17 Eylül 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 9

17 Eylül 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hapistedirler ? bir Ağır Ceza mahkemesi saymak imkanı yoktur. Mut- laka bir benzetme yapmak gerekirse, Jürili mahkeme- leri o hatırlamak lazımdır. İhtilalin başarı kazanması, jürinin "Suçlu!" hükmüne varışının ifadesidir. len iktidar suçlu ve gayrımeşru bulunduğundan dola- yıdır ki İhtilâl haklı ve meşrudur. Darbe, milli bulun- mayıp ta Ordudaki bir avuç sergüzeştçinin eseri olsay- dı ve başarı kazanmasaydı Bayar - Menderes ikilisi- nin bunlara verecekleri cezanın ne olabileceğini bir an düşünmek lazımdır. Aleyhlerinde hiç bir delil bulunma- yan 9 Subayın başına gelenler, bir ip ucu yerine geçe- bilir. Yassında Mahkemesi, haklarında 27 Mayıs sabahı suçluluk ilamı çıkmış sorumluların bir duvar dibine di- zilip cezalandırılmaları yerine ceza mabetlerinin, tarafından tesbiti için kurulmuştur. Salim Başol ve arkadaşları buna yapmışlardır u yapılırken adalet ve hakkaniyet esaslarından miş, bulunmuş zabıtlar incelenmiş, suça iştirakleri Gir larla olmayanlar mümkün nisbetinde hatasız ayrılmaya çalışılmıştır. Bu yüzdendir ki Yassında Mahkememi çok sayıda beraat kararı vermiş, mahküm edilenler ise sı- nik sınıf cezalandırılmıştır. Hukuk ve Siyaset asıl bir iktidarın seçimle verilmesiyle zorla verilme i arasında netice eri itibariyle bir fark varsa, İhit- evralma usulleri arasında fark Bugün haksızlıkların ee boşuna ıstırapların eli en iz edenleri hiçe saymak im- kanı yoktur. lerinde doğru taflan bulunabi- lir. Ama ihtilali, ibtialeilerin bir kısmı dahil bu mem lekette hiç kimse istememişse ve bütün iyi yetlilerin i olmaz. Bi bulunsa İhtilalin 15 Ekime gitmiş olma: mertebesine yükseltmeye ilelebet yetecektir. 17 Mayıs- tan herkesin alacağı u memlekette seçimsiz ik- tidarda kalmanın ve memleketin sağlam kuvvetlerine karşı bir idare kurmanın hiç kimsenin harcı olmadı- gı, o yola sapanların iktidarı zamanında seçimle ver- meği bilenlerden mutlaka değişik muamele göreceği gerçeğidir. İstikbalin görünüşü satırların okunduğu sırada, hesap faslının kapan- A? masının üzerinden bir yıl İhtilal, daha baştan, bunda iki kısım yetki tır. Cezaların tesbit işini, bir baskı; kaldığı bugünün şamatası arasında dahi ciddiyetle hiç kimse tarafından ileri sürülemeyecek derecede serbest hareket etmiş bir mahkemeye bırakmıştır. Bu, hukuk tarafıdır. Cezaların arasında ölüm cezası olursa, bunların infaz edilip edilmemesi yetkisini ise M. B. K. bizzat üzerine AKİS, 17 EYLÜL 1962 almıştır. Bu, siyaset tarafıdır. Hukuk tarafına hiç kim- se karışmamıştır. Zaten bu, caiz değildi. Ama siyaset tarafında fikirler değişik olmuş ve fikirler söylenmiş- tir. Bugün açıklanmış bulunmaktadır ki memleketin siyaset adamları, başta İsmet İnönü olduğu halde, bir ölüm cezasının infaz edilmemesi için M. B. K. baş- kanlığı nezdinde ciddi teşebbüste bulunmuşlardır. e Bil- orta yolu, bütün sorumluluğu üzerine alarak tesbit et- miş, ittifakla verilen idam hükümlerinin infazını, ek- seriyetle verilenlerin müebbet hapse tahvilini (ouygun görmüştür. Doğru mu, yanlış mı hareket ettiğini yarın tarih söyleyecektir. Ama, tıpkı Tamuda Mahkemesi gibi M. B. K. de bundan dolayı tarihten başka kimseye hesap vermekle mükellef değildir. Memleketin sağlam kuvvetleri onları bugün de yarın da böyle heveslerden koruyacak kudrete ve azme sahiptirler. Ama şimdi, her sey gösteriyor ki ilk atıfet rüzga- rının estirilmeni zamanı gelmiştir. Bunda, milletçe mu- tabık bulunuyoruz. Bu rüzgarı ki rüzgârların takip etmemeni için hiç bir sebep yoktur. Ta ki, "kısa zama- n'ın deformasyonu zihinleri ve ruhları karıştırmasın, bazı çevrelerdeki hâdiselerin esasını inkâr gayreti yeni infiallere yol açmasın. Hâdiselerin esası böyle defor- masyonlardan kurtarılabilirse -toplum hayatımızı tan- zim eden Anayasanın giriş kısmı hafızalara ve yürek- lere nakşedilmelidir- dindirilmeyecek hiç bir acı, hal- ledilemeyecek hiç bir mesele yoktur. Yassıadada D.P. devri suçluları Eden bulur

Bu sayıdan diğer sayfalar: