24 Ekim 1960 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 28

24 Ekim 1960 tarihli Akis Dergisi Sayfa 28
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER lardı. Komite toplantısında üyeler arzularını tenkit ve temenniler ola- rak komiteye sunmak fikrindeydiler Bu mevzuda ilk faaliyete geçen, ta- bu Komitenin en genç üyesi Muzaf- fer Özdağ oldu. Özdağ teksir edil- miş tasarıyı ele alır almaz kendi "brain - trust" ünü teşkil eden ve hem sosyalist, hem de "anti parti" fi- kirlere sahip genç aydınlarla birlik- te çalışmağa başladı Devlet Başkanlığı Babacan Orgeneral adem bıyıklı, babacan tavırlı Or- B general, etrafını çepeçevre almış bulunan genç adamlara müşfik bir nazar atfetti, sonra saf kolunu dir- seğinden hafifçe bükerek yukarı kal- dırdı ve şehadet parmağı ile pistte son iniş manevrasını yapan büyük Ambasadör tipi uçağı işaret ederak: — Kim uçağın baş pilotu aca- ba?" dedi. Gri-yeşil gözlerinde belli bir pırıl- tı göze çarpıyordu. Genç bir gazete- ci hemen cevabı yetiştirdi: “Ürdün Hava Kuvvetleri Kuman- danı, Paşam." Babacan General, cevabın geldiği tarafa yarı dönerek sesin sahibini a- raştırdı. Cevabı veren genç, bir adım ilerle Hâ ise, Esenboğa hava alanında cereyan ediyordu. Genç gazetecilerin çepeçevre etrafını aldıkları babacan Orgeneral, Devlet ve Hükümet Baş- kanı Cemal Gürseldi. Alanda, Ürdün nın ortasında bir günü, saatler ise 17 yi gösteriyordu. Babacan Orgenera- lin etrafındaki hale gittikçe sıkılaş- tı. Gazetecilerle Gürsel arasında ko- yu bir sohbet başladı. Dışarda ince- den yağmur yağıyordu. Gazeteciler, Başkanı her zaman olduğu gibi sual yağmuruna tuttular. Babacan Or- generalin kava alanında bir basın toplantısı yapmağa niyeti yoktu. O- nun için suallere pek cevap verme- di. Fakat gazeteciler sabırlı ve azim- liydiler. Bir ara mevzu, gazetecile- rin kendi meselelerine ( intikal etti. Başkan Gürsel bu mevzu İle alâka- lanıyordu. Gri-yeşil (o gözlerini genç adamların üzerine dikerek: "— Benim gibi Başbakanı nere- de bulursunuz? Ne deseniz yapıyo- rum" i. Bu sözler Orgeneralin etrafında biriken basın mensuplarının pek hoşlarına gitmişti. (Fırsatı ganimet bilen bir gazeteci, fikir işçileri ka- nununun ne zaman tadilâta uğraya- cağını sordu. Gürsel muhatabını dik- katle süzdü ve: 28 "— Çok acelecisin" dedi ve her zamanki müşfik haliyle, "Her şeyin sırası var. Yavaş yavaş hepsini hal- ledeceğiz. Hele sen evvelâ biraz sab- ret" diye ilâve etti. Sonra da, mev- Zzuu değiştirmek niyetiyle, meydan- da motörleri çalışan uçağı yeniden işaretle: uç en iyi tarafı, galiba rüyet sahalarının pek geniş olması" dedi. emen arkasından, genç bir gazetecinin sırtım okşıya- rak ilâve etti, "Ne dersin?" Gazeteciler, babacan Başkandan her hangi bir mevcuda bir şeyler öğ- renemiyeceklerini anlamış olmalılar ki başlarını tevekkülle öne eğdiler ve Kral Hüseyinin istikbal merasi- mini takibe koyuldular. nın alanda hasır olduğunu öğrenin- ce kendisim bekleyen otomobile bin- di ve alana yollandı. Gürsel Esenbo- ğaya geldiğinde saatler 9.10'u gös- termekteydi. Fakat ortada haşmet- lâ Ürdün Kralını getirecek olan u- çaktan eser yoktu. Babacan General 7 geçti ve orta şekerli kahvesi- yudumlamağa başladı. Bu sırada Esenboğada inişe müsait bir karış toprak bulmak mümkün değildi. Bu bekleyip takriben iki saate yakın sürdü. Gürsel sabırla beklerken ga- zetecilerle yârenlik ediyordu. İlgili- ler hemen alman bir haberi Gürsele tebliğ ettiler. Kralın uçağı hava mu- halefeti yüzünden tekrar Ammane dönmeğe karar vermişti. Bu haber üzerine Gürsel ayağa kalkarak: Başkan Gürsel Kral Hüseyinle Esenboğada Plânları altüst eden ziyaret Bir netameli uçak Kk“ Hüseyini getiren Ambasador uçağının Ankaraya o sabah saat 9 da ineceği, daha bir gün önceden haber alınmıştı. Ürdünün genç Kra- lının ne zaman Ankarada olacağı kendisine (o bildirildiğinde, (Başkan Gürsel Başbakanlıktaydı. Esenboğa- da sabahın yedisinde alman tertibat, bu vakitsiz misafirin boyuna gide- cek şekildeydi. Gerçi devr-i sabıkta olduğu gibi, Kral hazretlerini karşı- lamak için binlerce liraya mal olan taklar çok evvelden yapılmamıştı a- ma, gene de Kral, şânına lâyık bir merasimle karşılanacaktı. Fakat ev- deki hesap çarşıya uymadı. General Gürsel merasim kıtası- "— Öyleyse şehre dönelim" dedi. Üzerinde kışlık Orgeneral üni- forması vardı. Bir gazeteci, yeşil ha- kinin Başkana çok yakıştığını söyle- Gürsel (o keyiflendi. Salondan hep birlikte çıkıldı ve bir merasim korteji halinde yola Başkan Gürselin (OBaşbakanlıktaki odasına girmesinden tam bir saat Sonra gelen haber, Gürselin tekrar bir Esenboğa yolculuğuna hazırlan- masına sebep oldu. Haşmetlü Kral hazretlerinin uçağı saat 14 de mey- danda olacaktı. Haber gazetelere de telefonla bildirildi. Alana tekrar bir gazeteci akını başlamıştı. Fakat son bir haber gazetecilerin tepesini at- tımağa yetti: Kralın uçağı bu defa AKİS , 21 EKİM 1960 revan olundu.

Bu sayıdan diğer sayfalar: