19 Şubat 1938 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8

19 Şubat 1938 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

AEŞAM ekiz ay buz üzerinde.. Heyetin reisi Papanine başlarından geçen vakaları anlatıyor Kutupta karaya nasıl indiler? Buz üzerinde nasıl yerleştiler? Ne yiyip io Yaptıkları tedkikler | mali kutup hava- isinde bir buz par- çası üzerinde kal- mış ulan Sovyet heyeti relsi B. Pa- İGRDEN panine orada ar- kadaşları ile bera- ber geçirdiği hayat hakkında bir Fran- sız gazetesine tel- sizle şu beyanatta bulunmuştur: — Kulupla ge- çirdiğimiz aylar meseleleri daha hal- letmek, ezcümle Papanine heyetinin şimal kutbundan Groenland sahillerine bü malzemeyi ve kadar nasıl geldiğini ve buz kıran vapurlarının mevkile- âletleri, kutba ih- raç etmek icap ederdi. Uzun müddet, malzememiz ve ület- lerimizle beraber, kendimizi havadan paraşütlerle Bangiz üzerine salıver- meği düşündük. Birçok mütehassıs- lar, ağır tayyarelerle Bangiz üzerine | konmanın imkânsız olduğunu ve bu işi başarmanın en iyi çaresi paraşüt- lerle yere inmekten ibaret bulunduğu- ny söylüyorlardı, Bununla beraber Sovyet tayyareci- lerinin soğukkanlılığı ve büyük ma- haretleri ve bilhassa kutup havalisin- de yere inmek hususundaki itiyad ve ihtisasları sayesinde paraşütlerle ken- dimizi atmağa lüzum görmeden Sov- yet tayyareleri, mükemmel bir maney- ra ile Bangizin üzerine konuverdiler. Bançgiz üzerinde hayat Yere iner inmez, Bangiz üzerine ! yerleşmek için İlk işimiz çadırlarımı- | a1, tedkikat için fenni âletlerimizi kur- mak oldu. Bldayette, yaz mevsiminde buzların eriyişi biz: büyük zorluklar ika ediyordu. Sık sık lâboratuarlarımı- zın yerini değiştirmeğe ve rüzgârla kâr fırtınalarından yırtılan çadırları- mizin bezlerini dikmeğe mecbur kalı- yorduk. Hidrolin âletlerimizi donmak- tan korumak icap ediyordu. Her fırtı- na ve kasırgadan sonra sabır ve te- vekülll ile herşeyi tekrar yerli yerine yerleştiriyorduk. İstasyonumuzün techizati en küçük teferrüafına kadar o mükemmeldir. Moskovada kabasaba görünen foter- den yapılmış kocaman ve kalın kun: duralarımız bu havalide kati surette elzemdir, Bunlar ayaklarımızı sicak rini gösterir harita tutuyor, ve hiç su almıyor. Kutup ge- yiklerinin derisinden yapılmış ceket- lerimizin've fok derisinden mamul pantalonlarımızın bize büyük falde- leri dokundu. Bunlar bizi sıcak tut- makla beraber harekâtımıza ve iş gör- memize mâni olmuyorlar, Soğuk ne kadar şiddetli olursa ol- sun geceleri, kurt derilerinden yapıl- mış çuvallar içinde kendimizi ısıtma» ğa muvaffak Oluyor. Oturduğumuz çadırların hepsi'de siyahtır, Hariçten bakılırsa ruha kasvet veriyorlar. Fa- kat içleri pek konförlüdür ve hârare- ti azami derecede muhafaza ediyor- lar, Bu çadırlar Duralumin'den © yapıl- miş, üzerlerine de bez gerilmiştir. Bangiz üzerindeki ikametimizin ilk za- manlarında çifte bir çatı, bizi soğuğa karşi korumağa kifayet ediyordu. Fa kat kutupta kış mevsimi başlar baş- lamaz, üçüncü bir kat ilâve etmeğe | mecbur kaldik. Yediğimiz yemekler Moskovanın en büyük âlimleri bi- ze yeni hayatım:za uygun gıda mad- deleri tertip etmek, hazırlamak için uzun müddet kafa patlatmışlardı. Fi- hakika bundan evvel kutba yaptığı: mız seyahatlerde konserve et ve çiko- lata gibi klâsik yemeklerle iktifa edi- yorduk. Vakıâ vu yemekler kısa sefer- lere kâfidir. Fakat bir yıl sürecek uzun seferlerde bu yemekler yene yene mi- dede ve bünyede bozukluklar doğurar bilirler. Bu tedkikat neticesinde ye- mek olarak Moskova gıda enstitüsü tar rafından bizim için çorba tabletleri donmuş veya toz halinde etler hazır- landı. Bu gıda'ır yemeklerimizi te- nevvü ettirecek ve bizi sıhhatte tuta- caktı, Bu gıdalardan yalnız piliç t02- ları bozuldu. Bu komprime yemekler- den başka yanımıza çok miktarda tâ- 76 etler, balıklar, unlar, yemek macun- ları almıştık. Şunu söyliyebilirim ki, şimdiye ka- dar hiç bir kutup heyeti seferiyesi bi- | zim kadar mükemmel beslenmemiş- tir. Bir noksanımız var ise o da zame- nın darlığıdır. Halbuki heyetimizin yapacağı işler pek çoktur. Bu sebep- ten dolayıdır ki, kâfi miktarda, uyuya” mIYOrUZ. Haftalardanberi Bangizi, tayyare lerimizin inmesine o müsaid'bir hale sokmak için düzeltmeğe çalışıyoruz. Telsiztelgraf istasyonu Bangiz üzerine kurduğumuz telsiz istasyonu ümilve tahminlerimizin fevkinde mükemmel işliyor. Radyocu- muz Krenckel civardaki şimal istas- yonlarile 20 vatlık bir presle ile dai- ma temas ve muBaberede bulunuyor. İhtiyat olarak yânımızda bulundur. duğumüz elli vatjık presle âletini he- nüz kullanmağa lüzum görmedik. Krenekel istirahat * zamanlarında bütün dünyanın hattâ Avustralyanın amalör telsizcilerile muhaberede bu- lunuyor. Bu telsiz neşemizi ve bütün benliğimizi muhafaza ve idame husu- sunda büyük bir fol oynuyor, Telsiz is- tasyonumuza lâzim olan kuvveti iki şekilde istihsal ediyoruz: 1 — Rüzgârla müteharrik ve mü- hendis Perti tarafından yapılmış por- telif motör, rüzgürm saniyede sürati üç metreyi geçtiği zaman bize kifayet edecek bir elektrik cereyanı veriyor. 2 — Benzin ile müteharrik hafif in- filâklı bir motör, rüzgür hafif estiği ve yahud durduğu zaman hava ile iş- leyen motörün imdadına yetişir. Ma- alesef benzinli motör, muntazam bir şekilde işlememektedir. Bereket versin ki bize talihimiz yaver oldu da ben- zin ile müteharrik motöre nadiren müracaat ellik. İlk zamanlarda gün- de yalnız bir rasad raporu gönderme- ği düşünüyorduk. Fakat mürsile mer. | kezimizin ve hava motörümüzün mü- kemmelen işlemesi sayesinde günde dört belleten gönderiyoruz. Hava kuv- vetli estiği zaman Krenckel bunun gibi uzun makaleleri de telsizle gazetelere gönderiyor,” kuvvetimiz ve enerjimiz yerindedir. İlim bayrağını kutbun her tarafm- da dalgalandırdıktan sonra . Mosko- vaya dönmeğe hazırlandığımızdan do- layı bahtiyarız. Akdenizde yeni hâdiseler Bir Italyan vapuru ortadan kayboldu Roma 18 (A.A.) — Rotterdamdan Cenovaya giderken 11 Şubatta batı'Ak- denizinden tehlike işaretleri gönder- miş olan İtalyan Gianicolo vapurunu bulmak için havadan ve denizden ya- pılan araştırmalar şimdiye kadar hiç bir netice vermemiştir. Başka bir vapura taarruz Marsilya 18 (A.A.) — Marstiya Men- direk telsiz istasyonu Elemansur va- purundan aşağıdaki haberi almıştır: «Sant 12,18 de 42 derece 11 dakika arsı şimalide ve üç derece 35 dakika tulü şimalide bulunuyoruz. Bir obüs geminin sancak tarafının ilersine doğ- ru 150 metrelik bir mesafeye düşmüş- tür. Bir İspanyol filosu tarafından tar kip edilmekteyiz. Obüsler görünüşe göre arkadan gelmektedir. 19 Şubat 1038 Şehir meclisi Otobüsler hakkında fen işleri müdürü açık izahat verdi Bugünkü otobüsler olduğu gibi kalacak, yenileri için bir tip kabul edilecek Dükkânların önünde bağırmak yasak edildi Şehir meclisi dün birinci rels vekili 7 B. Necip Serdengeçtinin ği ak tında toplandı, Eski zabıt okunduktan sonra reis, et komisyonu toplanacağı için komsiyonda aza bulunanların da huzurile müzakereye devam edilmek | üzere ruznamedeki belediye zabıtası talimatnamesi müzâkeresine daha ev- vel başlanmasını teklif etti ve bu tek- Mf kabul edildi. Geçen celsede makine müdürü B. Nusret'in 2,30 metre genişliğinde bulunan otobüslerin 2,10 metreye indi- rilmesi hakkındaki teklifi itirazlarla karşılanmıştı. Dünkü toplantıda riya- set makamı namına söz alan fen işle- ri müdürü B. Hüsnü, bu mevzu etra- fında şu İzahatı vermiştir: — Şimdi şehrimizde işleyen otobüs- ler, bütün dünyanın tam mânasile ka- bul ettiği şekillere uygun arabalar de- gildir. Bunlar. kamyondan bozmadır- lar. Piyasada işleyen mevcud otobüs- lerin de değiştirilmesine mübrem bir zaruret yoktur. Şimdiki otobüsler, muvakkat mahi- yettedir. Belediye, eninde, sonunda bu servisi ele alarak idâre edecektir. Oto- büslerin eb'adı muayyendir. Bizim de bu servisi idare etmeğe başlıyacağımız zaman bu tiplerdeki ebaddan birine uymamız tabildir. Bunlardan hangi- si sokaklarımızın vaziyetine elverişli ise onu kabul edeceğiz. Nitekim Avru- padaki otobüslerin vaziyetleri hakkın- da bazı vesaik getirttik. Bunları ted- kik ediyoruz. Bu tedkikat bitmeden talimatnamede otobüs eb'adına ve sey- rüsefere aid maddelerin müzakeresi- nin tehirini rica ediyoruz. Fen işleri müdürü B, Hüsnünün bu teklifi reye konularak kabul edildi. Bundan sonra belediye -zabıfasının (Alış, veriş kısmı)na ald faslı müza- kere edilmeğe başlandı. Bu faslın bir maddesine göte dükkâncının müşte- ri celbetmek için dükkân önünde ba- gırıp çağırması menedilmektedir. Azadan Cemil Cem oparlör ve plâk- larla da reklâm yapılmaması için mad- deye bir fıkra ilâvesini teklif etti, ka- bul edildi, Bundan sorira zeytinyağı, sabun, peynir gibi maddelerin de hâl- de satılması mecburiyeti hakkındaki madde münakaşa edildi. Azadan Ham- di Rasim, henüz hâl binası bu vaziyet« i vziyete göre mad Genin tadili gleyhinde bulundu. Bazışi Ga bu kabil ticaretin hâlde yapılmar sının ihracat bakımından da mahzur- larından bahsetti. Neticede İktisad vö Bclediye zabıtası encümenlerinin müş- tereken tedkiki için maddenin encüs mene iadesine karar verildi. Bundan sonra hayvan kesmek, av- lamak, hayvan ölülerini gömmek hak» kındaki faslm müzakeresine başlandı, Bu faslın bir maddesine göre bütün kasaplık hayvanın belediye mezbaha» sında kesilmesi hakkındaki mecburi- yet üzerine azadan Hamdi Rasim, kurs ban bayramında evlerde kesilen ko- yunların da menedileceği mânası çıkğe cağını ileri sürerek maddenin noksan olduğunu söyledi. Bundan başka İstanbul belediyesi hududu haricinde ailelerin getireceği et miktarının beş Kilodati fazla olma- ması hakkındaki teklif de kabul edii-” di ve yapılan İtirazlar etrafında tedki- kat yapılmak üzere madde encümene" iade edildi. Bundan sonra etin 10 ku- Tuş ucuzlaması karar: üzerine 1 mari tan itibaren mezbaha resimlerinde ya” pılacak tadilâta dair İktisad ve müjü” kiye encümenlerinin müşterek mazbür tası okundu. Kilo üzerinden alınan re$> min miktarı hakkında geçen günkü nüshamızda yazdığımız miktarlar mağ batada kabul ediliyordu. Ancak encü:” men yeni tarifenin «i mart 938 tari- hinden itibaren tatbik edileceği gös terilmiş ise de et fiztlerinin 1 marttari itibaren tenzili matlup ve mültezöm olduğuna göre 1 martta piyasaya çi kâcak etler 28 şubatta kesilmiş ve re” mi de ödenmiş buluncağından» dolayi yeni tarifenin 28 şübattan “itibaren tatbikini teklif ediyordu. Meclis bu kayıdla mazbâtayı kabil etti. İkinci celsede cenaze nakli ve demi, merasiminin beş sınıfa ayrıldığı ve” mevcud otomobillerin nakil için kifgs yet etmediğine göre defin, nakil, teö- hiz masrafı olarak beşinci sınıf cena” zelerin 15 lira mukabilinde ve araba ile nakilleri hakkındaki mazbata da kabul edilerek toplantıya nihayet ves rildi, Divanyolunda bir konak yandı Konakta 14 aile oturuyordu Yanan konak ve konağın müsteciri Fatma Dün saat on buçuğa doğru Divanyo- oturduğu büyük bir pansiyon binası Yanan bina; Nafiz paşa veresesine aid dışı kârgir ve içi ahşaptır. Binayı Fatma isminde bir kadın kiralıyarak oda oda kiraya vermektedir. Ateş, ikinci katta Kemal isminde birinin odasında yakılan gaz ocağının | parlamasından çıkmıştır. B. Kemal bir müddet ateşi kendi kendine söndür- meğe uğraşmış, fakat ahşap ve eski olan bina tutuşuvermiştir. Pansiyon sahibi neden sonra işin farkına vararak «yangın vari» diye is- timdad etmiş, civardan görenler itfa- iyeyi haberdar edinceye kadar bütün, binayı âlevler sarmıştır. İtfaiye geldi- 4 ği zaman ancak, ateşin civara siraye- tinin ehemmiyetle önüne geçmeğe uğ” raşmış, binaya bitişik vaziyette olan baytar müdürlüğü, kiz ve erkek ort, mektepleri binasına ateşin atlamama” 81 için sıkı tedbirler almıştır. Bu sırada su için çekilen müşkülüt- da işi uzatmıştır. İtfalye, belediye bi” nası önünden su almağa mecbur kal- dığı için caddeye hortumlar döşenmii tramvay münakalâtı da bir saat ka” dar sekteye uğramıştır. Yargın yeri ne vali Muhiddin Üstündağ ve itfale ye kumandanı B. İhsan da gelerek sö dürme işine nezaret etmişlerdir. Zabıta; pansiyon sahibi Fatma 16 B. Kemali sorguya çekmiştir. İN a Dİ Gİ O 9 De bi bp 0 Gİ el 9 ül BG ür kis >

Bu sayıdan diğer sayfalar: