7 Mayıs 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 21

7 Mayıs 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 21
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

teciye Dış Ticaret Dairesi Başkan Ve- killerinden Abdülhalik İndere prensip- leri şöyle özetledi: " ir kotanın tatbikatında elde edilen neticelerden tatminkâr olanları olduğu gibi Oomuhafaza edilmekte, memnuniyet verici oObulunmayanlar tadil ve tekemmül ettirilmekte, bir önceki kota tatbikatında göze batan aksaklıkların giderilmesi için gerekli tedbirler alınmaktadır. Bunun için Kota tatbikatını dikkatle izledik. Ta- biatıyla bundan sonraki kotanın tat- bikatı daha iyi olacaktır." Hazırlık çalışmaları bu ışık altın- da devam ettiğinden bir takım pürüz- ler açıkça ortaya konuldu. Sonra ba- zı noktalar tesbit edildi: 4 Temmuz 1962 tarihinde ilân edi- lecek olan 9. Kota bundan evvel tat- bik edilen 8. Kotaya nazaran büyük farklar ihtiva etmeyecektir. Bu ara- da bir husus, 21 Mayıs toplantısında Sanayici ve Tüccar.ile Ticaret Bakan- lığı sorumluları arasında sert- tartış- malara konu olacaktır. Kota tevzi sis- teminin tam bir murakabeye ve dik- katli bir çalışmaya tabi tutulması ge- rekmektedir. Aksi halde, İthalât sıra- sında kullanışsız durumların ortaya bir kere daha çıkması iihtimal dahi- lindedir. Bu da gereksiz döviz sarfına yol açmaktadır. Tüccarın savunacağı tez bu olacaktır. Kendilerine hak ver- memeğe imkân yoktur. Ancak, Tica- ret Bakanlığı sorumluları da bir me- seleyi ortaya atacaklardır. Tüccarın çok çeşitli mal ithal etmek arzuları şikâyet konusu yapılmaktadır. Bu çok çeşitli mal 'ithali, gerek ambalaj, ge- rek nakliye masrafları sebebiyle fu- zuli döviz sarfına sebeb olmaktadır. Bu da piyasada fiyat artışına yol aç- maktadır. Ticaret Bakanlığı piyasada ferah- lık yaratacak 9. Kotanın hazırlıkla- rını henüz plânlarken bir 'başka nok- tayı da hesaba kattı. Yerli sanayiin teşviki meselesi... İmali yurt içinde mümkün mad- delerin ithalinin kota münderecatına sokulmaması lüzumlu addedildi. Mayıs ayının başında evvelâ mü- davele-i efkâr seklinde başlayan 9. hazırlık Mayıs ayının sonlarına doğru kati bir veçhe alacaktır. Fakat, kulağa fısıl- danan haberlere göre, İthalât progra- Kota ile ilgili çalışmaları mının bu ikinci kısmı piyasada mev- cut olmayan huzura, bir yerleşme im- Nikbin olma- mak için sebep yoktur. kânı hazırlayacaktır. AKİS 7 MAYIS 1962 Zenginin Malı... Ali Alaybek Vergi Reformu konuşa ele alındığında, her şey göstermektedir ki İs- tanbuldaki "Alaybey Komisyonu"nun, is adamlarının biraz fazla tesiri altında kaldığı hissedilen teklifleri esaslı tadillere uğrayacaktır. Bu demek değildir ki bugünkü Türkiyenin ekonomi politikası, özel sek- törün devlet sektörü karşısında ezilmesidir. -Bazı çevrelerin, arzula- dıkları gibi..- Ama özel sektöre, devlet sektörü yanında öncelik ve ko- laylık tanımak da her hangi bir hükümetin kudreti haricindedir. Tür- kiyede herkes, vergi vermek suretiyle plânlı kalkınma gayretlerine iş- tirak edecek, ancak bundan sonra şahsi menfaatini göz önünde bulun- duracaktır. Vergi Reformu konusunda Alaybey Komisyonu bir görüsü temsil etmektedir. Bu görüşün, yabancı çok savunucusu da vardır. Bu tezi takip etmek suretiyle kalkınmasını başarılı sonuçlara ulaştırmış memleketler yok değildir. Belki Almanya, mutlaka Yunanistan bu arada sayılabilir. Fakat Türkiyenin, daha başka hususiyetlere sahip olduğu hiç unutulmamalıdır. Bu mecmuanın, Yunamistanla alâkalı ya- zısında da belirmişti, gerçek Karamanlis Mucizesi, Karamanlishv Yu- ran Realitesini iyi anlaması, doğru teşhis koymasıdır. Bu sayede, ramanlisin yolu refah yolu olmuştur. Şimdi, bilhassa hayalperest ve demagog Menderesten sonra Türkiye kendi realitesine doğru teşhisi koyacak devlet adamını beklemektedir. Türkiye gibi az gelişmiş bir memlekette, Vergi Reformuna girişi- lirken iki ana fikirden yola çıkılabilir. Ya bu memlekette, kâfi kay- nak vardır, ama Devlet teşvik etmediği için bu kaynaklar işlememek- tedir, Ya da kâfi kaynak yoktur, o halde bunların sağlanması lâzım- dır. Alaybey Komisyonu ilk tezi benimsemiş ve gerçekten "altın yu- murta yumurtlayan tavuğu öldürmeyelim, ona, acele etmeden boyuna yumurta yumurtlattaralım" diyerek tedbirler almıştır. Bu tedbirlerin hepsi, kısa vadede gelir azaltan tedbirlerdir. Reform, bunların uzun vadede geliri çoğaltacağı esasına göre hazırlanmıştır. Gerçekten, Ma- liye Bakanlığına gelen raporda o kadar çok muafiyet vardır ki şaşma- mak kabil değildir. Ama, bu görüş doğru mudur? Türkiyede" sahiden, kaynak vardır da bunlar teşvik mi görmemektedir?. İtiraf etmek lâzımdır ki bu ko- çuda, Devlet Plânlama Dairesinin itirazlarını ciddiye almamak zordur. Bizzat iş adamları, bir sermaye piyasasının yokluğundan şikâyetçidir- ler. Kaynaklar, teşvikten ziyade yaratılmaya muhtaçtır. Bunun baş- lıca delili, kredilerin kanuni fiyatı ile gerçek fiyatı arasındaki ofark- tır. Yatırımları, kredi, musluklarım bir belirli ölçüde açmadan finan- se etmek imkânı yoktur. Servet Beyannamelerinin aleyhinde olan züm- renin kendisine slogan yaptığı "Para var ama, korkudan çıkmıyor" sözünün pek doğru tarafı bulunmadığı herkes tarafından bilinmektedir. Daha ziyade, Türkiyede fazla vergi ödemeyen kazanç sahipleri mev- cuttur ve bunlar, politikacıları da elde ederek arabalarım yürütmek sevdasındadırlar. Halbuki Türkiyenin. plânlı kalkınma için gerçek kay- nağa ihtiyacı vardır. Bu kaynağı da vergi muafiyeti değil, verginin ta kendisi sağlayacaktır. . Tabii verimli, âdil ve sosyal adalet prensiplerine tamamile uygun bir vergi... Reform, bu hedefi gerçekleştirdiği nisbette başarılı ola- caktır. 21

Bu sayıdan diğer sayfalar: