrı büyük bir kıymet ta- yelere Hasan Âli * Aşk rüyası ,, m Gerkinin hayatını, eserlerini tahlil eden uzun, çok değerli bir baş yazı vardır “Aşkrü” yası, için bu, cidden ço Oi bir tetkiktir. Hikâyeleri okumadan evvel bu tetkike göz e nler, Gorkinin realist ve romnatik üslübü üzerinde tam bir fikir edinmiş lke ve hikâyeler bu bakımdan daha fazla bir ehemmiyet kesbetmiş Gelini Hasan Ali bütün bu tereümelerinden başka yeni yeni şevler de vadediyor: A. Çehovdan “ ö numaralı kovuş , , Gorkiden “© Benim Ünverler lâh... Rus Edebiyatına bukadar büyük bir vukufu olan daostumuzdan yalniz biz değil, bütün Türk okuyüdular, bunlar gibi daha birçok kıymetli eserler bek lemek hakkımızdır sanırız.

Bu sayıdan diğer sayfalar: