26 Ekim 1957 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 23

26 Ekim 1957 tarihli Akis Dergisi Sayfa 23
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

dı mahsusla hareket ettiklerini, si- yasi durum dolayısıyla ithalâtın ka- deri hakkında hiç bir şey söyliyemi- yeceğini bildirdi. Öğrenilebilen an- cak buydu. Haftanın — yorgunluğu doğrusu ya. hiç de ferahlı bir neti- ceye varmamıştı. Selâhiyetli makam- ların siyasi sebeblerle susmaları ga- zetecileri çok Üüzmüştü. Onlar it- halâtın kaderi hakkında ruyorlarsa bu siyasi bir la değildi. Sadece vatandaşa durumu bildirme kaygısından ileri geliyordu. Vatandaş ilâç bekliyordu, vatandaş bir takım zaruri ihtiyaçlarım gidere- cek ithal mallarım bekliyordu. Ga- zetecilerin soruları ancak bekliyenle— rin ihtiyacına cevap vermek için so- rulmuştu. Bütün hafta boyunca Ti- caret Bakanlığı ileri gelenlerine bu dert anlatılamadı ve ithalâtın kade- ri hakkında bir şey de öğrenilemedi. Ama vatandaş gene beklemeğe de- vam ediyordu. Kahve geliyormuş, filân ilâç eczahanelere dağıtılmış, it- hal müsaadesi çıkmış, şu dükkâna radyo gelmiş... Büyük koşmaca gene başlamıştı Ve kolay kolay sona ereceğe de ben- zemiyordu. Petrol Petrol rüyası ip, yamacı dönünce, genç adam “işte bir tane daha" diye mırıl- dandı. Bu yola çıktıklarından beri rastladıkları dördüncü sondaj kuyu- suydu. Fazla yüksek olmıyan, etra- fında bir kaç baraka ve çadırla gü- ney doğu Anadoluda örnekleri pek bol görülen bir kuyu Bazen bara- kaların kapılarında Oil C pany" gibi yazılar da bulunurdu. Ço- ğu kere ayni şirketin geniş bir sa- haya yayılmış bir kaç sondaj kuyu- su vardır. Arada, şahısların kendi imkânlarıyla bir şeyler yapmağa ça- lıştıkları iptidai vasıtalarla — çalışan uyular da mevcuttu. Genç adam böy le şahsi kuyuları gördükçe Ameri- kan filmlerindeki — maceraperestleri hatırlamıştı. Gördükleri de ayni film- lerdeki gibi, vatanlarından binlerce mil uzakta, kıraç, yabancı, kendileri için neler getırecegı bilinmiyen bir diyarda petrol rüyasının peşinde ko- şuyorlardı. Tüyası, Yirminci astın bu petrol 19 cu asır sonlarındaki "Altın AKİS, 26 EKİM 1957 rüyasını" andırıyordu. Sade, bu se- ferki rüyanın gerçekleşebilmesi; kaz- ma, kürek, akarsu, ve elekten çok daha masraflı vasıtalara ihtiyaç gös- teriyordu. Güney Anadoludaki petrolcuların yerli haliktan şikâyetleri yoktu. Meş hur tabiriyle buralarda "asayiş ber- kemaldi". Fakat iklim ve su en bü- yük meseleler olmakta devam edi- yordu. Ekseriya bol bakterili, kirli bir suyu elde etmek için kilometre- lerce yol katediyorlardı. Genç adam, acaba rüyası gerçek- leşecek mi diye duşundu Rastladığı sondaj kuyularını erikalı mü- tehassıslar petrol çıkacağından e- min gorunııyorlardı. Bütün güçlük arazinin jeolojik yapısından ileri ge- liyordu. Fakat günümüzde denizden bile petrol çıkarılabildiğine göre bu güçlük de ergeç yenilecekti. Sonra harita başında izahat — veriyorlardı. İKTİSADİ VE MALİ SAHADA cısını kandırın. O zaman rakibiniz petrol kaynaklannın uzaklarında do- laşır durur. Bir çok şirket mucadele- yi böyle kazanmıştır. Milyonluk son- daj yatırımlarının sadık — mühendis ve eleman yanında hiç bir önemi yoktur. Sonra, sondaj yapan şirketlerin, şahısların takıldıkları bir nokta da petrol kanunu. Biz diyorlar, milyon- ları dökelim, petrolu bulalım fakat yalnız 50 yıl gibi kısa bir sure için kuyunun imtıyazı bizim olsun. Hayır bu o maz. Bu kanunu sevmıyorlar Tü rkıyenm petrol rüyasını ger- çekleştırmek için, bu kadar olsun a- van taja sahip olmak zorunda oklu- da — unutuyorlardı. Genç adam yolda hep bunları dü- şünüyordu. Orta dogu gelecegın pet- rol deposuydu. Bu gün Dünya pet- rolünün 92020 sini istihsal petrol eden bu bolge, dünya rezervinin Petrol kuyusu Nasreddin Hocanın göle çalınmış yoğurdu "Bakın diyorlardı, kuzeyde BakÜ ve Kafkas petrol mıntakası, — güneyde Musul, Abadan, Bahreyn ve Aramco- nun kuyuları bir yay üzerinde sıra- lanmış. Bu yayın yalnız Türkiyedeki kısmı boş. Muhakkak bu kısımda da bir şey vardır. Mesela Van Gölü kı- yıları aynen Hazer kıyıları karekte- Tİ Sonra geniş guney doğu yaylaları hattâ ukurova... Evet var bir şeyler, fakat bunun ya- nında rekabet de var". Genç adam petrol mücadelesinin — hikâyelerini çok duymuştu. Şaşırmadı. — Yalnız imtiyazı alınan araziler belliydi. Rekabet şimdi hangi cihetten ken- dini gösterecekti. Bunu merak e- diyordu. Amerikalı petrolcu kan- dırılmamış eleman ilhassa mü- tehassıs mühendis diyordu. — Bi- rini geniş masraflar altında bıraka- rak bu maceradan vazgeçirmek nü istiyorsunuz; mühendisini, araştırı- W ine sahipti. Tulsanın pet rol tarlaları, Venezuellanın petrollu gölleri saltanatlarının son demlerini yaşıyorlardı. Gelecekte petrol ımpa- ratorluğunun merkezi Orta Doğu o- lacaktı. Tabii bu arada büyük bir mücadelenin de merkezi. Batmanda az da olsa petrol çıkıyordu. Ama a- sıl geniş kaynakları bulınak lazımdı Şöyle etrafına baktı. K e dağ ların mor çizgileri bellıbelırsız uza- nıyordu. —Arkalarında Doğu Ana- dolunun kimsesiz, sarp toprakları.. Van gölü, acaba? Güneyde uçsuz bu- caksız yaylalar. Gaziantep, Urfa, yarbakır yaylaları. Petrol buralarda bir yerde olacakta. a nasıl çıka- rılacaktı. Milyonlarca liranın işiy- di bu.Sonra kahredici rekabet, kan- dırılmış elemanlar... Kara Altın ger- çekten zor bulunuyordu. Kendi ken- dine güldü. Acaba besinciye ne za- man rastlıyacagız dedi. 23

Bu sayıdan diğer sayfalar: