30 Nisan 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

30 Nisan 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

© 30 Nisan 1937 SİYASİ İCMAL Kont Cianonun Tiran seyahatı İtalya Hariciye nazırı Kont Ciano Arnavutluk hükümetinin merkezi Ti- Tüsu resmen ziyaret ediyor. Bu müna- sebetle Arnavutluk kralı ve hükümet erkânı ile iki memleket arasındaki meseleler üzerinde görüşecektir. Ay- ni zamanda İlalya Hariciye nazırının. Yugoslavya ile geniş mikyasta anlaş- mayı neticelendiren Belgrad seyaha- tinden sonra Yugaşlayanın Balkan. larda ve Adriyatik denizinde komşu- Su bulunan Arnavutluğun payılahtı- nz ziyaret eylemesi mühim bir hâdi- sedir. Çünkü bu yeni ziyaret evvelki seyuhalin ve bunun üle alâkadar si- yasi faaliyetin bir mütemmimi bulu- nuyor. Belgradda imzalanan muahedenin en mühim noktası Yugoslavyanın Ar- navutluğun umumi harplen sonra Pariste galib devletlerin süfera kon- feransında kararlaştırılan hududları resmen tanımış olmasıdır. Şimdiye kadar Yugoslavya bu hududları hak- siz ve kendi zararına sayarak tantmı- yordu. Bir gün vahim ihtilâfat ve hat- tâ harp doğurabilecek olan bu karar- sz vaziyet şimdi ortadan kalkmışlır. Binaenaleyh Arnavutluk hükümeti şimdiki hududlarından emin olarak işine gücüne bakabilir. Tarih nasil yazılır? Bu yalnız bir sual değil, zaman zaman mühim bir mesele olmuştur. Fakat ne sadece süsle cevap veril- miştir, ne de mesele halledilmiştir. Yung Amerika gazelesi de son nüshalarından birinde Kardinal Ri- şöliöye dair bir yazı neşretmiş, diyor- muş ki; Rişölyöyü atlama şampiyonu yap- mak, şair Yahya Kemali yüz metre koşu şampiyonudur demekle müsa- vidir. Olimpiyatlara hazırlık 1940 olimpiyatları Japonyada ya- | pılacak. Tam üç sene var amma, iştirik edecek memleketler. hazırlığa baş Yadı. Berlinde bu olimpiyatlara gide cek olanlar için Japonca kurslar açıldı, Fransa, Japonya olimpiyat komi- tesi ve beynelmilel komite ile temas halinde; izahat alıyor. Biz de, gitmeği tesbit eder ve ka- Tar verirsek, 1939 kânunuecvvelinin Son günü kamp kurarız elbette... ie 24 Nisan bayramından istifade eden Boğaziçi lisesi izcilerinden 60 kişilik bir grup Jimnastik öğretmenle- ri B. Hamdi Saverin başkanlığında Polonez köyünde 4 gün devam eden bir kamp kurmuşlardır. Köyün en güzel yerinde 7 çadırda kurulan bu kamp çok eğlenceli geç- miş, İzciler burada muntazam bir programla yatıp kalkmış ve izci na- zari ve tatbikatı “ersleri, izci oyunla rı yapmışlardır. İzciler köy halkı üze- rinde o kadar iyi bir tesir bırakmış» lardır ki avdetleri xâe köy heyeti müş- terek bir mazbata ile teşekkürlerini Yugolavya ile Arnavutluk arasında hallolunacak diğer meseleler de var- dır. Arnavutluk Yugoslavya tarafın- dan iktisadi cihetten iazyik gördü- ğü iddiasındadır. 1933 senesinde iki devlet arasında akdolunan ticaret mukaöelesile Yugoslavya üç senede Arnavutluk mahsulünden 7,468,933 altin franklık eşya olmağı taahhüd ettiği halde ancak 339,907 franklık eşya almıştır. Halolunan hudud işinden sonra Arnavutluk ile Yugoslavya arasmda normal vaziyetin yerleşmesi için ikti- sudi işlerin iki tarafı memnun edecek şekilde halledümesi icap (ediyor. Kont Ciano'nun Tiranda bu mesele. de de İtalyanın tavassutunu teklif et- mesi muhtemeldir. İtâlya Hariciye nazırınm ; siyereti Arnavutluğun şeref ve itibarını ma- nen yükseltecek bir cemiledir. Bu hal Amavutların mili gururlarını okşa- dığından Kont Clano çok derin sami- miyet ile karşılanmıştır. İtalya yeni Belgrad muahedesinde Arnavutluğun. istiklâlini ahden tanımıştı. Şimdi de bu resmi ziyaret ile bunu teyid etmiş- tir. Bundan sonraki müzakereler iki memleket münasebatırın dayandığı ittifağın sağlamlaştırılması üzerinde ereyan edecektir. Feyzullah Kazan yapacakmış: Fransanın Hoslivudu şimali Afri. kada, olacak demek... Yüksek yol Fransa cumhur reisi 6 haziran- da Nise, 4 temmuzda Angere gidecek ve ağustos başlangıcında İseram $0- sesinin küşad resmini yapacak. Bu yol dünyanın en yüksek oto- mobil yoludur. Dik bir yokuş yük- sek dağın tepesine kadar çıkar ve oradan inmeğe başlar. Konyak 1674 de kırk Hollanda gemisi For- dösFrans limanına girdi. Hollandalılar dört bin kişi ile şehri zabtetmeğe uğraşılar. Muhasara altında olanların sayısı ise 161 di. Bu 161 kişi, dört bin kişiyi mağlüp eti Bu büyük galibiyetin sebebi kon- | yaktır. Hollandalılar karaya ayak ba- sınca konyak fıçıları bulmuşlar ve hep sarhoş olmuşlar ve bu sarhoşlukla da Kim derdi ki, içki müdafaa silâhı- dır!... Boğaziçi Lisesi izcilerinin Polonezköyü kampı etmiştir. Sünmüş ve kıymetli bir buket takdim İzciler burada, güzel bir müsamere vermişler, milif oyunlar oynanmış ve sarkılar söyliyerek iki komedi ile rog- ramlarını süslemişlerdir. Köye veda edilmiş ve 17 kilometrelik yolu izciler 2,5 saatte katetmişlerdir. Köy muallimi, jandarma karakol kumandanı ve bütün köy izcilerle çok yakından alâkadar olmuşlardır. Avdette Paşabahçeden büyük bir motörle mekteplerinin önüne dönen izcileri arkadaşları tezahüratla karşı- Tamıştır, Gümrüklerde esaslı ıslahat yapılacak Islahata paket gümrüğün- den başlanacak, çabukluk temin edilecek İstanbul gümrükleri | baş müdür muavini B, Medhi ile salon gümrüğü 'evad Avrupsda bir tet- y i yaptıktan sonra 25 ra- por hazırlıyarak Ankaraya götürmüş- lerdir. Müdürlerin bü raporlarına, gümrüklerin yeniden ıslah ve tanzimi bakımından ehemmiyet veriliyor. Gümrük ve inhisarlar vekili B. Ali Rana ile gümrükler müsteşarı B. Adil müdürleri Ankarada bizzat dinliyerek izahat almışlardır, vekâlet 25 rapo- run tetkikine başlemıştır. Raporlar muhtelif gümrük işlerine aittir, Ser- vis için ayrı bir rapor tanzim edilmiş- tir. Bu arada modern yolcu salonun- Ca gümrük işlerile paket “gümrüğü nün ıslahı bakımından da birer pro- je hazırlanmıştır. Vekâlet önce paket gümrüğüne alt l olan projeyi tetkik etmektedir. Ger- çi gümrük muameleleri eskisine naza ran çok asrileştirilmiş ise de paket gümrüğünde esaslı ıslahat yapılma- mıştır. Avrupa gümrüklerinde bu İş- lerin nasıl yapıldığını tetkik eden müdürlerin hazırladıkları projeye gö- re paket gümrüğündeki muameleler asrileştirilecektir. Paketlerin muayene şekilleri ve gümrükten çıkarılmasına ait mua meleler haklanda ınemurlar için bir izahname hazırlanacaktır. Bütün bu işlerin biran evvel yapılmasından ga- ye «çabukluk» teminidir. İş sahipleri bekletilmiyocek, malların gümrükler- de uzun zaman kalmasına meydan ve- Trilmiyecektir. nu projesile beraber geri kalan 24 ra- pora göre ıslah ve tanzim edilecektir. İstanbul gümrüklerinde son bir İki se- ne zarfında bir çok yenilikler yapıldı- ğı için raporların tatbikinde fazla 20r- Tuklara tesadüf edilmiyecektir. Bunun için önce işe İstanbul güm- Tüklerinden başlanması muvafık gö- rülmüştür, Daha sonrn İkinci iş ola- rak İzmir gümrükleri ele'atnacaktır. İzmirden sonra Mersin ve diğer güm- Tükler de sira ile ıslah edilecektir. Londrada güzel sanatler sergisi Komitenin talebi üzerine karikatüristimiz Cemal Na- dir 13 karikatür gönderdi İngiltere kralının taç giyme me rasimi münasebetile Londrada yapı- lan büyük hazırlıklar arasında bir de beynelmilel Güzel sanatler sergisi açılacaktır. 'Bu sergi le meşgul olan komitenin talebi üzerine karikatüristimiz Cemal Nadir de kendi eserlerinden onüç j tene kariketürü Londraya gönder- İ miştir. Bir şoför bir seneye mahküm oldu Bundan bir müddet evvel Çapada İramvay durak yerinden geçerken Meryem adında bir mektepli kıza çar. parak ölümüne sebebiyet vermekten suçlu şoför Heyrinin Oo muhakemesi yet verdiği sabit olduğundan bir sene mfddetle hapsine ve ölen Meryemin anası Hayriyeye de beş yüz lira taz- minat ödemesine karar verilmiştir. leri için yapılan teşebbüs, kısmen hal- edilmiştir. Tramvay şirketi, yüksek mekteb talebesinin mekteblerin tatil zamanlarında da pasolarından istifa» de etmelerini kabul etmiştir. Ancak lise ve ortâ mekteb talebe- leri hakkında henüz bir karar yok- tur. Fındık satış kooperatifleri Trabeon (Akşam) — Fındık satış kooperatifin! teşkil etmek üzere An- karadan bir heyet şehrintiza gelmiş ya tedkikata başlamıştır, Âli ve Reşid paşalar Islahat fermanının okunması Cev- det paşanın da hoşuna gitmedi. Fa-* kat onun, ıslahat fermanının okun- Âli ve Fuad paşalar hakkında bu münasebetle yürüttüğü mütalealar- dır. Cevdet paşa diyor ki: «Elhasıl bu ıslahat fermanından dolayı milleti islâmiye dilgir olarak vükelâyı hazırayı fasl ve mezemmet eder oldular. Hattâ bü fermanm maz- balasını hariciye müsteşarı Saffet efendinin temhir < eylemediği işiti. mekle beynennas memduh oldu. Ve şeyhislâm Arif efendi mevaddı mün- söylenmeğe başladı. Vükelâyı hazıra bu veçhile ehli islâm arasmda melüm ve mez- mum oldular ise de ecnebiler srasın- da memduh oldular. Ve bu tarikle Reşid paşaya galebe çaldılar. Hattâ İngiliz ve Fransız ve Avusturya ölçileri vükelâyı salife her hususta nasibi maslahat ederlerdi. İşte vükelâyi hazıra matlub ve memulümüzün öte tarafına geçi ler demiş oldukları işitildi. Ve Fran- sız elçisi Devleti aliyenin bu ka- dar fodakfrlik edeceğini memul et- mezdik. Canning ne değise vükelâyi Devleti aliye kabul elti, Eğer biraz dayanılmış olaydı ben bazı mertebe kendilerine yardım ederdim dediği mesmu oldu. Fransız elçisinin o bundan muradı milleti islâmiyenin ogayz ve kinini bütün bütün İngiliz elçisinin üzerine yükletmek idi. Çünkü Cenning öte- denberi Devleti sliyenin hristiyan te- beası hakkında bazi imtiyazat istih- sal edip te anları İngiltere tarafına celbe ve imale etmek isterdi. Bu kere komisyonda saire ön ayak oldu. Ve pek çok senelerdenberi çalıştığı husü- satı maa ziyadelin husule ketirdi. Lâ- kin ötedenberi milleti islâmiye İngi- lizlere mail iken bu meseleden dolayı ehli islâmin bu meyil ve muhabbeti- ne hall geldi. Fransızların arzusu dahi bu olduğundan Fransız elçisi berveçhibalâ bu bapta Cenningin ile- ri gittiğini işae ile ehli islâmın İngi- Hizler hakkında olan meyil ve muhab- betini izale etmek isterdi. Reşid paşa dahi vükelâyı hazıranın bu icraatı şatranci diplomatide kendi aleyhine bir mansube olduğunu tefattun et- mekle icraatı vakıanın muhazirini meydana koyup .erbabı basiretin nü- zarı dikkatini celb ve rakibleri aleyhi- ne ehli islâmın teveccüh ve emniyeti- ni selbetmekte idi. İnkılâbı hal ve zaman hasebile Dev- leti aliyenin mesleği kadimini tebdü ve tebeal gayrimüslime hakkında cari olan muamelesini tadil etmesi eğerçi Wzimel umurdan olup Reşid paşa da- hi bunu münkir değil idi, Ve mukad- dem ve muahhar hissettirmiyerek bu yolda hayli ileri gitmişti. Bundan son- ra dahi o yolda giderek bittedric 15- Jahat ve tadilâtı lâzimenin icrasını isterdi. Âli ve Fuad paşalar ise bitted- rio icra olunabilecek mevaddı defaten mevkii icraya koymalarile enzarı eh- li islâmda mazhari nefrin oldular, Islahat fermanı âlisi ledelmutalâa maldm olur ki mündericatının ek. seri selâtini izam barstından tebeal > SERİM İŞ gayrimüslimeye ihsan “buyrulmuş müsaadettan ibaret olup ancak vü- kelâyı hazıra Avrupalılara cemile ol- mak üzere anları yeni verilmiş imti- yazat sırasında dermeyan etmişler- dir. Bazıları dahi wübhem bir suret- te yazılarak Avrupalulara bir veçhile ve ehli islâma diğer veçhile tefsir eder- lerdi. Ezcümle ehli islâmdan bazıları Fuad paşaya bu fermanın hükmün- ce bundan sonra riayadan dahi vü- kelâ ve vüzera olmak Iizimgelecek demeleri üzerine Fuad peşa riayadan vükelâ ve vüzera olmak şöyle dursun meclisi vâlâ âzası bile olamıyacakla- rına fermanın bir yerinde delil var- dır ki, hini hacette hristiyan teben- dan bazıları meclise celb ile müzake- reye idhal olunacakları maddesidir. İşte bu'madde anların üâzatıklarına sed olmak üzere fermana dere olun- muştur. deyu cevap verdi. Reşid pa- şa ise tek durmayıp bu fermanın me- vaddı mindericesini mevzuu 'bahse- derek bazı zevata hakayik ve vekayi- kini tefsir ve izah eylerâi. Hatta şeyhislim Arif efendi bu es- vadda yararlı bir şey yoktur. Halk dahi bunu hüsnü kabul etti. Bazı İt raz edenler var ise de anlar dahi ma- zulini vükelâ olmakla bazıların mu hakemeye mecbur olacağız demiş ol- duğu Reşid paşanın semine vasıl ol- dukta bunu kendisine tariz ve :zafe mânasına hatiletmekle bazı tarizatı havi tebligat ile fakiri efendi müşa- rünileyhe gönderdi; Varup talimatın veçhile değim ki Reşid paşa mahsu- sen ellerinizden öper. İşitmiş ki vü- kelâyi fehamdan bazıları bu ferman- da muzır bir şey yoktur. Halk da bü- nü hüsnü kabul etti. Bazı itiraz eden ler var ise de alar da imaâzulini vü- kelâdır, Bazilarmı muhâkemeye çek- meğe mecbur olacağız der imiş, Re şid paşa diyor ki salr mazulin ne de- mişler? Ve muhakemeden çekiniyor. lar mı? Çekinmezler mi? Bitmem. Ben buna itiraz etmedim desem yalan söy- lemiş olurum: Fakat İtirazım Terma- nan umumuna değil, bazı mevaddı- nağdır. Ve itiraz etmeğe dahi hakkım vardır. Zira bu kadar sene Devleti wiye hizmetinde bulunmuşum, Be- nin de bu devlette hissem vardır. Ve bunun için muhakemeye davet olu- nur isem kemali memnuniyetle gide- rim. Hazır söyliyeceğim bazı mevad- dı izah eylemiş olurum, Zatı devlet- lerinin umuru şeriyede mehareti kâ- milesi vardır. Benin: de o kadar umu- rü politikiyede roeharetim vardır dö yu dava etmem. Lâkin bu kadar sene hidematı seniyede kullanıldım. Dev- let ve milletimin ve padişahımın san ve İstiklâline ve şetef ve haysiyeline dokunup dokunmıyacak maddeleri fark ve temyizes iktidarım vardır. Hristiyanlar birşey yapmamış iken bu kadar imtiyazata nail oldukları halde ben bu milletten Deçleti aliyenin bun ca senelik vükelâsından bulunduğum. halde efkfrmi serbest söyliyecek ka» dar imtiyazım olmasın mı? deyu tak- Tir ve tebliğ eyledim. leriz. O bu devletin fetva emini gibi- dir, Her müşkülü andan sun) ederis, (Devamı 6 ncı sahifede) Ahmed Refik Yag

Bu sayıdan diğer sayfalar: