7 Mayıs 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 12

7 Mayıs 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER - İtiraf etmek gerekir ki 555 M, 855 K kadar heyecanlı geçmedi. A- ma 555 M'de bir adam, memleketin politikacılarına, 555 K'da Gençliğin yaptığı kadar açık bir ihtarda bu- lundu. 555 K günü Gençlik, Mec- liste parmak kaldırmak suretiyle her Beyin yapılabileceğine, Meclisin üze- rinde hiçbir kuvvetin bulunmadığına, onun için de Meclisin hiçbir kuvve- tin durum ve temayülünü hesaba kat- maksızın, isterse Hilâfeti bile (geri getirebileceğine inanan o politikacıla- ra hatırlattı: Yapamazsınız! Yapa- mazsınız, zara Demokrasi bu demek değildir. Bu memleketin sağlam kuv- vetlerinin, bu toplumun umumi ef- kârının, bu munis, tahammüllü gö- rünen ve kolay kandırıldığı hayal e- dilen milletin asla boyun eğmeyecek- leri hususlar vardır. Menderes ve ar- kadaşları bunu anlamadılar. Mende- res ve arkadaşları kuvvetlerinin hu- dudunu doğru teşhis edemediler. O hududu aşınca da, başlarını kayaya vurdular. Heyecanlı bir gün Bu haftanın sonundaki 555 M günü, tıpkı 555 K gününde olduğu gibi bu tatlı bahar havası Ankaraya hakim Oldu. Siyasi çevreler ve bilhassa ga- zeteciler sabahleyin bir heyecan ge- çilmediler değil ama, dolaştırılan ha- berin balon olduğu çabuk anlaşıldı. İsmet İnönünün istifa ettiğine dair bir gün önce İstanbulda çıkan o ve herkesi telâşa düşüren söylenti 24 sa- at sonra çeşitli değişikliklere de uğ- rayarak başkentte arzı endam etti. İnönü ortada yoktu, İnönü hasta mıydı, İnönüye bir-.şey mi olmuştu? İnönünün bu telâşın koyulaştığı sı- rada Çankayadaki, yeni taşındığı e- ivinde, saat 17'ye hazırlanmak üzere erken yemek yiyip istirahate çekil- diği öğrenildikten sonradır ki bir oh çekildi. Biraz da bu yüzden, mutadın üstünde bir kalabalık, 555 M'de top- landı. Bunlar,- basın mensuplarıydı. toplantıya, mutadı veçhile, zamanından bile erken geldi. o Top- lantı, Meclisin Başbakanın çalışma- sına ayrılmış dairesinde (o tertiplen- mişti. Alican ve Gümüşpala koridor- da buluştular ve salona öyle girdiler. Gümüşpala, ö gün Gürselle görüşmüş- tü. Zaten Nâsıroğlu da Afçı A. P. lilerle daimi otemastaydı ya... En son gelen, Hasan Dinçer oldu İnönü bütün partnerlerini, ayakta karşıladı. o Yüzü gülümsüyordu ama, düşünceli olduğunu sezmeme im- kânsızdı Yalnız, dört köşe masaya liderlerin oturuş tarzı dikkatli gaze- tecilere manidar göründü. raf, dört köşeye yerleşmedi. bir kenarına İktidar Grubu, yani A. P. ve C. H. P. yanyana oturdular. Kulağa Küpe Eyvah ! Ekrem Alicanın siyasi istikba- li konusunda, ciddi endişe- er! Sebep ? Eee, seçimlerden önce de Ce- mal Gürsel en iyi partinin Mem- leketçi Berbest Parti olduğunu söylemişti. Memleketçi Serbest Parti, Meclise tek bir temsilci sokamadı. Kargılarına Muhalefet Grubu, yani C.K ite Y. T. P. geçtiler. Böy- lece, Koalisyoncular bir Birlik Gös- terisi yapmış oldular. Ancak, kapı- lar kapanıp da toplantı başladığında cephelerin pek de, masadaki oturuş tarzına uymadığı hemen anlaşıldı. Toplantıda, bir önceki toplantıda daha ziyade dinlemiş olan İsmet İ- nönü konuştu. Başbakanın sözleri, büyük ilgi çekti. Af ve İnönü tnönü, Af konusundaki görüşünü ilk defa o gün, orada açıklamış değil- dir. İnönü bu açıklamanın en güze- lini ve manalısını bundan bir süre ön- ce, İstanbulda, bir kaç o gazeteciyle Taşlıktaki evinde (okonuşurken yap- tı. "— Af için zorluyorlar. (o Prensip itibariyle, Ooaffa taraftar Olduğumu söyledim. Bir tarih söylememi istiyor- lar. Buna imkân yok. 'Ne olacak- mış? Kuvwvetiniz her güçlüğü yener! Bu, bir cesaret meselesi. Cesaretle a- dımı atmak lâzım..' diyorlar. Ben kuvvetimi de, bunun nerede bittiğini de bilen adamım. O hudut aşıldı mı, ne olacağını kimse bilmez. Politika- da bir başarım varsa bu, kendi kuv- vetime doğru teşhis koymamın neti- cesidir. Affı, memlekette bir huzur başlangıcı kurduktan sonra, alerji- si olan kuvvetlere kabul ettirtirim. Ama, bundan önce memleketi bir ma- ceraya götürmem Başbakan, bu inancında Nitekim bu yüzdendir ki, zamanı müsait musirdir. zemini ve hale getirmeye oÇa- lışmaktadır. Ama ne vakit bir ümit belirse, Af bezirganları ortaya çık- makta ve herşeyin yeni baştan baş- lanmasına lüzum gösteren bir vazi- yet yaratmaktadırlar. Bu yüzden e, Af mütemadiyen gerilemektedir. Hep unutulan husus, İsmet Paşaya aorla hiçbir şeyin yaptırılamayacağı- dır. On yıllık D. P. olduğu gibi.. Buna mukabil, İsmet Paşayı, gözünün kestiğini gerçekleş- tirmekten de hiçbir kuvvet alakoya- maz. 22 Şubat akşamı, hemen her- kes kaçacak delik veya tavizkâr bir formül ararken, sapasağlam durması ve direnmesi gibi.. 555 M günü, kapalı kapılar arka- sında görüşmeler devam, ederken bir uyanık A. P. li -İyi haber: bunların sayısı artmaktadır!- açık açık şöy- le dedi: iktidarı boyunca " — Hem affı Paşadan bekliyoruz, hem istiyoruz ki zamanını biz tayin edelim.. Lâfa gelince herkes bol ke- seden atıyor. Sırtımızı Oo sıvazlayıp bizden olduğunu söyleyenler, ilk sı- kıda tornistan ediyorlar. Ya, bizim- kiler? Gökhan bey affın kabil oldu- guna inanıyorsa, versin bir tasarı da görelim boyunu... Dışardan gazel o- kumak kolay! Altı aydır İsmet Pa- şayla temas halindeyiz. Adamın 'ya- parım' dediğini yapmadığı, 'yapa- mam' dediğini, Zor karşısında obo- yun eğip yapmayı denediği tek hal olmadı. Bırakalım, kendi teşhisini kendi koysun. Ama, nerede ?' Herkes, bir başka çeşit dümende!." Başbakan, yaz sonunda o başlaya- bilecek bir kademeli affın, hırsızlık ve suistimal suçluları istisna edilmek Suretiyle kabul ettirilebileceğini san- dığını söyledi. Tabii, arada, memle- ket işlerinin ele alınabilmesi vasatı- nın yaratılması ve Koalisyonun, iki kanadı da iktidarda bir topluluk gi- bi işletilebilmesi şartıyla.. Fakat bu- nun dışında bir tecrübeye girişmeyi İsmet Paşaya, İsmet Paşanın tecrü- besi men etmektedir ve o yola şunun veya bunun ikinci sınıf manevrasıy- la girebileceğini sanmak da hayal- dir. Af ortadan çıkınca... Haftanın siyasi hadiseleri, oKoalis- yon kanatlarının karşıkarşıya gel- mesiyle başladı. Koalisyonun o yürü- mediği kanaati umumi olduğundan, toplantıyı hazırlamakta müşkilât çe- kilmedi. Toplantı Mecliste, Başbakana ay- rlan odanın karşısındaki o salonda yapıldı. Katılacak olanların o sayısı- nın çokluğu" -50 kişi- uzun masaya bir masa daha ilâvesini gerektirmişti. İki masanın birleştiği noktalara İnönü ve Gümüşpala karşılıklı oturdu- lar. İnönünün sağında " Aksal, so- lunda Genel Sekreter oyardım- cılarından Kemal Satır bulunuyordu. Gümüşpala ise Turhan Kapanlı ila Şeref Kayaların ortasında oturmak- taydı. Toplantıda ilk sözü, C. H. P. Ge- nel Sekreteri İsmail Rüştü Aksal al» di. Aksal, teşkilâtla temas edip da» AKİS, 7 MAYIS 1962

Bu sayıdan diğer sayfalar: