20 Ağustos 1955 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 7

20 Ağustos 1955 tarihli Akis Dergisi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

tıracak ve en sonda tahammiül fersa bir hale getirecektir. Yaşasın demokrasi Belki de bütün bu mülâhazalar ne- ticesidir ki, Gülek'in ,iki gün mevkuf kaldıktan sonra tahliye- si Ankarada rahat bir nefes alınma- sına yol açtı. Fakat iktidar bir defa daha muhalefetin ekmeğine yağ sür müş, onu inanılmıyacak kadar kuv— vetlendirmişti. CHP. on yıl uğraşsa bu neticeyi alamazdı. Gerçi mevku- fiyetin devamı - tevkif kararının u- sulsüzlüğü mahkemece sabit olduk- tan sonra bunu söylemekte mahzur yoktur - D.P. için çok daha vahim tehlikeler doğuracaktı. Ama bunu evvelden hesaplamak ve ona göre ha- reket etmek gerekmez miydi? Hü- kümet, bir defa daha oyle bır kahra- man yaratmıştı ki, D.P. nin karşısı- na üç sene muddetle heyula gibi di- kilecekti. Sadece bu bile, 15 Ekimde toplanacak D.P. Genel Kongresini bir vazıfenın bekledıgını gos- terıyord ugünkü idare altın da kaldıgı tekdirde iktidar partisi üç sene sonraki seçimleri mutlaka kay- bedecekti. Bir partinin politikası an- cak bu kadar fena idare edilebilirdi. Duşununuz kı, icraatı met Emin Yalman'dan başka metheden kalma- mıştı Yarabbı, Kasım Gulek'ı tevkif et- "önümüzdeki ilk seçımlerde iktidarı sen al" demekle birdi. İktidarı muhafaza etmenin tek yolu ıse bir hürriyet ve murakabe rejimi kurmaktan İbaretti. Bu ise, her şeyden evvel, sağlam sihir isti- yordu. D. P. Nihayet Kongre Geçen haftanın sonunda Cumartesi akşa!l o gün Cumhuriyet Halk Partısının Genel Sekreteri Kasım Gülek'in tevkifi için müzekkere çık- tığını ve Demokrat Partinin Genel Başkan Vekili Prof. Fuad Köprülü- nün Ankarada bir basın toplantısı tertıpledığını oğrenenler etraflı ma- ümat almak için radyolarının son havadis bültenini dınledıklennde ken- di kendilerine bir " ' çektiler. Bu "Aa!" da kısmen hayret, kısmen memnunluk gizliydi. Spiker Kasım Gülek'in başına gedenlerden, — Fuaı Köprülü'nün sözlerinden bahsetmedi ama Demokrat Parti Genel Merke- zinden tebliğ edıldıgı bildirilen bir haberi okudu. İktidar Partisinin Bü- yük Kongresi 15 Ekimde Ankarada toplanacaktı Haberi radyoya Anadolu Ajansı, Anadolu Ajansına D. P. Genel idare Kurulu vermişti. Hakikaten o gün sabahleyin bu kurul Genel Başkan Adnan Menderes'in başkanlığında ve karadaki muayyen azalarının iş- tirakiyle toplanmış, böyle bir kasar almıştı. Ama gene de AKİS Demok- rat Partinin Büyük Kongresinin bil- dirilen tarihte toplanacağı hususun- AKİS, 20 AĞUSTOS 1955 YURTTA OLUP BİTENLER Bogotalı Kadınlar ve Babiâli Geçen haftanın sonunda Kolom- biyanın Bogota şehrinden meş- kur Associated Press havadis ajan- sı tarafından verilen bir havadisi okuduklarında, bazı gazetecileri- mizin yüzlerinin kızarıp kızarma- dığı hakikaten meraka değer. A- jansın bildirdiğine göre basın hür- riyeti isteyen El Tiempo gazetesi- nin hükümet tarafından kapatıl- masını protesto maksadiyle 500 kadın nümayiş yapmış ve polis nü- mayişçileri dağıtmak için göz ya- şartıcı bombalar kullanmak zorun- da kalmıştır. Kolomhıyada hadise- den bir hafta evvel bütün basın susturulmuş bulunuyordu Askeri kuvvetlerın de müdahalesi, üzerine gılmak zorunda kalan kadınlar ertesi gün tekrar toplanmaya ka- rar vermişlerdir. Rejimimiz Allaha şükür henüz, kadınlarımızın toplanıp basın hür- riyeti istemek için nümayiş yap- malarını icap ettirecek hale gelme- ürriyetin, o hürri- yetten en ziyade istifade etmeleri gereken gazetecilerimiz tarafından kuvvetle, sadece kuvvetle değil ay- nı zamanda cesaretle müdafaa 0- lunmaya ihtiyacı vardır. Babiâli'- de hakikaten inandığını, inandığı şekilde yazmak cesaretini hâlâ kendinde bulan kaç gazete kal- mıştır, gazetecilerimiz lütfen şöy- le bir düşünürler mi? Gazetecile- telerının neşnyatmı a- yarlarken kâğıt stoklarını, mürek- kep stoklarını, çinko stoklarını na- zarı dikkate alıp almadıklarını lüt- fen söylerler mi rağmen, bu kadar ıhtıyatlı lısana ve hare- ket tarzına Trağm hükümetin müstakil - mümkün oldugu kadar müstakil gazeteleri yetlerin, Hürriyet' leı'ın neşriyatın- an hiç, ama hiç memnun olmadı- ğı, bazı ağızların onların sahiple- rini muhalefetin ajanlığiyle itham da elini, ateşe sokmaz. Genel Baş- kan Adnan Menderes o gün Büyük Kongrenin 15 Ekimde toplanmasını muvafık bulmuştur. Bu demek de- ğildir ki yarın aynı tarihi muvafık bulmakta devam edecektir. O tak- dirde Genel İdare Kurulu, hiç kimse- nin şüphesi olmasın başkanın fikri- ne uyacak ve gorulen lüzum üzeri- ne" kongrenin tehir edildiğini aynı yollardan umumi efkâra ilân edecek- tir. Fakat şim dılık ıktıdar partisi i- çinde her şey iyük Kongre 15 Skımde toplanacakmış gibi hazır- lanmaktadır. Zaten yukarıda zikre- dılen husus bir ihtimalden ibarettir, ha doğrusu iktidar partisi içinde, ettiği bilinen hakikatlerdendir. Bunun sebebi son derece basit- tir. Tenkidin zerresinden hoşlan- mayan kimseleri, tenkidi hafiflet- mekle tatmin etmenin imkâm yok- tur. Tenkid ortadan tamamen kal- dırıldıgı gün de bunlar "kâfi" de- miyeceklerdir. O zaman gazetele- ri kendilerini methetmeye zorlıya- caklar, en fazla methedene en çok lütufta — bulun: Kâğ kontrolunu elınde tutmak suretıy— le basını tesir altında bulundurm: sıyasetının kâşifi Demokrat Partı deği Bu siyasetin başka mem- leketlerdekı tatbikatı yukardaki sözlerin bir tahmin değil, bir teş- his olduğunu görmeye kâfi gelır Istırabın büyüklüğünü anlamak i- çin ıstırap çekmeyi beklemiyelim. Yapdacak iş basittir. Babiâli, tazyik gelen tarafa yanaşmakta- dır. Tazyik yapana cüret veren iş- te budur. Halbuki tazyik geldiğin- de Babiıâğli cesaret gösterip öteki tarafa kaysa tazyiki yapan eski hale dönmek için bundan vaz ge- çecektir. Bu tecrübe edilmiş, ezeli bir kaidedir. Eğer Türkiye ikinci Dünya harbinde tarafsızlıgına hür- met ettirebildiyse sebebi Alman- geldiği zaman Almanlara yaklaş- masını bilmesidir. Aksini yapsay- dık ya Rus peyki, ya Alman peyki olurduk. Ne var ki Türkiyenin tazyike her ne pahasına olursa olsun kar- şı koyacağından iki taraf da emin- di. Mesele bunu göze almaktan iba- rettir. Ama insaf buyrulsun, bir hürriyetin elbettekı ödenecek bir bedeli almalı. Kolombiyalı kadın- ların ödedikleri işte budur. Babı- âli, kadınlarımıza muhtaç hale duşmemek için kendini şımdıden toplasa o kadar iyi eder ki.. Zira tutulan yolun sonu yoktur. sevkü idaresindeki "hususiyet" dola- yısiyle bu gibi ihtimallerin daima va- rid olacagı a dair bir müşahededir. a şüphe götürmeyen başka bir icraat vardır: Genel İdare Kurulunun toplantısının ertesi günü hususi bir celse akteden Yüksek Haysiyet Di- vanı kam, Hakim Celâl diye şöhret yapmış olan İstanbul Millet- vekili Celâl Fuad ürkgeldi'dir ve Celâl Fuad Turkgeldı Genel Başkan Vekili' Fuad Köprülü'nün yakınıdır t Urfa — milletvekili Feridun Ergin'i partiden ihraç etmıştır Kaynayan bir kazat S on bir sene içinde cereyan e- den hadiseler Demokrat Parti i

Bu sayıdan diğer sayfalar: