3 Kasım 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 6

3 Kasım 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTAOLUP BİTENLER. M KŞN l'.r F. Köprülü le halinde Genel Başkanı destekle- melerini görerek teşebbüsünden vaz geçmişti. Fakat hakikat bu değildi. İki ihtimal daha kuvvetli görünü- yordu Eski Maliye Bakanının kula- ğına bir tavsiye fısıldanmıştı. Nedim Ökmenin kabinedenistifası da boyle bir fısıldaşmayı müteakip sessizce gerçekleşmişti. Her halde gerek Ma- liye Bakanı, gerekse eski Dış İşleri bakanı hareketsiz kalmayı, bekleme- yitercih etmişlerdi. mlerin manası Gruptaki seçimlerin manası, Ha- lük Şaman ile gecen sonbaharın hatıralarının da temizlenmiş ol- duydu. Abidin Potuoğlu bunun olarak ortadaydı. Halük Şaman kendisini yeni şartlarauydurmaki- çin çok fedakarlık yapmıştı, fakat muvaffak olamadığı anlaşılıyordu. Tek Grup Başkanlık divanına, ge- Meclis Başkanlık divanı aday- larına seçilenler Genel Başkanın komitesinin tam olduğunu gösteriyor- du.D rubunda daima hadiselere "hava" hâkim olmuş, istikamet etmişti. Geçen sonbaharda bu "ha- va" Genel Başkanın, daha doğrusu otoritenin aleyhindeydi. Bu sene tamamıle aksi manzara gösteri- .P. milletvekillerinin Genel Başkana baktıkları, Abidin Potuoğ- lunun Grup Başkan vekilliğine geti- işiyle daha iyi anlaşılıyordu. Bilhassa Muhalefet partilerinin gerek cephe halinde ortaya çıka- mamaları, bilakishataları yüzünden memleket 1çındek1 itibarlarının çok lması D P. iktidarı için yakın is- tehlikenin mevcut olma- dıgıhıssınımılletvekıllerınevermış— ti. Adnan Menderes duruma hakim döndüğüne göre, ona bakmak ya- sakişlerin en iyisiydi. Kütle şuu- şahsi şuuru bastırıyordu. Üstelik N. Ökmen Süküt gümüşse söz altındır. ZAFERİN HİDDETİ Muteber Zafer gazetesi, tadı veçhile ateş püskürü- yor. Muhalefet protokola ria- yet etmemiş, Cumhuriyet bay- ramı günü Meclisteki muaye- dede kendisini temsil ettirme- miş! Şimdi Zafer "Devlet niza- mı ile geleneklerini haybahasıl boykote etmek demek olan şu son hareketlerini millet huzu- runda alenen izah etmelerini" Muhalefetten bekliyormuş. "Zi- ra, üzerinde durulacak, halle- dilecek ve Türk milletine bildi- rilecek bir hadise — karşısında bulunmakta" imişiz.. İşte, bu Zafer gazetesi hep böyle ateşlidir. Bilmez misiniz, İktidar büyüklerinin devlet na- rasile tertipledikleri resmi ka- bullere, ziyafetlere, — suvarelere protokola ve geleneklere rağmen Muhalefetleri çağırmayı asla düşünmemeleri karşısında da ne heyecanlı, ne şiddetli yazı- lar yazmıştır! mu- D.P. Genel Başkam bir nutkunda ge- çen sonbahardaki vaziyetin tekerrü- rüne müsaade olunmayacagını açıkça ifade etmişti. Elbette ki bu, sadece bir nisbet dahilinde elındeydı Fakat Grup seçimlerinin hneticesi şimdilik Adnan Menderesin şahsen kuvvetli olduğunu gösteriyordu. Şahsi propaganda G erçi bir çok D.P. çevresi Genel Başkanın son seyahatim “"şahsi C. Baban O. Turan propaganda" olarak vasıflandırıyor- du. Yaptırılan tezahürat, toplattırı- lan alkışlar ve bilhassa bunların rad- olar vasıtasıyla — memlekete duyu- ruluş tarzı Genel Başkanın partisi içindeki vaziyetini göz önünde tuttu- ğu zehabım uyandırmıştı. Bundan başka bir Anayasa değişikliğinde A- merikan sisteminin yani, u veti başkam olan Cumhurbaşkanı sis- temi- bazı kimselere çok sempatik geldiği evvelden beri biliniyordu. Öy- le bir İhtimalin gerçekleşmesi halin- de, tıpkı Eisenhower ve Stevenson gi- bi partiler adaylarının halk huzuruna şahsen çıkmaları gerekecekti. Bizde de maçın bir Fenerbahçe - Galatasa- ray maçı olacagı yani ikili cereyan edeceği muha mdan toplanılan her prestij, bir envestis- man teşkil edecekti. İşte bu yüzdendir ki bahis mevzuu Demokratik çevreler, şalisi gayelerle partisin menfaatine zarar getirecek hareketler yapıldığı itirazını ileri sü- rüyorlardı. Bilhassa Ege bölgesinde- ki taktik hataları bu çevreleri düşün- dürüyordu. Fakat Grup seçımlerı gös- termıştı ki meşhur ğişmesi için daha muhım vakaların D.P. milletvekillerinin karşısına çık- ması şarttır. Bunların, elle tutulur vakalar olması da lâzımdır. D.P. iktidarı zamanında Grubun u- zun vadeli düşünmediği, kısa hesap- ların tesirini göz önünde tuttuğu ha- kikati ortaya çıkmıştı ve Genel Baş- kan da şimdi o yolda yürüyordu. Grubun içinde mevcut kıymetlerin bir kenarda kalmayı tercih etmeleri ve ikaz vazifesini — gerektiği şekilde yapmamaları bu durumu devam etti- riyordu. Gerekmez miydi ki Adnan Menderes Egede önümüzdeki yıl büt- çenin dört milyar olacağını, sadece bir milyarın Nafiaya ayrılacağım söylediğinde mesela bir Nedim Ök- AKİS, 3 KASIM 1956

Bu sayıdan diğer sayfalar: