7 Mayıs 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 32

7 Mayıs 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 32
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

R A Ankara Çıkmayan kanun Türkiye (Radyolarının yeni bir düze- ne, girmesi için iki yıl önce bir kanun tasarısı hazırlanmaya o başla- mıştı. Bu tasarıya göre radyolar muhtar bir duruma kavuşuyorlar ve bütün baskılardan uzak olarak oça- lışma imkanına sahip oluyorlardı. Ayrıca, mali bakımdan da bağımsız- lığı, bu tasarı kanunlaştığı zaman elde edeceklerdi. Tasarıyı hazırlayan- lar bu konuda söz sahibi kimseler ol- dukları için radyo çevrelerindekile- rin ümitleri de büyüktü. Tasarı ilk olarak Milli Birlik Ko- mitesi zamanında ele alınmış, fakat her nedense kanunlaşmamıştı. M. B K. nin bu tasarı hazırlanırken üstün- de önemle durduğu nokta, Türkiye Radyolarının tarafsızlığı idi. Radyo- ların bağımsızlığa (Oo kavuşmaları M. B. K. zamanında suya düşünce, göz- ler Kurucu Meclise çevrildi. Kurucu Meclis sırasında ise Radyo Kanunu Tasarısı büyük bir darbe yedi ve de- giştirildi. Tasarı daha önce bütün bakanlıktan dolaşmış ve bir takım yersiz düşüncelerin etkisi altında kır» pıla kırpıla, teklif edilemeyecek bir ha le gelmişti. En büyük makası da Mali- ye Bakanlığı atmıştı. Türkiye Radyola rı Maliye Bakanlığının en önemli gelir kaynaklan arasında yer alıyordu. Para kazanamayan kuruluşlar olan radyolar her yıl reklâmlardan 5 - 8 milyon gelir sağlamaktaydı. Bu ge- lir, olduğu gibi Maliye Bakanlığına devredildiği için bu Bakanlık da rad- yoların bağımsızlık elde edip para kazanır bir duruma gelmelerini iste- iniyordu. Çeşitli imkânsızlıklar için- de kıvranan Maliye Bakanlığının radyo gibi büyük bir gelir kaynağı* lu kaçırmak istemeyişi obelki yerin- deydi. Fakat daha büyük imkânsız- tıklar içinde inleyen Radyoların du- rumlarını da düzeltmek şarttı. Bu sebepten Kurucu Meclis zamanında makaslandığı halde, radyolara yeni bir yön kazandırmak için tasarı ye- mden hazırlandı ve Kurucu Meclisin Basın-Yayın Komisyonuna o gönderil- di. Gazetecilere profesörlerin obu- lunduğu bu komisyonda tasarı ince- lendi, eleştirildi, fakat bir türlü Ku- rucu Meclise sevkedilemedi. Kuruca Meclisin son gürlerinde ise ümidin seçimlerden sonraya kaldığı o anlaşıl- 32 D Y O dı. Seçimden sonra da Türkiye Rad- yolarının altı ay içinde bağımsızlığa kavuşmasının şart olduğu açıklandı. Buna rağmen, adı geçen. Bakanlıkta bu konuda hiçbir hazırlık yoktu. A- nayasaya göre, Türkiye Büyük Mil- let Meclisi açılışından sonra altı ay içinde bazı kanunları görüşüp çıkar- mak zorundaydı. Uyusun da, büyüsün Bu altı ay 25 Nisanda-tamamlan- mıştır ve bu süre içinde de radyo- lara ait tasarı kanunlaşmamıştır. As- lında tasarı, bu altı aylık devre için- de Basın-Yayın ve Turizm Bakanlığı tarafından ele alınmamış da değildir. Mart sonlarına doğru yapılan tâyin- leri müteakip, yani Anayasaya göre altı aylık sürenin bitiminden tam bir ay önce tekrar ele alınmış, fakat bu altı aylık süre içinde 'Meclise (ogön- derilememiştir. Şimdi Türkiye Radyoları için bü- yük bir ümit kaynağı olan kanunun yine Anayasaya göre iki yıllık dev- re içinde çıkması beklenmektedir. Birçoklarına göre bu tasarı ka- nunlaştığı takdirde Türkiye Radyo- ları bugünkü durumdan kurtulacak- tır. oOFakat yapılanlar göstermiştir ki önemli olan, en iyi kanunu yap- mak değil, yapılan o kanunu en iyi şekilde uygulayabilmektir. Bir ka- nunu veya yönetmeliği (ouygulayabil- mek için aranılan özelliklerin başın- da bilgi, görgü ve sağduyu gelir. Bu- gün Ankara Radyosu ele alınacak o- lursa, bu radyo idaresinin hemen be- men hiçbir kanuna veya yönetmeliğe sahip olmadan çalıştığı görülür An- cak, radyo idaresi, hiç olmazsa bir yönetmelik hazırlamak için çalışma- ya başlamıştır. Gerçi ortada bu yol- da ilerlemenin gerektiğine inanan yalnız bir-iki radyo yöneticisi dır. Ama, er geç bu yönetmelik ha- zırlanacak ve uygulanacaktır. Ne yazık ki, böyle bir yönetmeliğin uy- gulanmasında değil, daha hazırlan- masında bile güçlüklerle (| karşılaşıl- maktadır. Çünkü bugüne kadar bar şıboş bir şekilde çalışan radyo ida- resinin ve personelinin sıkıya girme- si ve belli kurallara ayak uydurması başlangıçta elbette ki zor olmakta- dır. Buna rağmen, Radyo Kanunu ile veya Radyo Kanunu olmadan medeni ölçülerle çalışması ve omu- hakkak bir yönetmelikle yayınını dü- zenlemesi gereken Ankara Radyo- sunun uzun ' bir lâubalilik devresin- den sonra sıkıya girmesi ve bazı fe- dakârlıklara katlanması yeni ye genç idarecilerden o beklenmektedir. Bu işte onlar da başarıya ulaşamaz- larsa, suç, geçmiş yılların düzensiz- liklerine değil, radyonun yeni idare- cilerine yüklenecektir. Radyoevi Dedikodu paratoneri AKİS, 7 MAYIS 1961

Bu sayıdan diğer sayfalar: