17 Eylül 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 13

17 Eylül 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Burhan Apaydın Akıntıda bir çağanaz mak mecburiyetindedir- zaman ka- zanılmış olacaktır. Yeni bir partinin kurulacağı ha- Kamuran la oğlu haftanın sonunda bu nuda kendisine sorulan sualleri, lafa çok işaretlerle cevaplandırmayı bulacak kadar kabuğuna çekildi. Tu- ran Kapanlı meseleden zerre kadar bahsetmez oldu. Burhan ve Orhan A- paydına gelince etraflarında bu ko- nuda konuşacak kimseyi o bulamadı- lar. C.H.P Bir tarih dersi GG bıraktığımız haftanın ikinci yarısında perşembe günü P. Grubunun cumartesi sabahı tekrar toplanacağı karara bağlandığında, hemen hemen bütün güzler, Haham! sonunda li çevrildi. O gün Mec- lise Grubu merak ederek “birşeyler öğrenmeğe giden emekli politikacılar amatörler hayretlerini Zira hem Grup top- Toplantı ilân liman olsaydı kim- senin C. H. P. Grubunun toplantısı- na ihtimal vermesine imkân yoktu. Dakikalar, saatler geçti. Grup oda- sını gözleyenlerin canları sıkıldı. Ki- AKİS, 17 EYLÜL 1962 Herşeyiyiamaşu, Amerika düşmanlığı neden? B' askı devrinin sona erdiği 27 Mayıs sabahından itibaren, Türkiyede önemli bir sabada bir mutlu devir açılmıştır Halkın ekonomik ve sosyal meseleleri o tarihten bu yana gani gani dile getirilmiştir. Tabu konular âvâmfirip hale gelmiş, sosyalist filozof enflasyonu bir evvelki devrin banknotlarıyla yarışa çıkmıştır. Bundan tedirgin olanlar, "ne- reye gidiyoruz?" sorusunu aklarından düşürmeyenler, kurdukları imparatorlukların yıkılması tehlikesi karşısında heyecanlananlar ve sabotaj hareketine girişenler noksan değildir. Bunların bir önemi yok- tur. Aslında sosyalizm, solculuk, sosyal adalet ve hatta komünizm ke- limelerinin, mefhumlarının tedavüle çıkmış olmasını memnunlukla kar- şılamak lâzımdır. Zira kim derse ki, bunların tabu sayıldığı devirlerde aksi kelimeler ve mefhumlar Türkiyede itibar kazanmamıştır, en ma- sum fikirler komünistlikle e hiç mütegallibe türeme- miştir ve XI sır kapitalistinin kökü kurumuştur o ya yalan söy- lemektedir, ya 'da hep ayda yaşamıştır. eki ama, çalışan zümrelerin saadeti, bütün hakların sağlanma- sı, toplumda batılı manasıyla eşitliğin hüküm sürmesi uğrunda çalış- tıkları iddiasında olanlardan bazılarının kendilerini alamadıkları Amerika düşmanlığı ve yabancı sermaye aleyhtarlığı nedendir, söylenir mi? Bu, bir başka mutluluktur. Böylece, iyi niyetliler arasına katılmış değişik felsefe sevdalıları kendilerini açığa vurmakta ve top- lum için ikaz zillerini elleriyle çalmaktadırlar. Zira, kapitalist sisteme karşı olmak bir şeydir, bugünkü amerikan toplumunu dejenere saymak ve dolambaçlı yollardan sovyet sistemi- nin övgüsünü yapmak bir başka şeydir. Eğer Marylin Monroe'nun ölü- münden fezanın fethi yarışında rusların ileri olmasına, ırk ayırımından Morrison şirketi hadisesine her konuda bütün kusur batılı demokratik düzene bulunursa bir netice almak imkanı hasıl olmaz. Her amerika- lıyı Çirki ey AM e > en Amerikalı konusunda hassas ayranmak esastır. Hele, biz uzdaki her memleketin, köşe- yi döndükten sonra aldığı a emmeyi kapitülasyonlarla * karış- tırmak, zihinlere bulantı vermeye kalkışmak, normal yollardan gelen her 55 ağla araması tabii güveni imtiyaz diye göstermek ve "İsten- miyo almayalım, lanet olsun, kendimize vergi koyalım daha iyi" iliş karşılamak pek ortodoks davranışlar değildir. Ama bunun da üstüne çıkan, bizim dış politikamızda batılı olma- mızı tenkit edip bize Tarafsız Bloku göstermektir.. Türkiyede aldı ba- şında herkes ve her iktidar samimi surette görmekte, inanmaktadır bizim için selamet yolu milli hale gelmiş politikayı takip etmekten ibarettir. Zaten, bunun aksi bir yolu tutmaya hiç kimsenin gücünün yetmeyeceği ziyadesiyle açık bir gerçektir i, o son derece faydalı bütün "Sosyal Adalet Edebiyatı" yanında, sevimli kuzey komşularımızın emrinde belirli kuvvetler de arz-ı endam etmekte ve fırsattan faydalanmaya bakmaktadırlar. Durumu bilirsek, kıymet ölçülerimizi daha iyi kullanırız da., misi ümidi kesip Meclisi terketti. Ki- misi yemek yemek üzere lokantaya koştu. Kimi de ısrarlarına devam et- ti ve kapıdan ayrılmadı. Ama saat 15'e kadar C. H. P. Grup salonundan denilebilir ki bir tek kişi dışarı çık- madı. Sadece bir ara yeni Grup İ- dare Kurulu üyesi Kenan Esenginle, Naci Yıldırım açlığa dayanamayıp lokantaya koştular. Ama onların çık- ması da ne Grupta farkedildi, ne de fazlaca, bir şeyi değiştir Böylece, C. H. P. Meclis grubu seçimlerden bu n ve en intizamlı toplantılarından birini yap- tı. Toplantı, ei ve uzunluğu ka- dar da önemli cereyan etti. Mesele, C. H.P. nin genel Boliklanli müzake- Milletvekilleri iyi hazırlan- mışlar, Hükümet iyi o hazırlanmış. Merkez İdare Kurulu iyi hazırlan- mıştı. Kozlar açık oynandı, görüşme- ler sert fakat Kaliteli oldu. Sonunda son üç aylık konuları toptan içine alan toplantıda karara bile varıldı. Karar, ortaya konan meseleleri Grup İdare Kurulu, Merkez İdare Kurulu müştereken toplanarak O kesinleştir- mesi ve Meclis Grubuna arzı şeklinde 13

Bu sayıdan diğer sayfalar: