26 Haziran 1964 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 16

26 Haziran 1964 tarihli Akis Dergisi Sayfa 16
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Bir Röportaj : Yıl 1951'di. Başkent gene, politik tının hareketli günlerinden haya birini yaşıyor, iktidarı kendi isteğiy- le DP ye rübesine girişen CHP. Büyük Sinema- da IX. Kurultayını yapıyordu. Zayıf ve zarif, (o saçlarını arkada toplamış orta yaşlı bir hatip kadın kürsüye çıktı ve içten gelen bir ses- le, delegelere seslendi: "— Yıllarca iktidara gelmesek de devrimlerimizden asla taviz vermiye- c ii. Salon alkıştan yıkılıyordu. EE delegelerin can damarına hita mişti : Türkiyenin en önemli bir in vası, en eski partisinin bir kadın de- tarafından eta teminata bağlanmıştı. Evet, demokrasiye gidil- , demokrasi her ne pahasına o- lursa olsun yürütülecekti ama, oy av- cılığı Atatürk ilkelerinden taviz ver- me şeklinde gelişirken, bu ilkelerin bekçisi olan bir siyasi teşekkül aca- ba ne yapacaktı? Hatip kadın, IX. CHP Kurulta- yında aynı konuda kendisini kuvvet- le destekleyen erkek arkadaşlarıyla beraber, halkın ve aydının kafasında behren bu istifhama beklenen ceva- o da © 2.” ve en başta türk kadını, bu devrimle- rin teminatı olacaktı. IX. Kurultayda konuşan hatip ka- dının ismi Mebrure Aksoleydi. Akso- ley o gün, CHP'nin o zamanlar 14 kişiden teşekkül eden Genel Mer- kez Yönetim Kuruluna seçildi. 1 960 yılının bir Nisan günü idi. Ne- catibey caddesindeki Türk Kadın- lar Birliği lokalinde, gri bir tayyör giymiş uzun boylu, çok şık bir ka- dın, dinleyicilerine giyim hakkında bir konuşma yapıyor, ekonomik şekil- de şık olmanın, bilgili giyimle bugü- nün dinamik, çalışkan, faal kadın olmanın yollarını, kendisine has çok değişik, Oocanlı bir şekilde anlatıyor, misaller veriyor ve: "— Saclarınızı örtmek tebliğiniz zaman çok sık türbanlar kullanabi- lirsiniz Bunlar şapka hissi verir. Pat- ronlarla kolayca masrafsızca yapı- ır. Eski başörtüsünü hatırlatan e- şarp bağlama usülü ise, gerçekten, kadına itinasız bir manzara vermek- tedir. Zaten atatürkçü kadınlar ola- rak, giyimi bu yönden de ele almak ve her yerde ölçülü ve mazbut, şık. AKİS/16 Senatoda Mebrure Aksoley ekonomik, fakat medeni, batılı giyi- me doğru yönelmek, bunu devrimle- rin önemli bir kolu olarak ele almak, bu anlayışı yaymak zorundayız" di- yordu. Dinleyiciler bu sözleri candan al- mii bir moda bahsine bu kadar mâ ve ruh veren hatibe tezahürat yapıyazla yl Gri tayyörlü, incili, şık kadının ismi Zerrin Tüzün idi. Ken- disi o sırada Ankara Kız Teknik Öğ- retmen Okulu Müdürü bulunuyordu. Mebrure Aksoley ile Zerrin Tüzün, 5 Haziran 1964 günü Cumhuri- yet Senatosunda and içen iki yeni kadın senatörümüzdür. İkisi de Se- natoya başka başka yollardan gelmiş, devrimcilikleriyle tanınmış kimse- erdir. Mebrure Aksoley, uzun bir po- litik hayatın sonucu olarak yoklama- lara, seçime katılmış ve İstanbul se- natörlüğünü partisinde en fazla oy alarak kazanmıştır. - Bundan o evvel edi sekizinci devrelerde An- kara milletvekilliği yapmış ve Kuru- cu Meclis üyesi olarak vazife görmüş- ür. Ki a Teknik öğretim alanındaki başa- rılan K eknik Öğretime getir- diği yeniliklerle tanınmış olan Zer- rin Tüzün ise bugüne kadar hiç po- litika ile meşgul olmamış, fakat Türk Kadınlar Birliğinin kadınlarca tas- vip edilen teklifi neticesi oCumhur- başkanlığı kontenjanından senatör seçilmiştir. listenin başındaki kadın 1928 yılında CHP'ye giren Mebru- re Aksoley, otuzaltı yıllık bir poli- tikacıdır. Kendisi ilk kadın ocak baş- kam olup, Çankaya ilçesi ocak baş- kanlığında ve Ankara, Merkez ilçe i- kinci başkanlığında uzun yıllar vazi- fe görmüş, IX. urultaya oOAnkara delegesi olarak katıldıktan sonra ilk önce Genel Merkez Yönetim Kurulu- na ,tüzük değişip Parti Meclisi siste- mi kurulunca da her kurultayda Parti Meclisine seçilmiştir. nin muhalefet yıllarında Mebru Ak- soley, ikişer üçer defa olmak üzere 48 ili ve birçok ilçe ve köyü dolaşmış, halkla yakından temas ederek dev- rimleri, kadın haklarını büyük kit- lelere yayma konusunda büyük çaba göstermiş, memleket meseleleri üze- rine eğilmiştir. Devrimlerden söz et- in bir cesaret (omeselesi olduğu çinde kadın kollarının kurulmasını. bu fikrin karşısında olanlara karşı savunmuş ve daima ana kademeler- de bulunduğu ve daha sonra, Parti Meclisindeki ödevi ayrı bir kademe- de çalışmasına tüzük bakımından en- gel olduğu için, kadın kollarında ça- lışamamakla beraber, bu teşkilâtla işbirliği yapmış, gezilere, kongrelere katılmış, kadının bu yoldan politika- ya atılıp oOomemleket meselelerinde söz sahibi olacağı tezini savunmuştur. Mebrure Aksoley herşeyden önce devrimci ve atatürkçü olmakla övü- nür. Politika, onun için herşeyden önde gelen bir memleket hizmetidir. Mebrure Aksoley. politik faaliyet- ler yanında birçok sosyal faaliyet- â, Halkev- ve Sosyal Yardım kollarında çalışmış, Yardımsevenler Derneği genel sekreterliğinde, mü- fettişliğinde ve likinci - başkanlığın- da bulunmuş, kurucularından bu- lunduğu Türk Kadınlar Birliğinin 1949-51 yıllan arasında Genel Baş- kanlığını yapmıştır. Birinci Dünya Harbi sırasında ilk tahsilini Bandır- mada, orta tahsilini tamirde yapan ve Çamlıca Lisesinden mezun olan Mebrure Aksoley, 1938 yılında, peki- yi derece ile Hukuk Fakültesini bi- tirmiştir. (o Eşi, yüksek mühendis e- mekli General İhsan Aksoleydir. lerinin Köycülük Mebrure Aksoleyin çocukluğunu etkileyen en önemli olay, o İzmirin

Bu sayıdan diğer sayfalar: