12 Mart 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 9

12 Mart 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

kiyeye bizzat gelmiş ve elde bulunan bir miktar arpanın satın alınmasını temin için temaslara girişmişti. Fir- manın teklifi, arpaların bedelinin 96 65 nin serbest sterlinle ödenmesi, 96 35 nin de malüm borçlara mahsup edilmesi şeklindeydi. Fiat olarak 49 dolar teklif ediyor ve bu konuda mü- nakaşa edilebileceğini da belirtiyor- du. Bakan bu teklif üzerine Çakıma kızmıştı. İngiltereyle bu konuda hiç bir o münasebete ( girişilemiyeceğini açıkça söylemişti. Gene Çakımın iddiasına göre bu konudaki bilgiyi Bakana sadece ma- lümat kabilinden vermiştir. Ancak aradan bir hafta geçince meseleyi Çakım kendince anlamıştır. O sırada Ofis arpaların İngiltereye ( ihracıyla ilgili mütalâasını Çakımdan sormuş- tur. Çakım hayretler içinde kalmış ve durumdan müsteşar Mahmut Seydayı haberdar etmiştir. Bunun üzerine Şeyda kendisine, Bakanın birkaç gün evel altı Bakandan müteşekkil İk- tisadi Meseleleri Tanzim ve Sürat- lendirme oOKomitesinden bu konuda selâhiyet aldığını söylemiştir. Çakımın, 96 35 i İngiltereye olan borçlara mahsuben İhraç keyfiyetini Bakana bildirmesi 12 Mayıs 1961 de, etmiştir. Bütün aksilik oÇakımın 18 Mayısta evlenmesinden odoğmuştur! Bir iki gün -pazar ve cumartesiye rastlamıştır, daireye gitmemesi ve meseleden uzak kalması sonucunda Çakım 22 Mayıs 1961 tarihinde bir ay müddetle izinli oaddedildiğini öğren- ireye nakledileceğini de haber almış- tır. Ayni telden... İşte, bu izin keyfiyetinden sonradır ki Çakım paçaları sıvadı. Gerekli müracaatını evvelâ şifahi, sonra yazılı olarak yaptı. M.B.K. İktisat Komisyonu işi ele alıp incelemeye koyulduğunda Tica- ret Bakanına da durumu bildirdi ve savunmasını istedi. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanının savunması, hakkındaki iddiaların asıl sebebi (ogibi görünen sebepten daha asil olmadı. Mehmet Baydur evvela işe, Çakımın Ahmet Salih Korurun bir akrabası olduğunu belirtmekle başladı. Ece, Komite ken- disine mi inanacaktı, yoksa Mende- resin müsteşarının bir akrabasına mı? Orlon Battaniyeler Yeni KARAMÜRSEL'de AKİS — 167 AKİS, 12 MART 1962 Savunmasında Bakan daha sonra Ça- kımın şahsiyeti üzerinde durdu. Efen- dim, bu adam ikide bir Parise gitmek istemiş, buna kendisi mani olmuştu. Çakım kendisine bu yüzden iğbirar duyuyordu. Türkiye Cumhuriyeti Ti- caret Bakam, memurunu bu minval üzerine kötüledi de kötüledi. Çakımın ne bilgisizliğini, ne menfaatperestliği- ni, hatta ne de -kendinizi sıkı tutu- nun -komünistliğini bıraktı! Baydur, savunmasının bir pasajında şöyle di- yordu: "Çakımı işinden uzaklaştırma kararım yeni değildir. Bu meseleler- den dört beş ay evvel M. B. K. üye- lerinden Şükran Özkaya ile Fikret Kuytak bu zat hakkında dikkatimi çektiler. Bütün bunların yanında Mil- li Emniyet Başkanının bu hususta Suphi Karaman Vicdanın sesi söyledikleri de enteresandır. Milli Emniyet Başkam Ziya Selışık geçen Aralık ayında Çalamın bazı yolsuz- luklarından bahsetmiş ve bu yüzden demirperde gerisi Ticaret ataşelerinin dillerine düştüğünü bildirmiştir. Hele Rumanya Ticaret Ateşeşinin orada burada bu konuda son derece cüret- kâr davrandığını ve Çakımı teşhir etmekte olduğunu belirtmiştir" Baydur savunmasının ikinci kıs- mında Çakımı bir başka surla daha İtham etti. Kendisini aşağı yukarı aynı silahla vuruyordu. Çakım, İhra- cat seksiyonu şefiydi. Binlerce lisans onun elinden ve imzasından geçiyor- du. Bir Bakanın bunların her birinden haberi olması imkânsızdı. Her veri- len lisans hakkında, şimdi Çakımı itham etmek mi gerekecekti? YURTTA OLUP BİTENLER Baydur, pamuk meselesinde gene aynı metodla Çakımı itham ediyordu. İfadesine göre, Polonya Büyük Elçi- si gelmiş kendisinden bir ton kadar pamuk için ricada bulunmuştu. Bunu Seksiyon Şefi olarak Çakıma bildir- mişti, işin bundan sonrası ona aitti. Şayet ortada bir kayırma varsa Ça- kımı ilzam etmesi ogerekirdi. Bay- dur, bahsi geçen iki firmayı da tanı- mıyordu! Şeker hikâyesinde Çakım, Bay- dur tarafından adamakıllı okkanın altına atıldı. Baydur, İrandaki Şeker ihalesini zamanın Sanayi Bakanı Kocatopçu- oğluyla birlikte verdikleri direktifle- re göre müsteşar Mahmut Seydanın idare ettiğini belirtiyor ve Çakımın iddialarının sebebini bir olaya bağlı- rd kım, 1960 yılı Temmuzunda firmasıyla bir yakınlık tesis ettiği bi- liniyordu. Bu sıralarda Çakım dünya şeker piyasası hakkında bir rapor vermiş ve bu rapor üzerine o firma 100 bin ton kadar türk şekerini 63 dolardan ele geçirmişti. o Üstelik bu firmanın Şeker Şirketiyle yaptığı an- laşmada garip bir madde mevcuttu. Türkiye Orta - Şark memleketlerine bu firma şekerini çekmeden ihracat yapamıyacaktı. Bu konuda Çakım Baydur tarafından adamakıllı sıkıştı- rılmıştı. Şirketin bir avukatı gibi ha- reket etmesi dikkati çekmişti. Tartış- mada zamanın Sanayi Bakam ve müsteşar Mahmut Şeyda da bulun- muştu. Her üçünün bu konudaki fikri aynı olduğundan Çakımın işin başın- dan alınması ve mukaveledeki şartın değiştirilmesi okararlaştırılmıştı. Baydur, Çakımın işinden alınma- sının bu tarihlerde kararlaştırıldığını ifade ediyor ve arpa meselesiyle ilgili olmadığını belirtiyordu. manın Ticaret Bakanlığı müs- teşarının meseleye adının bu derece karışması M.B.K. cıları Müsteşarla konuşmaya sevketti. Karavelioğlu ve Özkaya Seydayı davet ederek işi sor- dular. Konuşma, Meclisin ikinci katın- da İktisat Komisyonuna ayrılan bü- yücek salonda oldu. Mahmut Şeyda tab'an sinirli, sert, haşin bir zattır. Özkaya ve Karavelioğluyla (o yaptığı konuşmada olayları son derece kesin kelimelerle anlattı. Şeker meselesin- deki fikri, Baydurun haklı olduğu Peşin fiatına taksit Yeni KARAMÜRSEL'de AKİS — 168 9

Bu sayıdan diğer sayfalar: