23 Temmuz 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 12

23 Temmuz 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER Ya koyuyordu. İnönünün konuşması aynı ilgi ve heyecanla devam etti. Bir ara mikrofonların arızalanması, oGenel Başkanın üzülmesine sebep oldu. Zi- ra, mütemadiyen şikâyet sesleri geli” yor ve konuşmanın tam olarak din- lenemediği belirtiliyordu. İnönü ko” Muge ni yarıda kesere “— Hiçbir gün bu inilolonda doğru dürüst konuşmak nasip olma- mıştır” dedi ve kiirsüden aşağı inerek konuşmasına miktrofosuz devam e*- ti. İnönünün bu jesti, kongreyi hazır- layanları harekete geçirdi. Kemal Sa- tırın önünde duran mikrofon, bir sü” rahinin üstüne yerleştirilerek İnönü” nün önüne getirildi, Konuşmaya bu mikrofondan devam edilecekti, Fa- kat Satır imdada yetişti. Mikrofonu eliyle tutarak Paşanın konuş şmasını aksatmamaya gayret e İnönünün Mi öğleye doğ” ru: , “.— Sizlere sevgiler ve saygılar sunarım!..” cümlesiyle bittiğinde, sa- lahu dolduran delege kalabalığı bir kere daha çılgın bir alkış tufanı ko pardı. İnönüden sonra Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Satırın Parti ve memleket meseleleri ile ilgili olarak yaptığı uzun konuşma da sık sık al kışlarla kesildi. Dertli başlar d Şatırın konuşmasından sonra Baş- kanlık divanına bir önerge veril- di. Önersede Ankara İl Başkanı Nev- zat Göker, Ankara İl Temsilcisi İb- rahim Cüceoğlu ile Siirt, Bolu, Eskiışe- hir, Kütahya delegelerinin imzalan vardı ve Merkez İdare Kurulunun da- ha önceden tesbit ettiği bir hususun değiştirilmesi isteniyordu, Merkez İ- dare Kurulunun daha önceden tesbit ettiği hususa göre, Memleket mesele lerini ve genel parti durumunu ilgi- lendiren konular Genel Kurulda açık olarak müzakere edilecek, parti içi meseleler ise, teşkil edilecek komis- yonlarda gizli olarak görüşülecekti. İbrahim Cüceoğlumun ve diğer öner- ge sahiplerinin ısrarlarına orağmen durumda bir değişiklik olmadı. O gün başlayan toplantının ilk yarısında konuşmasını yapan Genel Başkan İnönü, öğleden sonra İstan bula yapacağı soyahati. İl Başkanla” rinin ardıarası kesilmeyen ısrarları sonunda tehir etmek zorunda kaldı ve ekspresle yapacağı yolculuğu uça” Sa tahvil etti, Saatlerin 13.30'u gös terdiği sırada delegelerin ayakta ve çılgınca alkışları arasında salonu ter- ketti. İnönünün ayrılmasından sonra 5. H. P. Senato Grup Başkan Vekili Tahsin Banguoğlu kürsüye geldi ve Cumhuriyet Senatosunda C. H. P, temsil eden grubun demokralik reji AKIS, 25 TEMMUZ 1963 Tahsin Banguoğlu Doğru söze ne denir? min korunması konusunda yaplığı mücadeleyi ve Re gayreti dile getirdi, Banguoğlu — De om. Birini partizan devlet kadrosu ile biz devlet idare e- demeyiz!.” demesi alkışlara yol açtı. Banguoğludan sonra Kemali Beyazıt konuştu. Öğle sıcağının kavurduğu salom da daha fazla çalışabilmenin imkânı yoktu. Zaten programa göre Anıtka- bir ziyaret edilecekti. Saatlerin 14.20 yi gösterdiği sırada hep birlikte Ata- nın manevi huzuruna gidildi ve çelenk konuldu. Küçük kurultayın öğleden sonra saat 16.30'da başlayan ikinci toplan tısımda söz daha çok delegelere kal mıştı, Birbiri ardı sıra konuşan dele- geletin hemen hemen hepsinin ittifak ettikleri bir şikâyet konusu vardı Dertlerini dökmek ve isteklerini dile getirmek için kürsüye çıkan İl Baş kanları konuşmalarında C; H. P, Ge- nel Merkezini dillerine doluyorlar ve Genel Merkezin artık ataletten kur- tulması gerektiğini söylüyorlardı. Toplantının o günkü ikinci otu- rumu aynı hava içinde sona ererken, İnönü, bir kere daha söz aldı ve i) başkanlarının Genel Merkeze yönelt- tikleri tenkitleri cevaplandırdı, İnönü ikinci konuşmasında C, H. P. nin eski dinamizminden hiçbirşey kaybetmedi” ğini söyledikten sonra “.— Arkadaşlarım, yani davadan ün vazgeçmiş değiliz, Büt derdimiz, teskilâtımızla Merkezmizin ahenk'i çalışmaması olmuştur. Ümitsizliğe kapılmayın. Benim sizden şikâyetim bu, Takip ettiğimiz politika doğru bir politikadır. Bunu anlıyacaksınız” de» di ve birkaç cümleyle, delegeleri Yçine düştükleri karamsarlıktan kurtarma ğa çalıştı, Merkez İdare Kurulunun tesbit ettiği dokuz ela si parti içi seleleri görüşmek üz ikinci günü muhtelif Yerinde toplan” dı, Komisyonların başkanlıklarını Merkez İdare Kurulu üyeleri yapıyor” du, Lebit Yurdoğlu, Kemal Satır, A- talay Akan ve Kemali Beyazıtın baş” kanlığını yaptığı komisyonlar çalış- malarına Genel Merkezde, Ferda Gür ley, Orhan Eyüboğlu, Ratip Tahir Burak, Nüvit Yetkin ve İbrahim Saf- fet Omay da Genel Merkezin dışında tesbit edilmiş bulunan mahallerde ça» lışmalarına devam ettiler. Delegels- rin istek, şikâyet ve tenkitlerini iste” dikleri şekilde dile getirdikleri komis- yon çalışmaları cumartesi günü ne ticelendikten sonra bir tebliğ yayın- landı. Tebliğde İnönünün yaptığı ko nuşmadan sonra teşkilâtın temsilcis$? bulunan delegelerin tam bir fikir be“ raberliğine vardıkları belirtiliyordu. Komisyon çalışmaları sırasında da ge“ rek parti ve gerekse memleket mese” lelerinin tam bir vuzuhla dile getr rildiği, delegelerin aydınlandığı bildi» riliyordu Genel Kurul pazar günü tekrar toplanacak ve küçük kurultayın bir muhasebesini yapacaktır. Bu satırla” rın okunduğu sırada Koalisyonun bü” yük kanadını teşkil eden C. H. P.nin Genel Merkezi ile teşkilâtı arasındaki kopuk bağlar son tamir fırsatı ile kar- şı karşıya bulunacaktır. Bütün dele- geler, bütün meziyet ve Kkaabiliyetls” re sahip olduğu halde evvela sıhhati, sonra da tabiat, neticesi hir “Haya” let Genel Sekreter” haline gelmiş bu” lunan İsmail Rüştü Aksalın Genel Merkezinden dert yandıklarına göre Kurultaya kadar bu duruma bir ge- çici çare aranacaktır, Bu defaki Ku” rultayda ise Genel Sekreter dahil, Genel Merkez ve Parti Meclisini teş- kil eden üyelerin asgari 6 o60'mın “Nöbet değiştirmesi” hiç kimseyi şa“ sutmamalıdır, Bu değişikhği bizzat Aksal istemekte ve çoğu sıhhi, bir takım talihsizlikler yüzünden bu en kritik devrede partisine de Genel Baş- kanına da yardınıcı olamamanın ciddi üzüntüsü içinde bulunmaktadır. Bu da onun sağlam karakterinin ve dü” rüstlüğünün bir tabii neticesidir. , için sıkıntı. höbeti yeni devralacak kimseleri bulmak olacak- tır, Yeni simâlar, kendilerim Kurulta” ya kadar geçecek siire içinde göster mek zorundadırlar. Herhalde eski i»- simler için bir şans pek bahis ko- nusu görülmemektedir. Tahii her sey yenilerin dinamizmine bağ'ı kal maktadır, 13

Bu sayıdan diğer sayfalar: