3 Kasım 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 3

3 Kasım 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

AKIS Haftalık Aktüalite Mecmuası Sene: 3, Cilt: VITI, Sayı: 130 Rüzgârlı Sok.- Ovehan kara P.K. 582 — 18992 ( Yazı İşleri) 15221 (İdare) Fiatı: 60 Kuruş Neşriyat Müşaviri Metin TOKER İmtiyaz Sahibi ve yazı işlerini fiilen İdare & Mes'ül üdür: Yusuf Ziya ADEMHAN * Umumi Neşriyat Müdürü Hamdi AVCIOĞLU * Teknik Sekreter M. Nevzat ÜNLÜ Karikatür TURHAN * Fotoğraf : Hüseyin EZER Osman ÖZCAN ASSOCIATED PRESS TÜRK HABERLER AJANSİ * Klişe : . Doğan Klişe ATELYESİ * Müessese Müdürü : Mübin "I;OKER Abone Şartları : 8 aylık (12 nüsha) : 6 lira 6 ay lk 5 nüsha) : 12 lira 1 senelık 52 nüsha) : 24 lira İlân Şartları : 3 renkli arka kapak (Tam Sayfa): 350 Kapak İçi 300 lıra metın sayfaları San timi 4 Dizildiği ve Basıldıgı Yer : Rüzgarlı Matbaa — ANKARA el: 15221 Basıldığıtarih:1.11.1956 Kapak resmimiz : V. Gomulka Hürriyet folunda Kendi Aramızda Sevgili AKİS Okuyucuları emirperde gerisindeki bir mem- Dlekette Polonyada; Polonyanın isyan çıkmış bir şehrinde, Poznan- da; hem de halkı bilfiil ayaklan- dırmış bulunanlar; e bunu tabanca ve tüfekle yapıp polis ka- rakollarını basanlar muhakeme e- diliyorlar. Nasıl? Açık kapıların arkasında.. Üstelik sadece Polon- yalılara ve Polonyalı basın men- suplarına açık tutulan kapılar de- ğil, batılı müşahidlere, hukukçu- lara, gazetecilere açık kapılar ar- kasında.. Sanıklar vardır, gizli po- lisin karargâhına ateş açmıştır; sanıklar vardır, ordunun bir tan- kını ele geçirmiştir. Savcı sanıkların çok sert şekil- de cezalandırılmasını istiyor. 1946'- da çıkarılmış bir kanun yürürlük- tedir; gayesi rejimi himayedir ve rejimin aleyhine işlenmiş suçların failleri hakkında ağır hüküm ihtiva etmektedir. Asilere o tat— bik olunmalıdır. İsyanın, ona kaddüm eden grevle bir alakası yoktur. Grev işçi sınıfının memnu- niyetsizlik işaretidir, isyan ise bir takım serserilerin marifetidir. Za- ten bu, Poznan hadiseleri hakkın- da hükümetin resmi görüşüdür. Bu bakımdan serseriler merhamete lâyık değildir. uruşma uzun sürüyor, sanıklar açık kapılar arkasında müdafaala- rını yapıyorlar. Avukatları mem- leketin en iyi avukatlarıdır. Mü- dafaalar sırasında rejimin bir çok noktası merhametsizce tenkid 0- lunuyor; asiler ayaklanmalarının sebebini hükümetin berbat idaresi olarak gösteriyorlar. Bu müdafaa- ları gazeteler yazıyor ve Varşova radyosu aynen yayınlıyor. Hüküm günü geliyor; hakimler heyeti ka- rarını tefhim ediyor; sanıklar sa- dece bir kaç sene hapse mahküm olunmuşlardır. Mahkeme, savcının 9 kanununa tatbik talebini reddetmiş, isyanı grevle alâkalı görmüştür. Böylece devrılen sav- cının iddianamesi olduğ kadar hükümetin Poznan hadıselerı hak- kındaki Tesmi — görüşüdür İki sanık, — suçlulukları savcı tarafından ispat edilemediğinden, aleyhlerinde kâfi — delil — bulun- madığından ademi takip kararı alıyor. Bir Demirperde gerisi mem- leketinde ilk defa olarak batı hu- kuk anlayışı iltifat görüyor, "te- reddüt" sanıkların lehinde bir hu- sus addediliyor. Bunun sebebi nedir? unun sebebini, muhakemeyi yerinde takip eden Fransız gazete- cisi Philippe Ben meşhur Le Mon- de'da çıkan makalesinde anlatıyor. Hakimler muhakeme esnasında hükümetten ve İdari makamlar- dan korkmakta devam etmişlerdir. Fakat kalplerinde başka bir kor- kunun yer aldığı görülmüştür: U- mumi efkâr korkusu Fransız ga- zetecısı şöyle diy — Halen hakımler bir çıkmazın içindedirler: Umumi efkârın nefre- tini üzerlerine celbetmemek için ağır cezalar vermek istememekte- dirler, zira umumi efkâr sanıkla- rın tarafındadır. Fakat çok da ha- fif cezalar verirlerse, parti ileri gelenlerini ve gizli polisi kızdıra- cakları endişesi mevcuttur. Şimdi umumi efkâr korkusunun idare a- damları korkusunu bastırdığı an- laşılmaktadır. Hakimler birinciden gelecek belânın, ikinciden gelecek belâdan ağır olacağını hissetmiş- lerdir". Gerçi gazeteciye göre verilen cezalar âdildir; dünyanın hiç bir yerinde ordunun tanklarım ele ge- çiren sanıklara bir kaç sene hapis cezası verilmesi çok görülmez. A- ma Polonya adliyesinin bu hesaplı kitaplı iğrenç hakimleri karşısında şerefli bir insanın mide bulantısı duymamasına imkân var mıdır? Ya O savcılar!. Buna mukabil, oku Polonya takdir edilecek umumi efkârıdır. Düşününüz, memleketin adı Po- lonya.. İşgal ordusu kumandanı mevkiindeki Rus mareşali Rokos- sovski Varşovanın iki adım öte- sindeki bir sayfiye mahallesinde o- turuyor; Rus pençesi Polonya or- dusuna hakim bulunuyor; gizli po- lis amansızdır. Bir rejim değişik- lıgı ihtimali pek cılızdır. Buna rağmen, umumi efkâr, kendi kor- kusunu vicdansız hakimlerin yü- reğine düşürmüştür. İhtimal ki bugün elindeki ekmekten olma- mak lebi parti İleri gelenlerine kölelik eden, onların arzularım iş- gal ettıklerı kürsüden "hukuki karar" diye tefhimi kabullenen Po- lonyalı hakimler masumları teczi- ye etmenin cezasını çok daha va- him şekilde çekeceklerini görmek- tedirler. Hakikaten dünyanın her yerinde bu neviden mahlüklar u- mumi efkârın öyle sillesini yemiş- lerdir. ki, gün gelmiş öylesine darbeye maruz bırakılmışlardır ki "ekmeğini kaybetmek" tehlikesi hiç mesabesinde kalmıştır. Polon- yalı hakimlerin de o akibeto bir gün uğrayacaklarından şüphe et- memek J1lâzımdır. Umumi efkâr korkusunun, bir değişiklik ihtima- li az olduğu halde hakimlerin yü- reğine serpilmiş olması bunun en güzel delilidir. Ya değişiklik zor bir isyandan beklenilmeyip, seçim sandıklarının kaderine bağlı bu- lunsaydı.. Ta seçimlere kısa bir zaman kalmış olsaydı. O umu- mi efkârla Polonyalı hakimler, dünyanın en dürüst hakimleri o- lurlardı Hürriyete aşık bir milletin umu- mi efkârı toptan da, tüfekten de, tanktan da kuvvetli oluyor. Saygılarımızla — AKİS

Bu sayıdan diğer sayfalar: