4 Mart 1938 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

4 Mart 1938 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

...vs | dadensels SİYASİ İCMAL: Harp bütçeleri Devletlerin münasebatı arasında talâk emmareleri peyda olmuştur. Bu cümleden İngütere ile İtalya az Zaman içinde bir kaç defa aralarında harbe sebeb olmasına ramak kalan Akdeniz meslesi üzerinde anlaşmak üzere müzakereye başlamak üzere bulunuyorlar. Uzak Şarktaki harbe İngiltere ile Amerika artık alâkadar olmuyorlar. Fakat bu salâh alâmeti devletlerin silâhlanma yarışının önüne geçmiyor. Bilâkis rekabet müdhiş bir şekil alı Yor. Amerika mebusan meclisinde bahri inşaat dairesi şefi Amiral Du- Dove Amerika devleti Büyük Okya- usa topladığı bahri kuvvetleri zaafa Mğratmamak için Atlas Okynusu için &yr: bir donanma vücuda getireceği- mi ve bunun yalnız inşaat masarifi 640,000,000 İngiliz Urası tutacağını Yepyeni olarak 12 sajfı harp zırhlısı Pariste büyük bir lokantada garson- Yak eden bir adam lokantada yemek yi- Yen insanların milliyetini yemek 1s- Marlayışlarma ve yiyişlerine göre W- Yaktan tayin edebileceğini iddin edi- Yor. Diyor ki: İsveçli; «Yemek listesini kadına uza- ar, kadın yemeği ısmarladıktan sonra 9'da ısmarlar. Kadın, erkek yemek es- Hasında az konuşurlar ve daima biri- birlerine bakmazlar.» Fransız: «Erkek Yemek listesini tedkik eder, ondan son- Ya yemek hakkında kadına teklifler Yapmağa başlar, garsonu çağırarak ya- Vaş sesle yemeği ısmarlar. Yemek es- Basında fısıldaşarak konuşur.» Ameri- kalı: «Kadın yemeği intihap eder, ka- dm ısmarlar, ekserya çok yemek 15- Marlar, kendisi çok az yer, artan ye- Mekleri erkeğe bırakır.» İngiliz: «Karı, koca evvelâ rahat bir yer ararlar, er- kek yemekleri intihap eder, ikisi de bol bol yemek yerler, fakat buna rağ- Men şişman değildirler.» Alman: «Ka- Mesud evlilere mahsus Senelerdenberi izdiyaç meselelerile Meşgul olan Nevyorklu bir ruhiyağ Profesörü Amerikan gazetelerinde ev- lilere mahsus bazı nasihatler veriyor. örün fikrine göre evin ahengini en tehlikeli saatler akşam 77 ile $ arasıdır. Yin hararetli münakaşalar İu saatler arasında olur. Çünkü ko- €alâr eks ile gündüzleri evde de- Eildirler, Gündüz vakit bulamayınca fikir ihtilafları en ziyade akşam Os- çarpışmağa başlar. Bu zıddiyetle- sebebi nedir? Profesörün fikrine Büre sebep erkeğin sabahleyin keyifsiz ması ve kadının bu hale kızması, ne- © erkeğin suraisız bir halde ev- Çikıp gitmesidir. Akşam kaçta eve erkeğe sorulmamalıdır. Ka- in sabahleyin kocasına karşı s6 vi görünmesi kocanın akşam üstü © keyifli olarak dönmesine sebep Yemek listesi Deniz Bankda faaliyet İngilterenin yeni Müdafaa bütçesi tarihte misli görülmeyen bir dereceyi bulmuştur. İngilterenin bir senelik bütçesi bir milyar İngiliz lirası öla- cak ve bunun üçte birini yani 3324 milyon İngiliz lirasını Mildajca, mar sarifi teşkü edecektir. Bunun aslan payı donanmaya aiddir. Hava ve ordu masarifi yüz milyon tutacak ve ka- lanı donanmaya aid olacaktır. İngil- tere hali hazırda beş saffı harp zırh- ksı yaptırırken yeniden dört aırhk daha yaptıracaktır. Eğer bu zırhlılar 35,000 tondan fa2- la ceşamette olursa masraf üçte bir artacaktır. Çünkü bu cesametteki zırhlılar sekizer milyon İngiliz lirası- na mal olurken daha büyükleri on ve milliyet dın yemek seçer ve ısmarlar, erkek de seçer ve ısmarlar.» Macar: «Karı, ko- ca bütün lokantayı görebilecekleri bir yer intihap ederler. Erkek listeyi uzun. uzadıya tedkik eder, garson mütema- diyen bekler, erkek listeyi okur, arada ederler, her yemekten ikişer tabak 1s- marlarlar, yalnız bir kişi kahve içer.» İtalyan: «Karı, koca iki yemek listesi isterler, listeyi ayrı ayrı tedkik eder- Hırsızı yakaladığını zannetti İngilterenin Eseks eyaletinin They- don Bois şehrinde geçen gün garip bir vaka oldu. Orada oturan Sevel adın- da birisi gece evinde bir gürültü işitti. Evde yalnız olduğu için yalnız başıma hırsızı yakalıyamıyacağından derhal telefonu açtı ve polisi çağırdı. Bu mü- kâleme gayet yavaş cereyan ettiği için tursızların onu duymasına imkân yoktu. İki dakika sonra polis geldi. Sevel onunla beraber evi araştırdı, far kat hırsızları bulamadı. Yalnız kasa» nın açıldığı ve içindeki paraların çar lındığı tesbit edildi, Bunun üzerine polis yalnız başına bahçeye çıktı ve orasını araştırmağa başladı. Uzaktan gördüğü bir karartıyı hırsız zannetti ve onun üzerine hücum etti. İki kişi arasında dehşetli bir boğuşma başla- dı. Nihayet Sevel elinde tuttuğu elek- trik lâmbasile kavga mahsiline yetiş- el ti ve boğuşmaya nihayet verdirdi, Çün- Mi hattâ kadın o sevimli tavrı saye- | kü boğuşanlar polisle hırsız değil, Se- dek kocasının tavır ve hareketinde | vel'in evine hırsız girdiğini tahmin Yi pi Sürette kadın lehine bir değişik- eden diğer bir polis memuriydi. İkisi me husule getirebilir, de biribirlerini hırsız zannetmişlerdi. über Bank umum müdür muavinliğine tayin edilen İş bankası Hamburg Tün müdürü B. Tahir Kevkep ile Almanyada teknik inşaat profesörü B. Ha- dı, Şehrimize gelmişlerdir. Üçüncü umum müdür muavini de B, Hamdi Emil z . müdür muavini dünden itibaren yeni vazifelerine başlamışlardır. ) » Tahir Kevkep Deniz Bankın bankacılık, B. Harun teknik ve B, Hamdi Yu, © İşletme kısımlarile meşgul olacaklardır. Resmimiz umum müdür B, Ziya Öniş ile muavinlerini gazeteciler arasında gösteriyor. Bebek - İstinye arasında eski Türk medeniyetinin çok kıymetli eserleri saklıdır Bebek - İstinye yolunun açılması kararlaştığı şu s- rada bu mıntaka- nın hakiki tarihi- 2000 veya daha evvelki senelere çıkar» mak lâzımdır. Bundan sonra vaziyete bakarak, bir çok devirlerde, bir çok halkların da bunların medeniyetine karıştıkla, rını görmek mümkündür. Biz burada bildiğimiz ve gördüğü- müz parçalar üzerindeki ihtisas ve düşüncelerimizi birer birer naklede lim: 1 — Temeller ve duvarlar.. Sümmer ve Eti Türklerinin müşte- rek mimarisine ait harabeler, iptidaf mimari hakkında bize bir fikir verme- ğe kâfidir. Bunlar binalarını şu şekli- de yapıyorlardı. Güneşte kurutulmuş tuğlaları temele bir yatak olarak ko yarlar, ve binayı bu gibi temeller Üze- rine oturturlardı. Firmda pişirilmiş tuğla yapmasını da bilirler, bunu ek- seriya duvarlar ve kolonlar için kul- lanırlardı. Bu devirlerden kalan he- sablarda bunların büyük mikyasta bir tuğla ticareti yaptıklarını görürüz. Hattâ senede bir aya «tuğla yapılan ay» ismini de verirlerdi. Bu tuğlelar killi toprak tasfiye edilip yuğurulduk- tan sonra, kaliblara konularak imal edilirdi. Biz bu güneşte pişirilmiş tuğlaların kullanılış tarzlarını bugün Jâyıkile bilemiyoruz. Yani bunlar kuruduktan sonra mı? Yoksa yaş iken mi konulu- yordu? Bu belli değildir. Her yatakta ki biribiri üzerine konmuş olan tuğ- lalar arasına duvarcı, biraz çamur sürerdi. Bazan da bu çamur yerine saman ile karıştırılmış zift ilâve eder- di. Tabakalar arasına da tek tek ağaç başlıkları, ve bunların üzerlerinde bu- lunmaları icab eden aslan ve kuş gibi hayvan parçaları ile doludur. Şüphe yoktur ki Fatih bu muazzam kalesini eski bir Türk sarayı veya mabedi ha- rabesi üzerine kurmuş, ve bundan çıkan kabartmaları, aslan ve hayvan resimlerini, kırılmış sütunların par- çalarım, ve hattâ yazılarım, kalesi- nin duvarının rnetanetine yaramak üzere buralara eklemiştir. Bunlardan bir kaç tanesini burada misal olarak zikredelim: a — Rumeli postanesine gelmeden evvel, onun yanında ve tam telgraf direğinin karşımda, duvar üstünde diğer taşlar arasına karışmış tek bir yazılı taş vardır. Ya bu bir tek keli meyi veya harfi ifade eden arehaigue bir yazıdır. Yahud konacak yerde; ters olarak yukarıdan aşağıya kon- muştur, Onun biraz ilerisine daha geçtiğimiz zaman, sütun üzerinde bulunması icab eden bir aslan başını görürüz. Telgraf direğinin şimali gar- bisinde ayni archaligue yazıdan bir harf vardır. Sahil taraftan kaleye ilk girdiğimiz vakit, iki sütun ve küçük Asyalılara hâs sütun başlıkları görülür. Bura daki duvarlara da dikkatle bakacak olursak gene bayağı taşların arasına sıkışmış harf kabartmaları gözümü- ze çarpar. Bunlardan biri archaigue cun&iforme elifbede su ifade eder, Gene bunların civarında bir kuş heykelini duvar üstüne yapışmış bu- Bir çok tarihçiler Istanbulda Bizanslardan evvel eski bir Türk medeniyetinin yaşadığım kabul ediyorlar. Bu medeniyetin eserlerine bilhassa Boğaziçinde, Bebek ile İstinye arasında tesadüf etmek kabildir. Bu yazıda buna dair bazı malümat vardır için, bozulan bu (Korgan) ların yerle- rini lâyıkile tesbit etmek mümkün- dür. Bunlar Yunanlıların, daha mevcud olmadıkları bir zamana aittir. Yani Milâddan evvel 2000 senelerinde bu- rada saraylarile, mabedlerile, korgan- larile muazzam bir şehir vücude ge- tiren bir 'Türk halkı vardı. Elân Ru- melihisarında bunlardan bakiye ma- nastırlar vardır ki; halk ağzında «Ci- neviz. denen bu manastırların bir çokları üzerine binalar inşa edilmiş, bazıları da olduğu gibi bırakılmıştır, Garibdir ki manastır üzerine bina Herhalde derin bir tetkike ihtiyac vardır. Yapılacak küçük küçük son- dajlar, pek faydalı neticeler verecek- tir. Nitekim Umumi harb zamanında bahriye nazırı Cemal paşanın efnrile, kale içinde Almanlar tarafından ya- pılan küçük bir kazın, harikulâde eserlerin meydana sebeb olmuştur. Fakat yazık ki halk arasın- da, Fatihe isyan ettiği için taş kesil diği söylenen arabın heykeli, yani (Siyah heykel), merbut bulunduğu taştan kesilerek çıkarılmak suretile Almanlar tarafından alınmış ve Ber- in müzesini tezyin etmek Üzere Ber- ine götürülmüştür. Bu heykel hakkında hiç bir şey söylemek kuvvetine sahib değiliz. Çünkü yar kaçmış, onun derdi ile ağ- ıyanlara, teselli için, yadigâr olarak bir masal kalmıştır. Şüphesiz ki ne Bizanslılar, nede Osmanlılar; bütün bu yazıları, süsle- meleri, sütunları, kabartmaları, re- simleri, harfleri ve yazıları başka baş” ka ülkelerden buralara kale veya ma- bed yapmak için getirmediler. Böyle garib bir fikre kapılsak, o zaman (Korgan) ların mevcudiyetlerini ne ye hamletmek icab edecektir? Bu sebebden bu muhitin müstakbel vaziyetini bugünden tayin etmek doğru olamaz. Bunu ancak arkeolojik keşiflerden sonra tayin ve tesbit lâ- zımdır. Bu mıntaka tarihin bir altın ocağıdır. Tarihçi Para cezası Belediye suçu işliyenler- den ne miktar alınacak Şehir meclisi, Belediye suçlarına karşı verilen para cezalarının mikdar ve nisbetlerinden bazılarının değiş- tirilmesine karar vermişti. Para cezalarının mikdarı pek az olduğundan verilen cezalar müessir olamıyordu. Yeni verilen karara göre değiştirilen cezalar şunlardır; Yiyecek ve içecek maddelerine flaâ etiketi koymıyanlardan $ lira, ruh- satsız ekmek satanlardan 5 lira, tes- eli ve sıhhi muayene cüzdanı almıyan esnaftan 6 lira, ehliyetnamesiz tercü- manlık edenlerden 25 lira, dükkân- ların dışına açıkta et teşhir edip sa tanlardan 5 lira, sırtta, omuzda yük taşıyanlardan 1 lira para cezası eli- nacaktır, Çamlıcanın tenviri Mazut yakmak için bir havuz yapılması teklif edildi Mini Bayramlarda yapılacak ten- virat tahsisatı şehir meclisince mü- zakere edilirken Çamlıcanın tenvirat hududu haricinde bırakılmasına iti“ raz edilmişti. Belediye makine ve elektrik şubesi müdürlüğü, Cümuhuriyet Bayramın» da Çamlıcada büyük bir havuz yap- tarılarak bu havuzda mazut yakılmak suretilp tenviratın temin edilmesi için bir teklifte bulunmuştur. Bu teklif riyaset makamı tarafından tedkik edilmeğe başlanmıştır. Duvar ilânları 15 marttan sonra sâçtan levhalar üzerine asılacak Belediye sokak İlânları işini bizzat eline aldıktan sonra ilânların duvar. yapılan lavhalar üzerinde teşhir edi- lecektir. Bu'lâvhalar mümkün oldu ğu kadar kısa bir zamanda ikmal edilecektir, Şimdiden bir çok yerlere konmuştur. 15 Marttan sonra duvarlara ân yapıştırılması menedilecektir. Aksudün limanımıza geldi Sinop limanında karaya oturan Ak- Su vapuru dün lmanımıza gelmiştir. Vapur tamir edildikten sonra tekrar seferlere başlayacaktır,

Bu sayıdan diğer sayfalar: