17 Eylül 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 27

17 Eylül 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 27
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Şarlo bıyıklı avusturyalı çok kimse- ye gülünç geliyordu. Bu yüzden de Nasyonal Sosyalist Partinin o üyele- rinin adedi, 1928'de 108 binin ötesine geçmedi. Aynı yılın 20 Mayısında ya- bildi ve 491 üyeli Reichstag'a bir dü- zine civarında adam sokabildi. Mu- hafazakâr milliyetçiler de, kuvvetle- rinden kaybettiler. 1924'te altı ii toplayabilmişken bu, ö milyona düştü. Milletvekillikleri 'do 103'ten 73'e indi. Buna mukabil, de- mokratik düzenin büyük savunucusu Sosyal o Demokrat Parti bir milyon bir çeyrek fazla oy alarak bunu 9 milyona çıkardı. Reichstag'da ise bü- tün diğer partilerden fazla yere, 153 milletvekilliğine (o sahiptiler. o Sosyal Demokratlar, bütün 1928-29 arasın- da Halkçı Steresmanı ın koalisyon hükümetini en büyük ortak olarak kuvvetle e Koala hü- kümeti, merkezi bir iktidar oldu, or- ta yolu başarıyla ve mesut neticeler- le takip etti. Kumaz Hitler H itler, 1924 sonunda hapisten çık- ğında partisini ve gazetesini kapalı buldu. Zaten kendisi de, m ruten tahliye edilmişti. Onbeş g sonr: Bavyera anha kamış ve Katolik Halk Partisi başkanı Dr. Heinrich Held'i ziyaret etti, hiç bir aşırılıkta bulunmayacağına dair söz verdi. Başbakan, Nazi partisi ve ga- zetesi Üzerindeki ambargoyu kaldır- dı. Hitlerin kendisine verdiği teminat saf Başbakanı pek sevindirdi. Ada- let Bakanına "Vahşi hayvan yola geldi. Zincirini biraz salabiliriz" de- di. Dr. Held "Vahşi hayvan'"ın kan- dırdığı ilk devlet adamı oldu. Ama sonuncusu değil. sözünün kıymetini daha ilerdeki yıllarda al- man veya yabancı nice devlet ada- mı hep geç kalarak anladılar. 26 Şubat 1925'te Voelkischer Be- obachter Hitlerin "Yeni bir başlan- gıç" başlığını taşıyan uzun bir baş- yazısıyla yeniden yayın hayatına a- tıldı. Führer ertesi gün, partisinin bir toplantısında konuştu. Ancak o- rada Hitler, dilini tutmaya pek mu- vaffak o amadı. Devleti ve rejimi ye- niden ve şiddetle tehdit etti. Bu ko- nuşması, taraftarlarını gene etrafı- na toplamaya yetti ama, gözü açılan Bavyera Hükümeti Hitleri kalabalık- ta konuşmaktan men etti ve bu ya- sak iki yıl sürdü. Büyük kudreti hi- tabet olan bir adam için bunun ne demek olduğu ortadadır ama, bu ve- sileyle Hitler aynı zamanda bir de büyük teşkilatçı olduğunu yeniden ispat imkanını buldu. AKİS, 17 EYLÜL 1962 Gamalı haçlar dalgalanıyor Alman ruhuna hitap Devlet içinde devlet HİF bütün gayretini Nazi Par- tisini, tıpkı Ordu gibi devlet i- çinde bir devlet haline getirmek he- define m partisinin ba- şındaki değişmediğini bütün partililere kabul ettirtti. Par- tinin seksiyonları ve onların başları vardı. Bunlar, doğrudan doğruya Hit- lere bağlıydılar. oOna karşı sorum- luydular. Hitler kendisine "Partei - und - Oberster - S.A. - Fuehrer, Vor- sitzender der ON.S.D. AV sıfatını i "Partinin ve Nasyonal Sosyalist Alman Çalışma Organizas- a Başkanı"dır. Hitler, Alman- yadan önce partisinin başına mutlak diktatör olarak geçti. Hitler, 1925'te partisinin üye sa- yısını 27 bine yükseltti. Bu, 1926'da 49 bin, 1927'de 72 bin, 1928'de 108 bin, 1929'da 178 bin oldu. Hem ra- kam küçüktür, hem de ilerleme pek mütevazidir. Buna mukabil Hitler, S.A.'ları tam bir milis teşkilâtı ola- rak ele aldı ve ne kadar ipten, kazık- lan kurtulmuş çapulcu varsa onları oraya doldurdu. Bunlar, bir takım mersenerlerdi. Önce, iktidar ele alın- dığında S.A'lanı Ordunun yerine ge- çirmek emeli vardı. Fakat sonraları, bu serserilere -içlerinden pek çoğu, başta liderleri Roehm, cinsi sapıktı- güvenilemeyeceğini, bunların sokak- larda adam dövmek veya rakip te- şekküllerin toplantılarını bozmaktan başka işe yaramayacağını Führer de gördü ve onların yanında, daha emin S.S.'leri kurdu. o S.S.ler, S.A'ların kahverengi gömleklerini değil, yan fnieileinin kara gömleklerini giydiler ve Hitlerin şahsına sadakat yemini ettiler. Hitler bunların başına önce Berchtold adında bir gazeteciyi, serseriyi getirdi. harp yılları a yanın kendisine Me usullerle i mmel mekanizma haline getiren Heinrich Himmler'i an- cak 1929'da basit bir kasaba öğret- meni olarak buldu, kabiliyetlerini keş- fetti ve SS.'leri emanet etti. 27

Bu sayıdan diğer sayfalar: