27 Temmuz 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 15

27 Temmuz 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 15
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Temmuz Hatıra Sahibl: ALNIZ 6 Emeal Rıza £7 » T- 955 KIZLAR IÇİN! Ben kocamın bu kaba prezam I ::'l:mnı karşısında kızarıp boza- rken Murat Bey âdata bu söz .ı;d“" bir gurur hissediyor, şab- .u;'f ehemmiyeti hakkında hasıl b gim fikri, gözlerimden öğren" ek istiyordu. b IY' kocamın fikrini kurcalamış- İ ine Murat Beye dönerek ko- #maya başlamıştı : — E, söyle bakalım, Mu yoksa taşrada mı?, l ıTnkl.);rlhn ya Ömer bey. Böy- değil zerlade anlatılacak şey — Canım, bele biraz çıtlat. — Burada... — Alınacak mi, satılacak mi? — Bir elden alınacak, bir el- satılacak. ü ; Gördün mü Işi? Bir elden ; ir elden sat. Eferim Murat 8. sana, Hele şu, malin cinsini * söyle, — Tiftik. — Elli bin kile mal hazır. .u.— .Biilyorum. Işte ben de bu- için bir an evvel konuşmak İyorum ya, ıluld('oum' gevşemişti. Uzaktan k lisine elma şekeri gösterilen ı,n.ııöıııı bir mahalle çocuğu ha- I'dılllmlıu. Etrafına göz ger- iş bura- '!İn— Aksuta Aleminde ahşamın İ sabaha koymaya gelmez. .:'- şurada bir mahallebiciye bulalım da, konuşalım. Dadi. Murat bey, kocamdan daha yüksek düşünceli olduğunu Rösterdi: — Canım, bu vakıt mahalle- blei dükkânına girilir mi?. Ada- | :. gülerler. Gel şurada Londra- & girelim de birer de soğuk '& İçeriz. Cevabını verdi. imer bey, bu kârlı Iş karşı- :lııd. başka düşünceleri tama- ;unulmııı olmakla , beraber, em ki nas "Nh'lîdş.l nasıl olup da beni dü- 'lı:m_G"d"L' Birahanede işi ht;ı.U"ım'y'ı canım. Murat Bey, gayet pişkindi. k:::m".ı bu teklifsiz tcaret ar- ediy H, ikl Üç kelime ile onu ikna Ermişti. “F'k". sokak - ortasında ob - Ça yüksek sesle cereyan eden el Onuşma, beni sinirlendirmişli. hlr:ı_: benim re'yim alınmadan a aneye gitmeye karar verik- Vi bu sinirleşmemi fena bir *ye çevirmişti. ..'îı tırılacak. ticaret işinin ğ ile mest olan kocam. başını a bevirdi: SS dHıdi gidek. 'edi. Derhal kaşlarımı çattım, &vap verdim: ; ; — Nereye?.. Birahaneye mi?.. ı""'İh'oluı, Ömer Bey?.. » hiç aldırmadan koluma 'İlt.:l Murat Beyin arkasından lıl.hdı. sürükledi. Birahane çok 8 alıktı. Ancak sol taraftaki 'tede bir iki boş masa vardı. ldB“Ğ"k ve çatlak sesli bir .5"'“"'— haykıra haykıra — türkü lu"o'd“. karmakarışık sazlar zumundan çok fazla gürtltü Yordu, Dar ve sıkışık masalar — dalasa Adalasa gectik. Kısa Dipteki masaya yerleştik. Murat Bey, herhalde buranın epeyce - itibar'ı müşterilerinden olacak ki garsonun biri, yılışık tebessümlerle karşıladı. Elinden şapkasını aldı, Elindeki peçeteyi oturacağımız sandalyelerin üstüne çarptı. Murat Beyin emirlerini dinlemiye başladı. — Bana bir Altınbaş. Güzel bir garmısaklı cacık, beyin sala- tası, iatakoz, Ömer Beyi.. Sen de içersin. Bira mı, rakı mı?. — Birayı içip te nideyim, gardeş?. Boşuboşuna hamallıh mı edeyim?.. Âlâ, buz gibi İrahı dururken. — Siz. he Hanımefendi?.. Kadınların fikrini en sonra sormiya alışınış olan bu adama aksi bir cevap vermediği- me hayret ediyorum. Mektepte aldığımız dersleri hatırladım. Ko- camın neş'esini kaçırmamak ve onu müşi mamak İçia sükün ve itidalimi muhafazaya mecbur kaldım. Fa- kat, vaziyetten hoşnutsuzluğumu gösteren bir titizlikle : — Bira. Diye mırıldandım. Murat Bey, o kadar pişkindi ki, benim çehremin - çatkınlığına ehewmmiyet bile vermedi. Garsona emir vermekte devam etti. — Blra.. Havyar. Kaz ciğeri. Kaşar peyniri, Garson gider gitmei, derhal kocamla ©o mahut ticaret işini konuşmıya başlamışlar, beni ta- mamen unutmuşlardı. Sıkıntımdan, boğum boğum boğuluyordum. İkide birde sa- atime bakarak sıkıntımı. onlara da anlatmak istiyordum. Bir taraftan — içki, — diğer “taraftan da © kârlı ticaret işi, koe- camı çarçabuk sarhoş - ediver- mişti. Bir saat kadar güren mü- zakereden sonra, bir Ingiliz ke- misyoncusu — tarafından istenilen tiltiklerin ne suretle alınıp satıla- cağı tekarrür - etmişti. Yapılan hesap mucibince bu İşten on dört bin lira kazamlacak, bu da ara- larında taksim edilecekti. Kocam, büyük bir sevinçle bir. kadeh rakı daha - içtikten sonra bizi yalnız bırakmış, — tü- valete gitmişti. O zaman kalan Murat Bey doğru eğdi: — Bzim Ömerin evlendiğ'ni duyduğum zaman inanmamışlım. Hay kurnaz Kayserili. — Durdu durdu amına, turnayı da gözlünden vurdu, Zaten bu dünya böyledir. Armudun eyisini ayılar yer. Dedi, Biraz evvel — kocamla canciğer gibi görüşen, hatta ko- camın zekâ ve becerikliliğinden Istifade eden bu adamın sözleri, beni sersemletmişti. Burada da bu suretle kendini gösteren erkek ruhu, hiç şüphe- siz ki iyl bir ders hak etmişti. Fakat Murat Bey, olur olmaz dersi anlıyacak kabiliyette değik di. Beyoğlu kaldırımlarında sü- rüne sürüne, nasırlaşan — kalbi, benim en katı sözümden — bile zörre kadar tecssür hissetmiye- cektik benimle başbaşa başını bana ( Arkası vaz) buyurursunuz | kül bir mevkide bırak- | SON POSTA Bayanlar ! Artık yorulmaktan ve üzük mekten kurtuldunuz. Olanca emeğinize — rağmen arrzu ettiğiniz gibi temiz ve beyaz bir çamaşır elde etmeğe muvaf- fak olamazsınız. Halbuki çamaşırı kendi ken- dine yıkayan ve her kumaşa parlak beyazlığı veren : TURSİL kullandığınız takdirde hem zah- metten kurtulacak, hem de iste- diğiniz gibi temiz ve beyaz ça- maşır elde etmiş olacaksınız. Şu halde, siz istirahat ediniz ve çamaşırınızı 1 TURSİL: yıkatınız. Neticeden hayrette kolacaksınız. TURSİL Terkibinde hiçbir muzir madde olmadığı gibi çamaşırınız için kat'iyyen tehlike teşkil etmez.

Bu sayıdan diğer sayfalar: